<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2006 E. , 2023/2976 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2006<br>Karar No : 2023/2976 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... <br> 2-... AŞ.<br> . <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ..<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2022/1742, K:2023/4098 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bağlantı anlaşması uyarınca, "154 kV Ömerli RES TM - BRŞ (Çanta RES TM- Silivri TM) Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazların, direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim AŞ. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 05/02/2022 tarih ve 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/02/2022 tarih ve 5177 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2022/1742, K:2023/4098 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,<br>Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün, idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu; acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği; kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı, <br>2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmetin olması gerektiği, <br>Davacının dava dilekçesinde kamulaştırılması istenilen parsellerinin tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tarım dışı kullanımı için gerekli izinler alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği yönündeki iddiası karşısında, Danıştay Başsavcılığının 13/10/2022 tarihli yazısı ile davalı idarelerden taşınmaza ilişkin olarak 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Türkiye Elektrik İletim AŞ. Genel Müdürlüğünce verilen 20/10/2022 tarihli cevapta, ... tarih ve .... sayılı yazı ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne müracaat edildiği ve TAD Portal Sistemine ... Başvuru ID numarası ile başvuruda bulunulduğu belirtilerek, tarım dışı amaca tahsis sürecinin devam ettiğinin bildirildiğinin görüldüğü, <br>Bu durumda, enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının irtifak hakkı kurulmak suretiyle, bir kısmının da mülkiyet şeklinde acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarım arazisi niteliğindeki uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Kanun uyarınca belirtilen prosedüre uyulmadığı, gerekli izinlerin alınmadığı;<br>Tarım dışı kullanıma yönelik olarak alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacıya ait taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,<br>Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, iletim hattının planlanan sürede bitirilmesinin önem arz ettiği, iletim hattının ulusal enterkonnekte sistemi güvenliği için de önem arz ettiği, enerji üretiminin nihai tüketiciye ulaşmasında ve bu yolla bahse konu hattan beslenen civar yerleşim yerlerinin enerjiye kaliteli, hızlı ve güvenli erişiminin sağlanması bakımından, iletim hattının tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiği, olayda acelelik halinin bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 26/04/2023 tarih ve E:2022/1742, K:2023/4098 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idarelerden ... AŞ.'ye iadesine,<br>4.Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br><br>KARŞI OY <br><br>X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden, davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü ile Betim Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret AŞ. arasında imzalanan 08/06/2020 tarihli bağlantı anlaşması kapsamında tesis edilecek olan "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM) Enerji İletim Hattı" güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna, kamulaştırma işlemlerinde acele kamulaştırma yönteminin uygulanmasına karar verilmesi halinde 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca başvuruda bulunulmasına, TEİAŞ Yönetim Kurulunun 23/06/2021 tarih ve 18-4 sayılı, 10/11/2021 tarih ve 32-6 sayılı kararları ile karar verildiği, anılan kararların 06/07/2021 ve 25/11/2021 tarihli Bakan oluru ile onaylandığı, normal kamulaştırma sürecinin uzun zaman alacağı, iletim hattının planlanan sürede bitirilmesinin ulusal enterkonnekte sistemi güvenliği için önem arz ettiği, enerji üretiminin nihai tüketiciye ulaşmasında ve bu yolla bahse konu hattan beslenen civar yerleşim yerlerinin enerjiye kaliteli, hızlı ve güvenli erişiminin sağlanması bakımından iletim hattının tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiği gerekçesiyle dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmazlara acele kamulaştırma nedeniyle el koyma istemiyle .... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş ve E:... D.İş sayılı esaslarına kayıtlı davaların açıldığı, anılan mahkemenin ... tarih ve K:... ve K:... sayılı kararlarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; tesis edilen ve sisteme enerji verecek olan Ömerli RES'in sistem bağlantısı zorunlu ve işin tesis işleriyle birlikte ve eşzamanlı yürütülmesi gereği, yerli ve yenilenebilir kaynakla üretim yapan bir santralin üretiminin, enerjinin sisteme verilmesinin acil olması ve enerjide dışa bağımlılığı azaltacak üretim kaynağı olması sebebiyle ülke ekonomisine azami katkı sağlayacak olması da dikkate alındığında, sistem bağlantısını sağlayacak iletim hattının tesisinde kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.<br> Öte yandan, 5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin, amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüş, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmişse de, bu durumun tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında yani tarım dışı kullanımlarında söz konusu olacağı açıktır.<br> Uyuşmazlık konusu olayda ise 4567 ada 193 parselin, 123,67m2'sinin mülkiyet, 882,92m2'sinin irtifak hakkı; 4567 ada 194 parsel sayılı taşınmazın ise 45,33m2'sinin mülkiyet, 2364,82m2'sinin irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılmasının, tarım arazisinin vasfını değiştirmediği, tarım yapılmasına da engel teşkil etmediği yani 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceğinden, tarım dışı amaca tahsis sürecinin devam etmesi ve henüz tarım dışı kullanım izninin alınmamasının işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna varılmaktadır. <br>Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br>-<br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma