<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/9165 E.  ,  2023/8426 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/9165<br>Karar No : 2023/8426 <br><br>DAVACILAR : 1- … <br> 2- …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … (temsilen … Bakanlığı) - ANKARA<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Belediye Başkanlığı - …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, Osmangazi Meydanı Projesi kapsamında Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 28/10/2022 tarih ve 31997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27/10/2022 tarih ve 6314 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Bursa İli, Osmangazi İlçesi … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu acele kamulaştırma kararında kamu yararının ve acelelik durumunun bulunmadığı, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI:<br>1-Cumhurbaşkanlığı tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından tesis edilmiş olması nedeniyle Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği savunulmaktadır.<br> Esas yönünden; dava konusu acele kamulaştırma kararının Osmangazi Belediye Başkanlığının talebi üzerine tesis edildiği, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan Osmangazi Meydanı projesi kapsamında Osmangazi Belediye Başkanlığınca acele kamulaştırma yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br>2- Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu taşınmazın Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar plan değişikliği ile ibadet alanı ve meydan alanı kullanımında kaldığı, ...İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla söz konusu plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş dosyasında Mahkemece dava konusu taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar plan değişikliği ile ibadet alanı kullanımında, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan uygulama imar planı değişikliğiyle belediye hizmet alanında kaldığı, ibadet alanında kalan kısmına ilişkin olarak … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, belediye hizmet alanında kalan kısmına ilişkin olarak ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, otopark, meydan, cami ve sosyal yaşam alanlarını kapsayan Osmangazi Meydanı projesinin kamu yararı dönüşüm projesi niteliğinde olduğu, proje kapsamındaki taşınmazların %98 oranındaki kısmının kamulaştırmasının tamamlandığı ve inşaat çalışmalarında sona gelindiği, projenin devamı niteliğinde olan ve dava konusu taşınmazın da içinde yer aldığı alanda ise uzlaşma sağlanamadığı için kamulaştırma işlemleri başlatılan %2 oranında özel mülkiyete tabi taşınmazın bulunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, Osmangazi Meydanı Projesi kapsamında Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 28/10/2022 tarih ve 31997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27/10/2022 tarih ve 6314 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Bursa İli, Osmangazi İlçesi … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. <br>Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.<br>Anayasanın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” ve 6. maddesinin son fırkasında “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” kuralına yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. <br>3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.<br>" hükmüne yer verilmiş, 8. maddesinde ise arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacağı, hükme bağlanmıştır.<br>Kamulaştırma Kanunu uyarınca idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırma yetkisi bulunmakla birlikte İmar Kanununda herhangi bir sahanın imar planına aykırı amaçlar için kullanılamayacağı hükme bağlandığından, imar planı olan yerlerde, idareler ancak bu planda ayrılan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırma işlemi tesis edebilirler.<br>İncelenen davada, dava konusu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar plan değişikliği ile kısmen cami alanı kullanımında, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan uygulama imar planı değişikliğiyle kısmen belediye hizmet alanında kaldığı, cami alanında kalan kısmına ilişkin olarak … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, belediye hizmet alanında kalan kısmına ilişkin olarak ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan plan değişikliklerinin iptaline karar verildiği, dava konusu taşınmazın da bulunduğu alanın ''belediye hizmet alanı"' olarak düzenlenmesini içeren Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … kararıyla kabul edilerek, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar planı değişikliğinin dayanağını teşkil eden 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin yürütmesinin ...İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla durdurulduğu, aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla da iptaline karar verildiği, söz konusu uygulama imar planı değişikliğinin yürütmesinin ise ...İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla durdurulduğu, aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, dava konusu acele kamulaştırma kararının ise 27/10/2022 tarihinde tesis edilerek 28/10/2022 tarih ve 31997 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; dava konusu acele kamulaştırma kararının tesis edildiği 27/10/2022 tarihinde dayanağı imar planı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, 27/10/2022 tarih ve 6314 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY :<br> Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği ile uyuşmazlığa konu taşınmazın fonksiyonu "ibadet ve meydan alanı" olarak belirlenmiştir.<br> Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile; uyuşmazlığa konu taşınmazın 2021 - 2025 yılları arası beş yıllık imar programına alınmasına karar verilmiştir.<br> Osmangazi Belediye Encümeninin … tarih … sayılı kararı ile; uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı alınmıştır.<br> … tarih ve … sayılı Osmangazi Belediye Encümeni kararı ile; Osmangazi Meydanı Projesi 1. etap çalışmaları kapsamında, alanın %98 oranındaki kısmın kamulaştırılmasının tamamlandığı belirtilerek uzlaşma sağlanamayan %2’lik kısmının acele kamulaştırılmasının uygun olduğuna karar verilmiştir.<br> Dava konusu 27/10/2022 tarih ve 6314 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Bursa İli, Osmangazi İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri yer alan taşınmazların, Osmangazi Meydanı Projesi kapsamında Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br> Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacılara ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerden Osmangazi Belediye Başkanlığının 17/03/2023 tarihinde Dairemiz kaydına giren savunma ve ara kararına cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar plan değişikliği ile ibadet ve meydan alanı kullanımında kaldığının, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 17/06/2021 tarih ve 892 sayılı kararı ile onaylanan uygulama imar planı değişikliğiyle kısmen belediye hizmet alanında kaldığının, cami alanında kalan kısmına ilişkin olarak ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, belediye hizmet alanında kalan kısmına ilişkin olarak ise .. .İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan plan değişikliklerinin iptaline karar verildiğinin, ayrıca dava konusu işleme istinaden ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayılı dosyasında taşınmaza el konulmasına karar verildiğinin beyan edildiği görülmektedir.<br> Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı dava konusu taşınmazın, ''kısmen ibadet alanı, kısmen meydan alanı'' olarak belirlenmesine ilişkin Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dayanağını teşkil eden Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … Meydanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 12/8/2021 tarih ve 1290 sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle, aynı mahalle, … ada, … parsel sayılı taşınmazın dava dışı malikleri tarafından açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla sözü edilen nazım imar planlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan itiraz … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve Y.D. İtiraz No:… sayılı kararıyla reddedilmiş, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve K:… sayılı kararı ile de, belirtilen nazım imar planlarının iptaline karar verilmiştir. Sözü edilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında istinaf yolu incelemesi için beklemektedir.<br> Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın hissedarı olan iş bu davanın davacıları tarafından, Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi …-…-… adalarda muhtelif parselleri kapsayan alanda Belediye Hizmet Alanı düzenlemesini içeren Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Osmangazi Belediye Meclisi'nin … tarih ve … kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan itiraz … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve Y.D İtiraz No:… sayılı kararıyla reddedilmiş, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve K:… sayılı kararıyla da, dayanağı 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım imar planlarının ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle sözü edilen uygulama imar planının iptaline karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında istinaf yolu incelemesi için beklemektedir.<br> Uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kısmen ibadet alanında, kısmen Belediye Hizmet Alanında kalması nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiği belirtilerek … ada, … parsel sayılı dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve belediye başkanlığı adına tescili istemiyle Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından, iş bu davanın davacıları aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, davacının 25/11/2022 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmesi nedeniyle Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir.<br> Aynı mahalle, … ada, … parsel sayılı taşınmazın dava dışı malikleri tarafından açılan davada, dayanağı üst ölçekli nazım imar planlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla uygun bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli … Mahallesi ve Yakın Çevresi Uygulama İmar Planının -davacılara ait taşınmazın da içinde bulunduğu ada yönünden- Bursa 4. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan itiraz … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve Y.D İtiraz No:… sayılı kararıyla reddedilmiş, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve K:… sayılı kararı ile de, belirtilen uygulama imar planı değişikliğinin iptaline verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:… sayılı dosyasında istinaf yolu incelemesi için beklemektedir. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmü yer almaktadır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden:<br> Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının husumete ilişkin itirazı yönünden; <br>Dava konusu edilen işlemin Cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edildiği dikkate alındığında davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının hasım mevkiinden çıkartılması gerektiğine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.<br> Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacılar tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br><br>Esas Yönünden:<br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idare tarafından kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, yapılacak başvuru üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanlığınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı ile, tapuda mülkiyetin el değiştirmesi beklenilmeden el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı doğmaktadır.<br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Şöyle ki; taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, idare tarafından 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmekte olup, anılan davada, Mahkemece 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; söz konusu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve ilgili taşınmaz malikinin iddialarının anılan davada incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır.(AYM, Ali Ekber Akyol ve diğerleri, B. No: 2015/17451, 16/2/2017) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.<br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.<br>Uyuşmazlıkta, uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu alanın ''belediye hizmet alanı"' olarak düzenlenmesini içeren Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … kararıyla kabul edilerek, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dayanağını teşkil eden 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğinin yürütülmesinin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla durdurulduğu, aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla da iptaline karar verildiği, ayrıca söz konusu uygulama imar planı değişikliğinin yürütülmesinin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla durdurulduğu, aynı Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla da iptaline karar verildiği, dava konusu işlemin ise 27/10/2022 tarihinde tesis edilerek 28/10/2022 tarih ve 31997 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, dolayısıyla iptali istenilen acele kamulaştırma kararının tesis edildiği tarihte nazım ve uygulama imar planlarının hukuk aleminde mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; dava konusu 27/10/2022 tarihli acele kamulaştırma kararından önce, Mahkemece yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin uygulama imar planı değişikliğinin, dava konusu acele kamulaştırma kararının dayanağı olamayacağı, dolayısıyla davaya konu acele kamulaştırma kararının tesis edildiği 27/10/2022 tarihinde dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, <br>4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kamulaştırma