<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9401 E. , 2024/413 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/9401 <br>Karar No : 2024/413 <br> <br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVALILAR : 1- …-… <br>VEKİLİ : Av. … <br> 2- … Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVANIN KONUSU: Karar eki liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla, söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih, 5087 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Adana İli, Feke İlçesi, …Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. <br> <br>DAVACININ İDDİALARI : Somut olayda acele kamulaştırmanın yasal şartlarının mevcut olmadığı, dava konusu işlemin tesis edilmesinde kamu yararı bulunmadığı, hazine arazileriyle çevrili proje alanında enerji nakil hattı yapılabilmesi için daha uygun taşınmazlar bulunmasına rağmen en uygun taşınmazın tespit edilmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadan karar verildiği, usul ve yasaya aykırı olan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. <br> <br>DAVALILARIN SAVUNMALARI : 1. Cumhurbaşkanlığı tarafından, usule ilişkin olarak, davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususu re'sen incelenerek, süresi içinde açılmadığının tespit edilmesi halinde bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, TEDAŞ Genel Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısıyla, muhtelif il sınırları içerisinde kurulması planlanan 42 adet enerji nakil hattının bir an önce işletmeye alınabilmesini teminen, hat güzergahlarına isabet eden taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararı alınmasının talep edildiği, söz konusu talep doğrultusunda, usul ve yasaya uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği; davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. <br>2. … Dağıtım A.Ş. tarafından, Adana İli, Feke İlçesi, muhtelif mahalleleri ile tarım alanlarının yoğun olduğu bölümlere enerji ileten enerji nakil hatlarının alternatifleri olmayan şebeke yapısına sahip olduğu ve kısıtlılık durumunda şebeke yapısının yetersiz kaldığı; mevcut tesislerin 7 yerleşim alanına ait 27 trafo tesisine enerji ilettiği, 2020 yılında toplam 32 saatlik enerji kesintisi yaşandığı ve bu durumun yaklaşık 5700 hane halkının sosyo-ekonomik durumunu olumsuz yönde etkilediği; mevcut tesise alternatif besleme kaynağı yaratmak, bu suretle kesinti sayısını azaltmak ve tarımda sürekliliği sağlamak amaçlarıyla dava konusu taşınmazın yer aldığı hatta Erciyes DM - Musalar Enerji Nakil Hattı Projesinin hazırlandığı ve aynı nedenlerle acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği; dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği; davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava;ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla, söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih, 5087 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Adana İli, Feke İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br> Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. <br> Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. <br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2/a fıkrasında, "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açık olup, bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. <br> Olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım arazisi vasfında olması nedeniyle, tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden, … Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin yatırım faaliyetleri kapsamında," Erciyes DM - Musalar Enerji Nakil Hattı" güzergahına isabet eden taşınmazın bir kısmının mülkiyetinin tescil edilebilmesi, bir kısmı üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için TEDAŞ Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile 6446 sayılı Yasanın 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma kararı alındığı, bölgede bulunan enerji nakil hatlarının ekonomik ve fiziki ömrünü yitirmesinden dolayı elektrik ihtiyacını karşılayamaması, hatların çok eski olması nedeniyle yıllar içinde arıza kayıtlarının artması, mevcut nakil hatlarının olumsuz hava koşullarından kolay etkilenebilecek bir yapıda olması, yangınlara neden olabilecek olması, bakım, onarım ve montajların zaman kaybına neden olması, kesintisiz enerji sağlanması ve 2020-2021 yılı içerisinde 27 adet arıza kaydı ile toplamda 32 saatlik enerji kesintisi yaşandığı gerekçeleriyle dava konusu acele kamulaştırma kararının alınmasının talep edildiği, proje alanında imar planının bulunmadığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımına ilişkin olarak izin alındığı yolunda herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda, enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının irtifak hakkı kurulmak suretiyle, bir kısmının da mülkiyet şeklinde acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarla niteliğindeki taşınmazın tarım dışı amaçla kullanım iznine yönelik olarak karar alınmaksızın tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir. <br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih, 5087 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY: <br> 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih, 5087 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, karar eki liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla, söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. <br>Bakılan dava, anılan kararın, Adana İli, Feke İlçesi, … Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasanın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. <br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. <br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde, "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 27. maddesinde ise, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından, mal sahibi adına, 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği ve anılan Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir. <br> Öte yandan, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü yer almaktadır. <br> <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Usule ilişkin