<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/13277 E.  ,  2023/3976 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/13277<br>Karar No : 2023/3976<br><br>KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :<br>1- (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2- (DAVALI) : ...Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ...parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının Hazineye ait ... parsel sayılı taşınmazın 18,230,00 m²’lik kısmını bağ olarak kullanmak suretiyle işgalci olduğunun belirlendiği, taşınmazın 01/09/1999-28/08/2009 dönemindeki işgali nedeniyle 7.938,00 TL ecrimisil istenildiği, <br>Uyuşmazlığın dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "01/09/1999-27/08/2004" dönemine ilişkin kısmına yönelik olarak, dava konusu ihbarnamenin dayanağı taşınmaz tespit tutanağının tarihi olan "28/08/2009" tarihinden geriye doğru beş yılı aşan "01/09/1999-27/08/2004" dönemine ilişkin ecrimisil tutarının davalı idarece 6009 sayılı kanun gereği terkin edilmesi gerekirken terkin edilmemiş olması nedeniyle, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptaline ilişkin kısmının, Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 25/12/2015 gün ve E:2015/12254, K:2015/6314 sayılı kararı ile onandığı,<br>Uyuşmazlığın dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin olarak, mahkemece verilen iptal kararının "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin kısmının Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 25/12/2015 gün ve E:2015/12254, K:2015/6314 sayılı kararı ile bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle, mahallinde yapılan keşif soncu düzenlenen bilirkişi raporunda ecrimisil miktarının 2004-2005 yılları için 1.706,34 TL, 2005-2006 yılları için 2.264,16 TL, 2005-2006 yılları için 2.100,10 TL, 2006-2007 yılları için 3.084,52 TL, 2008-2009 yılları için 2.960,75 TL toplam 9.965,73 TL olarak hesaplandığı, davalı idare tarafından 7.938,00 TL ecrimisil istenmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, ecrimisil talep edilen ... sayılı parselin davacı adına tescil edildiği, kendisinden ecrimisil talep edilemeyeceği, ödenen ecrimisilin davacıya iade edildiği, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından, davanın reddine karar verilmesine rağmen idarenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN CEVABI : Taraflarca cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br> Dava; Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... Kadastro Mahkemesindeki dava 1970 yılında açılmış ve 2011 yılında karara bağlanmış olduğundan, davanın açıldığı ve karara bağlandığı tarihlerde yürürlükte olan her iki kanunun ilgili hükümlerine aşağıda yer verilmiştir. Mezkur düzenlemeler incelendiğinde, her iki kanundaki hükümlerin birbiriyle paralel olduğu görülmektedir.<br>743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 1 Ocak 2002 kabul tarihli Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır.<br>743 sayılı (mülga) Türk Kanunu Medenisi'nin "B) Gayrimenkul Mülkiyetinin İktisabı"nı düzenleyen bölümünde yer alan "Tescil" başlığını taşıyan 633. maddesi, "Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kayıt, şarttır. Bununla beraber işgal, miras, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilamı ile bir gayrimenkulü iktisabeden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur.<br>Fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz." hükmünü, <br>"Tescili talep hakkı" başlıklı 642. maddesi ise, "Bir şeye temellük etmek hakkını bağışlama gibi bir sebeple iktisap etmiş olan kimse tescil muamelesinin icrasını malikinden talep edebilir. İmtina halinde mülkiyetin kendisine aidiyetine karar verilmesini hakimden istiyebilir.<br>İhraz ve işgal, intikal, istimlak cebri icra ve mahkeme ilamiyle bir gayrimenkulün mülkiyetini iktisap eden kimse; doğrudan doğruya tescil muamelesini yaptırabilir." hükmünü amir bulunmaktadır.<br> 08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması"nı düzenleyen bölümünde yer alan "Tescil" başlığını taşıyan 705. maddesi, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. <br>Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü, <br>"Tescili isteme hakkı" başlıklı 716. maddesi ise, "Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir. <br>Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir." hükmünü amir bulunmaktadır.