<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1506 E.  ,  2024/586 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/1506<br>Karar No : 2024/586 <br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR: 1- …<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Belediye Başkanlığı - …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamına giren özel mülkiyete konu taşınmazın, üzerindeki yapı ile birlikte, proje alanındaki imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız, iskânsız ve afet riski taşıyan, genel asayiş ve güvenlik yönünden sakıncalı yapıların tasfiye edilerek ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27'nci maddesi gereği Mamak Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırmasına yönelik olarak tesis edilen 05/10/2022 tarihli ve 31974 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 04/10/2022 tarihli ve 6170 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, davaya konu taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu kararda acelelik haline yer verilmediği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde belirtilen acele kamulaştırma şartlarının oluşmadığı, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davaya konu işlemde acelelik halinin gerçekleştiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davadan feragat edildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …' NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara İli, Mamak İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamına giren özel mülkiyete konu taşınmazın, üzerindeki yapı ile birlikte, proje alanındaki imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız, iskânsız ve afet riski taşıyan, genel asayiş ve güvenlik yönünden sakıncalı yapıların tasfiye edilerek ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27'nci maddesi gereği söz konusu taşınmazın Mamak Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırmasına yönelik olarak tesis edilen 05/10/2022 tarihli ve 31974 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 04/10/2022 tarihli ve 6170 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, davaya konu taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir. <br> Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanunun 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükmüne yer verilmiştir.<br> Anayasanın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir.<br> 6306 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendi uyarınca Rezerv Yapı Alanı "Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere TOKİnin veya idarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanlar" olarak tanımlanmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, Bakanlar Kurulu'nun 31/10/2016 tarih ve 2016/9466 sayılı kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, Ankara İli, Mamak İlçesi, Mutlu Mahallesi sınırları içerisinde kalan yaklaşık 61,6 hektarlık alanın“ Riskli Alan” olarak ilan edildiği, söz konusu alanda gerçekleştirilecek planlama, projelendirme ve uygulamalar hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 12/12/2016 tarih ve 15339 sayılı oluru ile Mamak Belediye Başkanlığının geçici olarak yetkilendirildiği, yetki devri kararına istinaden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Belediye arasında 30/10/2020 tarihli protokolün imzalandığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6. maddesi uyarınca 08/06/2022 tarih ve 1279 sayılı belediye encümeni kararı ile alınan kamu yararı kararı hakkında … tarih ve … sayılı kaymakamlık olurunun verildiği, alana ilişkin revizyon 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların 28/01/2021 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca 28/01/2021 tarihinde onaylandığı, üzerinde davacıya ait gecekondu bulunan davaya konu parselin DSİ görüşü doğrultusunda su kotu altında kalması nedeniyle tamamının revizyon plan kapsamına alınmadığı, kısmen alındığı, plan kapsamındaki kalan kısmının "Konut" ve "Park" alanına isabet ettiği, 2022 yılında yapılan uygulama sonucu 51045 ada 1 sayılı parselin, 53045 ada, 5 sayılı parsele dönüştüğü, parselin E:1.00 Ymax:15,50 Konut alanında kaldığı, 13,8 hektarlık 1. Etapta bulunan özel mülkiyete konu taşınmazların, üzerindeki yapılar ile birlikte, proje alanındaki imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız, iskânsız ve afet riski taşıyan, genel asayiş ve güvenlik yönünden sakıncalı yapıların tasfiye edilerek ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27'nci maddesi gereği söz konusu taşınmazın Mamak Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırmasına yönelik olarak 04/10/2022 tarihli ve 6170 sayılı davaya konu Cumhurbaşkanı Kararının verildiği, riskli alan ilanına karşı açılmış bir davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br> Uyuşmazlıkta öncelikle gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz sahipleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşma sağlanamayan hallerde taşınmazların ilgili idaresi ve belediye tarafından yapılacak kamulaştırma işleminde 2942 sayılı Yasa ve uyuşmazlık özelinde 27. maddesine uygun olarak hareket edilip edilmediğinin denetiminin de yargı yerince yapılması ve bu denetim sırasında da, kamu yararının gerekleri ile kişisel hakların korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil bir dengenin kurulup kurulmadığı, ölçülülük ilkesinin yaşama geçirilip geçirilmediğinin aranması gerekmektedir.