<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/14221 E.  ,  2024/181 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2019/14221<br>Karar No : 2024/181 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar süre ret kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.05.2018 tarih ve E:2016/502, K:2018/2759 sayılı kararıyla bozulması üzerine ... İdare Mahkemesince verilen yetki ret kararıyla ... İdare Mahkemesine gönderilen davada anılan bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından bedelsiz olarak yola terkedilen ve belediye adına yoldan ihdas edilerek tescil edilen Bolu İli, Mengen İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1.150 m²'lik kısmının, rayiç bedeli üzerinden kendisine satılması talepli başvurunun reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mülkiyet hakkına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile bu hususta verilen Anayasa Mahkemesinin 28.03.2017 tarih ve 30021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09.03.2017 tarihli, 2014/11994 başvuru numaralı kararında yer alan tespitler ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kamu alanında kalan ve kamu yararı amacıyla kamu gücü kullanılarak davacıdan alınan taşınmazın daha sonra davalı idarece yapılan imar planı değişikliği ile imar adasına dahil edilmek suretiyle kullanım amacının değişmesi sonucunda davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, davacı tarafından, ifraz ile belediye adına tescil edilen ve yola terk edilen 1.150m²'lik taşınmazların kendisine satılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Mengen Belediye Başkanlığı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : Bolu ili, Mengen ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı 7.489m²'lik taşınmazın ifrazının yapılması istemiyle davacı tarafından yapılan 06.06.2002 tarihli başvuru üzerine Mengen Belediye Encümeninin 14.06.2002 tarihli toplantısında taşınmazın ifrazının uygun bulunduğu, söz konusu parselin ifrazı sonucu oluşan ve imar plânında yol ve park olarak öngörülen 3.046m²'lik kısmının yola, 173m²'lik kısmının ise parka olmak üzere belediyeye bedelsiz terk edildiği, Mengen Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile alanda imar planı değişikliği yapıldığı ve imar planında yol ve park alanı olan parsellerin konut alanına dönüştürüldüğü, akabinde A ve B ile gösterilen ve bedelsiz yola ve parka terk edilen kısımların ihdası yapılarak oluşturulan ... ada ... sayılı parselin ve ... ada ... sayılı parselin Belediye adına tescil edildiği, davacılardan ... tarafından, ifraz ile belediye adına tescil edilen ve yola terk edilen A ve B ile gösterilen 1.150m²'lik taşınmazların kendisine satılması talebiyle 26.07.2011 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, bu başvuruya herhangi bir cevap verilmediği, aynı davacı tarafından, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında, aynı taleple 06.01.2012 tarihinde yapılan ikinci başvurunun parsellerin imar parseli olduğu ve 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre satışına karar verildiğinden bahisle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ''Kamuya ait gayrimenkuller'' başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; <br> "İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur.<br> Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur. <br> Bu yerlerin kullanılış şekli, yeni bir imar planıyla değiştirilip özel mülkiyete konu olabilecek hale getirildiği takdirde, bu yerler devir alınan idareye belediye veya özel idarece aynı usulle iade edilir. Buna aykırı davranışı sabit olan ilgililer şahsen sorumludur. Bu terkinler hiçbir şekilde resim, harç ve vergiye tabi değildir.<br> Hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar.<br> Hazinenin özel mülkiyetine ve tasarrufu altında bulunan ve ağaçlandırılmak üzere izin verilen taşınmazlardan projesine uygun olarak ağaçlandırılanlar, imar planı kararıyla başka amaca ayrılamaz.'' hükmüne yer verilmiş,<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve Tevhid" başlıklı 15. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; <br> "İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez.<br> İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır. <br> İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. <br> İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez." hükmüne yer verilmiş, <br>10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''Tapu Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''un 8. maddesi ile değişen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve Tevhid" başlıklı 15. maddesi;<br>''İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. <br>İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir. Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır. <br>10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz. <br>Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir. <br> İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. <br> İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez. '' olarak düzenlenmiştir.<br>"Tescil ve Şüyuun İzelesi" başlıklı 16. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır." hükmüne, <br>"Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar" başlıklı 17. maddesinde; "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder. Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir. Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir. Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir. <br>10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''Tapu Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''un 9. maddesinin 2. fıkrası ile değişen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ''Parselasyon planlarının hazırlanması'' başlıklı 18. maddesinin 3. fıkrası; ''Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.'' hükmüne, aynı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrası ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen 8. fıkrasında ise; ''Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Geliştirme Alanlarında Yapı Ruhsatı" başlıklı 23. maddesinde, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;<br>a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,<br>b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması, şarttır.'' hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ara kararıyla davalı idareden, Mengen Belediye Encümenin ... tarih ve ... sayılı kararından sonra dava konusu parselin ve davacı taşınmazlarının bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılıp yapılmadığının ve dava konusu taşınmazın bedelsiz yola terk edilen kısmının halen yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yolda kalıp kalmadığı ve yolda kalmıyorsa hangi kullanımda kaldığının sorulduğu, 27.12.2018 havale tarihli davalı idare dilekçesinde, dava konusu parselde bedelsiz yola terk işleminden sonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmadığı, dava konusu taşınmazın bedelsiz yola terk edilen ve iadesi talep edilen kısımların güncel imar planında yolda kalmadığı, konut alanı olarak planlandığı bilgilerine yer verildiği görülmüştür.