<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7210 E. , 2023/7212 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/7210<br>Karar No : 2023/7212 <br><br>DAVACILAR : 1- … <br> 2- …<br> 3- …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR: 1- … / …<br> 2- … Genel Müdürlüğü / …<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>DAVANIN_KONUSU: 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tapu Sicili Tüzüğünün 60. ve 72. maddelerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60. ve 72. maddelerinin Anayasa, Türk Medeni Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu’na aykırı olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 889/1. maddesinde taşınmazın bölünmesi halinde rehnin taşınmazlar üzerine değerleri oranında dağıtılacağı, anlaşma var ise anlaşmaya göre yoksa tapu idaresinin resen dağıtacağı hükmünün yer aldığı, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 5/5. maddesinde de arsa payı oranında geçeceğinin düzenlendiği, ancak dava konusu Tüzükte rehnin aynen aktarılmasının düzenlendiği, değere göre veya arsa payına göre aktarımın ise anlaşma şartına bağlandığı, bu haliyle düzenlemelerin anılan kanun hükümlerini değiştirir nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Türk Medeni Kanunu'nun 1014. maddesine göre bir tescilin terkini veya değiştirilmesinin ancak bu kaydın kendisine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceği, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 69. maddesinde de benzer düzenleme olduğu, arsa kat irtifakına dönüştürülürken ipoteğin bölünerek bağımsız bölümlere paylaştırılması hususunda talep olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 889. maddesinde rehnin taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince re'sen dağıtılacağı öngörülmekte ise de, bölünmelerde rehin alacaklısının zarara uğratılmaması esas olduğundan, söz konusu hükmün sadece bağımsız bölümlerin mülkiyetinin aynı kişiye veya borçtan müteselsilen sorumlu kişilere ait olması halinde uygulanabileceği, öte yandan idarelerinin değer tespitinde bulunma görev ve sorumluluğunun olmadığı gibi hangi değer üzerinden işlem yapılması gerektiğinin de belirsiz olduğu, bu nedenle Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60. maddesinde yapılan düzenleme ile konuya yön verildiği, uygulamanın bugüne kadar bu şekilde olduğu, taşınmaz değerleme uzmanı olmayan tapu memurunun rehni paylaştırması durumunda alacaklıyı zarara uğratmayacak bir hukuksal mekanzimanın mevcut olmadığı, sonuç olarak rehin yükünün dağıtılması konusunda taraflar anlaşamazlarsa ilgililerin yargıya başvurmaktan başka çarelerinin olmadığı, Tapu Sicili Tüzüğü'nün dava konusu maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60. maddesi yönünden uygulama işlemi bulunmadığından incelenmeksizin reddi, 72. maddesi yönünden ise esastan reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 17.8.2013 gün ve 28738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ve 72'nci maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>6083 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde, Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulması, taşınmazlarla ilgili her türlü akitli ve akitsiz tapu işlemleri ile tescil işlerinin yapılması, siciller üzerindeki değişikliklerin takibi, denetlenmesi, sicil ve belgelerin arşivlenerek korunması Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmış; aynı Kanunun 9'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında da, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Bölüm Taşınmaz Rehni başlığı altında; Kanunun "Tescil" başlıklı 856'ncı maddesinde, " Taşınmaz rehni tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklıdır. Taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır." hükmüne; " Rehnin sona ermesi" başlıklı 858'inci maddesinde, "Taşınmaz rehni, tescilin terkini veya taşınmazın tamamen yok olmasıyla sona erer. Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne;." Zamanaşımı" başlıklı 864'üncü maddesinde, "Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez." hükmüne; İkinci Ayırım "İpotek" başlığı altında Kanunun "İpoteğin terkinini isteme hakkı" başlıklı 883'üncü maddesinde, "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir." hükmüne; aynı Kanunun Üçüncü Kısım, İkinci Bölümünde Tapu Sicili başlığı altında; Kanunun 997'nci maddesinde, taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulacağı, tapu sicilinin, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluştuğu, sicilin örneğinin, nasıl tutulacağının ve yardımcı sicillerin tüzükle belirleneceği; 998'inci maddesinde, arazilerin, taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli hakların, kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin tapu siciline taşınmaz olarak kaydedileceği; 1000'inci maddesinde, her taşınmaza kütükte bir sayfa ayrılacağı ve sayfa numaralarının birbirini izleyeceği; 1012'nci maddesinde, bir taşınmazın eklentilerinin, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılacağı, bu kaydın terkininin, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlı olduğu; 1014'üncü maddesinde, "Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir."; 1017'nci maddesinde, kütüğe tescillerin, istem tarihine ve sırasına göre yapılacağı, sicildeki kaydın bir örneğinin isteyen ilgiliye verileceği hükümleri yer almıştır.