<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2204 E.  ,  2023/2537 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2204<br>Karar No : 2023/2537 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-...<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2-... Belediye Başkanlığı<br> VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2022/3384, K:2023/5316 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen yenileme alanı kapsamında bulunan ve listede yer alan taşınmazların, alanda yürütülen kentsel yenileme projesinin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Selçuklu Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 08/04/2022 tarih ve 31803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2022 tarih ve 5415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2022/3384, K:2023/5316 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1., 6., 27. maddeleri; 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun'un 1., 2., 3. maddesinin 1., 3., 7., 9. fıkraları, 4. maddesinin 3. fıkrasına yer verilerek,<br>2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı; anılan hüküm uyarınca, taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu, <br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği, <br>Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; 5366 sayılı Kanun ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiş olan bölge ve bu bölgelere ait koruma alanları içinde yer alan yıpranmış ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş alanların, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasının amaçlandığı, yenileme alanı olarak ilan edilen alanlardaki uygulamanın bir program dahilinde etap etap projelendirilebileceği, hazırlanacak yenileme projelerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca onaylanmasını müteakiben belediye tarafından uygulanabileceği, yenileme alanı içinde yapı parsellerindeki uygulamalarda kendi parseli ve yapısı aynen korunarak yenilenecek yapıların, projenin bütünlüğünü bozmamak şartıyla belediyece kabul edilen projeye bağlı kalmak ve il özel idaresi ve belediyenin belirleyeceği amaçta kullanılmak kaydıyla parsel sahibince yapılabileceği, bu durumlarda uygulamanın projeyle eş zamanlı olarak başlatılması ve tamamlanması gerektiği, aksi takdirde il özel idaresi ve belediyece bu Kanun hükümlerinin uygulanacağının anlaşıldığı, <br>Davalılardan Selçuklu Belediye Başkanlığı tarafından, yenileme alanındaki uygulamaların etaplar halinde yapıldığı, yenileme alanında birinci ve ikinci etap programlarının meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve belediye başkanının onayıyla yürürlüğe konulduğu ve bu etaplara ilişkin yenileme projelerinin Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı, ancak davaya konu parselin bu etaplar kapsamında bulunmadığı, dava konusu parsel henüz herhangi bir etap kapsamına alınmadığından, bir etaba dahil edildikten ve yenileme projeleri hazırlandıktan sonra yenileme uygulamalarının yenileme programına uygun olarak yapılması hususunda malikleri ile anlaşma yoluna gidileceği, 5366 sayılı Kanun gereği uygulamanın projeyle eşzamanlı ve etap programına uygun olarak ivedilikle tamamlanabilmesi, mülkiyet sorunu olan taşınmazların ivedilikle çözüme kavuşturularak proje takviminin aksamaması gerekçesiyle acele kamulaştırma kararının alındığı, dolayısıyla davaya konu parselin herhangi bir etaba dahil edilmediği ve yenileme projesinin bulunmadığının anlaşıldığı, <br>Bu durumda; davaya konu taşınmazın herhangi bir etaba dahil edilmediği, davaya konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin yenileme projesinin bulunmadığı, hazırlanacak yenileme projelerinin kültür varlıklarını koruma kurulunca onaylanmasını müteakiben belediye tarafından uygulanabileceği, dolayısıyla bu işlemlerin belirli bir zaman alacağı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acelelik halinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,<br>dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ... Mahallesi kentsel sit alanının ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 5366 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca yenileme alanı olarak belirlendiği, 5366 sayılı Kanun gereği uygulamanın projeyle eşzamanlı ve etap programına uygun olarak ivedilikle tamamlanabilmesi, mülkiyet sorunu olan taşınmazların ivedilikle çözüme kavuşturularak proje takviminin aksamaması, alanda bulunan yapıların yıpranmış ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş olmasından kaynaklı beklenmeyen çökme, yıkılma vb. durumlarda hızlı tedbir ve müdahale gerektiğinden acele kamulaştırma yapılmasının elzem olduğu, özgün mimari dokusu kaybolmaya yüz tutmuş...’nin bir kültür varlığı olarak gelecek kuşaklara aktarılabilmesi, özgün mimarisine ve eski siluetine kavuşturulması için yapılması gereken yapıları yapmak, mal ve can kaybına sebebiyet verebilecek yapıları tamir etmek ve özgün tüm mimari ögeleri tekrar yerli yerine yerleştirerek...’yi gelecek nesillere ve turizme kazandırmak amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 30/05/2023 tarih ve E:2022/3384, K:2023/5316 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 02/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>

kamulaştırma