<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2108 E.  ,  2023/1817 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2108<br>Karar No : 2023/1817 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-…<br> 2-… AŞ. <br> VEKİLİ : Av. …<br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-…<br> 2-…<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/2589, K:2023/3507 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Güngören ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 01/10/2021 tarih ve 31615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 30/09/2021 tarih ve 4550 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/2589, K:2023/3507 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrası ile 2. fıkrasının (a) bendi; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1., 3., 4. maddeleri, 8. maddesinin (d) bendi, 20. maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1., 6., 27. maddelerine yer verilerek, <br>2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabileceği, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olmasının gerektiği, <br>3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu; taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılmasının mümkün olmadığı, imar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerektiği,<br>Dairelerinin 15/09/2022 tarihli ara kararıyla; "İmar planında, uyuşmazlığa konu … Mahallesi, … ada … parsel üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığı ile plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığı sorularak varsa buna ilişkin plan notlarının gönderilmesinin" istenilmesi üzerine, ara kararına Güngören Belediye Başkanlığının 04/10/2022 tarihli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 06/10/2022 ve 21/10/2022 tarihli yazılarıyla verilen cevaplardan, davaya konu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli Güngören Revizyon Uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında kaldığının anlaşıldığı, <br>Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılması mümkün olmadığından, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunduğu, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırılması gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında alanında kaldığı ve taşınmaz üzerinde trafo binası gösterimi bulunmadığı görülmekle, trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırma yapılması mümkün olmayıp acele kamulaştırılamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,<br>dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması sebepleriyle mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/04/2023 tarih ve E:2022/2589, K:2023/3507 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. <br>Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. <br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. <br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. <br>Dava konusu işlem, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması sebepleriyle tesis edilmiştir. <br>Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar dava konusu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli Güngören Revizyon Uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında kaldığı ve imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmasının, dolayısıyla trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasının mümkün olmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, gerekli plan değişikliği yapılarak anılan eksikliğin giderilmesinin mümkün olduğundan söz konusu eksikliğin işlemi sakatlamayacağı sonucuna varılmaktadır. <br>Bu durumda, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması nedeniyle dava konusu taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali"nin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti amacıyla yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br>KARŞI OY<br>XX-Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. <br>Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. <br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. <br> Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. <br>Dava konusu işlem, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşlarımın elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması sebepleriyle tesis edilmiştir. <br>Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar dava konusu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli Güngören Revizyon Uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında kaldığı ve imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmasının, dolayısıyla trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasının mümkün olmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, gerekli plan değişikliği yapılarak anılan eksikliğin giderilmesi mümkün olup, söz konusu eksikliğin işlemleri sakatlamayacağı sonucuna varılmaktadır. <br> Bu durumda, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşlarımın elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması nedeniyle dava konusu taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu ve 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesinin şartlarından olan acelelik halinin bulunduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. </font></p></body></html>

kamulaştırma