<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1579 E.  ,  2023/3497 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/1579<br>Karar No:2023/3497<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ... <br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Sultanbeyli Mecidiye Köprüsü ile Pendik Formula Bağlantı Yolu Arası Tem Yan Yollar Düzenleme İnşaatı" ihalesi uhdesinde kalan davacının sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu ... Yol İnşaat Asfalt Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'nin (şirket) mücbir sebep dışında sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle anılan şirketin ve ortağı olan davacının 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca uyarınca 1 (bir) yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 21/07/2020 tarih ve 31192 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; anılan ihaleye konu işin devamı sırasında süre uzatım kararları ile 7 kez süre uzatımı verilerek toplamda 742 gün süre ile nihai bitiş tarihinin 25/12/2019 olarak tespit edildiği, ihaleye konu işe ilişkin gösterilen yerde şirkete verilen 10 gün süreye ve yapılan ihtara rağmen şirketin işe başlamadığı ve sonuçta süresinde işi bitirmediği anlaşıldığından, anılan şirketin sermayesinin tamamına sahip olan davacının tüm ihalelerden yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br>Öte yandan davacı tarafından, şirketin 7. süre uzatımında 144 gün süre verildiği hâlde 61 gün süreden faydalandırıldığı ve bu şekilde 02/04/2020 tarih ve 31087 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile tanınan sözleşmenin tasfiyesi imkânından faydalandırılmadığı iddia edilmiş ise de, "7. Süre Uzatımına Esas İmalat Yapılabilecek İşlerin Keşif Cetvelinde" imalat yapılabilecek işlere ait tutarın 4.826.320,59-TL olduğu ve bu tutara denk gelen sürenin 86 gün olduğu ve hesaplamaya esas alınan 14 no'lu hakediş tarihi olan 30/09/2019 ile hâlihazır süre sonu olan 25/10/2019 tarihleri arasında 25 günün düşülmesi sonrasında verilmesi gereken süre uzatımının 61 gün olarak tespit edildiği görüldüğünden, davacının anılan iddiasının geçerli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 14/11/2022 tarih ve E:2022/1775, K:2022/4187 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 29/12/2019 tarihli yazısı ile revize projelerin henüz Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmamış olması ve güney yan yolda bulunan çiftliğin boşaltılamaması nedeniyle iş akışının yavaşladığı ve firma hakkında alacaklı haciz ihbarnamelerinin bulunduğu belirtilerek Kamu İhale Kurumu'ndan 4735 sayılı Kanun'un 10/e maddesi kapsamında söz konusu işin tasfiye edilip edilemeyeceği konusunda görüş istenildiği dikkate alındığında, iş akışının yavaşlamasında idareden kaynaklanan sebeplerin söz konusu olduğunun idarece kabullenildiği;<br>Şirket tarafından yüklenilen yapım işi için gerekli izin, proje ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmaksızın söz konusu iş ihale edildiğinden, işin aksamasında idareden kaynaklanan nedenlerin bulunduğu; işin sözleşmede öngörülenden çok daha uzun sürelere ulaşması neticesinde firmanın asgari düzeyde makine, ekipman ve işçilik maliyetleri nedeniyle maddi olarak zor durumda kaldığı;<br>Öte yandan, projenin seyrini etkileyebilecek ve güvenlik risklerine sebep olabilecek birtakım hatalar bulunduğu ileri sürülerek şirket tarafından ek süre talebinde bulunulduğu, bu talepler üzerine ise aksi bir tespit yapılmaksızın idarece her defasında ek süre talepleri olumlu karşılanarak bir bakıma söz konusu tespitlerin doğru olduğunun idarece de benimsendiği;<br>Şirket tarafından, projeye yönelik olarak yapılan tespitlerin haklı olduğunun kabulüyle, şirketin işin icrasına devam etmesini beklemenin makûl olmayacağı göz önüne alındığında, projenin hazırlanması safhasında bulunan birtakım eksiklikler sebebiyle belli bir kısmının devam etmesi mümkün görünmeyen bir iş için şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğinin açık olduğu;<br>Her ne kadar şirket tarafından ihale konusu iş zamanında bitirilememiş ise de, firmanın projelerin onaylanmaması, kamulaştırılması gereken taşınmazın kamulaştırılmaması ve projede tespit edilen aksaklıkların giderilememesi nedenleriyle süre uzatımlarına hak kazandığı ve bu süre uzatımlarına rağmen bahsi geçen eksikliklerin idarece giderilemediği dikkate alındığında, idarece olayın oluş şekli ve niteliği ile bunun yaptırımı hususunda hakkaniyet ilkesine uygun işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle anılan şirketin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu davacının kamu ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, süre uzatımı süresince çalışılması istenen mahallerde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiği, yüklenicinin tüm ikazlara rağmen mahallinde yapılan kontroller sonucu çalışmadığının tespit edildiği, şirketin yüklü miktarda icra borcu bulunduğu, icra borçları nedeniyle imalât yapsa dahi hakedişlerden herhangi bir ödeme alamayacağının açık olduğu, Kamu İhale Kurumu'nca mücbir sebep hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, süre uzatımlarının işin yapılmasında toplam 2 yıllık bir gecikmeye sebep olduğu, sürenin sonunda işin ancak %60,99'unun tamamlanabildiği, fesih kararının kamu kaynaklarının daha fazla istismar edilmemesi adına keyfi olarak değil mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, firmanın gücünün yetmeyeceği ve çalışmaya engel alanlarda çalışma yapılmasına ilişkin hiçbir talimat verilmediği, dava konusu işlemin titizlikle ve etraflıca değerlendirme yapılmak suretiyle mevzuata uygun şekilde tesis edildiği, hizmetin gerekleri ve kamu yararı ilkeleri bakımından hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>

kamulaştırma