<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/8423 E.  ,  2024/390 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/8423<br>Karar No : 2024/390 <br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>DAVALILAR : 1- …- (temsilen … Bakanlığı) …<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Kurumu - …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): … Enerji Elektrik Üretim A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : Denizli ili, Sarayköy ilçesinde kurulacak … Jeotermal Enerji Santrali (JES)-7 elektrik üretim tesisi için, gerekli olan ve ekli listede belirtilen taşınmazların, Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 19/10/2022 tarih ve 31988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18/10/2022 tarih ve 6226 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının, Sarayköy ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında bedel tespiti ve tescili davası açılmış iken, acele kamulaştırma kararı alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım arazisi olduğu, çevresel etki değerlendirmesi raporunun alınmadığı, dava konusu acele kamulaştırma kararının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : Usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, elektrik enerjisinin yoğun olarak tüketildiği ve talebin hızla arttığı Ülkemizde kısa, orta ve uzun vadede enerji arz güvenliğini sağlamak ve kaynak çeşitliliğini arttırmak adına enerji üretim tesislerinin kurulmasının önemli olduğu, bunun nedeninin, elektrik enerjisinin çağdaş toplumlarda vazgeçilemez olması, talebin kesintisiz olarak karşılanması gereği, elektrik enerjisinin depolanamaması ve ikame edilememesi, dış politika ve dış ticaretteki önemi gibi hususlar olduğu, ekonomik büyümeye ve nüfus artışına paralel olarak, elektrik enerjisinin yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli olarak arz edilmesinde kamu yararının bulunduğu, jeotermal enerji tesislerinin çevreye en az zarar veren tesisler olduğu, doğal ve temiz bir enerji kaynağı olan jeotermal, sürdürülebilir, güvenilir, çevre dostu ve yerli enerji kaynağı olduğu, jeotermal enerji tesislerinin Ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacağı, Ülkemizin enerji ihtiyacı dikkate alındığında enerji üretim tesislerinin bir an önce kurulması amacıyla acele el koyma usulünün uygulanmasında kamu yararının bulunduğu, dava konusu acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Denizli İli, Sarayköy İlçesi, …Mahallesi, …parsel sayılı taşınmazın, Sarayköy İlçesinde kurulacak … elektrik üretim tesisi için, Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin, 18/10/2022 tarih ve 6226 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, davaya konu taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule yönelik iddialarına itibar edilmemiştir.<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü, 46. maddesinde "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir yer almaktadır." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No'lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler" hükmüne, 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler" hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir.<br>Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır" hükmü, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden dava konusu alanın 1/25000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarında "jeotermal kaynaklı enerji üretim alanı" olarak planlandığı, … Enerji Üretim A.Ş.tarafınan yapılması planlanan 20MW kurulu güce sahip Jeotermal enerji ile ilgili tarım dışı amaçla kullanıma 5403 sayılı Kanun'un 13.maddesi kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın … günlü, … sayılı işlemi ile uygun görüş verildiği anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle davaya konu elektrik üretim tesisi yapımı amacıyla davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, elektrik üretim tesisinin bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve işletmeler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile; jeotermal sondaj açılması düşünülen alanların Denizli Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'ne ait Kültür ve Turizm Bakanlığınca 27/09/2011 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile 01/11/2011 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "turizm tesis alanı", "sağlık ve termal turizm tesis alanı" ve "rekreasyon alanı" dahilinde kaldığı, ruhsat alanı ile sondaj yerlerinin turizm merkezinin önemli bir kısmını kapsadığının tespit edildiği, bu nedenle jeotermal enerji santrali yapımı planlanan alanın Denizli Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesine ait 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planında "turizm tesis alanı" ve "sağlık ve termal turizm tesis alanı" dahilinde kalması nedeniyle, alanda onaylı imar planları doğrultusunda enerji santrali yapılmasının ve buna bağlı olarak sondaj gerçekleştirilmesinin mümkün görülmediği hususu Denizli Valiliğine bildirilmiştir.<br> … Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne verilen 10/11/2014 tarihli dilekçe ile; Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından kuyu ve santral alanının bir bölümünün planlanan turizm bölgesinde kalması nedeni ile olumsuz görüş verildiği, projenin termal turizm imar planları dahilinde kalması sebebiyle Jeotermal Kaynaklar ve Doğa Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 23. ve 25. maddenin 4. fıkrası gereği işlem tesis edilmesi talep edilmiştir.<br> 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun Ek-1. maddesi uyarınca oluşturulan kurul tarafından alınan … tarih ve … sayılı Kurul Kararı ile; 5686 sayılı Kanunun 17. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği jeotermal kaynağın enerji amaçlı olarak kullanılmasına öncelik verilmesine, planlanan JES projesinin maliyet, arz güvenliği, yerli kaynak olması ve çevreye uygunluğu açısından da önemli faydalarının bulunması nedeniyle proje sahibi …Enerji Elektrik Üretim A.Ş. lehine imar planı değişikliğinin yapılmasına, imar değişikliği ile ilgili giderlerin bu şirket tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.<br> Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile; …Enerji Elektrik Üretim A.Ş’ye, 49,8 MWm/49MWe kurulu gücündeki yenilenebilir enerji kaynağına dayalı ve jeotermal kaynak tipindeki … elektrik üretim tesisi yatırımına başlanılabilmesi için gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesi amacıyla 02/09/2021 tarihinden itibaren 30 ay süreyle 644 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca önlisans verilmiştir.<br> Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından … Enerji Elektrik Üretim A.Ş. adına verilen … tarihli, … numaralı önlisans kapsamında, Denizli ilinde … elektrik üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen özel mülkiyete ait taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamu yararı kararı ve kamulaştırma kararı alınmıştır.<br>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından … Enerji Elektrik Üretim A.Ş. adına verilen … tarihli, … numaralı önlisans kapsamında, Denizli ilinde … elektrik üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen özel mülkiyete ait taşınmazlar hakkında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma kararı alınması amacıyla Cumhurbaşkanlığına başvurulması yönünde karar alınmıştır.<br>Dava konusu 18/10/2022 tarih ve 6226 sayılı sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Denizli ili, Sarayköy İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın, … elektrik üretim tesisi kapsamında, Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br>… Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından verilen 18/01/2023 tarihli dilekçeyle; DSİ Bölge Müdürlüğünün ÇED görüş yazısına göre JES-7 projesi için ihtiyaç duyulan … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazların Büyük Menderes Nehri yatağı taşkın alanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle kullanılamadığı belirtilerek, proje bütünlüğünün de bozulacak olmasından dolayı anılan taşınmazların kamulaştırma işleminden vazgeçildiği, bu nedenle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla kamulaştırılmasına karar verilen anılan taşınmazların kamulaştırma kararrlarından vazgeçilmesi yönünden işlem tesis edilmesi, … Mahallesi, … ve … parsel sayılı taşınmazların … projesi için kamulaştırma kararlarına devam edilmesi yönünden işlem tesis edilmesi talep edilmiştir.<br>Anılan dilekçe üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile, … projesinin koordinatları tadil edilmiştir.<br>Dairemizin 16/12/2023 tarih ve E:2022/8423 sayılı ara kararına cevaben verilen Sarayköy Belediye Başkanlığının 21/03/2023 tarihli yazısı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığının 31/05/2023 tarihli yazısının incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planının bulunduğu, ancak 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;<br> a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin<br>önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.<br>" hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;<br> a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın<br>onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir.<br> 03/06/2007 tarih ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 12. maddesinde "(1) Arama ruhsatı sahibi, arama faaliyetleri yapılacak alanda, özel mülkiyete konu taşınmazın sahibi ile anlaşamaması halinde, idareye müracaat ederek irtifak hakkı talebinde bulunabilir.<br> (2) İşletme ruhsatı süresince sadece sondaj yerleri ve isale hattı, kaptaj gibi gerekli olan yerler için taşınmazın sahibi ile anlaşma sağlanamaz ise ruhsat sahibi, idareye müracaat ederek kamulaştırma veya irtifak hakkı talebinde bulunabilir. Talep, idarece incelenip değerlendirildikten sonra uygun bulunması halinde kamu yararı kararı alınır.<br> (3) İrtifak ve kamulaştırma işlemleri, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. İrtifak ve kamulaştırma bedelleri ve masrafları ruhsat sahibince ödenir.<br> (4) Kamulaştırılan taşınmaz, tapuya idare adına tescil edilip, faaliyetler devam ettiği sürece ruhsat sahibi adına tahsis edilir.<br> (5) Kamulaştırılan taşınmazın, faaliyetler için lüzum kalmadığının idarece tespiti halinde, Kamulaştırma Kanununda öngörülen usûl ve esaslara göre belirlenecek rayiç bedeli ödenmek kaydıyla kamulaştırılan yerin eski sahibine iade edileceği hususu, ruhsat sahibi ve taşınmazın eski sahibine tebliğ edilir. Eski sahibinin taşınmazı altı ay içerisinde almak istememesi durumunda taşınmaz idareye kalır.<br> (6) Tapu siciline konulan şerhler idarenin müracaatı üzerine ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan silinir.<br> (7) Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan faaliyetler için bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecri misil alınmaz.<br> (8) Jeotermal kaynak dağıtımı ve üretimini yapan şirketler sanayi kuruluşu ve atık arıtma kuruluşu olarak değerlendirilirler. Bu değerlendirilmeye göre başta elektrik tarifeleri olmak üzere sanayi kuruluşları ve atık arıtma kuruluşlarına tanınan tüm teşvik ve haklardan yararlanırlar." hükmü, 12/06/2019 tarihine kadar yürürlükteki hali olan Ek-1. maddesinde ise "(1) Kurul, Kalkınma Bakanının başkanlığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile diğer yatırımcı kurum ya da kuruluşun bağlı olduğu bakan/bakanlar ve yatırım kararına onay veren kurumun ilgili olduğu bakan olmak üzere asgari üç kişiden oluşur. Kurul, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı veya ilgili kurul üyesi bakanlardan herhangi birinin daveti üzerine toplanır ve kararlarını toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alır. Kurul tarafından alınan karar, kamu yararı kararı yerine geçer. Kurulun sekretaryası, MİGEM tarafından yürütülür.<br> (2) Kaynak arama ve işletme ruhsatlarında jeotermal ruhsatlar ile maden ruhsatlarının çakışması hâlinde ülke ekonomisi ve kamu yararı doğrultusunda kaynağın önceliğine göre Kurul tarafından kamu yararı kararı alınır.<br> (3) Jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama ve işletme faaliyetleri ile devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, maden, petrol, doğal gaz işletmeleri, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, faaliyetin yapılamaz hâle gelmesi durumunda jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama ve işletme faaliyetleri ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir.<br> (4) Kurul tarafından gerekli görülmesi hâlinde hazırlatılan rapor, danışmanlık ücretleri, yolluk, gündelik ve benzeri tüm harcamalar yatırımcı tarafından karşılanır. Ayrıca, yatırımlar nedeniyle ikinci ve üçüncü fıkra kapsamında Kurul kararı ile faaliyeti engellenen ve/veya kısıtlanan tarafın yatırım giderleri, lehine karar verilen tarafça tazmin edilir.<br> (5) Turizm Merkezi veya Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi dâhilinde kalan yerlerde Kurul tarafından alınacak olan kamu yararı kararı gereği enerji üretimine öncelik tanınması hâlinde, ilgili Turizm Merkezi veya Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi veya bu alanlar için hazırlanmış onaylı imar planları yeniden düzenlenir." hükmü yer almaktadır.<br> 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan "Jeotermal Kaynaklar ve Doğa Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği"nin 22. maddesinin 3. fıkrasında "(3) İrtifak ve kamulaştırma işlemleri, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. (Ek cümle:RG24/9/2013-28775) Kamulaştırma Kanunu uyarınca acele el koyma halinin gerektirdiği durumlarda ruhsat sahibinin başvurusu üzerine söz konusu Kanunun 27 nci maddesine göre Bakanlar Kurulu tarafından acele el koyma kararı alınmasına ilişkin ilgili idare tarafından idarenin bağlı olduğu bakanlığa başvurulur. İrtifak ve kamulaştırma bedelleri ile masrafları ruhsat sahibince ödenir." hükmü, 11/3/2021 tarihine kadar yürürlükteki hali olan 27/A maddesinde "Kurul, Kalkınma Bakanının başkanlığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile diğer yatırımcı kurum ya da kuruluşun bağlı olduğu bakan veya bakanlar ve yatırım kararına onay veren kurumun ilgili olduğu bakan olmak üzere asgari üç kişiden oluşur.<br> (2) Jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama ve işletme faaliyetleri ile devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, maden, petrol, doğal gaz işletmeleri, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, faaliyetin yapılamaz hâle gelmesi durumunda jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama ve işletme faaliyetleri ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir.<br>....<br> (6) Bu rapor MİGEM tarafından Kurul üyesi bakanlara gönderilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı veya ilgili taraf bakanlardan herhangi birinin daveti üzerine Kurul toplanır ve kararlarını üye tamsayısının salt çoğunluğuyla alır. Kurul çalışmaları ile ilgili sekretarya hizmetlerini MİGEM yürütür. Kurul tarafından gerekli görülmesi halinde bedeli karşılığında rapor hazırlatılabilir. Hazırlatılan rapor, danışmanlık ücretleri, yolluk, gündelik gibi tüm harcamalar Kanunun ek 1 inci maddesi gereğince yatırımcı tarafından karşılanır. Kurul tarafından alınan karar, kamu yararı kararı yerine geçer. Ayrıca, yatırımlar nedeniyle Kurul kararı ile faaliyeti engellenen veya kısıtlanan tarafa ait yatırıma ilişkin değer tespiti aşağıdaki usul ve esaslara göre belirlenir. Bunun dışında yatırımın özelliğine göre ortaya çıkan durumlara ilişkin usul ve esaslar MİGEM tarafından tespit edilir." hükmü getirilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden:<br> Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br> Dava konusu işlemin 19/10/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacı tarafından 16/11/2022 tarihinde, yani, otuz günlük dava açma süresi içinde dava açıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br><br>Esas Yönünden:<br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idare tarafından kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, yapılacak başvuru üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanlığınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı ile, tapuda mülkiyetin el değiştirmesi beklenilmeden el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı doğmaktadır.<br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Şöyle ki; taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, idare tarafından 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmekte olup, anılan davada, Mahkemece 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; söz konusu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve ilgili taşınmaz malikinin iddialarının anılan davada incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM, Ali Ekber Akyol ve diğerleri, B. No: 2015/17451, 16/2/2017) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.<br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.<br>2942 sayılı Kanunun 3. maddesinde, Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma yöntemi konusunda özel bir düzenleme getirilmiştir.<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrası uyarınca, Elektrik üretim faaliyetlerine yönelik taşınmaz temini taleplerinin uygun görülmesi yönünde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine geçmekte olup, bu kararlar herhangi bir makamın onayına tabi değildir.<br> Uyuşmazlıkta; uyuşmazlığa konu jeotermal enerji santrali projesi ile Denizli Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi imar planının çakışması üzerine, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun Ek-1. maddesi uyarınca oluşturulan kurul tarafından alınan … tarih ve … sayılı Karar ile; 5686 sayılı Kanunun 17. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği jeotermal kaynağın enerji amaçlı olarak kullanılmasına öncelik verilmesine karar verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile; Denizli ilinde … elektrik üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen özel mülkiyete ait taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamu yararı kararının ve kamulaştırma kararının alındığı, elektrik enerjisinin yoğun olarak tüketildiği ve talebin hızla arttığı Ülkemizde kısa, orta ve uzun vadede enerji arz güvenliğini sağlamak ve kaynak çeşitliliğini arttırmak adına enerji üretim tesislerinin kurulmasının önemli olduğu, elektrik enerjisinin çağdaş toplumlarda vazgeçilemez olması, talebin kesintisiz olarak karşılanması gereği, elektrik enerjisinin depolanamaması ve ikame edilememesi, ekonomik büyümeye ve nüfus artışına paralel olarak, elektrik enerjisinin yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli olarak arz edilmesi, jeotermal enerji tesislerinin Ülke ekonomisine olumlu katkı sağlaması, Ülkemizin enerji ihtiyacı dikkate alındığında enerji üretim tesislerinin bir an önce kurulması amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla, uyuşmazlığa konu olayda olduğu gibi Devlet adına lisans verilmek suretiyle yapılan enerji yatırımları için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.<br>Bu durumda; artan enerji ihtiyacının biran önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği ve enerji arz güvenliğinin sağlanması hususları dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle, anılan jeotermal enerji santralinin kurulması ve bu suretle elektrik üretiminin sağlanması amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, anılan tesisin biran önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar yanında müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılar yanında müdahile verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4.Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

kamulaştırma