<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5001 E. , 2023/2948 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2021/5001<br>Karar No : 2023/2948<br><br>DAVACILAR : 1) … 2) …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1) … - …/ANKARA<br> 2) … Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilerek 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4762 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan ihalenin iptali istenilmektedir. <br>DAVACILARIN İDDİALARI : İhale konusu taşınmaza bitişik ... sitesinde konut sahibi oldukları, taşınmaza yönelik yapılan imar planı değişikliğinden doğrudan etkilenecekleri için bu değişikliğe karşı Danıştay Altıncı Dairesi'nde dava açtıkları, plan değişikliğinin şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu, plan değişikliği yapılan alanın 700 konutlu ve en az 3000 kişinin yaşadığı ... Sitesinin tam ortasında C ve D mahallelerinin arasında kaldığı, arazinin zamanında Hazineden alınmayarak devletin korumasına bırakılan bir yeşil alan olarak kullanıldığı, site sakinleri ile site içinde kurulan dernek tarafından özenle yeşillendirilerek yüzlerce endemik bitki ve ağaç dikildiği, plan değişikliği ile yapılaşma yoğunluğunun artacağı, yapıların mevcut kullanma düzeni ve ulaşım yolları dikkate alınmadan, kamu yararı gözetilmeden rant amaçlı olarak değişiklik yapıldığı, plan bütünlüğünün dikkate alınması gerektiği, davalı idarenin siteye ait araziyi de etkileyecek şekilde plan yaparak yetkisinin dışına çıktığı, yeşil alanın ortadan kaldırılarak yerine 3 katlı binaların yapılmasının bölgedeki yaşam alanlarını olumsuz yönde etkileyeceği, plan değişikliği hukuka aykırı olduğu hâlde bu kez de taşımazın davalı idarece satılması ve satışa ilişkin ihalenin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasının ülke çıkarlarına açıkça aykırılık oluşturduğu, karar verilebilmesi için Danıştay Altıncı Dairesi'nde açılan dava sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, söz konusu imar planı değişikliği ilgili mevzuata, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığından, davacıların imar planlarının hukuka aykırı olduğu ve idarenin plan yapma yetkisinin olmadığı gerekçesiyle bakılan davayı açmada hukukî menfaati bulunmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiği ileri sürülmüş;<br> Esasa ilişkin olarak ise, 21/06/2021 tarih ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerinin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesi çerçevesinde ilgili kurum görüşleri alınarak imar mevzuatı hükümlerine uygun olarak planlama ilkeleri ve şehircilik esasları çerçevesinde kamu yararı esas alınarak yapılmış olup usul ve hukuka uygun olduğu, 3194 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesi gereğince özelleştirme kapsamında bulunan taşınmazlara yönelik her tür ve ölçekteki plan yapma yetkisinin idareye, onaylama yetkisinin ise 4046 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi gereğince Cumhurbaşkanına ait olduğu, plan değişikliklerinin kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi bağlamında hazırlandığı, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı tarih itibarıyla her türlü tasarrufun Cumhurbaşkanlığı makamına ait olduğu, alanın mülkiyeti ... sitesine ait olmadığı hâlde, işgalci olarak senelerce site tarafından kullanıldığı, sitenin herhangi bir yasal hakkı ve tasarruf yetkisi bulunmadığı, ihalenin gerçekleştirilerek en yüksek teklif sahibi üzerinde bırakıldığı ve ihale sonucunun da Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, sözleşme imzalanarak taşınmazın devrinin gerçekleştirildiği, ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı, davacıların ihaleye katılarak taşınmazı satın alma imkânı bulunmaktayken ihaleye katılmak yerine dava açmalarının hukuka aykırı olduğu, açılan davaların taşınmazın özelleştirme kapsam ve programa alınması ile özelleştirmek üzere satışı için ihaleye çıkarılmasına engel teşkil etmediği, imar planının iptali istemiyle açılan davanın hâlen devam ettiği, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması kararına karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI … DÜŞÜNCESİ : Dava; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilerek 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4762 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. <br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanun'da yer verilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usûllerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği; 3. maddesinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurul'un görevleri arasında olduğu kurala bağlanmıştır.<br> Aynı Yasanın 17. