<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2265 E.  ,  2024/397 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/2265<br>Karar No : 2024/397<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin 2002 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kamulaştırılmadan önce maliki olduğu taşınmazına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın açıldığı 30/07/2018 tarihinde davacı şirket adına kayıtlı taşınmazın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı gereğince … tarih ve … yevmiye numaralı kamulaştırma işlemi sonucu Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği ve davacı şirketin anılan taşınmazda mülkiyetinin sona erdiği anlaşılmış ise de dava konusu hacizlerin hukukiliği hakkında Mahkemelerince verilecek kararın, idari yargıda iptal davalarının genel özelliği gereği davanın açıldığı tarih itibariyle davacı şirketin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını (menfaatini) belirleyeceği ve söz konusu kamulaştırma işlemi neticesinde elde edeceği kamulaştırma bedeli ile taşınmaz üzerinde haciz sahibi diğer alacaklılar arasındaki garameten taksim oranını, dolayısıyla alacaklılara ödenecek borç miktarını doğrudan etkileyeceğinden taşınmazdaki mülkiyet hakkı sona ermiş olsa dahi kamulaştırma işlemi neticesinde hak edeceği kamulaştırma bedeli ile bu kamulaştırma bedelinden alacaklılarına ödenecek borç miktarına ilişkin halen menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu haczin, … tarih ve … sayılı haciz bildirisine istinaden uygulanan 114.892,34-TL'lik kısmı yönünden, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine Darıca Tapu Müdürlüğü tarafından dosyaya ibraz edilen tapu takyidatından, anılan haciz bildirisinin 129.000 TL tutarında vergi borcu için tanzim edildiği ve belirtilen tutar üzerinden haciz konulduğu, söz konusu hacze dayanak olduğu belirtilen ve davalı idare tarafından dosyaya sunulan 114.892,34 TL tutarında ödeme emirleri, haciz varakaları ve bunların tebliğ alındıları ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, haczin anılan tutarının dayanağı kamu alacağının 2002 ila 2008 vergilendirme dönemlerine ait olduğu ancak 2002 ila 2006 vergilendirme dönemine ilişkin borçların tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ve tebliğ alındıları ara kararları ile istenilmesine rağmen dosyaya ibraz edilmediğinden 2002 ila 2006 yıllarına ilişkin kamu alacağının davacı şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği hususunun ortaya konulamadığı, değinilen haczin anılan tutardaki kamu alacağının bir kısmının ise 09/05/2007, 07/12/2007, 14/02/2008, 22/02/2008 07/04/2008, 08/04/2008, 17/06/2008 04/07/2008 tarih ve muhtelif sayılı ödeme emirleri içeri vergi borçlarından oluştuğu ve vadelerinin 2007 ve 2008 yılları olduğu, anılan ödeme emirlerinin 2008 yılında tebliğ edildiği, 2008 yılında uygulanan dava konusu haczin ardından, 01/01/2009 tarihinde işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2013 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar davalı idarece dava dosyasına tahsil zamanaşımı süresini kesen herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden söz konusu borçlarının tahsil zamanaşımına uğradığı, haciz tutarının sadece 114.892,34 TL'lik kısmına tekabül eden ödeme emirleri ile haciz varakaları ve tebliğ alındılarının sunulduğundan, bu tutarı aşan kısım bakımından şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacak bulunduğundan bahsedilemeyeceği, haczin, … tarih ve … sayılı haciz bildirisi ile tatbik edilen 3.303.086,39 TL'lik kısmı yönünden, söz edilen haciz bildirisinin 7.132.247,33-TL tutarında vergi borcu için düzenlendiği ancak Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine idarece dosyaya ibraz edilen 3.303.086,39 TL tutarındaki ödeme emirleri, haciz varakaları tebliğ alındıları ile diğer bilgi ve belgelerden, haczin dayanağı borçlarının 2002, 2005, 2008 ve 2009 yılının muhtelif dönemine ait olduğu, anılan borçlarından bir kısmının tahsili için şirket adına düzenlenen 03/06/2009 tarih ve muhtelif takip numaralı ödeme emirleri ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emrine ilişkin tebliğ alındılarının ibraz edilmediği görüldüğünden anılan ödeme emirleri içeriği borçlarının davacı şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceği, değinilen