<br> 4721 sayılı Kanunun 913, 997, 998, 1000, 1012 ve 1017'nci maddelerine dayanılarak hazırlanmış olan Tapu Sicil Tüzüğünün, "İstem" başlıklı 16'ncı maddesinde, "(1) Kanunlarda veya bu Tüzükte belirlenen istisnalar dışında, yazılı istem olmadıkça tapu sicili üzerinde işlem yapılamaz,(,..)"hükmüne; "İstemde bulunacaklar" başlıklı 17'nci maddesinde "(1) Kanunî istisnalar dışında, tapu sicilinde hak sahibi olan kişiler istemde bulunabilir. Tescilden önce hak sahibi olmuş kişiler de hakkın tescili için gerekli belgeleri ibraz ederek istemde bulunabilirler.(...)"hükmüne; "Taşınmazların bölünmesinde rehnin taşınması veya paylaştırılması" başlıklı 60'ıncı maddesinde "(1) Taşınmazların bölünmesinde, rehin hakları yeni taşınmazların tamamına aynen nakledilir. Bu durumda, yeni oluşan taşınmazların kütük sayfalarının düşünceler sütununda, rehinlerin birbirleriyle bağlantıları belirtilir ve taşınmazın bölünmesi ile rehnin taşınması alacaklılara hemen bildirilir. (2) Taşınmazların bölünmesi sırasında, rehnin ayrılan parçaların kıymeti oranında veya farklı oranlarda paylaştırılması istenilirse; taraflar arasında sözleşme varsa sözleşme hükümlerine, rehin alacaklısının onayının bulunması hâlinde ise bu onaya göre rehin hakları oluşan taşınmazlara nakledilir." hükmüne; "Terkin" başlıklı 69'uncu maddesinde "(1) Tapu sicilinde terkin, tescilin kendisine hak sağladığı kimsenin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır.(...)" hükmüne; "Kaydın değiştirilmesi" başlıklı 72'nci maddesinde "(1) Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır. (2) Tapu sicilindeki değişiklikler, üzerinin kırmızı mürekkepli kalemle çizilip, değişiklik tarih ve yevmiye numarasıyla yeni kaydın yazılması suretiyle yapılır. (3) Önceki kayıt bir harfle yazılı ise, değişiklikte de aynı harf kullanılır. (4) Rehinli alacağın kısmen ödenmesi veya rehnin miktar, faiz, derece, süre gibi unsurlarında yapılacak değişiklikler, düşünceler sütununda ilgili rehnin harfi kullanılmak suretiyle belirtilir." hükmüne; "Ana veya yardımcı siciller üzerindeki düzeltmeler" başlıklı 74'üncü maddesinde, "(1) Kütük, yevmiye defleri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re'sen düzeltme yapılır. (2) İstem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanır ve sicilde buna uygun düzeltme yapılır. (3) Ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılır. (4) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerekir. İlgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek, 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılır. (5) Yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurları aranır. (6) Müdürlük, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlüdür." hükmüne; "Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi" başlıklı 75'inci maddesinde, "(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır. (3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır. (4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur." hükmüne; "Düzeltmenin şekli" başlıklı 76'ncı maddesinde, "(1) Yanlış yazım okunacak şekilde, kırmızı mürekkepli kalemle çizilir ve ilk boş satıra doğrusu yazılır. (2) Kazıntı, silinti, satır aralarına veya sayfa kenarına çıkıntı veya kayda ek yapılmak suretiyle düzeltme yapılamaz. (3) Yevmiye defterine kaydedilerek yapılan düzeltmelerde tarih ve yevmiye numarası, düzeltmeler siciline kaydedilerek yapılanlarda ise, bu sicilin numarası düzeltilen işlemin üzerine "D.S." şeklinde başlayarak yazılır. Düzeltme ile ilgili belgeler taşınmaza ait dosyada saklanır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Davacılar tarafından, taşınmazın bölünmesi halinde rehnin yeni taşınmazların tamamına aktarılacağı, rehnin ayrılan parçaların kıymeti oranında veya farklı oranlarda isteme tabi tutmakla birlikte, taraflar arasında sözleşme varsa sözleşme hükümlerine, rehin alacaklısının onayı bulunması halinde ise, bu onaya göre rehin hakları oluşan taşınmazlara nakledileceğine ve taşınmaz malların ayrılmasında kütük sayfasından mevcut hak ve yükümlülüğün, oluşan yeni parsellerin kütük sayfalarına aynen nakledileceğine ilişkin düzenlemelerin, 634 sayılı Kanunun 5/5 ve 4721 sayılı Kanunun 889/1 maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.