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde, "Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan; mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlanmalarına karar verilenlerin bu hazırlık işlemleri tamamlanıncaya kadar, bunların bağlı oldukları bakanlık veya kurumlar ile ilgileri ve önceki statüleri aynen devam eder. Bunlarla ilgili mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlık işlemleri Kurulca belirlenecek kuruluş veya kuruluşlar tarafından yürütülür. Özelleştirmeye hazırlık işlemleri tamamlananlar Kurul'un vereceği yeni bir karar ile özelleştirme programına alınır. Bu şekilde hazırlıkları tamamlanarak özelleştirme programına alınanlar ile doğrudan özelleştirme programına alınanlar (bağlı ortaklıkların iştirak payları ve varlıkları ile bağlı ortaklık statüsünde olmayan, ancak sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların iştirak payları ve varlıkları hariç), Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın İdareye devredilmiş sayılır. Özelleştirme programına alınarak İdareye devredilen kuruluşlar buna ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık veya kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılır." düzenlemesi yer almıştır.<br> Dava dosyasının incelenmesinden; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla aralarında davaya konu taşınmazın da bulunduğu bir kısım taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmelerine karar verildiği; bu kapsamda ihaleye konu taşınmazın tapu kaydının taşınmaz şerh/beyan/irtifak bölümünün beyan hanesine … tarih ve … no.lu yevmiye kaydı ile “Kullanım amacı: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir.” açıklamasının eklendiği; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca taşınmazın "satış" yöntemi uygulanmak suretiyle "pazarlık usulü" ile özelleştirilmesi için ihaleye çıkarılmasına karar verildiği; bu doğrultuda sözkonusu alanda imar planı değişikliği yapılması yoluna gidildiği, revize edilen imar planı değişikliklerinin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Bodrum Belediye Başkanlığına askı işlemleri için gönderildiği, askı süresi içinde yapılan itirazlar neticesinde üçüncü kez askıya çıkarılan imar planı değişiklikleri itirazlar neticesinde yeniden revize edilerek 03/02/2021 tarihli ve 3501 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onandığı, askı işlemlerinin tamamlandığı, gelen itirazların tamamının reddedildiği,1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 21/06/2021 tarihli ve 4098 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylandığı ve kurumlara bildirilerek kesinleştiği, davacılar tarafından bu imar planı değişikliğine karşı Danıştay 6. Dairesinin E:2019/21017 sayılı dosyasında dava açıldığı ve halen derdest olduğu, davacıların ihale konusu taşınmaza komşu ... sitesinde konut sahibi oldukları, ihale yoluyla satışa çıkarılan taşınmaza ilişkin plan değişikliğinin tamamen kamu yararından uzak, imar planı ilkelerine aykırı olarak gerçekleştirildiği, bunu takiben alınan özelleştirme kararının ve devamında ihale ile taşınmazın satışının yapılmasının ülke yararına aykırı olduğu, satış kararının yürürlüğe girmesi ile bölgedeki 30 dönümlük orman niteliğindeki yeşil alanın yok olacağı ve yoğun bir yapılaşmanın başlayacağı, bu nedenle ihale ve satış işleminin mevzuata ve sosyal gerçeklere aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu ihalenin ve satış işleminin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> Yukarıda alıntısına yer verilen 4046 sayılı Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi yöntemleriyle özelleştirilmelerinin, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amaçlarıyla yapılabileceği, özelleştirme programına alınarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devredilen kuruluşların (somut olayda ihaleye konu taşınmazın), bu hususa ilişkin Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın idareye devredilmiş sayılacağı ve Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılacağı sonucuna varılmaktadır.<br> Buna göre, ihaleye konu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı 02/04/2018 tarihli Kurul kararı ile, davalı idareye devredilerek bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayıldığı, bu kapsamda davalı idarece ihaleye konu taşınmazın tapu kaydının "Taşınmaz Şerh/Beyan/İrtifak" bölümünün "Beyan" hanesine … tarih ve … no.lu yevmiye kaydı ile “Kullanım amacı: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir.” açıklamasının da eklendiği hususları dikkate alındığında, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak söz konusu taşınmazın ihaleye çıkılmasına ilişkin işlemde ve ihale sonucunda satışının gerçekleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :<br> … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, aralarında Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu mülkiyeti Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, söz konusu taşınmazların satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. <br> Söz konusu … ada, … parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının taşınmaz şerh/beyan/irtifak bölümünün beyan hanesine … tarih ve … yevmiye numarası ile “Kullanım amacı: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir.” açıklaması eklenmiştir. <br> Devamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazın 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen son teklif tarihi 30/07/2021 olmak üzere 22/06/2021 tarihinden itibaren yayımlanan ilanlarla taşınmaz ihaleye çıkarılmıştır. <br> İhalede toplam 29 şartname satılmış, 25 teklif verilmiş ve 31/08/2021 tarihinde tüm teklif sahiplerinin katılımıyla kamuoyuna açık olarak gerçekleştirilen ihale nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda yapılan açık artırmayla sonuçlandırılmış ve … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararıyla ihalenin 242.