<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2143 E. , 2023/7673 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2020/2143<br>Karar No : 2023/7673 <br><br> <br>KARARIN DÜZELTİLMESİNİ <br>İSTEYEN (DAVACI) : ...'in varisi ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı ... / ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2014/1728, K:2019/7015 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde bazı taşınmazlarda hisseleri olan ve bu hisselerine 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun uyarınca Hazinece el konulan davacının murisi ...'in bu taşınmazlar üzerindeki tasarruf yetkileri bakımından kayıtlardaki ibarelerin Türk vatandaşı olarak düzeltilmesi talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı Altınözü Kaymakamlığı Malmüdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; vefatına kadar Suriye uyruklu olan davacının murisi ...'in taşınmazlarına Hazinece el konulmuş olup ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, söz konusu taşınmazların her türlü idare ve tasarruf hakları Hazineye ait olduğundan, ...'in taşınmazlarıyla ilgili tasarruf yetkileri bakımından kayıtlardaki ibarelerin Türk vatandaşı olarak düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR_DÜZELTME <br>TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Antakya'da doğduğu, 1939 yılında Hatay'ın Anavatan'a katılmasıyla birlikte Hatay Nüfusuna Kaydedildiği, nüfus kütüklerine usulsüz olarak kaydedildiği tespiti yapılarak nüfus kayıtlarından silinmesi işlemine karşı ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı, bu dava sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verilerek İçişleri Bakanlığınca nüfus kayıtları canlandırılarak ölüm tarihi olan 27/01/2012 tarihine kadar Türk Vatandaşlığı kaydını muhafaza ettiği, kendisine Türk vatandaşlığı hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :.Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br>Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2014/1728, K:2019/7015 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY :<br> 1929 Antakya doğumlu olan davacının murisi ..., Suriye uyruklu iken, 1939 yılında Hatay'ın Anavatan'a katılımıyla Türk vatandaşlığı elde etmiştir.<br>Davacının murisi ...'in Suriye uyruklu olduğundan bahisle Reyhanlı ilçesindeki taşınmazlarına 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun uyarınca Hazinece el konulmuştur. <br> Öte yandan, davacının murisi hakkında 02/01/1952 tarihinde öldüğüne dair düzenlenen 27/12/1972 tarihli ölüm belgesi ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilerek, davacının murisinin sağ olarak nüfusa tashihen tesciline karar verilmiş, böylece Türk vatandaşlığından doğan haklarını tekrar kullanmaya başlamıştır.<br>Daha sonra ise nüfus kütüklerine usulsüz olarak kaydedildiği tespiti yapılarak İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünce yürürlükte olan 1587 sayılı Nüfus Kanunu ve Nüfus Hizmetlerine Ait, Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 153/b maddesi uyarınca, 09/05/1997 tarih ve 296 sayılı kararla nüfus kayıtlarından kaydı silinmiştir. Bu işleme karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E...., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ve kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine, İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünce davacının nüfus kayıtları yeniden canlandırılarak ölüm tarihi olan 27/01/2012 tarihine kadar kayden Türk vatandaşlığını muhafaza etmiştir.