<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2530 E. , 2023/5002 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2018/2530<br>Karar No:2023/5002<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):<br> 1. ...<br> 2. ...<br> 3. ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Elektrik Üretim ve Yatırım A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... - ... Köyü mevkiinde kurulması planlanan Karadağ Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesi için Okman Enerji Elektrik Üretim ve Yatırım A.Ş.'ye üretim lisansı verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ve söz konusu karar uyarınca verilen ... tarih ve ... sayılı elektrik üretim lisansının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ilgili mevzuat uyarınca, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapılabilmesi için Kurul'dan lisans alınması gerektiği, Kurul'un lisans başvurularında bölgenin coğrafi durumunu, enerji üretim maliyeti ile enerji verimliliğini, projenin çevreye olan etkisini ve yapılabilirliğini inceleyeceği,<br>Olayda, davalı yanında müdahil şirket tarafından Karadağ RES projesine üretim lisansı verilmesi için ilgili mevzuat uyarınca İzmir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nden ... tarih ve ... sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı alındığı, türbin değişikliğine ilişkin tadil üzerine ÇED raporu için İzmir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne yapılan başvuruya 06/09/2014 tarihli işlemle, ...tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının geçerliliğini koruduğu yönünde cevap verildiği, söz konusu kararlara karşı yargı yoluna başvurulmadığı, 03/01/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca söz konusu ÇED kararının geçerlilik süresi dolmadan ilgili idareye yeniden başvurulduğu ve idarece ... tarih ve ... sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı alındığı, bu kararın iptali istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, yine ilgili RES proje sahasına ilişkin 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nın ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile onaylandığı, ilgili planların iptali istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, ayrıca ilgili imar planlarına ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İzmir 3. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla “doğal sit alanı açısından bir sakıncası olmadığı” kararı verildiği anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalı yanında müdahil şirkete, üretim tesisi kurulacak taşınmaz belirlenmeden, kamulaştırma işlemi yapılmadan, bölgenin doğal ve ekolojik özellikleri gözetilmeden, kümülatif çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan üretim lisansı verildiği, "ÇED Gerekli Değildir" kararının, koruma amaçlı imar planlarının üretim lisansı verildikten sonra kamu yararı ve ekolojik denge gözetilmeden verildiği, üstünkörü verilen üretim lisansları sonucunda yapılan enerji yatırımları ile kamu kaynaklarının doğru, etkin ve verimli kullanılmasına engel olunduğu, üretim lisansı verilmesine ilişkin Kurul kararının şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden sakat olduğu, müdahil şirket 02/05/2014 tarihine kadar inşaat öncesi döneme ilişkin yükümlülüklerini tamamlayamadığından üretim lisansının mevzuat gereği yok hükmünde olduğu, ayrıca üretim lisansının verildiği bölge için alınan acele kamulaştırma kararının kendi taşınmazları yönünden Danıştay Altıncı Dairesi'nin 24/02/2015 tarih ve E:2014/6408, K:2015/1010 sayılı kararı ile iptal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı yanında müdahil tarafından, üretim lisansının verildiği bölge için alınan acele kamulaştırma kararının davacıların taşınmazı yönünden Danıştay Altıncı Dairesi'nin 24/02/2015 tarih ve E:2014/6408, K:2015/1010 sayılı kararı ile iptal edilmesinin somut olaya etkisinin bulunmadığı, söz konusu taşınmazın kamulaştırma sürecinin tamamlandığı ve Hazine adına tescil edildiği, "ÇED Gerekli Değildir" kararının kamu yararı ve ekolojik denge gözetilmeden alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, kaldı ki söz konusu kararın iptali istemiyle açılan davanın reddedildiği, inşaat öncesi yükümlülüklerin yerine getirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği; 67. maddesinde, müdahale talebinde bulunan üçüncü kişinin, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı kurala bağlanmıştır.<br> Davacılar vekilince, İdare Mahkemesi kaydına 18/09/2017 tarihinde giren istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlığa konu taşınmazın ...'a devredildiği, davaya yeni malik ...'ın da müdahil olmak istediği; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kaydına 30/05/2018 tarihinde giren temyiz dilekçesinde de taşınmazın yeni maliki ...'ın tarafına vekâlet verdiği ve davaya vekili olarak devam edilmesini istediği, bu kapsamda ...'ın da taraf (davacı) olarak gösterildiği beyan edilmiştir.<br> Taşınmazın yeni malikinin, istinaf ve temyiz dilekçelerindeki davaya katılma hususundaki talebinin, davaya müdahil olma iradesinin açıkça ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davaya müdahale talebi olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. <br><br> KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma