<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2265 E. , 2023/8428 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/2265<br>Karar No : 2023/8428 <br><br><br>DAVACILAR :1- … 2- …<br> 3- … 4- …<br> 5- …<br>VEKİLLERİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … (temsilen … Bakanlığı) - …<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- …. Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ..<br><br>DAVANIN KONUSU : Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların, bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/10/2019 tarihli ve 30908 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 03/10/2019 tarih ve 1596 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı (.. ve … nolu bağımsız bölümler) taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACILARIN İDDİALARI: Davacılar tarafından, davaya konu işlemin sebep, konu, şekil ve maksat yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu, işlemin maddi ve hukuki bir nedeninin bulunmadığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın kentsel dönüşüm ve gelişim alanına dahil edilmesini gerektiren bir zorunluluk bulunmadığı, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde aranılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ortaya konulmadığı, acelelik halinin, üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı, somut olayda kamu yararı kararının alınmadığı, uzlaşma görüşmelerinin gerçekleştirilmediği, söz konusu taşınmazların yıkılmasını gerektiren herhangi bir riskli durumun bulunmadığı belirtilerek, dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI:<br>1-… tarafından, davanın süresinde açılmadığı, husumetin diğer davalı ile görülmesi gerektiği, dava konu taşınmazın da içinde yer aldığı alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi doğrultusunda Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edildiği, Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararı ile kamu yararı kararının alındığı, davaya konu işlemin ilgili mevzuata uygun olduğu, iptal edilmesini gerektiren bir cihet bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konu taşınmazın da içinde yer aldığı alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi doğrultusunda Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edildiği, alanın fiziksel, ekonomik ve sosyal özellikleri bir bütün olarak ele alındığında, yapı kalitesinin çok düşük ve sorunlu olduğu, mahallenin fiziksel koşulları yönünden sağlıksız olduğu ve kentsel altyapısının olmadığı, güvensiz bir yaşam çevresi oluşturduğu, suç işleme oranının yüksek olduğu, ticari, sosyal ve kültürel mekanların inşa edilmesinin gerekli olduğu, afetlere karşı risk taşıyan yerleşim yeri olduğu, hak sahipleri ile uzlaşma görüşmelerinin yapıldığı, %62 oranında anlaşma sağlandığı, proje bütünlüğü için acele kamulaştırma yapılmasının zorunlu olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava,Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Çömlekçi Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/10/2019 tarihli ve 30908 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/04/2019 tarihli ve 1596 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının ,Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, …Mahallesi, … ada, … parsel sayılı (… ve … nolu bağımsız bölümler) taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.<br>Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddenin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." son fıkrasında ise: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralıyla usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenerek, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal gerekliliktir.<br>20.03.1952 günü kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19.03.1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” ve 6. maddesinin son fırkasında “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” kuralına yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." kuralına yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.<br>Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle, üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.<br> Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Yani acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir. <br>Dosyadaki bilgi ve belgelerle Danıştay Altıncı Dairesince verilen ara kararları cevaplarının birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanın Trabzon Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73.maddesi uyarınca Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, …Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim(Gecekondu Dönüşüm) Proje Alanı ilan edildiği, … tarih ve … sayıl Çömlekçi Mahallesi Kentsel Dönüşümı Trabzon Belediye Meclisi kararıyla … tarih ve … sayılı kararın tashih edilerek 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73.maddesi ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre Kentsel Yenileme (Gecekondu Dönüşüm)Alanı olarak düzenlenmesine karar verildiği,Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni'nin … tarih ve …sayılı kararıyla uyuşmazlık konusu taşınmazında içinde yer aldığı Çömlekçi Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı için kamulaştırma kararı alındığı, … tarih ve …sayılı Büyükşehir Belediye Meclis kararıyla uyuşmazlık konusu taşınmazın da dahil olduğu Çömlekçi Kentsel Dönüşüm 1. Etap 3.Bölge içerisinde yer alan taşınmazlar için acele kamulaştırma kararı alınmasına, gereği için evrakın İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verildiği, 04/10/2019 tarihli ve 30908 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/04/2019 tarihli ve 1596 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, …Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği, bu kararın ,Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı (… ve … nolu bağımsız bölümler) taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı,uyuşmazlık konusu taşınmazın da içerisinde yer aldığı 6,47 hektar alanın, … tarih ve …sayılı Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlık Makamı Oluru ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ''Rezerv Yapı Alanı'' olarak ilan edildiği, söz konusu rezerv yapı alanı ilanına ilişkin açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, rezerv yapı alanındaki uygulamalara ilişkin (2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre Hazine adına kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemler yapma da dahil) 6306 sayılı Kanunun 6. Maddesinin 12. fıkrası uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yetkilendirilmiş olduğu, rezerv yapı alanına ilişkin yeni planlama çalışmalarının devam etmekte olduğu, halen imar planında kentsel dönüşüm alanı olduğu, Bakanlık tarafından davalı Belediyeye davaya konu alanla ilgili yetkilendirme yapılmamış olduğu, rezerv yapı alanı kararı sonrasında söz konusu alanda 130 konut ve 19 adet ticari bağımsız birimin inşaatına başlandığı ve inşaatın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın, iş bu dava dosyasıyla süren yargılamanın devamı sırasında, … tarih ve … sayılı Bakanlık Makamı Oluru ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ''Rezerv Yapı Alanı'' olarak ilan edilmesi, rezerv yapı alanındaki uygulamalara ilişkin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre Hazine adına kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemler yapma da dahil olmak üzere, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın yetkilendirilmiş olması, Bakanlık tarafından davalı Belediyeye davaya konu alanla ilgili herhangi bir yetkilendirme yapılmamış olması durumları dikkate alındığında, gelinen son durum itibarıyla, rezerv yapı