<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1136 E.  ,  2023/7848 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/1136<br>Karar No : 2023/7848 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>DAVALILAR : 1- ... - ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Bakanlığı- ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... A.Ş. Genel Müdürlüğü - ...<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>DAVANIN KONUSU : Milas ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı projesi kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları ve enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurmak suretiyle Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarih ve 5683 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya ait Muğla İli, Milas İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :Acele kamulaştırma yapılması amacıyla gereken şartların oluşmadığı, acelelik halinin olmadığı, taşınmazın tarım alanında kaldığı, yapılan işlemde kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin dayanağı olan projeye dava açılmadığı, proje kapsamında kalan taşınmazların BOTAŞ lehine kamulaştırılması işlemlerinde, ülkemizin enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğal gazın tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmelere neden olunmaması gerektiğinden normal kamulaştırma yönteminin uzun zaman alacak olması nedeniyle ve güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği, acelelik halinin bulunduğu ve 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca işlem tesis edildiğinden davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Milas ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı projesi kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları ve enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurmak suretiyle Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/06/2022 tarih ve 31856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/06/2022 tarih ve 5683 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ait Muğla İli, Milas İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12/a maddesinde, kamulaştırmanın, bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde yapılacağı, bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararının, kamu yararı kararı yerine geçeceği ve müteakip işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır.<br>Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. <br>3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 17. maddesinin 1. fıkrasında: "Devlet; zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar."; 20. maddesinde: "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir." kuralı bulunmaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinden, ülke genelinde doğal gaz ihtiyacının karşılanması, Milas İlçesinin hava kirliliğine alternatif çözüm olarak çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gaz ihtiyacı karşılanarak doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması amacıyla BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının zeytinli tarla niteliğinde bulunan taşınmazını da kapsayan Milas ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesi güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine göre acele kamulaştırma yöntemiyle yapılmasını teminen Cumhurbaşkanı kararı alınmasının talep edilmesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 16/05/2022 günlü, 120366 sayılı yazısı üzerine, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının alındığı, daha sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla Milas ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı ile Korkuteli-Fethiye-Dalaman- Ortaca İlçesi Gaz Boru Hattı projeleri için lüzumlu olan, özel mülkiyete konu taşınmazların mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verildiği, bu karara dayanılarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 27/06/2022 tarihli yazısı ile onay verildiği, ... Asiye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacıya ait taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, kamulaştırımasına karar verilen projenin son noktasında tesis edilecek olan take-off ve hat vanası için planlanan ulaşım yolunun imar planı içerisinde kaldığının tespit edildiği ve 10/01/2023 tarihinde sahada tutulan tutanak ekindeki krokide gösterildiği şekilde yeni yol güzergahının imar planı dışına çıkarılarak, Muğla İli, Milas İlçesi, Mutluca Mahallesi sınırları içerisinde kalan listeye göre 3 adet taşınmazdan toplam 1665,43 m2 mülkiyet hakkı, 534,39 m2 daimi irtifak hakkı, 259,18 m2 geçici irtifak hakkının iptal edilerek, 2 taşınmazda toplam 259,18 m2 kısmın geçici irtifak hakkı, 534,39 m2 kısmın ağaç dikmemek ve sabit yapı yapmamak şartı ile daimi irtifak hakkı ile 856,53 m2 kısmının mülkiyetinin Maliye Hazinesi, kullanım hakkının kuruluşları lehine olmak üzere kamulaştırılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ... tarih ve ... sayı ile onaylandığı, bunun üzerine davacıya ait taşınmazın 991.09 m2 mülkiyet kamulaştırması, 290,75 m2 irtifak hakkı, 132,10 m2 geçici irtifakının iptal edilerek yeni oluşan duruma göre 856,53 m2 mülkiyet kamulaştırması, 290,75 m2 irtifak hakkı, 132,10 m2 geçici irtifakı tesisine karar verilerek kamulaştırılacak alanların metrekarelerinin değiştirildiği anlaşılmaktadır.<br>İncelenen davada, kamu yararı kararının dava konusu karardan sonra alındığı, tapuda zeytinli tarla niteliğinde bulunduğunun belirtilmesine rağmen 3573 sayılı Yasa kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının ekinde kamulaştırılmasında acelelik hali bulunan taşınmazların listesinin bulunmadığı, yalnızca hattın geçtiği güzergahı gösteren harita eklendiği, sonradan alınan kamu yararı kararına göre belirlenen kamulaştırılacak taşınmazların listesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinden acele el koyma kararı alındıktan sonra tekrar değişiklik yapıldığı görüldüğünden, dava konusu acele kamulaştırma kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu 03/06/2022 tarih ve 5683 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Dava konusu 03/06/2022 tarih ve 5683 Cumhurbaşkanlığı kararı ile, Milas ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı projesi kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları ve enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurmak suretiyle Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin karar verilmiştir.<br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür..." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usul Yönünden:<br>Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacılar tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Esas Yönünden:<br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idare tarafından kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, yapılacak başvuru üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanlığınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı ile, tapuda mülkiyetin el değiştirmesi beklenilmeden el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı doğmaktadır.<br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Şöyle ki; taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, idare tarafından 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmekte olup, anılan davada, Mahkemece 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; söz konusu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve ilgili taşınmaz malikinin iddialarının anılan davada incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM, Ali Ekber Akyol ve diğerleri, B. No: 2015/17451, 16/2/2017) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.<br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, Milas ilçesinin doğal gaz ihtiyacının karşılanması, Milas ilçesinin hava kirliliğine alternatif çözüm olarak çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gaz ihtiyacı karşılanarak doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması amacıyla uyuşmazlığa taşınmazını da kapsayan Milas İlçesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesi kapsamında, anılan proje güzergahına isabet eden taşınmazların 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının alındığı, anılan projeye dava açıldığına dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, daha sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verildiği ve Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı kamulaştırma kararının alındığı, ... Asiye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacıya ait taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, anılan projenin son noktasında tesis edilecek olan take-off ve hat vanası için planlanan ulaşım yolunun imar planı içerisinde kaldığının tespit edildiği ve 10/01/2023 tarihinde sahada tutulan tutanak ekindeki krokide gösterildiği şekilde yeni yol güzergahının imar planı dışına çıkarılarak, proje revizyonu akabinde, uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu bir takım taşınmazlar hakkında Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı kamulaştırma kararının alındığı, bunun üzerine davacıya ait taşınmazın 991.09 m²'sinin mülkiyet kamulaştırması, 290,75 m²'sinin irtifak hakkı, 132,10 m²'sinin geçici irtifak kurulması suretiyle kamulaştırılmasına ilişkin işlemin iptal edilerek yeni oluşan duruma göre taşınmazın 856,53 m²'sinin mülkiyetinin kamulaştırması, 290,75 m²'sinin irtifak hakkı, 132,10 m²'sinin geçici irtifak hakkı tesisi suretiyle kamulaştırılmasına karar verilerek kamulaştırılacak alanların metrekarelerinin değiştirildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan bedel tespiti ve tescil davasında ise, anılan metrekareler üzerinden ... tarih ve E:... , K:... sayılı davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, davacıya ait taşınmaz hakkında alınan acele kamulaştırma kararının Milas İlçesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesine dayandığı, anılan projeye dava açılmadığı, revize edilen proje güzergahının da davacının taşınmazından geçtiği ve bu taşınmaz yönünden yürürlükte olduğu; ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği, enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek dağıtım sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, onaylı projeler kapsamında, normal kamulaştırma yöntemi yerine, üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

kamulaştırma