<br>Yukarıda yer verilen hükümlere göre, 4721 sayılı Kanunun hükümlerinin öngördüğü tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasının sağlanması amaçlanarak, taşınmazlarla ilgili mülkiyet hakkı, sınırlı ayni haklar ve kişisel hakların tapu sicilinde terkini, değişikliği ve düzeltme işlemleri ve kaydının değiştirilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesine yönelik düzenlemede, üst hukuk normu, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Davacılar tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenle, davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Ordu ili, Fatsa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan arsa vasıflı taşınmaz üzerinde, 3 blok inşa eden dava dışı … Maddeleri İnşaat Mobilya Nakliye İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. talebi üzerine … tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. lehine 4.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edilerek kredi kullanılmıştır.<br> 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca, söz konusu arsada, …tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile A Blokta 56 adet, B Blokta 56 adet, C Blokta 21 adet olmak üzere toplam 133 adet bağımsız bölümden oluşan kat irtifakı kurulmuştur.<br>Taşınmaz üzerinde kayıtlı ipotek, Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca tüm bağımsız bölümlere aynen nakledilmiştir.<br>Bilahare, … tarih ve … yevmiye numaralı işlem ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. lehine 4.000.000,00 TL bedelli başka bir ipotek tesis edilmiştir.<br> Davacılar tarafından, 25/12/2014 tarihinde söz konusu taşınmaz üzerinde yer alan C Blok …, …, … ve … numaralı bağımsız bölümler, dava dışı … Maddeleri İnşaat Mobilya Nakliye İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den satın alınmıştır.<br> Daha sonra davacılar tarafından, 29/01/2019 tarihli dilekçeyle, banka lehine tesis edilen ipoteğin arsanın bağımsız bölüme dönüştüğü tarih itibarıyla oluşan 133 bağımsız bölüm üzerine 634 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 5. fıkrası uyarınca arsa payları oranında dağıtımı yapılarak malik oldukları bağımsız bölümlerin arsa payına denk gelen ipotek yüklerinin tespit edilmesi ve tapu kayıtlarının düzeltilmesi talep edilmiş, söz konusu başvurular Fatsa Tapu Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı işlemleriyle reddedilmiştir. Söz konusu ret kararları Tapu ve Kadastro 10. (Samsun) Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle onanmıştır. Bu karara karşı davacılar tarafından yapılan itiraz ise, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işlemiyle, Tapu Sicili Tüzüğünün 60. ve 72. maddeleri gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. <br>Bunun üzerine davacılar tarafından, Tapu Sicili Tüzüğünün 60. ve 72. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br>Her ne kadar, davacılar tarafından Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin tamamının iptali istenilmekte ise de, dava dilekçesi içeriğinde yer alan iddialar dikkate alınarak, Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin iptali istemi 1. fıkra ile sınırlı olarak incelenmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İlgili Mevzuat:<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, dava konusu Tüzüğün yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle, "Sınırlı Ayni Haklar" başlıklı İkinci Kısmının "Taşınmaz Rehni" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan,<br> "Taşınmaz rehninin türleri" başlıklı 850. maddesinde, "Taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir.";<br> "Tescil" başlıklı 856. maddesinde, "Taşınmaz rehni tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklıdır. <br>Taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır."; <br>"Rehnin sona ermesi" başlıklı 858. maddesinde, "Taşınmaz rehni, tescilin terkini veya taşınmazın tamamen yok olmasıyla sona erer. <br>Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri saklıdır."; <br>"İpoteğin terkinini isteme hakkı" başlıklı 883. maddesinde, "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. ...";<br>"Taşınmazın bölünmesi" başlıklı 889. maddesinde, "İpotekli taşınmazın bir kısmının veya aynı malike ait bulunan ipotekli taşınmazlardan birinin başkasına devredilmesi ya da ipotekli taşınmazın bölünmesi hâlinde, aksine bir anlaşma yoksa, rehin taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince re'sen dağıtılır. <br>Bu dağıtımı kabul etmeyen alacaklı, dağıtımın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirimde bulunmak suretiyle alacağın bir yıl içinde ödenmesini borçludan isteyebilir. <br>Yeni malikler, kendilerine ait taşınmaza düşen borcu yüklendikleri takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu önceki borçluya bir yıl içinde yazılı olarak bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur."; hükmüne; <br>Aynı Kanun'un, yine dava konusu Tüzüğün yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle, "Zilyetlik ve Tapu Sicili" başlıklı Üçüncü Kısmının "Tapu Sicili" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan;<br> 997. maddesinde, "Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulur. <br>Tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur. <br>Sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı siciller tüzükle belirlenir."; <br>998. maddesinde, "Tapu siciline taşınmaz olarak şunlar kaydedilir:<br>1. Arazi,<br>2. Taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar,<br>3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler.<br>Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir.<br>Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli koşullar ve usul tüzükle belirlenir. Süreklilik koşulunun gerçekleşmesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir.<br>Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin taşınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir.";<br>1000. maddesinde, "Her taşınmaza kütükte bir sayfa ayrılır ve sayfa numaraları birbirini izler.<br>Bir taşınmazın bölünmesi veya birden çok taşınmazın birleştirilmesi hâlinde uyulacak usul tüzükle belirlenir.<br>Kütüğün her sayfasındaki özel sütunlara şunlar tescil edilir:<br>1. Mülkiyet,<br>2. Taşınmaz üzerinde kurulmuş olan veya o taşınmaz lehine başka taşınmaz üzerinde kurulmuş bulunan irtifak hakları ile taşınmaz yükü,<br>3. Taşınmaz üzerindeki rehin hakları.<br> (...)"; <br>1001. maddesinde, "Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler, ayrıca tutulacak kat mülkiyeti kütüğüne yazılır. Özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kütükte yapılacak işlemler hakkında tapu kütüğüne ilişkin hükümler uygulanır."; <br>1008. maddesinde, "Taşınmaza ilişkin aşağıdaki haklar, tapu kütüğüne tescil edilir:<br>1. Mülkiyet, <br>2. İrtifak hakları ve taşınmaz yükleri, <br>3. Rehin hakları."; <br>1012. maddesinde, "Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır.<br>Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir.<br>Özel kanun hükümleri saklıdır." <br>1013. maddesinde, "Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır. <br>Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur. <br>Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir."; <br>1014. maddesinde, "Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.";<br>1017. maddesinde, "Kütüğe tesciller, istem tarihine ve sırasına göre yapılır.<br>Sicildeki kaydın bir örneği isteyen ilgiliye verilir.<br>Tescil ve terkin ile verilecek örneklerin şekli tüzükle belirlenir." hükümleri yer almaktadır.<br>634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Bağımsız bölümlerle arsa payı arasındaki bağlantı:" başlıklı 5. maddesinde, "Kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoluyla geçmesi halinde, ona bağlı arsa payı da birlikte geçer; arsa payı, kat mülkiyetinden veya kat irtifakından ayrı olarak devredilemiyeceği gibi, miras yoluyla da geçmez ve başka bir hakla kayıtlanamaz.<br>Anagayrimenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz. <br>Kat mülkiyetini kayıtlayan haklar, kendiliğinden arsa payını da kayıtlar. <br>Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz. <br>Anagayrimenkulde kat mülkiyetinin kurulmasından önce o gayrimenkulün kütükteki sayfasına tescil veya şerhedilmiş olan haklar kat mülkiyetini de, kaide olarak arsa payı oranında, kendiliğinden kayıtlar." kuralı yer almaktadır.<br>Dava konusu Tüzüğün yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle, 6083 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulması, taşınmazlarla ilgili her türlü akitli ve akitsiz tapu işlemleri ile tescil işlerinin yapılması, siciller üzerindeki değişikliklerin takibi, denetlenmesi, sicil ve belgelerin arşivlenerek korunması Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmış; 9. maddesinin 1. fıkrasında da, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Türk Medeni Kanunu'nun 913, 997, 998, 1000, 1012, 1017. maddelerine dayanılarak hazırlanan, Danıştay Birinci Dairesinin 17/05/2013 tarih ve E:2013/534, K:2013/675 sayılı kararıyla Danıştay incelemesinden geçerek, 17/08/2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 22/07/2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Tapu Sicil Tüzüğü'nün,<br> "İstem" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Kanunlarda veya bu Tüzükte belirlenen istisnalar dışında, yazılı istem olmadıkça tapu sicili üzerinde işlem yapılamaz.";<br> "İstemde bulunacaklar" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Kanunî istisnalar dışında, tapu sicilinde hak sahibi olan kişiler istemde bulunabilir. Tescilden önce hak sahibi olmuş kişiler de hakkın tescili için gerekli belgeleri ibraz ederek istemde bulunabilirler."; <br>"İstemin reddedilmesi" başlıklı 26. maddesinde, "Mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Kanunun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkân bulunmayan istemler geciktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedilir.<br>Ret kararının varlığı, tarih ve yevmiye numarası esas alınarak kütüğün beyanlar sütununda belirtilir. İstemin reddi halinde, ret gerekçesi giderilmeden reddin konusu tapu işlemi yapılamaz.<br>Ret kararı, istem sahibine elden veya 11/2/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.<br>Ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir.";<br> "Taşınmazların bölünmesinde rehnin taşınması veya paylaştırılması" başlıklı 60. maddesinde, "Taşınmazların bölünmesinde, rehin hakları yeni taşınmazların tamamına aynen nakledilir. Bu durumda, yeni oluşan taşınmazların kütük sayfalarının düşünceler sütununda, rehinlerin birbirleriyle bağlantıları belirtilir ve taşınmazın bölünmesi ile rehnin taşınması alacaklılara hemen bildirilir. <br>Taşınmazların bölünmesi sırasında, rehnin ayrılan parçaların kıymeti oranında veya farklı oranlarda paylaştırılması istenilirse; taraflar arasında sözleşme varsa sözleşme hükümlerine, rehin alacaklısının onayının bulunması hâlinde ise bu onaya göre rehin hakları oluşan taşınmazlara nakledilir."; <br>"Terkin" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında, " Tapu sicilinde terkin, tescilin kendisine hak sağladığı kimsenin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır."; <br>"Kaydın değiştirilmesi" başlıklı 72. maddesinde, "Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır. <br>Tapu sicilindeki değişiklikler, üzerinin kırmızı mürekkepli kalemle çizilip, değişiklik tarih ve yevmiye numarasıyla yeni kaydın yazılması suretiyle yapılır.<br>Önceki kayıt bir harfle yazılı ise, değişiklikte de aynı harf kullanılır.<br>Rehinli alacağın kısmen ödenmesi veya rehnin miktar, faiz, derece, süre gibi unsurlarında yapılacak değişiklikler, düşünceler sütununda ilgili rehnin harfi kullanılmak suretiyle belirtilir."; <br>"Ana veya yardımcı siciller üzerindeki düzeltmeler" başlıklı 74. maddesinde, "(1) Kütük, yevmiye defleri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re'sen düzeltme yapılır. (2) İstem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanır ve sicilde buna uygun düzeltme yapılır. (3) Ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılır. (4) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerekir. İlgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek, 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılır. (5) Yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurları aranır. (6) Müdürlük, ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlüdür."; <br>"Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi" başlıklı 75. maddesinde, "(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır. (3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır. (4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur.";<br>"Düzeltmenin şekli" başlıklı 76. maddesinde, "(1) Yanlış yazım okunacak şekilde, kırmızı mürekkepli kalemle çizilir ve ilk boş satıra doğrusu yazılır. (2) Kazıntı, silinti, satır aralarına veya sayfa kenarına çıkıntı veya kayda ek yapılmak suretiyle düzeltme yapılamaz. (3) Yevmiye defterine kaydedilerek yapılan düzeltmelerde tarih ve yevmiye numarası, düzeltmeler siciline kaydedilerek yapılanlarda ise, bu sicilin numarası düzeltilen işlemin üzerine "D.S." şeklinde başlayarak yazılır. Düzeltme ile ilgili belgeler taşınmaza ait dosyada saklanır." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa'nın, dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan "Tüzükler" başlıklı 115. maddesinde, "Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir."; 124. maddesinde ise, "Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." kuralı yer almaktadır.<br>Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş olup, Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, eylem ve işlemleri yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.<br> Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın aktarılan kuralları uyarınca, kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte hükümler getirmesine imkan bulunmamaktadır.<br> Kanun koyucu, düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulamasını yürütmeye, başka bir ifadeyle idareye bırakır. Anayasa'nın dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 115. maddesinde, tüzüklerin kanunlara aykırı olamayacağının kurala bağlanması, aslî düzenleme yetkisinin yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur.<br> Bakanlar Kurulu'nun tüzük çıkarma yetkisinin "Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında, söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanılması zorunludur. <br>Bu itibarla, dava konusu Tüzüğün iptali istenilen maddelerinin hukuka uygunluk denetiminin belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılması gerekmektedir.