<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/6948 E.  ,  2024/384 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/6948<br>Karar No : 2024/384 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı - …<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br> 3- … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü …<br><br>İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, imar planında kısmen dere mutlak koruma alanı kısmen park alanı olarak belirlenmesi nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık olmak üzere, 170.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/12/2020 tarihli, E:2016/8747, K:2020/13569 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2023 tarihli, E:2022/1561, K:2023/1091 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozmak kararına uyulmak suretiyle davanın görev yönünden reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br> Davacı tarafından; 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun EK 1. maddesine eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." şeklindeki hükmün Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. <br>Yine davacı tarafından; 28/05/2018 tarih ve 320425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; uyuşmazlıkta 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun EK 1. maddesi hükmünün uygulanarak bakılmakta olan davanın görev yönünden reddine karar verildiği, dolayıyla uyuşmazlığın çözümünde 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından Anayasaya aykırılık iddiası yönünden değerlendirme yapılmamıştır.<br>İdare Mahkemesince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br>Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. <br>2577 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir. <br> Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır.<br> Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez.<br> Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez.<br> Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.<br> Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir. <br> Somut olayda, taşınmazın kısıtlılık durumunun sabit olması nedeniyle, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre gelinen aşamada yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı, bu itibarla İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının "... aşağıda dökümü yapılan 7.566,10-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idareler tarafından karşılanan yargılama giderinin davalı idarelerin üzerinde bırakılmasına ..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br> … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının "... aşağıda dökümü yapılan 7.566,10-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idareler tarafından karşılanan yargılama giderinin davalı idarelerin üzerinde bırakılmasına ..." şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br> <br></font></p></body></html>

kamulaştırma