<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1955 E. , 2023/2677 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1955<br>Karar No : 2023/2677 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-…<br> VEKİLİ : Av. …<br> 2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2022/2195, K:2023/4097 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi ile Şehitkamil ilçesi, … ve … Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede belirtilen taşınmazların, 100. Yıl Atatürk Kültür Parkının devamı niteliğindeki 3. etap çalışma alanı kapsamında kalması nedeniyle Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/02/2022 tarih ve 31761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/02/2022 tarih ve 5247 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Şehitkamil ilçesi, … Mahallesi, … ada …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2022/2195, K:2023/4097 sayılı kararıyla;<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine yer verilerek, <br> Dava konusu taşınmazların 19/07/1990 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında "100. Yıl Atatürk Kültür Parkı Alanı"nda, 3. Etap park alanı içinde "Festival Park ve Proje Alanı"nda açık otopark, oyun alanı ve yeşil alan fonksiyonlarında kaldığı; plan doğrultusunda, kamulaştırma listesinde davacının taşınmazlarının da bulunduğu 1.765,75 metrekarelik alanın Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 24/02/2022 tarih ve 5247 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının alınmasının üzerine bakılan davanın açıldığı, <br>Davalı idarelerin savunmalarında, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 19/07/1990 tarihli kararıyla onaylanan 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı projesinin uygulanmasının devamı niteliğindeki 228.075,33 metrekarelik 3. etap park alanı sınırları içinde bulunan festival park alanının tamamlanmasının, Belediyenin 2023 yılı hedefleri arasında yer aldığı, 30 yılı aşkın süredir plan nedeniyle kısıtlılığı süregelen proje alanındaki taşınmazların kamulaştırılmasına Belediyenin imkanları dahilinde etap etap devam edildiği, normal kamulaştırma sürecinin uzun sürdüğü, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında kamulaştırma bedeli ile ilgili uzlaşma sağlanamayan veya belirtilen süre içinde uzlaşma görüşmelerine gelmeyen taşınmaz maliklerine ait parseller için acele kamulaştırma davalarının açıldığının belirtildiği, nitekim davacıyla da uzlaşma sağlanamaması neticesinde <br> ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla … ada … sayılı parselde yer alan taşınmaza; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla da … ada … sayılı parselde yer alan taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği; kamulaştırma sürecinin uzamasının hem uzun yıllar boyunca kısıtlılık nedeniyle taşınmazlarını kullanamayan taşınmaz maliklerinin aleyhine olduğu, hem de açılan davalar nedeniyle idarenin zarara uğradığı; acele kamulaştırma yoluyla hedeflenen tarihte projenin tamamlanmasının mümkün olduğu, ayrıca; park projesinin Gaziantep il merkezinde, Şahinbey ilçesi ve Şehitkamil ilçesinin arasından geçen Alleben Deresi'nin etrafında planlanmış olması nedeniyle, şehrin bir ucundan öteki ucuna uzanan ve acil durumlar için önemli bir toplanma merkezi de olması hususunun acele kamulaştırmanın önemli gerekçeleri arasında sayıldığı, <br>Bu durumda, 1990 yılından beri yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında "100 Yıl Atatürk Kültür Parkı Alanı"nda kalmakla dava konusu taşınmazların mülkiyetlerinin uzun yıllardır kısıtlandığı, öte yandan anılan planlara karşı açılan herhangi bir davaya rastlanılmadığı, en önemlisinin de projenin yürütüldüğü alanın acil durumlar için toplanma alanı niteliğinde olduğu dikkate alındığında, acele kamulaştırmada kamu yararının ve acelelik halinin mevcut olduğu gerekçesiyle, <br>davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, acele kamulaştırma kararı verilirken nedenler arasında, alanın acil durumlar için toplanma merkezi niteliğinde olması hususunun bulunmadığı, uyuşmazlık konusu projede acelelik hali bulunmadığı gibi olağan kamulaştırma sürecinin ve prosedürün uzun sürmesi nedeniyle acele usulde kamulaştırma yapılamayacağı; 3. etap çalışma alanının oldukça büyük olduğu, vatandaşın mülkiyet hakkını zedeleyecek şekilde ek alan oluşturmakta kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : İmar planı kapsamında 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı alanı olarak belirlenen alanın 3. Etap Park alanı içerisinde "Festival Park Proje Alanı" kapsamında uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, taşınmaz malikleri ile uzlaşma sağlanamaması halinde normal prosedürün uzun sürmesi ve projenin bir an önce tamamlanması nedenlerinin tek başına taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parseller yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> Uyuşmazlığa konu taşınmazlar, … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı alanı olarak belirlenmiş olup, 3. Etap Park alanı içerisinde "Festival Park Proje Alanı"nda açık otopark, oyun alanı ve yeşil alanda kalmaktadır. <br> Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alınan taşınmazlara yönelik olarak 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince acele kamulaştırma kararı alınmasının Gaziantep Valiliğinden talep edildiği; bu talebin, Valiliğin … tarih ve … sayılı yazısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına iletildiği, anılan Bakanlığın … tarih ve … sayılı yazısı ile de Cumhurbaşkanlığına talebin iletilmesi üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür. <br> Bunun üzerine, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü; "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. ..." hükmü yer almaktadır.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Satın alma usulü" başlıklı 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde de; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır.<br> Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının "yeşil alanlar" başlıklı (vvvv) bendinin 2 sayılı alt bendinde, "Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19 uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanları ifade eder" şeklinde düzenlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür.<br> Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur.<br> 2942 sayılı Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulmuştur.<br> Bu Kanun'a göre idarelerin, Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür.<br> Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br> Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br> Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br> Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br> Buna göre, acele kamulaştırma usulünde, satın alma usulü denenmeden ve tescil hükmünün kurulması da beklenilmeden, tek şart olarak taşınmaz malın Mahkemece tespit edilen değerinin, malik adına depo edilmesi sonrasında, ancak yine Mahkeme kararıyla, idareye taşınmaza el koyma izni verilebilmektedir.<br> Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, dayandığı plan/projenin hayata geçirilmesini ivedilikle temin etme amacıyla, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br> Bu haliyle, acele kamulaştırmaya ilişkin usul, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte ve olağan kamulaştırmaya göre ölçüsüz/orantısız bir müdahale getirmemektedir.<br> Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Kamu Yararı" ölçütü yönünden incelenmesinden;<br> En önemli fonksiyonu, Anayasa'nın 56. maddesinde herkese tanınan, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı çerçevesinde, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak olan imar planlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na dayanılarak yürürlüğe konulan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde, imar planlarının, anılan amacının gerçekleştirilmesi için planlamada ya da mevcut planlardaki değişiklik ve revizyonlarda esas alınması gerekli ve mevzuatta plan yapmakla yetkilendirilen tüm idareleri bağlayıcı kurallar getirilmiş, anılan Yönetmelik'in EK-2 Tablosunda, planlanan alanda yaşayacak insanlara, iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kamusal kullanımda olacak şekilde, bütün sosyal ve teknik alt yapı alanları ve bu alanlara ilişkin asgari standartlar belirlenmiş, yeşil alanlar da bu kapsamda sosyal donatı alanları arasında sayılan kullanımlar arasında yer almıştır.<br> Sağlıklı çevrede yaşam hakkının tesisi ve imar planlamasının başarı ile uygulanmasını temin amacıyla, sosyal ve teknik alt yapı alanı olarak kamusal kullanıma ayrılan taşınmazların, imar planlarında özgülendikleri amaç doğrultusunda kullanımının sağlanması için yürütülecek idari faaliyetlerin kamu yararı taşıyacağı açıktır.<br> Bu durumda, 19/07/1990 tarih ve 4-1 sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclis Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile park alanı olarak belirlendiği anlaşılan ve kamusal kullanıma konu alan olma özelliğini halihazırda devam ettiren taşınmazın, 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı alanı olarak belirlenen alanın, 3. Etap Park alanı içerisinde "Festival Park Proje Alanı" kapsamında ve meri imar planında da özgülendiği amaç doğrultusunda kamulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br> Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Acelelik Hali" ölçütü yönünden incelenmesinden;<br>Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu alanın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi ile Şehitkamil ilçesi, Pancarlı ve Gazi Mahalleleri sınırları içerisinde yer aldığı ve imar planlarında 1990 yılından bu yana park kullanımına ayrıldığı, 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı projesinin uygulanmasının devamı niteliğindeki 228.075,33m2'lik 3. etap park alanı sınırları içinde bulunan festival park alanının tamamlanmasının, Belediyenin 2023 yılı hedefleri arasında yer aldığı, 30 yılı aşkın süredir plan nedeniyle kısıtlılığı süregelen proje alanındaki taşınmazların kamulaştırılmasına Belediyenin imkanları dahilinde etap etap devam edildiği, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında kamulaştırma bedeli ile ilgili uzlaşma sağlanamayan veya belirtilen süre içinde uzlaşma görüşmelerine gelmeyen taşınmaz maliklerine ait parseller için acele kamulaştırma davalarının açıldığı, nitekim davacıyla da uzlaşma sağlanamaması neticesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla … ada … sayılı parselde yer alan taşınmaza; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla da … ada … sayılı parselde yer alan taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği; kamulaştırma sürecinin uzamasının hem uzun yıllar boyunca kısıtlılık nedeniyle taşınmazlarına kullanamayan taşınmaz maliklerinin aleyhine olduğu, hem de açılan davalar nedeniyle idarenin zarara uğradığı; mülkiyet sorunları çözülemediği için park projesinin tamamlanamadığı, acele kamulaştırma yoluyla hedeflenen tarihte projenin tamamlanmasının mümkün olduğu, ayrıca; park projesinin Gaziantep il merkezinde, Şahinbey ilçesi ve Şehitkamil ilçesinin arasından geçen Alleben Deresi'nin etrafında planlanmış olması nedeniyle, şehrin bir ucundan öteki ucuna uzanan ve acil durumlar için önemli bir toplanma merkezi olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla alanda 1990 yılından beri kamusal kullanım olan park kullanımının gerçekleştirilemediği ve 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı projesinin yapımı tamamlandıktan sonra Anayasa'nın 56. maddesinde düzenlenen sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sağlayacağı katkılar da göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlık konusu taşınmazların, afet anında kentin toplanma alanı olarak da kullanılmasını mümkün kılmak ve 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı projesinin bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırılmasında, acelelik hali şartının da gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. <br> Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 26/04/2023 tarih ve E:2022/2195, K:2023/4097 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Kullanılmayan 296,40-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4.Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X-Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu hükmü kurala bağlanmıştır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. <br>Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede anılan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Anayasa'da herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'yle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, acele kamulaştırma, olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle, acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerin de somut olarak belirtilmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir. <br>Bu kapsamda uyuşmazlıkta; davalı idarelerce, davalı idareler tarafından, 100. Yıl Atatürk Kültür Parkının devamı niteliğinde olan 3. Etap park alanı içindeki festival park proje alanının 2023 yılı hedefleri içinde olduğu, bölgedeki kamulaştırma işlemlerinin etaplar halinde yapıldığı, alanda kamulaştırma işlemi yapılmayan yaklaşık otuz yıllık süreçte kısıtlılık halinin sürdüğü, mülkiyet sorunları çözülemediği için park projesinin tamamlanamadığı, taşınmaz malikleri ile uzlaşma sağlanamaması durumunda normal sürecin uzun sürmesi nedeniyle acele kamulaştırma yoluna gidildiği, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında kamulaştırma bedeli ile ilgili uzlaşma sağlanamayan veya belirtilen süre içinde uzlaşma görüşmelerine gelmeyen taşınmaz maliklerine ait parseller için acele kamulaştırma davalarının açıldığının belirtildiği ifade edilmiş ise de; davalılar tarafından belirtilen hususların tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı; öte yandan, Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı görülmektedir.<br>Bu durumda, imar planı kapsamında 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı alanı olarak belirlenen alanın 3. Etap Park alanı içerisinde "Festival Park Proje Alanı" kapsamında uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, taşınmaz malikleri ile uzlaşma sağlanamaması halinde normal prosedürün uzun sürmesi ve projenin bir an önce tamamlanması nedenlerinin tek başına taşınmazların acele kamulaştırılması için yeterli olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parseller yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.</font></p></body></html>
kamulaştırma