<br><br>Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesinin incelenmesi:<br>Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesinde, "(1) Taşınmazların bölünmesinde, rehin hakları yeni taşınmazların tamamına aynen nakledilir. Bu durumda, yeni oluşan taşınmazların kütük sayfalarının düşünceler sütununda, rehinlerin birbirleriyle bağlantıları belirtilir ve taşınmazın bölünmesi ile rehnin taşınması alacaklılara hemen bildirilir. (2) Taşınmazların bölünmesi sırasında, rehnin ayrılan parçaların kıymeti oranında veya farklı oranlarda paylaştırılması istenilirse; taraflar arasında sözleşme varsa sözleşme hükümlerine, rehin alacaklısının onayının bulunması hâlinde ise bu onaya göre rehin hakları oluşan taşınmazlara nakledilir." kuralı yer almaktadır.<br>4721 sayılı Kanun'un 889. maddesinin 1. fıkrasında ise, "İpotekli taşınmazın bir kısmının veya aynı malike ait bulunan ipotekli taşınmazlardan birinin başkasına devredilmesi ya da ipotekli taşınmazın bölünmesi hâlinde, aksine bir anlaşma yoksa, rehin taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince re'sen dağıtılır." kuralı yer almaktadır.<br>Buna göre, 4721 sayılı Kanun'un 889. maddesinin 1. fıkrasında, ipotekli taşınmazın bölünmesi -uyuşmazlık bakımından kat irtifakı kurulması- halinde, kural olarak rehin haklarının yeni taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince resen (bu yönde açık bir isteme gerek olmaksızın) dağıtılacağı, bu usulden farklı bir dağıtımı öngören anlaşma bulunması halinde ise (istisna) anlaşma hükmüne göre dağıtım yapılacağı kurala bağlanmış iken; 4721 sayılı Kanun'un uygulanmasını sağlamak amacıyla, anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesinde, taşınmazların bölünmesi halinde, rehin haklarının yeni taşınmazların tamamına aynen nakledileceği, farklı oranlarda paylaştırma yapılabilmesi için taraflar arasında ayrıca anlaşma yapılmasının ya da rehin alacaklısının onayı bulunmasının gerektiği kurala bağlanmış; böylelikle Kanun hükmündeki "rehnin yeni taşınmazlara değerleri oranında dağıtılacağı" kuralı, dava konusu Tüzük maddesiyle istisna haline dönüştürülmüş ve bu istisnanın uygulanması da belirli şartlara bağlanmıştır. <br>Anayasa'nın dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 115. maddesi uyarınca, kanunların uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılan tüzüklerin kanunlara aykırı olamayacağı dikkate alındığında, Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesi ile getirilen düzenlemenin, 4721 sayılı Kanun'un 889. maddesinin 1. fıkrası ile çizilen çerçevenin içinde kalması, bu kuralın uygulanmasını göstermeye yönelik olması gerekirken, Anayasa ve Kanun ile verilen düzenleme yapma yetkisinin sınırları aşılarak, dayanak Kanun maddesinde yer alan hükmün değiştirilmesi sonucunu doğuracak şekilde düzenleme getirdiği ve bu haliyle dava konusu düzenlemede hukuka, normlar hiyerarşisi prensibine ve üst hukuk kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Nitekim Yargıtay da, ipotekli taşınmazın bölünmesi veya kat irtifakı kurulması gibi durumlarda ipoteğin yeni taşınmazlara nasıl nakledileceğine ilişkin olarak ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözüme kavuştururken, 4721 sayılı Kanun'un 889. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kuralı esas almakta, anılan Kanun maddesine aykırı hükümler içerdiği anlaşılan Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesini dikkate almamaktadır (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E:2009/2619, K:2009/3869, Karar tarihi:26/03/2009).<br><br>Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi;<br>Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin 1. fıkrasında, "Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır." kuralı yer almaktadır.<br>4721 sayılı Kanun'un 1013. maddesinde yer alan, "Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır. Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur." kuralı ile 1014. maddesinde yer alan, "Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir." şeklindeki kural dikkate alındığında; tapu sicillerinin düzenli bir şekilde tutulmasını sağlamak amacıyla, 4721 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine dayanılarak çıkarılan Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin 1. fıkrasında hukuka ve dayanağı üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Tapu Sicili Tüzüğünün 60. maddesinin İPTALİNE,<br>2. 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Tapu Sicili Tüzüğünün 72. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL'nin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, kalan … TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, <br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
kamulaştırma