olarak; <br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, Dairemizin 07/02/2023 tarihli, E:2022/9401 sayılı ara kararına istinaden, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 08/05/2023 tarihli dilekçede; dava konusu işlemin davacıya tebliğ edilmediği, işlemden, E-devlet üzerinden yapılan araştırma sonucunda 20/07/2022 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiş; davalı idareler tarafından ise, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili tarafından, öğrenme tarihinden itibaren 30 gün içinde, 27/07/2023 (Söz konusu tarih aynı zamanda çalışmaya ara verme dönemine rastlamaktadır.) tarihinde, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/6237 sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, 28/09/2022 tarihli, E:2022/6237, K:2022/8214 sayılı kararla dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 10/12/2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine yasal süresi içinde, 28/12/2022 tarihinde, usulüne uygun olarak yenilenen dava dilekçesiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; dolayısıyla bakılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Esasa ilişkin olarak; <br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. <br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak, bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. <br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir. <br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir. <br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. <br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin başvurusu üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı, el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı sağlamakta, tescile ilişkin karar verilmediğinden tapuda mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğurmamaktadır. <br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda; idare tarafından, taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Mahkemece taşınmaz malikine gönderilen ve 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, malik tarafından kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; bu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve taşınmaz malikinin iddialarının incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada, ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesidir. <br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. <br> Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM; Ali Ekber Akyol ve diğerleri, 16/2/2017 tarihli, başvuru no: 2015/17451 kararı) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir. <br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır. <br>Dosyanın incelenmesinden; … Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin yatırım faaliyetleri kapsamında, Erciyes DM - Musalar Enerji Nakil Hattı Projesinin … tarih ve … sayılı kararla onaylandığı ve söz konusu hatta isabet eden taşınmazların kamulaştırılması amacıyla, 6446 sayılı Yasanın 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, TEDAŞ Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı; dava konusu taşınmazın anılan proje güzergahında bulunduğu ve proje alanında imar planının bulunmadığı; bölgede bulunan enerji nakil hatlarının ekonomik ve fiziki ömrünü yitirmesinden dolayı elektrik ihtiyacını karşılayamaması, hatların çok eski olması nedeniyle yıllar içinde arıza kayıtlarının artması, mevcut nakil hatlarının olumsuz hava koşullarından kolay etkilenebilecek bir yapıda olması, yangınlara neden olabilecek olması, bakım, onarım ve montajların zaman kaybına neden olması, kesintisiz enerji sağlanamaması ve 2020-2021 yılı içerisinde 27 adet arıza kaydı ile toplamda 32 saatlik enerji kesintisi yaşanması sebepleriyle, muhtelif il sınırları içerisinde kurulması planlanan 42 adet enerji nakil hattının bir an önce işletmeye alınabilmesini teminen, hat güzergahlarına isabet eden taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararı alınmasının talep edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; öte yandan, …Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:… D.İş. sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle belirlenen acele el koyma bedelinin davalı idare tarafından bankaya depo edilmesi üzerine anılan Mahkemece uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Somut olayda olduğu gibi ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasında kamu yararının ve dava konusu bölgede, bu amaçla yapılması planlanan enerji nakil hatlarının güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br> Bu durumda; Erciyes DM - Musalar Enerji Nakil Hattı Projesinin gerçekleştirilmesinde kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu; söz konusu proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin ise, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun yukarıda yer verilen hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, anılan işlemin davacının taşınmazına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. <br> <br> <br>KARAR SONUCU: <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.DAVANIN REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br> <br>(X) KARŞI OY: Bakılan dava, karar eki liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla, söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27.maddesi gereğince Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/01/2022 tarih ve 31712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/01/2022 tarih, 5087 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Adana İli, Feke İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, davacıya taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br>Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden tapuda tek kat kerpiç ev ve tarla vasfıyla kayıtlı olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kalıp kalmadığının, kalıyor ise tarım dışı amaçla kullanımı için gerekli izinlerin alınıp alınmadığının tespit edilmesi için ara kararı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği oyuyla, böyle bir araştırma yapılmadan davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. <br> <br></font></p></body></html>
kamulaştırma