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, anılan İhale Komisyonu kararı 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4762 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanmıştır. <br> Bunun üzerine davacılar tarafından, söz konusu taşınmazın 4046 sayılı Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> Öte yandan, söz konusu 349 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanarak 30/08/2019 tarih ve 1486 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarih ve E:2019/21017, K:2022/10706 sayılı kararıyla, "... 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı leke plandır ve şematik gösterimler içermektedir. Aydın Muğla Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Duzeni Planı plan hükümlerinin 4.4. sayılı Kentsel Yerleşme Alanları Başlıklı maddesinde yer alan; "Bu planla gösterilmiş/belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanlarını birllkte ifade eder." hükmü uyarınca dava konusu parsele getirilen "gelişme konut alanı" fonksiyonunda 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarına ve planların kademeli birlikteliği esasa aykırılık bulunmamıştır.<br> Dava konusu alana, 1981 tarihli imar planında ise park ve yol fonksiyonu verilmiştir. ...<br> Bahsi geçen tarihte hazine arazisinin "park ve yol alanı" olarak plana dahil edildiği açık olmasına rağmen, mevzuata uygun bir şekilde taşınmazların terkinin hazineden istenilmediği ve taşınmazların parselasyon işlemine dahil edilerek kamuya kazandırılmadığı plan kararları sonrasında uygulama aşamasında ... sitesine karşılıksız kullanıma sunularak ağaçlandırıldığı görülmüştür.<br> Bu nedenle bilirkişilerin dava konusu taşınmazların sırf kamulaştırma maliyetlerinin düşürülmesi için plana dahil edildiği değerlendirmesi park ve yol kararı için gereken alanların öncelikle düzenleme ortak payı (DOP) payı ile karşılanması gerekirken hazine arazisinin parselasyon işlemine dahil edilmeden doğrudan komşu parselin kullanımına alındığı hususu göz önüne alındığında, kamulaştırma maliyetini düşürmek için sosyal donatı alanlarının neredeyse tamamının hazine parselinden karşılanması yaklaşımı uygun bir yaklaşım olarak benimsendiğinden isabetli görülmemiştir.<br> Gerek davacılar gerekse bilirkişiler tarafından 801 adet ağacın varlığından bahsedilmiş ise de 1981 tarihli plan sonrası dava konusu parseller imar planına uygun bir şekilde kamusal alana ayrılmadan hazinenin iradesi dışında ... sitesi sakinlerinin kurduğu Derneğin kararı ile ağaçlandırılmış ve aynı zamanda site sakinleri tarafından günümüze kadar yol olarak kullanılmıştır. Anılan bölgeye malik olan hazinenin bilgisi ve izni dışında Dernek kararı ile dikilen ağaçların hazinenin taşınmazları üzerindeki tasarruf hakkını engellemeyeceği ortadadır, kaldı ki alandaki imar planına dayalı olarak gerçekleştirilecek proje henüz bilinemediğinden tüm ağaçların kesileceği varsayımı da belirli olmadığı gibi ağaçlandırılan bu alanın sadece site sakinlerinin hizmetine sunulması ve toplumun geri kalanının bu hizmetten hiçbir şekilde faydalanamaması yol ve yeşil alan gibi kullanımların umumi hizmetlere ayrılan kamusal alan niteliği ile bağdaşmamaktadır.<br> Davalı idare tarafından söz konusu parsele %11,78 oranında parka alanı, %3,71 oranında sosyal tesis alanına, %1,66 oranında teknik altyapı alanına, %1,03 oranında kumsal plaj alanına, %3,51 oranında genel otopark alanına, %21,09 oranında yol alanına, % 42,78 donatı alanına, geri kalan %52,19 luk kısmı konut alanına, %5,03 lük kısmının ise günübirlik tesis alanı olarak planlandığı ifade edildiğinden alanın %52,19 oranında konut alanında kalan kısmı dışındaki bölümlerin umumi ve kamu hizmet alanı olarak ayrıldığı ve bu durumun yeteri kadar kamusal kullanım kararı getirildiğini gösterdiği, planlamanın alandaki doğal doku ile uyumsuz olduğu yönünde bir belirlemenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu imar planı değişikliği incelendiğinde, bahsi geçen parsellerin ilk olarak üst ölçekli planlarda yapılaşmaya açıldığı, belediyesince söz konusu alana ilişkin hazırlanan imar planı revizyonunun dikkate alındığı, onaylı planında yer alan ana yolların korunduğu, ayrıca Belediyesince, kaldırılan üç aksın site ile bağlantısının bahse konu revizyon ile planlanan parselin batısında kuzey güney aksı boyunca 10 metrelik yol ile sağlanacağı, doğusundaki bağlantının ise yine anılan revizyon ile düzenlendiği ve yola cephesi olmayan herhangi bir yapı olmadığı, ulaşıma ilişkin trafik ve yaya yolları açısından herhangi bir sorun teşkil etmediği görülmektedir. <br> Kıyı Kanunu yönünden yapılan değerlendirmede ise Özelleştirme İdaresi tarafından bilirkişi raporuna sunulan beyan