alanında kalan uyuşmazlık konu taşınmazın, davalı Belediye tarafından kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında acele kamulaştırılmasının hukuki dayanağı kalmadığı, rezerv yapı alanı ilanından sonraki süreçte uyuşmazlık konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasının -bu hususta yeniden tesis edilecek Cumhurbaşkanı Kararı sonrasında- ancak Bakanlık tarafından yetkilendirilen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılabilecek olması nedenleri ile, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararı yönünden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu görüldüğünden ve gelinen aşamada davaya konu taşınmazın davalı Belediye tarafından kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/10/2019 tarihli ve 30908 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/04/2019 tarihli ve 1596 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının ,Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı (… ve … nolu bağımsız bölümler) taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/11/2023 tarihinde, davalı Cumhurbaşkanlığı vekili Av. …..'un geldiği, davacılar vekili ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Trabzon Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu alan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca … Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim (Gecekondu Dönüşüm) Proje Alanı olarak belirlenmiştir.<br> Trabzon Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla; … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı tashih edilerek 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre uyuşmazlığa konu taşınmazın da içinde bulunduğu alanın Kentsel Yenileme (Gecekondu Dönüşüm) Alanı olarak düzenlenmesine karar verilmiştir.<br> Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararıyla; Çömlekçi Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan taşınmazlar için kamulaştırma kararı alınmıştır.<br> Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu taşınmazın da dahil olduğu Çömlekçi Kentsel Dönüşüm 1. etap 3. bölge içerisinde yer alan taşınmazlar için acele kamulaştırma kararı alınmasına, gereği için evrakın İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.<br> Dava konusu 03/10/2019 tarih ve 1596 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, …Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların, bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında sağlıksız yapılaşmanın çözümüne yönelik projenin ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br> Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacılara ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> Diğer taraftan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile; uyuşmazlığa konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı 6,47 hektar alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ''rezerv yapı alanı'' olarak ilan edilmiş, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre Hazine adına kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemler yapma da dahil olmak üzere rezerv yapı alanındaki uygulamalara ilişkin 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkilendirilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmü yer almaktadır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir.<br><br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Usul Yönünden:<br> Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine 30 gün içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.<br><br>Esas Yönünden:<br>Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br>Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idare tarafından kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, yapılacak başvuru üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanlığınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı ile, tapuda mülkiyetin el değiştirmesi beklenilmeden el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı doğmaktadır.<br>Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Şöyle ki; taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, idare tarafından 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmekte olup, anılan davada, Mahkemece 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; söz konusu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve ilgili taşınmaz malikinin iddialarının anılan davada incelenebileceği açıktır. <br>Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM, Ali Ekber Akyol ve diğerleri, B. No: 2015/17451, 16/2/2017) <br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır. <br>Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.<br>Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.<br> Uyuşmazlıkta; Dairemizce verilen 07/04/2022, 26/05/2022, 15/09/2022, 01/12/2022 ve 16/02/2023 tarihli ara kararlarına davalı idareler ve dava dışı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen cevap dilekçelerinin incelenmesinden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile; uyuşmazlığa konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı 6,47 hektar alanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ''rezerv yapı alanı'' olarak ilan edildiği, söz konusu rezerv yapı alanı ilanına ilişkin açılmış herhangi bir davanın bulunmadığı, rezerv yapı alanındaki uygulamalara ilişkin (2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre Hazine adına kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemler yapma da dahil) Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yetkilendirildiği, rezerv yapı alanı kararı sonrasında alana ilişkin yeni planlama çalışmalarının devam etmekte olduğu, alanın imar planında halen kentsel dönüşüm alanı olduğu, Bakanlık tarafından davalı Belediyeye davaya konu alanla ilgili yetkilendirme yapılmadığı, rezerv yapı alanı kararı sonrasında söz konusu alanda 130 konut ve 19 adet ticari bağımsız birimin inşaatına başlandığı ve inşaatın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın, iş bu dava dosyası ile yürütülmekte olan yargılamanın devamı sırasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve …sayılı işlemi ile ''Rezerv Yapı Alanı'' olarak ilan edilmesi, rezerv yapı alanındaki uygulamalara ilişkin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre Hazine adına kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemler yapma da dahil olmak üzere, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yetkilendirilmesi, Bakanlık tarafından davalı Belediyeye davaya konu alanla ilgili herhangi bir yetkilendirme yapılmamış olması hususları dikkate alındığında, gelinen son durum itibarıyla, rezerv yapı alanında olan uyuşmazlığa konu taşınmazın, davalı Belediye tarafından kentsel dönüşüm ve gelişim (gecekondu dönüşüm) çalışmaları kapsamında acele kamulaştırılmasının hukuken mümkün olmaması, rezerv yapı alanı ilanından sonraki süreçte uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasının -bu hususta yeniden tesis edilecek Cumhurbaşkanı Kararı sonrasında- ancak Bakanlık tarafından yetkilendirilen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılabilecek olması nedeniyle, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararı yönünden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, dosyanın geldiği aşama itibarıyla ortadan kalkmış olduğu görüldüğünden ve gelinen aşamada uyuşmazlığa konu taşınmazın -davalı Belediye tarafından- kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> Dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, <br>3. Davacılar vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız davalar için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, <br>4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>
kamulaştırma