<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8068 E. , 2023/7333 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/8068<br>Karar No : 2023/7333 <br><br>DAVACI: … Bilişim Lojistik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVALILAR : <br>1- … <br>2- … Genel Müdürlüğü - …<br>VEKİLLERİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu, Bursa Karacabey Ayrımı Zeytinbağı Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı ve Bağlantı Yolu Projesi kapsamında bazı taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına dair 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5037 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde acele kamulaştırma için bulunması öngörülen durumların somut olayda mevcut olmadığı, olağan kamulaştırma yerine olaganüstü kamulaştırma yönteminin tercih edilmesine neden olan olağanüstü ve istisnai nedenlerin somut bir şekilde ortaya konulmadığı, gerçekleştirilmesi planlanan projenin yapımında herhangi bir acelelik durumunun bulunmadığı hatta dava konusu taşınmaz yerine başka taşınmazların seçilme imkanının da bulunduğu, davacı adına kayıtlı taşınmazların bulunduğu yerlerin karayolu ve demiryolu yapımı amacıyla birden fazla defa değiştirildiği, ÇED kararı alınmadığı, dava konusu işlemin imar planlarına uygun olmadığı ileri sürmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalılar tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için 04/01/2022 tarih ve 2022/4 sayılı kamu yararı kararının alındığı, taşınmazın Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı Projesi kapsamında yol inşaat ve emniyet sahasında kaldığı için kamulaştırıldığı, proje ile bölgedeki organize sanayi bölgelerinin trafiğinin Bursa-Karacabey Devlet Yolu ve Gebze Orhangazi-İzmir Otoyoluna ulaşımının sağlanmasının amaçlandığı, dava konusu işlemin kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin, Bursa İli, Karacabey İlçesi, Hürriyet Mahallesi, 833 parsel sayılı, dava konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Bursa Karacabey Ayrımı Zeytinbağı Mudanya İl Yolu, Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı ve Bağlantı Yolu Projesi kapsamında bazı taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına dair 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5037 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usüle ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.<br>Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddenin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." son fıkrasında ise: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralıyla usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenerek, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal gerekliliktir.<br>20.03.1952 günü kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19.03.1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.” kuralına yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.<br>(Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.<br>Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." kuralına yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.<br>Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle, üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.<br> Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Yani acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde: ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;<br>a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,<br>b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,<br>c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,<br>ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,<br>d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,<br>e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,<br>f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,<br>g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,<br>İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.<br>Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.<br>Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.<br>(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.<br>Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.<br>Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.<br>Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.'' hükmü yer almaktadır. <br> Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda tarla vasfıyla kayıtlı olduğu, Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı ve Bağlantı Yolu Projesi kapsamında Bursa İli, Karacabey İlçesi, Taşpınar ve Hürriyet Mahalleleri sınırları içerisinde gerçek kişilerin ve özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde bulundukları tespit edilen ve ilgi yazı ekindeki kamulaştırma planında durumları gösterilen aralarında dava konusu taşınmazın da bulunduğu taşınmazların yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla kamulaştırılması için Karayolları Genel Müdürlüğünce alınan kamu yararı kararının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 04/01/2022 tarih ve 2022/4 sayılı kararıyla onaylandığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla anılan taşınmazın tamamına Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından acele el konulmasına karar verildiği, aynı kararda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu tespitine yer verilmiş olduğu, Danıştay Altıncı Dairesince 17/04/2023 tarihli ve E:2022/8068 sayılı ara kararıyla, davalı idarelerden ve dava dışı Karacabey İlçe Tarım Müdürlüğünden "uyuşmazlığa konu taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım dışı kullanım izni alınması gereken bir taşınmaz niteliğinde olup olmadığının, bu nitelikte ise tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının" sorulduğu, davalı idarelerden Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen cevapta; uyuşmazlık konusu(… parsel sayılı) taşınmazın da yer aldığı Bursa-Karacabey Ayrımı - Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu Projesi kapsamındaki taşınmazların kamulaştırma koridorunda kalan alanlarının tarım dışı kullanım izninin alınması için Bölge Müdürlüklerince Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gerekli başvuruların yapılmış olduğunun ve konuyla ilgili işlemlerin devam ettiğinin beyan edildiği,yazı ekinde Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yol projesinde kamulaştırma koridoru içinde kalan alanlar için tarım dışı kullanım izni verilmesinin talep edilmesine ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının sunulduğu, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verdiği cevapta ise; uyuşmazlık konusu taşınmazın tarla vasıflı olması nedeniyle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gereken