<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1750 E.  ,  2023/8328 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/1750<br>Karar No : 2023/8328<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2019/14436, K:2022/5775 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, Altınşehir-Güvercintepe, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın öngörülen dini tesis alanı fonksiyonunun değiştirilmesi, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bu mümkün değilse kamulaştırılması ya da idareye ait başka bir taşınmazla trampa edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacıya ait taşınmazın meri imar planında dini tesis alanı lejantında kaldığı, taşınmazdaki tahsis ve kamulaştırma açısından yetkinin Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğu, alanın rezerv yapı alanı içinde kalmasının da bu hususu değiştirmediği, rezerv yapı alanı içindeki taşınmazlara bir çok sosyal donatı işlevi büründürüldüğü, bu işlevlere ilişkin kamulaştırma yetkisinin hepsinin davalı idarede olduğunun düşünülemeyeceği, burada davalı idarenin yetkisinin plan ve diğer işlemlerin yapımı ile işlerin organize edilmesinden ibaret olduğu bu sebeple, planda dini tesis alanı olarak belirlenen taşınmazın kamulaştırılmasından Diyanet İşleri Başkanlığının sorumlu olduğu dolayısıyla davacı tarafından davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan bu başvurunun yetkisiz makama yapılmış bir başvuru olduğunun açık olduğu, idarenin bütünlüğü ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarece, davacının başvuru dilekçesinin yetkili idari makam olan Diyanet İşleri Başkanlığına gönderilmesi ve söz konusu idarece başvurunun değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerekirken, davacının başvurusunun yetkisiz makam olan davalı idarece taşınmazın 20/09/2013 tarihli Bakanlık Oluru ile sınırları güncellenen rezerv yapı alanı içerisinde yer aldığı, rezerv yapı alanı olarak belirlenen alanda master plan çalışmalarına başlanarak ön master plan onayının gerçekleştirildiği, rezerv yapı alanına ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlama çalışmalarının sonraki aşamalarda ele alınarak ayrıntılı olarak inceleneceği, anılan taşınmazla ilgili belediyelerin onayladığı imar planları ile getirilmiş plan kararlarının korunması ya da değiştirilmesine ilişkin hususların master plan çalışmasından sonra yapılacak alt ölçekli plan çalışmalarında belirlenebileceğinden parsele yönelik herhangi bir değerlendirme yapılamadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kamulaştırma işleminin ilgili idaresince yürütüleceği gözönüne alındığında Bakanlığın hasım konumundan çıkarılması ve Diyanet İşleri Başkanlığının hasım konumuna alınması gerektiği, davacının taşınmazını kapsayan alana ilişkin 28.08.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Altınşehir 1.Etap Uygulama İmar Planı ile 21.09.2011 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Güvercintepe Nazim İmar Planının, Bakanlıklarınca onaylanmadığı, onaylandığı tarih itibarıyla sorumluluğun ilgili Belediye Başkanlıklarına ait olduğu, İdare Mahkemesince "rezerv yapı alanı" ilanı ile "imar planı" ifadelerinin karıştırıldığı, Bakanlık tarafından dava konusu taşınmazı kapsayan "rezerv yapı alanı" ilan edildiği ve imar ve parselasyon planı bulunan alanlarda uygulamanın bu plan çerçevesinde devamının sağlandığı, diğer plan kararlarına ilişkin ise çalışmaların sürdürüldüğü, halen çalışmaları süren planda dava konusu taşınmaza ilişkin kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı ve bu kapsamda davacının taşınmazına ilişkin bir değerlendirmenin de yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : Davacının mülkiyetinde bulunan, İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, Altınşehir-Güvercintepe, ... ada, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın, 28/08/2008 onay tarihli 1/1000 ölçekli Altınşehir 1. Etap Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Güvercintepe Nazım İmar Planında "dini tesis alanı" olarak belirlendiğinden bahisle taşınmazın öncelikle dini tesis alanı fonksiyonundan çıkarılması, bu mümkün değilse kamulaştırılması ya da idareye ait başka bir taşınmazla trampa edilmesi istemiyle 07/12/2013 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun, taşınmazın 20/09/2013 tarihli Bakanlık Oluru ile sınırları güncellenen rezerv yapı alanı içerisinde yer aldığı, rezerv yapı alanı olarak belirlenen alanda master plan çalışmalarına başlanarak ön master plan onayının gerçekleştirildiği, rezerv yapı alanına ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlama çalışmalarının sonraki aşamalarda ele alınarak ayrıntılı olarak inceleneceği, anılan taşınmazla ilgili belediyelerin onayladığı imar planları ile getirilmiş plan kararlarının korunması ya da değiştirilmesine ilişkin hususların master plan çalışmasından sonra yapılacak alt ölçekli plan çalışmalarında belirlenebileceğinden parsele yönelik herhangi bir değerlendirme yapılamadığından bahisle reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmış iken aynı maddenin devamında uygulama imar plan; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 8. maddesinde ise, planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslar belirlenerek, (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği açıklanmıştır.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1.maddesinde; (Ek:20/8/2016-6745/33 md.)<br>Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. hükmü yer almaktadır.<br> 5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin 1. fıkrasında "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;... (b)... "mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir." <br> 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin 3. fıkrasında ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri belirlenmiş, aynı fıkranın (d) bendinde ... "mabetler ile sağlık, eğitim, kültür tesis ve binalarının yapım, bakım ve onarımı ile kültür ve tabiat varlıkları ve tarihî dokuyu korumak; kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin geliştirilmesine ilişkin hizmetler yapmak; bölge otoparkı, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek. " hükümlerine yer verilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin 30/12/2022 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 11.12.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Altınşehir-Güvercintepe Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında "dini tesis alanı" lejantında kaldığı ve Başakşehir Belediye Başkanlığınca yeni bir plan çalışması yapılmadığı, davalı idarece dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgenin "rezerv yapı alanı" olarak ilan edilmesinden sonraki süreçte herhangi bir imar planı yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta, 11.12.2012 tarihinde Başakşehir Belediye Başkanlığınca onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ve 21.09.2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında "dini tesis alanı" olarak ayrılan uyuşmazlık konusu taşınmazın plan değişikliği yapmaya yetkili idarenin yürürlükteki planları onaylayan belediyeler olduğu, öte yandan anılan planların uygulanmasına yönelik kamulaştırma işleminden sorumlu idarenin Başakşehir İlçe Belediyesi olduğu sonucuna ulaşıldığından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının husumetten çıkartılarak Başakşehir Belediye Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkiine alınması sonrasında uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir. <br> İdare Mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada öncelikle davaya konu taşınmazın güncel mülkiyet durumu ile yine güncel imar durumunun, plan değişikliği varsa yapılan değişikliğe dava açılıp açılmadığının, imar uygulaması yapılıp yapılmadığının, Bakanlık tarafından "rezerv yapı alanı" ilanı kapsamında plan yapılıp yapılmadığının da araştırılması suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kamulaştırma