dilekçesinde "Ayrıca kamu mülkiyetinde bulunan … ada … parselin ... Sitesl tarafından sitelerine aitmiş gibi işgalci olarak senelerce kullanılmış olduğu, parselin sahil kısmında yer alan yaklaşık 2.950,00 m2'lik alanın “...Plaj Restoran" olarak işgal edildiği, söz konusu parselin ... sitesinin arasında kalması sebebiyle site tarafından kendi mülkiyeti gibi görülüp, arıtma, su ve elektrik tesisatları, yol ve yapıların cephe hatları gibi kullarımların yer aldığı ortak alanları olarak kullanıldığı tespit edilmiştir." ifadelerine yer verilmiştir. Bu itibarla, taşınmazın bulunduğu bölgenin neredeyse tamamen yapılaştığı, kıyı mevzuatının tanımladığı koşulların oluştuğu anlaşıldığından bu husus bakımından da bir aykırılık görülmemiştir. <br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise çevre düzeni planına uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, plan kararlarında planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, diğer taraftan birkaç parselle sınırlı olarak yapılan bu değişiklik sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek nitelikte olmadığından, çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu planlarla öngörülen yol kararlarının planı kusurlandırmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/04/2023 tarih ve E:2023/846, K:2023/939 sayılı kararıyla onanmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır. <br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İLGİLİ MEVZUAT : <br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanundaki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek; (c) ve (d) bentlerinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirleme ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak Kurul'un görevleri arasında sayılmış; ''Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri'' başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, özelleştirme yöntemleri belirlenmiş; (C) bendinde, (A) bendinde yer alan özelleştirme yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği kurala bağlanmıştır. <br> 4046 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde, "Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan; mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlanmalarına karar verilenlerin bu hazırlık işlemleri tamamlanıncaya kadar, bunların bağlı oldukları bakanlık veya kurumlar ile ilgileri ve önceki statüleri aynen devam eder. Bunlarla ilgili mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlık işlemleri Kurulca belirlenecek kuruluş veya kuruluşlar tarafından yürütülür. Özelleştirmeye hazırlık işlemleri tamamlananlar Kurul'un vereceği yeni bir karar ile özelleştirme programına alınır. Bu şekilde hazırlıkları tamamlanarak özelleştirme programına alınanlar ile doğrudan özelleştirme programına alınanlar (bağlı ortaklıkların iştirak payları ve varlıkları ile bağlı ortaklık statüsünde olmayan, ancak sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların iştirak payları ve varlıkları hariç), Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın İdareye devredilmiş sayılır. Özelleştirme programına alınarak İdareye devredilen kuruluşlar buna ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık veya kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılır." kuralına yer verilmiştir.<br> HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:<br>4046 sayılı Kanun'a göre, özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi yöntemleriyle özelleştirilmelerinin, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amaçlarıyla yapılabileceği, özelleştirme programına alınarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devredilen kuruluşların (somut olayda ihaleye konu taşınmazın), bu hususa ilişkin Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın idareye devredilmiş sayılacağı ve Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılacağı açıktır.<br> Bu itibarla, ihaleye konu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı 02/04/2018 tarihli Kurul kararı itibarıyla davalı idareye devredilerek bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayıldığı, bu kapsamda davalı idarece ihaleye konu taşınmazın tapu kaydının "Taşınmaz Şerh/Beyan/İrtifak" bölümünün "Beyan" hanesine … tarih ve … yevmiye numarası ile “Kullanım amacı: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir.” açıklamasının da eklendiği, taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davaların reddedilerek kesinleştiği ve toplam 25 teklifin bulunduğu ihalenin 242.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren şirket üzerinde bırakılarak ihale sonucunun Cumhurbaşkanınca onaylandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirilen satış ihalesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. DAVANIN REDDİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br> 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br> 4. Posta gideri avansından artan tutar ile istemi hâlinde fazladan yatırılan …TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br> 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
kamulaştırma