haczin dayanağı diğer borçlarının ise 09/10/2008, 09/01/2009, 27/02/2009, 14/05/2009, 09/06/2009, 10/06/2009, 24/07/2009 tarih ve muhtelif takip numaralı ve … tarih ve …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirleri içeri vergi borçlarından oluştuğu, dosyaya sunulan … tarih ve … sayılı yazıda, anılan amme alacaklarından, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …; …, …, …, …, …, …; …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …; …; …, …, …, …, …, …; …, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirleri içeriği borçların 2011 yılında 6111 sayılı Kanun kapsamında, 2014 yılında ise 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ancak yapılandırmalara ilişkin taksitlerin ödenmemesi nedeniyle sırasıyla 2012 ve 2015 yıllarında iptal edildiği, yapılandırma neticesinde haczin dayanağı şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, yapılandırılan borçların süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle vadesi değişen borçlar için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken bu yola başvurulmadan uygulanan haczin değinilen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, söz konusu haczin dayanağı olan 26/11/2008 ve 21/01/2009 tarih ve muhtelif takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağı ile yukarıda değinilen vergi borçlarından herhangi bir yapılandırma kapsamında bulunmayan diğer vergi borçlarının vadelerinin ise 2005, 2008 ile 2009 yılları olduğu ve 2008, 2009 ve 2010 yıllarında tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine haciz anında davacı şirkete ait taşınmaz üzerine 08/10/2012 tarihinde dava konusu haczin tatbik edildiği, 12/02/2012 tarihinde ise …, …, … plakalı araçlara haciz tatbik edildiği, 10/12/2014 tarihinde ise, aynı plakalı araçlara mükerrer hacizler uygulandığı, 2012 yılı ve sonraki muhtelif yıllarda davacı şirketin tahsil edilecek meblağ bulunmayan banka hesaplarına uygulanan hacizler tahsil zamanaşımını kesmediğinden 2012 yılını takip eden 2013 tarihinden itibaren tahsil zamanaşımını kesen başka neden bulunmadığı ve yapılandırma kapsamında olmayan vergi borçlarının 31/12/2017 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, haczin, … tarih ve … sayılı haciz bildirisi ile uygulanan kısmının, değinilen takip numaralarıyla yapılandırılanlar dışında kalan amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği, haczin 3.303.086,39-TL'yi aşan kısmı yönünden, idarece haczin değinilen tutara tekabül eden ödeme emirleri ile haciz varakaları ve tebliğ alındıları dosyaya sunulduğundan, bu miktarı aşan kısım yönünden şirket nezdinde kesinleşmiş bir alacak bulunduğu hususu ortaya konulamadığından haczin değinilen kısmında da hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacının taşınmazına uygulanan hacizler kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının vadesinde ödenmeyen borçlarının tahsili amacıyla taşınmazına uygulanan hacizlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Davacının "Kocaeli İli, Darıca İlçesi, … Mahallesi"nde bulunan taşınmazına 17/07/2008 ve 08/10/2012 tarihlerinde dava konusu hacizlerin uygulandığı, değinilen hacizlerin dayanağını oluşturan kamu alacaklarının bir kısmının 2011 yılında 6111 sayılı Kanun kapsamında, 2014 yılında ise 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ancak yapılandırmalara ilişkin taksitlerin ödenmemesi nedeniyle sırasıyla 2012 ve 2015 yıllarında iptal edildiği anlaşılmıştır. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu hacizlerin, yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmı dışındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br>Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, amme borçlusu nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu hacizlerin, yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmının yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kısmen reddine, <br>2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu hacizlerin, yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmı dışındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, <br>3.Temyiz isteminin kısmen kabulüne,<br>4.Kararın; dava konusu hacizlerin, yapılandırılan borçlardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma