<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2970 E. , 2024/1169 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2020/2970<br>Karar No : 2024/1169<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 21- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Hakkari ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ..., ..., ve ... sayılı parsellerde bulunan taşınmazlarına Hakkari-Van Devlet yolunun yapımı sırasında çıkan hafriyatın dökülmesi sonucu hafriyatın kendi imkanları ile kaldırıldığından bahisle şimdilik 242.009,14 TL hafriyatın kaldırılması bedelinin, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı idarece, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... sayılı dosya ile açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2018 tarih ve E:2016/4462, K:2018/2511 sayılı bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/209 esas sayılı dosyasındaki bilgi ve belgeler ile anılan Mahkemece yapılan keşfe ilişkin tutanak birlikte incelendiğinde, davacılara ait taşınmazın idarenin gözetim ve denetiminde yapılan yol inşaatında ortaya çıkan hafriyatın boşaltılması neticesinde zarara uğradığı kanaatine ulaşıldığı, öte yandan, davacıların uğradıkları maddi zarar miktarının saptanması için Mahkemelerince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli olduğu ancak olay tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak davacıların uğradığı zararın bu aşamada tespit edilmesinin gerçek sonuçlar veremeyeceği düşünülerek, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen tutanak ve bilirkişi raporları yeterli ve hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğünden iş bu karara esas alındığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda kadastro teknikerleri bilirkişiler tarafından, hafriyat dökülen alanın; ... ada ... nolu parselde 656,51-m², ... ada ... nolu parselde 2.016,79-m², ... ada ... nolu parselde 1.654,22-m², ... ada ... nolu parselde 1.511,88-m², ... ada ... nolu parselde 5.704,64-m² olarak belirlendiği, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hafriyat hacminin ... ada ... nolu parselde 3.052,78-m³, ... ada ... nolu parselde 5.644,80-m³, ... ada ... nolu parselde 3.101,66 m³, ... ada ... nolu parselde 3.023,76-m³, ... ada ... nolu parselde 17.755,70-m³ olarak hesaplandığı, taşınmazda bulunan hafriyatın kamyonla taşınması durumunda ortalama bir kamyonun 14-m³ hafriyat taşıyacağı, taşınacak mesafenin 4 km olduğu ve bir taşımanın maliyetinin 150-TL'ye tekabül ettiği göz önüne alındığında hafriyatın taşınması için 349.050-TL gerektiği; ayrıca hafriyatın taşınabilmesi için de 500-m yol yapılması gerekli bulunduğundan 17.000-TL yol yapım masrafına ihtiyaç duyulacağı, böylelikle taşınmazın eski hale getirilebilmesi için toplam 366.050-TL'ye ihtiyaç duyulacağı hususlarına yer verildiği; bilirkişi raporunda belirtilen ... ada 29 nolu parsel dava konusu edilmediğinden belirtilen arazide hafriyat dökülmesi sonucu oluşan zararın tazminat olarak davada değerlendirilmediği; öte yandan bilirkişi raporunda davacıların arazi oranı 1/2 olarak belirtilmekle birlikte, dava dosyasında bulunan tapu senetleri incelendiğinde davacıların hissesinin ... ada ... nolu parselde 735,20-m², ... ada ... nolu parselde 671,92-m², ... ada ... nolu parselde 2.535,36-m² olduğunun anlaşıldığı; bilirkişi raporunda belirtilen hesaplama yöntemine göre davacıların arazisinde bulunan hafriyat miktarının hisselerine göre ... ada 1 nolu parselde 3.528.96-m³, ... ada ... nolu parselde 3.275.61-m³, ... ada ... nolu parselde 15.782,61-m³. olduğunun tespit edildiği ve bu hafriyatın araziden kaldırılması için 1.614 kamyon seferinin yapılması gerektiği ve bunun maliyetinin 242.100 TL tutarında olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda belirtilen 17.000,00 TL yol yapım maliyetine ilişkin zarara gelince; davacıların daha önce açmış olduğu E:... sayılı dava dosyasında .... İdare Mahkemesince aynı kapsamdaki zarar için 17.000,00 TL yol yapım maliyeti zararının tazminine karar verildiği için aynı zarardan dolayı mükerer olarak ödeme yapılamayacağından 17.000,00 TL yol yapım maliyeti zararının ödenmesine imkan bulunmadığı, bu durumda, davalı idarece yürütülen yol yapım çalışmaları sırasında açılan hafriyatın davacıların taşınmazına döküldüğü ve böylelikle hizmet kusuruna yol açıldığı anlaşıldığından, yukarıda özetlenen 242.100,00 TL zarardan davacıların talep ettiği 242.009,14 TL'sinin davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın zamanaşımına uğradığı, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, mühendis bilirkişilerce tespit yapılması gerekirken ehil olmayan kişilere tespit yaptırıldığı, yeniden bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Dava; Hakkari ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ..., ...., ve ... sayılı parsellerde bulunan davacılara ait taşınmazlara Hakkari-Van Devlet yolunun yapımı sırasında çıkan hafriyatın dökülmesi sonucu hafriyatın kendi imkanları ile kaldırıldığından bahisle şimdilik 242.009,14 TL hafriyatın kaldırılması bedelinin, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı idarece, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... sayılı dosya ile açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.