yerlerden olduğunun, Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla yol projesinde kamulaştırma sınırı içinde kalan alanlar için tarım dışı kullanma iznine yönelik kurum görüşlerinin talep edildiğinin ve talep konusu alanlar ile ilgili izinlendirme işlemlerinin devam etmekte olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, 5403 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin sonuçlanmasının beklenmeden acele kamulaştırma kararı verildiği ve de 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulmasının gerekmesine karşın, olayda acele kamulaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren nedenlerin somut olarak ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı anlaşılmakla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında 2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin amacına, uygulanma koşullarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu, Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı ve Bağlantı Yolu Projesi kapsamında bazı taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına dair 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5037 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde: ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;<br>a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,<br>b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,<br>c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,<br>ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,<br>d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,<br> e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,<br>f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,<br>g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,<br>İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.<br> Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.<br>Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.<br>(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.<br>Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.<br>Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. <br>Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.'' hükmü yer almaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usul Yönünden:<br>Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;<br>İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.<br>Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. <br>Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. <br>Esas Yönünden:<br>Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br>Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.<br>Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazın tapuda tarla vasfıyla kayıtlı olduğu, Bursa-Karacabey Ayrımı-Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Sanayi Bölge Kavşağı ve Bağlantı Yolu Projesi kapsamında Bursa İli, Karacabey İlçesi, Taşpınar ve Hürriyet Mahalleleri sınırları içerisinde gerçek kişilerin ve özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde bulundukları tespit edilen ve ilgi yazı ekindeki kamulaştırma planında durumları gösterilen aralarında dava konusu taşınmazın da bulunduğu taşınmazların yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla kamulaştırılması için Karayolları Genel Müdürlüğünce alınan kamu yararı kararının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 04/01/2022 tarih ve 2022/4 sayılı kararıyla onaylandığı, dava konusu taşınmazın tamamının dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği belirtilerek 25/03/2022 tarihinde dava konusu taşınmaza acele el konulmasına karar verilmesinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinden talep edildiği, anılan Mahkemenin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın tamamına Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından acele el konulmasına karar verildiği, aynı kararda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu tespitine yer verilmiş olduğu görüldüğünden; Dairemizin 17/04/2023 tarihli ara kararıyla, davalı idarelerden ve dava dışı Karacabey İlçe Tarım Müdürlüğünden "uyuşmazlığa konu taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım dışı kullanım izni alınması gereken bir taşınmaz niteliğinde olup olmadığının, bu nitelikte ise tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının" sorulması üzerine, davalı idarelerden Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevap dilekçesinde; Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesinde bulunan … parsel sayılı dava konusu taşınmazın da yer aldığı Bursa-Karacabey Ayrımı - Zeytinbağı-Mudanya İl Yolu Projesi kapsamındaki taşınmazların kamulaştırma koridorunda kalan alanlarının tarım dışı kullanım izninin alınması için Bölge Müdürlüklerince Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne gerekli başvuruların yapılmış olduğunun ve konuyla ilgili işlemlerin devam ettiğinin beyan edildiği, cevap dilekçesi ekinde Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yol projesinde kamulaştırma koridoru içinde kalan alanlar için tarım dışı kullanım izni verilmesinin talep edilmesine ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısının sunulduğu, ara kararına cevap niteliğindeki Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün dilekçesinde ise; dava konusu taşınmazın tarla vasıflı olması nedeniyle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gereken yerlerden olduğunun, Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğünün 03/08/2022 tarih ve 892283 sayılı yazısıyla yol projesinde kamulaştırma sınırı içinde kalan alanlar için tarım dışı kullanma iznine yönelik kurum görüşlerinin talep edildiğinin ve talep konusu alanlar ile ilgili izinlendirme işlemlerinin devam etmekte olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen idarelerin ara karar cevaplarının birlikte değerlendirilmesinden davacıya ait taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının 29/01/2021 tarihinde tesis edildiği, dava konusu taşınmazın, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gereken yerlerden olduğu, davalı idarelerden Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 03/08/2022 tarihinde Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın da kapsamında kaldığı yol projesinde kamulaştırma koridoru içinde kalan alanlar için tarım dışı kullanım izni verilmesinin talep edildiği, iptali istenilen acele kamulaştırma kararının tesis edildiği tarihte dava konusu taşınmazın tarım dışı kullanımı için gerekli iznin alınmamış olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı bir amaçla kullanılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5037 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
kamulaştırma