<br>Buna göre, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında asıl olan tescile dayanan kazanmadır, ancak bu kural mutlak olmayıp tescilsiz kazanma halleri de vardır. <br> Bununla birlikte Medeni Kanun, bazı durumlarda taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce kazanılacağını hüküm altına almıştır. Taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce kazanılmasına, tescilsiz iktisap denir.<br>Tescilsiz kazanma halleri Medeni Kanunun 705. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmıştır. Bunlar; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırmadır. Ancak tescilsiz kazanma halleri bu maddede öngörülenlerle sınırlı değildir. İmar ve ihya ile olağanüstü zamanaşımıyla taşınmaz iktisabı da tescilsiz kazanım hallerindedir. Tescilsiz kazanma hallerinde, tapu sicilinde yapılacak tescil kurucu değil, açıklayıcıdır; ancak malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.<br>4721 sayılı Kanun'un "Tapu Sicili"ni düzenleyen İkinci Bölümünde yer alan "Tescilin yapılmamasının sonuçları" başlığını taşıyan 1021. maddesi; "Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz." hükmünü, 1022. maddesi; "Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır." hükmünü, 1023. maddesi; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." hükmünü, 1024. maddesi; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.<br>Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.<br>Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir." hükmünü, 1025. maddesi; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.<br>İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.<br>İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." hükmünü amir bulunmaktadır.<br>Konuyla ilgili Yargıtay kararlarında, mülkiyet hakkının kazanılması ve yolsuz tescil ile ilgili hukuki düzenlemelerin incelendiği görülmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2017 tarih, E.2017/2-2906, K. 2017/1723 sayılı ve 28/11/2019 tarih, E.2019/2-318, K. 2019/1238 sayılı kararları ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20/10/2020 tarih, E.2020/3092, K. 2020/4876 sayılı kararlarında, "...tapu sicilinin tutulması prensiplerinden ilki tescil, ikincisi sicilin aleniliği (güvenirliliği), üçüncüsü sicilin tutulması nedeniyle hazinenin kusursuz sorumluluğu ve sonuncusu ise sicilin, bir başka ifade ile tescilin, geçerli bir işleme dayalı olması yani sicilin illiyetten soyut olmamasıdır.<br>Türk hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda “illilik”, diğer bir anlatımla “hukuki sebebe bağlılık” prensibi esas alınmış olup, bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu bulunmaktadır. Hukuki sebebe dayanmayan işlemler geçerli değildir. TMK'nın 1024. maddesi bu tescili yolsuz tescil olarak ifade eder." denilmek suretiyle, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescilin yolsuz olduğu ve hukuki sonuç doğurmayacağı açıkça ortaya konulmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Dava dosyasının incelenmesinden, aralarında ... 'nun da yer aldığı toplam 22 kişi tarafından davalı Hazine aleyhine ... Kadastro Mahkemesinde açılan "Kadastro Komisyon Kararına İtiraz" davasında, anılan mahkemenin ... tarih, E...., K.... sayılı kararı ile, Manisa Merkez ...'nde bulunan ... parselin 24.550,00 m² olarak miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, mezkur karar ... Hukuk Dairesinin ... tarih, E...., K.... sayılı kararıyla Onanarak kesinleşmiş bulunmaktadır. Mezkur karara istinaden, dava konusu taşınmaz 27/06/2013 tarihinde hisseleri oranında davacılar adına tescil edilmiştir.