<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/7653 E.  ,  2024/386 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/7653<br>Karar No : 2024/386 <br><br>DAVACILAR : 1- … 5- … <br> 2- … 6- ….<br> 3- … 7- …<br> 4- … 8- … <br>VEKİLLERİ : Av. …<br><br>DAVALI : … - …<br><br>DAVANIN KONUSU : Kocaeli ili, Dilova ilçesi sınırları içerisinde “rezerv yapı alanı” olarak belirlenen sahada yer alan ve ekli listede belirtilen taşınmazların Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 08/07/2022 tarih ve 31890 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/07/2022 tarih ve 5786 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5034 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi …'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br> İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin; (d) bendinde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği, 5. fıkrasında; 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği, hükme bağlanmış; aynı Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde ise, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... b) Acele kamulaştırma işlemleri. ..." hükmüne yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen hükümlerden, dava dilekçelerinde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin açıkça gösterilmesi gerektiği ve her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılmasının esas olduğu, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, tek bir dilekçe ile de dava açılabileceği anlaşılmaktadır.<br> Birbirinden farklı taşınmazlarda malik olan taşınmaz sahipleri açısından, 2577 sayılı Yasa'nın 5. maddesi kapsamında her bir taşınmaza ilişkin incelemenin ayrı ayrı yapılması gerekeceğinden ve bu nedenle de aralarında maddi ve hukuki anlamda bağlılık bulunmadığından, her bir taşınmaz için taşınmaz sahipleri tarafından ayrı ayrı dava dilekçesi düzenlenmesi gerekmektedir. <br> Bununla birlikte, uyuşmazlığa konu işlemlerin niteliği gereği, bir davacının birden fazla taşınmazı bulunması halinde, taşınmazları açısından tek bir dilekçe ile dava açması da mümkündür.<br> Aynı taşınmaz üzerinde birden fazla hak sahibinin olması halinde de, hak sahipleri aynı taşınmaz yönünden tek dilekçe ile dava açma hakkına haizdirler.<br> Dosyanın incelenmesinden; birden fazla ve farklı taşınmazlar yönünden acele kamulaştırma kararlarının iptali için görülmekte olan davanın açıldığı; söz konusu taşınmazlara ilişkin güncel tapu kayıtlarının, UYAP sistemi üzerinden davacılar ve uyuşmazlığa konu taşınmazlar bazında yapılan incelenmesinden, mezkur taşınmazların hepsinde davacıların tamamının malik olmadığı görüldüğünden, davacıların bir kısmının ayrı ayrı hissedar olarak veya müstakil olarak farklı taşınmazların maliki oldukları; bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan; 07/07/2022 tarih ve 5786 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 29/12/2021 tarih ve 5034 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının birlikte dava konusu edildiği görülmekle birlikte, uyuşmazlığa konu taşınmazların 29/12/2021 tarih ve 5034 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı eki listede, yani dava konusu edilen her iki Cumhurbaşkanlığı kararının kapsamında yer almadığı görülmektedir. <br> Bu durumda; 2577 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aranan davacıların hak veya menfaatte iştirakinin bulunması koşulunun somut olayda gerçekleşmediği görüldüğünden, dava konusu işlem ile davacılar arasındaki menfaat ilişkisini gösteren, uyuşmazlık konusu alandaki taşınmazlara ait tapu kaydı vb. bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenerek taşınmazların her biri için ilgili taşınmaz sahipleri tarafından ayrı ayrı dava dilekçesi düzenlenmesi gerekmektedir.<br> Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 5. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmakta serbest olunmak üzere reddine,<br> 2.Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına,<br> 3. Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Artan posta ücreti avansı ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının davacılara iade edilmesine, dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacılara iadesine, 17/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava; Kocaeli ili, Dilova ilçesi sınırları içerisinde “rezerv yapı alanı” olarak belirlenen sahada yer alan ve ekli listede belirtilen taşınmazların Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 08/07/2022 tarih ve 31890 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/07/2022 tarih ve 5786 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5034 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.<br> Afyonkarahisar ili, Merkez ilçesi, …, …, …, …, …, …, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve karar eki kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 11/03/2013 tarih ve 2013/4444 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 17/05/2013 tarih ve 28650 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Afyonkarahisar ili, Merkez ilçesi, …, …, Barbaros, …, …, …, …, …, …, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve karar eki kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın, aynı Kanun maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 17/04/2013 tarih ve 2013/4677 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2021/1144, K:2022/4661 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2022/3237, K:2022/3283 sayılı kararıyla "Derneklerin, üyelerinin hukuki kişiliğinden bağımsız olarak ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmaları ve davacı derneğin, dava konusu işlemlerle riskli alan ilan edilen alanlarda taşınmazının bulunmadığı hususları dikkate alındığında; davacının, bakılan davayı açmakta kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği oyuyla, işin esasının incelenerek dava konusu işlemlerin iptali yönünde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br>Öte yandan, bakılan davanın, 26/04/2013 tarihli, 28629 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 11/03/2013 tarihli, 2013/4444 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 17/05/2013 tarihli, 28650 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 17/04/2013 tarihli, 2013/4677 sayılı Bakanlar Kurulu kararı olmak üzere iki farklı idari işlemin iptali istemiyle açıldığı ve söz konusu işlemlerle, riskli alan ilan edilmesine karar verilen alanların, her biri Afyonkarahisar İli, Merkez İlçesinde yer almakla birlikte, farklı mahallelerde bulundukları dikkate alındığında, iptali istenilen işlemler arasında, 2577 sayılı Kanununun 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi de bulunmadığından, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca aynı dilekçe ile dava konusu edilemeyeceği düşünülmektedir." gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinde sayılan nedenlere ilişkin iki meselede azınlıkta kalmalarına rağmen, 2577 sayılı Kanun'un 22. maddesindeki kurala aykırı bir şekilde, işin esası hakkında oylarını kullanmadıkları ve işin esasının heyete katılan diğer üç Daire üyesinin aynı yöndeki oylarıyla karara bağlandığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, yukarıda belirtilen usuli eksiklik nedeniyle, temyize konu Daire kararında usul ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Anılan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile, riskli alan ilan edilmesine karar verilen alanların, her birinin farklı mahallelerde bulunduğu halde, iki farklı Bakanlar Kurulu kararı olmak üzere iki farklı idari işlemin iptali istemiyle açılan davada, iki farklı Bakanlar Kurulu kararı arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunduğu kabul edilerek, davanın esası incelenmiştir.<br>Bu itibarla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2022/3237, K:2022/3283 sayılı kararı dikkate alındığında, farklı taşınmaz malikleri tarafından "rezerv yapı alanı” olarak belirlenen sahada yer alan taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/07/2022 tarih ve 5786 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 29/12/2021 tarih ve 5034 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı olmak üzere iki farklı idari işlemin iptali istemiyle açılan davada; iptali istenilen işlemler arasında, 2577 sayılı Kanununun 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunduğu sonucuna varıldığından tek bir dilekçe ile dava açılabileceği gerekçesiyle, işin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

kamulaştırma