<br>Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Tazminatın amacı, uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla, hesaplanacak tazminatın azami miktarı, gerçek zarar ile sınırlıdır. <br>Öte yandan, dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi, yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere, hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple, tazminat hesaplanması gereken davalarda genel itibarıyla bilirkişinin görüşünün alınması zorunlu bulunmaktadır.<br>Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.<br><br>Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar tarafından önce adli yargıda tazminat davası açıldığı, Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, hafriyat dökülen alanın; ... ada 1 nolu parselde 1654,22 m², ... ada 2 nolu parselde 1511,88 m², ... ada 3 nolu parselde 5704,64 m² olarak belirlendiği, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazların, ... ada 32 nolu parsel ile birlikte üzerinde bulunan toplam harfiyat hacminin 25.655,56 m³ olduğu, hafriyatın kamyonla taşınması durumunda ortalama bir kamyonun 14 m³ hafriyat taşıyacağı, buna göre taşınmazlarda bulunan hafriyatın 1.833 adet kamyon seferiyle taşınabileceği, taşınacak mesafenin 4 km olduğu ve bir taşımanın maliyetinin 150 TL'ye tekabül ettiği göz önüne alındığında hafriyatın taşınması için 274.950 TL gerektiği, ayrıca hafriyatın taşınabilmesi için de 500 metre yol yapılması gerekli bulunduğundan 17.000 TL yol yapım masrafına ihtiyaç duyulacağı, böylelikle taşınmazın eski hale getirilebilmesi için toplam 291.950 TL'ye ihtiyaç duyulacağı hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır.<br>Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesince, Hakkari Tapu Sicil Müdürlüğünden 16/06/2008 tarih ve 2008/209 sayılı yazı ile dava konusu taşınmazlara yakın, yüzölçümü itibarıyla uygun ve dava tarihine yakın zamanlarda satış görmüş emsal taşınmazlara ait tapu kayıtları istenilmiş, gelen cevabi yazıda emsal olarak gösterilen beş adet taşınmazdan Fakiran mevkiinde bulunan, 24/04/2008 satış tarihli, tarla vasıflı, 15.000 m² yüzölçümlü taşınmazın satış değerinin 3.142,49 TL olduğu, diğer taşınmazların satış bedelinin de bu civarda olduğu belirtilmiş, bunun üzerine Mahkemece, görevsizlik kararı verilirken, inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından dava konusu taşınmazın eski hale getirme bedelinin afaki bir şekilde, harfiyatın dökümü için yol yapım gideri gibi kalemlerle fahiş olarak hesaplandığı, dava konusu taşınmazın bedeli ile eski hale getirme bedeli mukayese edilmediğinden bilirkişi raporunun usul ve hukuka uygun olmadığı ifadelerine yer verilmiştir.<br>Buna karşın; ... İdare Mahkemesince, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor hükme esas alınarak, davacıların 242.100,00 TL tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, bu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 14/09/2015 tarih ve E:2014/3937, K:2015/3740 sayılı kararıyla, "söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığından alanında uzman kişilere yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş olmasına rağmen İdare Mahkemesince ısrar kararı verildiği, bu kararın İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından bozulması üzerine, .... İdare Mahkemesinin temyize konu kararında, tekrardan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınması suretiyle davacıların 242.009,14 TL tazminat talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Adli yargıda açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve İdare mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, idari eylemin taşınmazların kullanımını nasıl etkilediği, kullanım engellenmiş ise ne oranda engellendiği hususlarında herhangi bir inceleme yapılmaksızın, taşınmazın her metrekaresine aynı miktarda hafriyat döküldüğü varsayımına dayanılarak bu hafriyatın taşınmazlardan kaldırılması için gereken maliyetin zarar miktarı olarak belirlendiği, hesaplanan bu miktarın da emsal nitelikteki taşınmazlarla kıyaslandığında dava konusu taşınmazların satış değerinin ve ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada istenilen 10.000,00 TL tazminat miktarının çok üzerinde bir rakam olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle, soyut ve teknik verilerden uzak hesaplama yöntemi ile zararın belirlenmeye çalışıldığı bilirkişi raporunun, eksik bir inceleme sonucu hazırlandığı, dolayısıyla hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olmadığı görülmektedir.<br>Bu itibarla, hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Nitekim, aynı olay nedeniyle ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2008/209 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 14/09/2015 tarih ve E:2012/7887, K:2015/3739 sayılı bozma kararına uyularak, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Dairemizin iş bu dosya ile aynı tarihli heyet toplantısında görüşülerek verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmıştır.<br>Öte yandan, bakılan davanın taşınmaza dökülen hafriyatın kaldırılması bedelinin ödenmesi istemiyle, başka bir anlatımla, eski hale getirme bedelinin ödenmesi istemiyle açıldığı hususu da dikkate alındığında, iş bu bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenecek olan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle hükmedilecek olan tazminat miktarının, davacıların taşınmazlarının gerçek değerini (Dava tarihi itibarıyla, emsal nitelikteki taşınmazların satış değerinin de dikkate alınması suretiyle Kamulaştırma Kanunu uyarınca belirlenecek olan kamulaştırma bedelini) geçemeyeceği de tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
kamulaştırma