<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2039 E. , 2023/1686 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2039<br>Karar No : 2023/1686 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): <br>1-… <br>2-… AŞ. <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2022/1653, K:2023/3140 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Konya ili, Ereğli ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın Konya ve Niğde İlleri sınırları içerisinde tesis edilecek olan Bor OSB TM-Zengen DM Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla elektrik dağıtım yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 29/10/2021 tarih ve 3143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 28/10/2021 tarih ve 4703 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın ve … tarih ve … sayılı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2022/1653, K:2023/3140 sayılı kararıyla;<br>Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesine yer verilerek,<br>Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağının kabul edildiği,<br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği,<br>Acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulü olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,<br>Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı, <br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanların 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca büyük ova koruma alanı olarak belirlendiğinin görülmesi üzerine, Dairelerinin 09/06/2022 ve 15/09/2022 tarihli ara kararlarıyla davalı idarelerden taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izni alınıp alınmadığının sorulmasına karar verildiği, söz konusu ara kararlarına verilen cevaplarda tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, ayrıca dava dışı MEDAŞ tarafından TEDAŞ'a gönderilen 05/12/2022 tarihli yazıda da dava konusu taşınmaz hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının ortaklaşa kamu yararı kararı bulunmadığı ve söz konusu hattın tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiğinin anlaşıldığı, <br>5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesine Bakanlıkça izin verilebilmesi için alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi ve taşınmazda yürütülecek faaliyetin Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler kapsamında olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, <br>Bu durumda; davalı idareler tarafından tarım dışı kullanma iznine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı bir amaçla kullanılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, <br>Dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, dava konusu enerji nakil hattının bölgedeki yerleşim yerleri ile tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerine hizmet verecek olması ve bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi için tesis işlemlerinin ivedilik arz etmesi nedeniyle kamulaştırma sürecinde oluşabilecek aksaklıklara meydan verilmemesi bakımından acele kamulaştırma yoluna gidildiği; 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere o taşınmazlara el konulabileceği bu nedenle tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin de acele kamulaştırma işlemlerinden sonra yürütülebileceği; Cumhurbaşkanlığı kararı ile alınan acele kamulaştırma kararı ve 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, bakanlıkların ortaklaşa kamu yararı kararı alınmasına yasal olarak zorunluluk bulunmamasına rağmen, söz konusu enerji nakil hattının tarım dışı amaca tesis işlemlerine yönelik gerekli başvurular yapılmış olup işlemlerin devam ettiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 28/03/2023 tarih ve E:2022/1653, K:2023/3140 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 20/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan şekliyle Kamulaştırma başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında: "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." kuralına yer verilmiştir.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br>Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br>Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ. adına verilen … tarih ve … sayılı dağıtım lisansı kapsamında, TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış kamulaştırma planlarına göre belirlenen 9H2090 Dörtyol Yeniyurt-Yeşiltepe Sulama (Kuzuculu DM-Botaş KÖK arası ENH) güzergahına rastlayan Hatay ili, Dörtyol ilçesi, Kuzuculu, Altınçağ ve Yeşilköy Mahalleleri sınırları içinde bulunan özel mülkiyete ait taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna, kamulaştırma işlemlerinde 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanmasına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı dava konusu işlemi ile karar verildiği, bu karar gereğince TEDAŞ Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 25/09/2020 tarih ve 21-1172 sayılı kamulaştırma kararıyla işlemlere başlanıldığı, diğer taraftan yapımı planlanan Enerji Nakil Hattının 3 köye, 59 trafoya ve 1871 aboneye hizmet edeceği için büyük önem arz ettiği, bununla birlikte bölgedeki yerleşik nüfusun tarımsal üretimin önemli ve uluslararası ve ulusal anlamda petrol ve doğalgaz operasyonlarının kesintisiz işletilmesi için kaliteli enerji sağlanmadığı takdirde ekonomik kayıplara sebebiyet vereceği, bölgenin ekonomik kalkınması ve ülke ekonomisine daha fazla katma değer sağlaması açısından ihtiyaç duyulan Enerji Nakil Hattının tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiğinden bahisle 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için karar alınması istemiyle yapılan başvuru üzerine dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, acele kamulaştırma nedeniyle el koyma istemiyle Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2021/15 D.İş sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, UYAP üzerinden yapılan araştırmada anılan mahkemenin 30/12/2021 günlü, K:2021/54 sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta; Konya ili, Ereğli ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın Konya ve Niğde illeri sınırları içerisinde tesis edilecek olan Bor OSB TM-Zengen DM Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla elektrik dağıtım yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 29/10/2021 tarih ve 3143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/10/2021 tarih ve 4703 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın ve … tarih ve … sayılı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Yönetim Kurulu kararının alındığı, acele kamulaştırma nedeniyle el koyma istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, anılan Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; dava konusu taşınmazların da yer aldığı bölgede planlanan ENH kurulumunun; enerji nakil hattının bölgedeki yerleşim yerleri ile tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerine hizmet verecek olması ve bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi için ivedilik arz ettiği anlaşılmakta olup, ENH'larının yetersiz olması, şebeke güvenliğinin sağlanamaması ve mevcut ENH'larının artan enerji taleplerini karşılamaması, bölgede yeni bir ENH'nın tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlanması, niteliği gereği enerji nakil hatlarının mümkün olan en kısa mesafeden ve en uygun hattan geçirilmesinde kamu yararı bulunması; her taşınmazın mülkiyet durumuna göre güzergah belirlenmesinin olanaksızlığı ve alternatif çözümlerin kamuya yükleyeceği mali külfet gözönünde bulundurulduğunda, enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazdan 51 m2 lik iki adet direk yerinin mülkiyet şeklinde, 6071 m2'lik kısmının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılmasının tarım arazisinin tarım vasfını değiştirmediğinden ve tarım yapılmasına da engel teşkil etmediğinden 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. </font></p></body></html>
kamulaştırma