<br> Davacının murisi ... tarafından sonradan Türk vatandaşlığı haklarını kazandığından bahisle ... ili, ... ilçesi, ... Köyündeki bazı taşınmazlarının hisseleri üzerindeki kayıtlardaki ibarelerin Türk vatandaşı olarak düzeltilmesi talebiyle davalı idareye başvurulmuş, başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı Altınözü Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 15/06/1927 tarih ve 608 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun'un (uyuşmazlık tarihindeki hâli ile) 1. maddesinde; "İdari mukarrerat veya fevkalade veya istisnai kanunlarla Türkiye tebaasının hukuku mülkiyetini kısmen veya tamamen tahdit eden devletlerin Türkiye'deki tebaasının hukuku mülkiyeti dahi icra Vekilleri Heyeti karariyle Hükümet tarafından mukabelei bilmisil olmak üzere kısmen veya tamamen tahdit ve menkulat ve gayrimenkulatına vaziyet olunabilir. Vaziyed edilen emvalin varidatı ve ledelicap tasfiyelerinden mütevelit hasılatı, vesaika istinaden isbat edecekleri zarar nispetinde, zarar gören Türk tebasına tevzi olunur.", 2. maddesinde; "Zarar gören vatandaşların istinat edecekleri vesikaların şekil ve suret ve merci tanzimi İcra Vekilleri Heyetince bir talimatname ile tayin ve tesbit olunur." ve 4. maddesinde; "İşbu kanun ahkamının icrasına İcra Vekilleri Heyeti memurdur." hükümleri yer almaktadır.<br> 1062 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan 13/01/1939 tarih ve 2/10250 sayılı Kararname ile Türkiye'deki Suriyelilere ait taşınmazların ipotek ve devrinin yasaklanmasına; 14/02/1942 tarih ve 2/17317 sayılı Kararname ile söz konusu taşınmazların icra yoluyla satışına izin verilmemesine ve kamulaştırma bedellerinin Hazinece emaneten muhafaza edilmesine; 18/11/1957 tarih ve 4/9697 sayılı Kararname ile bahsi geçen taşınmazların inşaat yapmak ya da ağaç dikmek suretiyle kazanılmasına izin verilmemesine, bu yöndeki taleplerin reddedilmesine, hisseli taşınmazların taksim ve ifrazının yapılmamasına, mahkemelerce izale-i şüyuu kararı verilmesi hâlinde Suriye uyruklulara düşen payın Hazinece emaneten muhafaza edilmesine karar verilmiştir.<br> Türk vatandaşlarının Suriye'deki taşınmazlarının tarım reformu adı altında bedel ödenmeksizin millileştirilmesi üzerine, 1062 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve 17/10/1966 tarih ve 12428 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Suriye Uyrukluların Mallarının Tesbiti ve Bu Mallara El Konulması Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesi ile Suriye uyruklu bütün özel ve tüzel kişilerin, Türkiye'de bulunan taşınmaz ve taşınır - zati ve ev eşyası hariç malları ile bütün hak ve menfaatlerine 1062 sayılı Kanun hükümleri gereğince Hazinece el konulmuştur.<br> 06/11/1967 tarih ve 12743 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Suriye Uyruklu Özel ve Tüzel Kişilerin Hazinece El Konulan Mallarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde; Suriyelilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları hakkında Bakanlar Kurulunun 13/01/1939, 14/02/1942, 18/11/1957 tarihli kararları ile konulmuş takyitlerin devam edeceği, 5. maddesinde; el koyma ve idare bakımından 17/10/1966 tarihinde bihakkın iktisap edilmiş uyrukluğun esas olacağı, ancak 13/01/1939, 14/02/1942, 18/11/1957 tarihli kararlarla takyidat konulan taşınmaz malların Suriye uyruklu malikleri, 13/01/1939 tarihinden sonra başka bir devlet uyrukluğuna geçmiş olsalar dahi, taşınmaz malları yönünden bu kişilerin Suriye uyruklu ad ve itibar olunacağı, 35. maddesinde ise; Suriyelilere ait elkonulan taşınır ve taşınmaz mallarla her çeşit hak ve menfaatların idaresinden mütehassıl meblağ ve Maliye Bakanlığınca malsandıklarına devrine lüzum gösterilen paraların, malsandıklarında "Suriye uyruklu özel ve tüzel kişilere ait mallar" adiyle emanetler defterine açılan partiye kaydolunacağı kurallarına yer verilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Suriye Hükümetinin, Türklere ait taşınmazların devrinin durdurulmasına yönelik 18/04/1927 tarihli yazısıyla başlayan ve Türk vatandaşlarının Suriye'deki taşınmazları üzerindeki tasarruf haklarının aşamalı olarak kaldırılması şeklinde devam eden süreçte, Türk vatandaşlarının haklarının korunabilmesi amacı ile Bakanlar Kurulunca, Devletler Hukukunun mütekabiliyet esasına ve 1062 sayılı Kanun'a dayanılarak çeşitli kararnameler yürürlüğe konulmuştur.