<br>Her ne kadar, ecrimisil talep edilen taşınmaz 01/09/1999-28/08/2009 döneminde Hazine adına kayıtlı ise de, hukuki sebepten yoksun olan tescilin "yolsuz tescil" niteliğinde olduğu, taşınmazın ecrimisil talep edilen dönemden çok önce 1970 yılında açılan dava sonucunda, Hazineye ait olmadığının yargı kararıyla ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Bu itibarla, 1970 yılında açılan dava sonucunda, aralarında davacının da yer aldığı ... murisi ... mirasçıları adına tescil edilen Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı taşınmazın işgal edildiğinden bahisle Hazine tarafından davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> KARŞI OY (X):<br>08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" başlığını taşıyan 705. maddesi'nde, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, (temlik ve ya diğer ayni haklarda dahil) mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmü;<br>"Tescili isteme hakkı" başlıklı 716. maddesinde ise ;"Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir." düzenlemesi ;<br> "Tescilin yapılmamasının sonuçları" başlığını taşıyan 1021. maddesinde; "Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz." kuralı yer almıştır. <br>Bu yasal kuralların uygulamasına ilişkin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunu 21.01.2020 tarihli, E: 2019/12-51, K: 2020/37 sayılı kararında; "Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, tescile dayanmayan kazanımlar ve tasarruf işleminin üzerinde durulması gerekmektedir. Kural olarak ayni haklar kütüğe tescil ile doğar (TMK m. 1022). Ancak TMK’nin 705. maddesinde öngörülen “miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.” Bu hallerde dahi açıklayıcı tescil yapılması önemlidir. Açıklayıcı tescil, üçüncü kişilerin eski kayda güvenerek hak kazanma tehlikesini ortadan kaldırır. Malik ancak adına tescil yapıldıktan sonra tasarruf edebilir (TMK m. 705/2). Sicilde hak sahibi olarak gözükmeyen malik, tasarruf işlemi yapamaz; taşınmazı temlik edemeyeceği gibi taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak da (kullanma ve ondan yararlanma) kuramaz. Ayrıca mülkiyeti tescilsiz olarak kazanan kişi mülkiyet hakkını tapuya tescil ettirmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez. TMK’nın 1023. maddesi bu kişi hakkında da uygulanır. Çünkü mülkiyet henüz açıklık kazanmış değildir. Bu bakımdan da bu kişinin tescilsiz kazanmış olduğu mülkiyet hakkını vakit geçirmeden hemen tescil ettirmesinde büyük fayda vardır (Akipek, J.G.; Türk Eşya Hukuku Ayni Haklar, II. Kitap, Mülkiyet 2. Baskı, Ankara 1973, s. 121-122). TMK’nın 705/2. maddesi mülkiyetin tescilsiz kazanıldığı hâllerde malikin tasarruf işlemlerini yapabilmesini, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı tutmuştur. Şikâyet buna konu teşkil eden işlemin ilgili bulunduğu hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kimse tarafından yapılması gerekir (Postacıoğlu, İ.E.; İcra Hukuk Esasları, 5. Baskı, İstanbul 2010, s. 67)", gerekçesine yer vererek , tasarrufun tescil ile başladığı açıklığa kavuşturmuştur. <br>Uyuşmazlıkta, Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan, 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.<br>Ecrimisil istemine konu taşınmaz, mahkeme kararına istinaden 27/06/2013 tarihinde hissesi oranında davacı adına tescil edilmiştir. Yargı kararı ile taşınmazı adına tescil ettirme hakkı tanınmış olan davacının, tescilsiz kazanmış olduğu mülkiyet hakkını kullanabilmek için, taşınmazı adına tescil ettirmesi gerekmektedir. Tescilden önce taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı bulunmakta ve işgalcinin kusurlu veya kusursuz olması; 2886 sayılı kanun uyarınca ecrimisil istemi yönünden sonuç doğurmamaktadır.<br> Kaldı ki, ecrimisil ile ilgili uyuşmazlıklarda, bir kamu hizmetine tahsis edilmiş Hazine ve il özel idaresi taşınmazları dışında, tapu tescilinin esas alınması, içtihaden kabul görmüştür.<br>Buna göre; ecrimisil istemine konu taşınmazın tapuda Hazine adına tescilli olduğu; bu taşınmazın Hazine adına tesciline dayanak, kadastro komisyonu kararına itiraz üzerine; taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, davacının miras bırakanının taşınmazın ziyedi olduğu gerekçesiyle mirasçılar adına tesciline karar verildiği, bu kararın 18/03/2013 onandığı, tescil işleminin 27/06/2013 tarihinde yapıldığı, mülkiyetin 18/03/2013 tarihinden önce davacıda bulunamayacağı gibi, taşınmazın 01/09/1999-28/08/2009 döneminde tapuda Hazine adına tescilli olduğu; davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın işgali halinde ecrimisil isteyebileceği, istenilen tutarın hukuka uygun olup olmadığının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br> </font></p></body></html>

kamulaştırma