<br> Davalı idarece "acelelik hali"ni gerektiren durum; riskli alanın 1. etabındaki hak sahiplerinin %81'i ile rızaen anlaşma sağlandığı, uzlaşma çalışmalarının devam ettiği, rezerv alanda kura ile hak sahiplerine anahtar teslim edildiği, davacı ile uzlaşma sağlanamadığı, alandaki taşınmazların özelliklerine bağlı olarak üzerindeki bina yıkılmış olan arsaların maliklerine ulaşılamaması, çok hissedarlı taşınmazlardaki ipotek ve haciz takyidatlarının kaldırılamaması gibi nedenlerle olağan kamulaştırma çalışmalarının uzun yıllar süreceği, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması için ihtiyaç duyulan projeye ivedilikle başlanılması için davaya konu yöntemin tercih edildiği, rızaen anlaşma sağlanan hak sahiplerinin alandan tahliyelerinin sağlanması sonucunda genel asayiş, güvenlik ve terör yönünden sakınca oluştuğu, proje alanındaki imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız, iskânsız ve afet riski taşıyan, genel asayiş ve güvenlik yönünden sakıncalı yapıların tasfiye edilerek ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulmasının amaçlandığı şekline gerekçelendirilmiştir.<br> Kamulaştırma işleminde acelelik halinin uygulanabilmesi, devletin mülkiyet hakkı yönünden üstlendiği "pozitif ödev"in de gereği olarak bu hakkın “somut ve etkin” olarak korunmasının sağlaması amacıyla, acelelik hali ve bu hali gerekli kılan durumların işlem gerekçesinde açıklıkla belirtilmesi zorunludur. <br> Bir alanın riskli alan olarak ilan edilmesi tek başına acele kamulaştırma yapılabilmesi için yeterli olmamakla birlikte, riskli alan olarak ilan edilen uyuşmazlığa konu bölgenin sağlıklı yapılaşmasının, mevcut durumlarından kurtarılıp yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılabilmesi için bazı taşınmazlarda anlaşma yollarının tıkanma ihtimalinin oluşması, bölgenin ıslahı, uygulamanın aciliyeti ve projenin zaman kaybetmeden hedefine ulaşıp sonuçlandırılması ve bölgeye kazandırılması yenileme projelerinin çok hızlı ve aksamadan yürütülmesi amacı doğrultusunda acele kamulaştırma yoluna gidildiği anlaşılmakla, kamu yararının olağan kamulaştırma yoluyla zamanında gerçekleştirilememesi durumunun ve taşınmazın bir an önce kullanılması zorunluluğunun doğduğu, dolayısıyla olayda 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, acelelik halinin ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu kararda mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Ankara ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamına giren özel mülkiyete konu taşınmazın, üzerindeki yapı ile birlikte, proje alanındaki imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız, iskânsız ve afet riski taşıyan, genel asayiş ve güvenlik yönünden sakıncalı yapıların tasfiye edilerek ulaşım ve altyapısıyla birlikte fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27'nci maddesi gereği Mamak Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırmasına yönelik olarak tesis edilen 05/10/2022 tarihli ve 31974 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 04/10/2022 tarihli ve 6170 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, davaya konu taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde, idari davalarda feragat istemleri üzerine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını hükme bağlamaktadır.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. maddesinde: "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 310. maddesinde, "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmü, 311. maddesinde, (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME <br>Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili tarafından UYAP üzerinden e-imzalı olarak gönderilen 06/01/2024 tarihli dilekçe ile yasal şekle ve esasa uygun olarak davadan feragat edilmiş olması karşısında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağından dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Feragat nedeniyle DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br> 3. 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınan …-TL karar harcının üçte ikisi mahsup edildikten sonra geri kalan …-TL karar harcın istemi halinde davacıya iadesine,<br> 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br> 5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br> 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-g maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kamulaştırma