<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4856 E. , 2023/3769 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/4856<br>Karar No:2023/3769<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Elektrik Üretim A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Kurumu<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1. ...<br> 2. ...Gayrimenkul Yatırımları Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>MÜDAHİL (DAVACILAR YANINDA) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacılara ait taşınmazların da bulunduğu ... , ... ve .. sayılı parsellere ilişkin olarak, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Köyü, ... mevkiinde, ... Rüzgâr Enerjisi Santrali için Rüzgar Elektrik Üretim A.Ş.'ye verilen ... tarih ve ... sayılı üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve kesinleşen Mahkeme kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; savunma dilekçesinde, davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yargılama sonucunda kesinleşen kararlara ilişkin olarak bir talebi olmamasına rağmen, sadece davalı yanında müdahil tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilemeyeceği ileri sürüldüğü, ancak hakkında üretim lisansının iptaline karar verilen müdahilin, yanında katıldığı taraf yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmasa bile, yanında yer aldığı tarafın aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesinin gereği olarak yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabileceğinin kabulü gerektiği;<br> Davalı yanında müdahil şirket tarafından sunulan dilekçede, "Danıştay 13. Dairesi'nin 06/01/2020 tarih ve E:2019/2582, K:2020/7 (Mahkeme kararında E:..., K:... yazılmıştır.) sayılı kararının" yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesinin istenildiği, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 2. fıkrasında, “Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.” kuralına yer verildiği, yargılamanın yenilenmesi istemini karara bağlayacak yargı merciinin belirlenmesi için öncelikle "esas kararı vermiş olan mahkeme" kavramının irdelenmesi gerektiği, bakılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeyle reddine, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun üzerine ise, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 06/01/2020 tarihli kararıyla onanmasına kesin olarak karar verildiği, işbu davaya ilişkin olarak esas kararı veren Mahkemenin, ilk derece mahkemesi olarak Mahkemelerinin olduğu ve işbu davaya yönelik olarak yapıldığı kabul edilen yargılamanın yenilenmesi isteminin Mahkemelerince karara bağlanması gerektiği;<br>Davalı yanında müdahil şirket tarafından ileri sürülen hususların 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yer verilen yargılanmanın yenilenmesi sebeplerinin hiçbirisine uymadığı, yargılamanın yenilenmesini gerektiren hâllerin kanun koyucu tarafından sınırlı olarak belirlendiği, anılan Kanun'da sayma yoluyla belirtilen sebeplerin dışında yargılamanın yenilenmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle, davalı yanında müdahilin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; hukuk sisteminde bireye doğrudan taraf olmadığı, ancak hak ve menfaatlerini etkileyen bir davada iddia ve savunmalarını öne sürebilmesine imkân sağlayacak nitelikte bir mekanizmanın bulunması ve bu mekanizmanın etkin bir şekilde işlemesinin adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olarak kabul edildiği, üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar fer'i müdahil olarak davada yer alabileceğinin kurala bağlandığı, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı idarî yargıda da müdahilliğin, görülmekte olan davalar yönünden uyuşmazlık konusu üzerinde hak iddia eden ya da davanın taraflarından birinin davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan üçüncü kişilerin davaya sadece şeklen değil, etkili bir şekilde katılmasıyla, âdil yargılanma hakkının güvencelerinin sağlanabilmesi için önemli olduğu, ancak âdil yargılanma hakkının, davanın doğrudan tarafı olmayan fer'i müdahile asıl tarafa sağlanan tüm imkân ve hakların mutlak ve şartsız olarak tanınmasını zorunlu kılacak nitelikte bir güvenceyi bünyesinde barındırmadığı, adil yargılanma hakkının, fer'i müdahilin yanında davaya katıldığı tarafın iradesiyle uyuşmayan usûl işlemlerini yapabilmesini garanti altına almadığı, tarafın yargılamayı devam ettirmeme yönündeki iradesine rağmen fer'i müdahilin davayı sürdürebilmesine imkân tanınması biçiminde âdil yargılanma hakkından doğan bir zorunluluğun bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin bir kararında, fer'i müdahilin temyiz isteminin reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlâl edildiğine ilişkin iddianın, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdiği;<br>Bu itibarla, davalı yanında müdahil olarak yer alan şirketin yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı, müdahilin anılan istemi hakkında esasa girilmek suretiyle karar verilmesinde hukukî isabet bulunmadığı, fer'i müdahilin yargılanmanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı yanında müdahilin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yargılamanın yenilenmesine ilişkin istemin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı yanında müdahil tarafından, askı süresi tamamlanan başvuru için lisans tadil sürecinin tamamlanamadığı, karar nedeniyle taşıma işleminin yapılamadığı, Danıştay tarafından Muğla Valiliği Cevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gerekli bilginin istenilmediği, 2016'dan sonra ÇED başvurusunda bulunabilme imkânının kaldırıldığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin tahkikatı tam olarak tamamlamadan karar verdiği, sunulan belgelerin dikkate alınmadığı, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, süreçte kusurunun bulunmadığı, karara kesin etki edebilecek bir belgenin ele geçirilmesine engel olunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, acele kamulaştırma işleminin iptal edildiği, kararın kesinleştiği, üretim lisansına karşı açılan davada, üretim lisansının iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi için Kanun'da aranan şartların oluşmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> Davacı yanında müdahil tarafından, müdahilin yargılamanın yenilenmesi yoluna başvuramayacağı, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin oluşmadığı, sahanın değişmemesi şartıyla tadil yapılabileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, taşınmazlarının bulunduğu parsellere yönelik, Akyar Rüzgâr Enerjisi Santrali için davalı idare yanında müdahile verilen ... tarih ve ... sayılı üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce reddedilmiş, anılan ret kararına karşı yapılan temyiz başvuruları ise kabul edilerek, anılan karar Dairemizin 17/10/2018 tarih ve E:2018/1929, K:2018/2875 sayılı kararıyla bozulmuştur.<br> Anılan bozma kararımıza uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun gerekçeyle reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan temyiz başvuruları Dairemizin 06/01/2020 tarih ve E:2019/2582, K:2020/7 sayılı kararıyla reddedilerek, Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin anılan kararının onanmasına kesin olarak karar verilmiştir. <br> Bunun üzerine, davalı idare yanında müdahil şirket tarafından 07/07/2020 tarihli dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmasıyla bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.<br> a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" kuralına yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden, Dairemizin 17/10/2019 tarih ve E:2019/2582 sayılı ara kararımızla davalı idareden, lisans sahibi şirket tarafından çevresel etki değerlendirmesi mevzuatı kapsamında gerekli belgenin alınmasını için yeni bir idarî başvuru süreci başlatılıp başlatılmadığının ve uyuşmazlığa konu üretim lisansında projenin yapılacağı arazi koordinatlarının değiştirilmesi istemiyle bir başvuru yapılıp yapılmadığının sorulduğu, anılan ara karara karşı davalı idare tarafından 02/12/2019 tarihinde cevap verildiği, bunun üzerine Dairemizin 06/01/2020 tarih ve E:2019/2582, K:2020/7 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine, temyize konu Mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, akabinde, davalı idare yanında müdahil şirket tarafından 07/07/2020 tarihli dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu, anılan istemin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda da temyize konu kararın verildiği görülmektedir. <br> Uyuşmazlık, tarafça kanun yoluna başvurulmaksızın, taraf yanında müdahilin kanun yolu başvurup başvuramayacağı noktasında toplanmaktadır.<br> Anılan husus Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 03/02/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararıyla tartışılmış olup, "(...) Hak arama hürriyeti, herkesin yargı mercileri önünde davacı ya da davalı olarak iddia veya savunma haklarına sahip olması anlamına gelmektedir. Davaya müdahale müessesesinin amacı da taraf sıfatını haiz olmayan ancak yargılama neticesinde hak veya menfaati etkilenebilecek kişilere haklarını koruyabilmeleri ve savunabilmeleri açısından mahkeme önünde benzer bir imkânın temin edilmesidir.<br> Davaya müdahale müessesesi ile üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararının bulunduğu taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla 'müdahil' sıfatıyla yargılamaya katılabilmesi sağlanmıştır. Burada, dava konusu uyuşmazlık ile müdahil arasında, adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilebilecek bir ilişki bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde, adil yargılanma hakkının öznesi, 'herkes' olarak gösterilmiştir. Bu çerçevede, her ne kadar tarafın sahip olduğu tüm haklardan onun gibi faydalanması mümkün değil ise de, taraf yanında konumlanan müdahilin de adil ve hakkaniyete uygun yargılanma, mahkemeye erişim, yargısal korunma talep edebilme, hukukî dinlenilme haklarından faydalanabilmesi gerekir.<br> İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda üçüncü kişilerin davaya katılması hususu ayrıca düzenlenmemiş olup Kanun'un 31. maddesinde bu konuda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yollama yapılmıştır. 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve mevzuatta yürürlükten kaldırılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı kurala bağlanmıştır.<br> 'Davaya müdahale' konusu Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 65. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 66. maddesi uyarınca, üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilmektedir.<br> Fer'i müdahilin katıldığı davadaki hukukî durumu ise 68. maddede belirtilmektedir. Anılan maddede, müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği düzenlenmiştir.<br> Belirtilmesi gerekir ki ne mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ne de yürürlükteki Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, müdahilin dava sonunda verilen karara karşı tek başına kanun yollarına başvuru yapıp yapamayacağı konusunda açık bir hükme yer verilmiştir. Dolayısıyla bu konuda bir sonuca ulaşabilmek için her iki Kanun'un müdahilin durumunu düzenleyen hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda, müdahilin yanında davaya katıldığı tarafla birlikte hareket edeceği belirtilmiş ve müdahile taraftan bağımsız olarak işlem yapma imkanı tanınmamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ise müdahilin, tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapabileceği düzenlenmiştir. Böylece, Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda müdahilin tarafla birlikte hareket edeceğine yönelik düzenleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 'tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemi yapma' şekline dönüştürülerek yapabileceği işlemler yönünden müdahilin hakları genişletilmiştir.<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yanında katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarıyla çelişkili olmamak ve onun çıkarlarına halel getirmemek kaydıyla müdahilin her türlü usul işlemini yapabilmesi mümkün hâle geldiğinden, yanında katıldığı tarafın bir usul işlemini yapmamış veya yapamamış olması gibi durumlarda işlemin sadece müdahil tarafından yapılmasından yola çıkılarak, bunun tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olacağından ya da çıkarlarına zarar vereceğinden söz edilemez. Aksine bir yorum, müdahillik müessesesinin getiriliş amacına uygun düşmeyecektir. Burada önem arz eden husus, müdahilin yapacağı işlemin, yanında katıldığı tarafın işlemleri ve açıklamaları ile çelişmemesi gerekliliğidir.<br> Tarafın bir işlemi yapmaması veya yapamaması ve bu işlemi müdahilin yapması da, tarafın işlem ve açıklamaları ile çelişki şeklinde yorumlanamaz. Zira, tarafın yaptığı herhangi bir işlem ya da açıklama bulunmadığından, çelişme olması da mümkün değildir.<br> (...)<br> Diğer taraftan, idarî davaların özellikleri gereği bazı durumlarda müdahil, hukuk usulüne nazaran idarî yargıda uyuşmazlığın konusu ile doğrudan ilgili olabilmektedir veya müdahil ile yanında katıldığı taraf arasındaki ilişki dava konusu edilmektedir. Bu çerçevede müdahil, davanın şekli anlamda tarafı olmasa da dava konusu uyuşmazlık maddî anlamda müdahilin hak ve menfaatini ilgilendirmekte ve müdahil verilecek kararın neticesinden doğrudan etkilenmektedir. Buna göre idarî yargıda müdahilin yalnızca yanında katıldığı tarafın işlemlerine bağlı kılınması adil olmayan sonuçlar doğurabilecektir. <br> (...)<br> Ayrıca müdahilin tek başına yapmış olduğu kanun yolu başvurusuna ilişkin dilekçenin ilgili yargı merciince yanında katıldığı tarafa da tebliğ edilmesi ve söz konusu tarafın bilgisine sunularak kanun yolu aşamasından haberdar edilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle müdahilin yanında katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması hâlinde, onun işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmamak şartıyla tek başına kanun yollarına başvurabileceği ve ilgili yargı merciince başvuru dilekçesinin yanında katıldığı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği yönünde içtihadın birleştirilmesine karar verilmiştir.<br> Bu itibarla, yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolunun, 2577 sayılı Kanun'un 53. ve 55. maddesinde "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlığı altında düzenlendiği, dolayısıyla içtihadı birleştirme kararı kapsamında olduğu, uyuşmazlık konusu üretim lisansı sahibi davalı idare yanında müdahil şirketin, davanın sonucundan maddî anlamda doğrudan etkilendiği, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmasının önünde bir engel bulunmadığı, aksi yorumun adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmayacağı dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesi'nce davalı yanında müdahil olarak yer alan şirketin yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı gerekçesiyle, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddine yönelik temyize konu kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.<br> Öte yandan, müdahilin, yanında yargılamaya katıldığı tarafın rızası hilafına herhangi bir usul işlemi gerçekleştiremeyeceğinden, davanın tarafı olan davalı idarenin aksi yönde iradesinin bulunması hâlinde müdahilin yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenemeyeceği tartışmasızdır. Bu nedenle, davalı idarenin 04/09/2020 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak, davalı idarenin, müdahilin yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olarak rızası olup olmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 27/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br> </font></p></body></html>
kamulaştırma