<br>Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. <br>Parselasyon işlemi ile söz konusu alan yerleşim alanı haline gelmekte ve eskiden kadastro parseli (tarla ve arazi) vasfındaki taşınmazlar artık imar parseline dönüşmekte, bu dönüşüm neticesinde ise söz konusu alandaki taşınmazların değerinde artış meydana gelmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde, düzenlemeye tabi tutulan bu yerlerin yol, yeşil alan gibi kamusal ihtiyacını karşılamak amacıyla taşınmazların değerinde meydana gelen bu artış karşılığında idarelere mevcut taşınmazlardan kesinti yapma olanağı tanınmış ve yapılan bu kesinti anılan Kanunda ''düzenleme ortaklık payı'' olarak ifade edilmiştir.<br> Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden, uygulama imar planlarının uygulanması ve yapılaşmaya uygun imar parsellerinin oluşturulmasında kural olarak parselasyon işlemi yapılmasının esas olduğu, imar planı bulunan ve henüz parselasyon işlemi yapılmamış bir imar adasında ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılmasının hukuken olanaklı olmadığı, yine bir taşınmaza yapı ruhsatı verilebilmesi için öncellikle parselasyon işlemi yapılması gerektiği anlaşılmakta ise de, uygulamada idareler tarafından parselasyon işlemi yapılmamış bir alanda taşınmazların umumi hizmet alanlarına isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi halinde ilgililerin taşınmazları üzerinde yapılaşmasına izin verilmekte, böylelikle oluşturulan imar parseli ile malik tarafından yola terk edilen taşınmazın karşılığı geri kalan taşınmazındaki değer artışı yoluyla elde edilmektedir. Diğer bir ifadeyle, taşınmazda yapılaşma olanağı sağlanması nedeniyle değerinde meydana gelen artış karşılığında mevcut taşınmazın bir kısmının ''kamuya terk edilmesi'' sağlanmaktadır. <br>Bu itibarla, yapılaşma amacıyla taşınmazın bir kısmının kamuya terk edilmesi suretiyle taşınmazdan yapılan bu kesintilerin ''düzenleme ortaklık payı'' ile aynı amaca hizmet ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine 10.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrada yer alan; parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların yeni yapılacak parselasyon planında düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı yolundaki hüküm ile de bu husus açıklığa kavuşturulmuş, söz konusu yasal düzenlemenin Danıştay Altıncı Dairesi içtihatları ile de uyumlu olduğu görülmüştür.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285. maddesinde; bağışlama sözleşmesi bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana ''karşılıksız olarak kazandırma'' yapmayı üstlendiği bir sözleşme olarak tanımlanmış, bağışlamanın belli bir koşula veya mükellefiyete bağlı olarakta yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, malik tarafından taşınmazın yapılaşma amacı dışında belli şarta bağlı olarak ve belli bir amaç doğrultusunda kullanılması için (örneğin; okul yapımı, hastane yapımı vb.) koşullu olarak bağışlanması durumunda taraflar arasında bir ''bağışlama sözleşmesinin'' varlığından söz edilmesi mümkündür. Ancak malikin taşınmazında yapılaşma olanağı sağlanması nedeniyle değerinde meydana gelen artış karşılığında taşınmazının bir kısmını ''kamuya terk etmesi'' durumunda ''karşılıksız bir kazandırmadan'' söz edilemeyeceğinden, yapılaşma amacıyla yapılan bu terklerin ''bağış'' olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafından daha önce taşınmazından bedelsiz olarak kamuya terk ettiği kısmın imar planı değişikliği ile yol olmaktan çıkarılması üzerine bu kısmın kendisine rayiç bedel üzerinden satılması istemiyle başvuru yapılmış ise de, davacının parselasyon yapılmamış bir alanda taşınmazının imar planında ''yola'' isabet eden kısımlarını bedelsiz olarak kamuya terk ettiği anlaşıldığından, yapılaşma amacıyla yapılan bu terkin ''bağış'' olarak nitelendirilemeyeceği, parselasyon işlemi sırasında terk miktarının düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı, niteliği itibariyle terk edilen bu kısım daha sonra idare tarafından başka amaçlara tahsis edilse ve imar durumu değişse dahi eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve eski malikine bedelsiz iade edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 07.09.2021 tarih ve 2017/22268 Başvuru numaralı kararı da bu yöndedir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesinin uyuşmazlık konusu olaya uygulanıp uygulanmayacağı yönünden değerlendirme yapıldığında; anılan maddenin, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastladığı için kamuya bedelsiz terk edilen kamuya ait (hazine ve özel idareye) gayrimenkullerde, terk edilen kısmın imar planı değişikliği ile kullanım amacının değiştirilerek özel mülkiyete konu olması halinde devir alınan idareye aynı usulle iade edileceğine ilişkin olduğu görüldüğünden, kamuya ait gayrimenkuller için düzenlendiği anlaşılan bu yasa hükmünün kıyasen genişletilerek özel mülkiyete konu taşınmazlar için de uygulanması ve davacının talebinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi şahısların kamusal kullanımları için terk ettikleri alanların iadesini öngören bir yasa hükmü de bulunmamaktadır.<br>Ayrıca, uyuşmazlığa konu taşınmazlar olan ... ve ... sayılı parsellerin müstakil ve inşaata elverişli parseller olması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasının uyuşmazlık konusu olaya uygulanma imkanının bulunmadığı, bu itibarla parsellerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca satışının yapılması gerektiğine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, kamusal amaçla terk edilen taşınmazlarla ilgili davalı idare tarafından yapılan yapılaşmaya yönelik imar planı değişikliklerinin ayrı bir dava ve inceleme konusu olacağı tabiidir.<br>Bu nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>

kamulaştırma