<br> 13/01/1939 tarih ve 2/10250 sayılı Kararname ile Türkiye'deki Suriyelilere ait taşınmazların ipotek ve devrinin yasaklanmasına; 14/02/1942 tarih ve 2/17317 sayılı Kararname ile söz konusu taşınmazların icra yoluyla satışına izin verilmemesine ve kamulaştırma bedellerinin Hazinece emaneten muhafaza edilmesine; 18/11/1957 tarih ve 4/9697 sayılı Kararname ile bahsi geçen taşınmazların inşaat yapmak ya da ağaç dikmek suretiyle kazanılmasına izin verilmemesine, bu yöndeki taleplerin reddedilmesine, hisseli taşınmazların taksim ve ifrazının yapılmamasına, mahkemelerce izale-i şüyuu kararı verilmesi hâlinde Suriye uyruklulara düşen payın Hazinece emaneten muhafaza edilmesine karar verilmiştir.<br> Türk vatandaşlarının Suriye'deki taşınmazlarının tarım reformu adı altında bedel ödenmeksizin millileştirilmesi üzerine, 1062 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve 17/10/1966 tarih ve 12428 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Suriye Uyrukluların Mallarının Tesbiti ve Bu Mallara El Konulması Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesi ile Suriye uyruklu bütün özel ve tüzel kişilerin, Türkiye'de bulunan taşınmaz ve taşınır - zati ve ev eşyası hariç malları ile bütün hak ve menfaatlerine 1062 sayılı Kanun hükümleri gereğince Hazinece el konulmuştur.<br> 06/11/1967 tarih ve 12743 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Suriye Uyruklu Özel ve Tüzel Kişilerin Hazinece El Konulan Mallarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde, Suriyelilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları hakkında Bakanlar Kurulunun 13/01/1939, 14/02/1942, 18/11/1957 tarihli kararları ile konulmuş takyitlerin devam edeceği, 5. maddesinde, el koyma ve idare bakımından 17/10/1966 tarihinde bihakkın iktisap edilmiş uyrukluğun esas olacağı; ancak 13/01/1939, 14/02/1942, 18/11/1957 tarihli kararlarla takyidat konulan taşınmaz malların Suriye uyruklu malikleri, 13/01/1939 tarihinden sonra başka bir devlet uyrukluğuna geçmiş olsalar dahi, taşınmaz malları yönünden bu kişilerin Suriye uyruklu ad ve itibar olunacağı kurallarına yer verilmiştir.<br> Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının murisi ...'in 1929 yılında Antakya'da doğduğu, 07/12/1930 tarihinde Suriye nüfusuna, Hatay'ın 29/06/1939 tarihinde Türkiye topraklarına katılmasının ardından, Hatay Anlaşması uyarınca 24/10/1939 tarihinde ... ili, ...nözü ilçesi, ... Köyü nüfusuna kaydedildiği; Türk vatandaşlığını kazanmamasına rağmen Türkiye nüfusuna kaydedildiğinden bahisle nüfus kaydının silinmesine yönelik işleme karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ilgili işlemin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği ve bu karar üzerine ...'in nüfus kaydı canlandırılarak, ölüm tarihi olan 27/01/2012 tarihine kadar kayden Türk vatandaşlığını muhafaza ettiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, kesinleşen yargı kararı da dikkate alındığında, davacının Türkiye nüfusuna kaydedildiği 24/10/1939 tarihinden ölüm tarihine kadar Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığından, Suriye vatandaşı olarak kabul edilerek Türk Vatandaşlığı gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davanın reddine ilişkin, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. <br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br><br>Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2014/1728, K:2019/7015 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, davacının karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.<br></font></p></body></html>
kamulaştırma