<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2323 E.  ,  2023/3540 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2323<br>Karar No:2023/3540<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yol İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. …<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Karayolları 6 . Bölge Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "Hacılar Develi İl Yolu (Hacılar-Hisarcık Ayrımı) Km:0+000-8+16457 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü İşleri ve Üstyapı (Bsk) Yapım İşi" ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu kapsamında yatırılan 24.571,00-TL tutarındaki başvuru ücretinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) bendine 7421 sayılı Kanunla eklenen paragrafta, Kamu İhale Kurumu'na yapılan itirazen şikâyet başvuruları sırasında başvurucudan alınan itirazen şikâyet başvuru bedelinin belli şartlarla ilgilisine iade edileceği yolunda düzenleme yapıldığı, geçici mahiyetteki ikinci düzenleme ile de, Kanunun yürürlük tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde başvurulmak kaydıyla, anılan düzenlemenin, kanunun yürürlük tarihinden önce alınan ve iade için belirlenen koşulları sağlayan Kurul kararları bakımından da uygulanmasının öngörüldüğü, başka bir ifadeyle yeni çıkarılan kanun hükmünün belli şartlar dâhilinde geçmişe yürütülmesini öngören bir düzenlemenin yapıldığı,<br>Diğer taraftan, yapılan kanunî düzenlemenin, yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş Kurul kararları bakımından geçici maddede belirtilen şartlarla uygulanacağı açık olmakla birlikte, bu kararlardan dava konusu edilmiş olanlar bakımından uygulanıp uygulanmayacağı konusunda geçici maddede açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bir belirsizliğin söz konusu olduğu; madde metninde, dava konusu edilmiş veya edilmemiş ayrımı yapılmaksızın kanunun yürürlük tarihinden önce alınmış Kurul kararları bakımından da belli şartlarla yeni düzenlemenin uygulanmasının öngörülmüş olmasından hareketle, devam eden davalar bakımından da yeni düzenlemenin uygulanması gerektiği sonucuna varılması mümkünmüş gibi görünmekle birlikte, idarî işlemlerin yargısal denetimlerinin kural olarak idarî işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve hukukî duruma göre yapılması yolundaki genel ilkenin ve hukukta genel kuralın geniş, istisnaların ise dar yorumlanması gerektiği yolundaki ilkenin buna engel olduğu,<br>Buna göre, geçici madde hükmünde, yeni düzenlemenin kanunun yürürlük tarihinden önce itirazen şikâyet bedelinin iadesi talebiyle açılmış ve hâlen devam eden davalarda da uygulanacağına dair açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle söz konusu düzenlemenin devam eden davalar bakımından uygulanamayacağı, nitekim geçici madde hükmünde, ilgililerin Kamu İhale Kurumu'na başvurmaları için öngörülen bir aylık süre zarfında mahkemelerin elindeki davalarla ilgili karar verip veremeyecekleri, bir aylık başvuru süresinin geçmesini bekleyip beklemeyecekleri, bu süre zarfında ilgililerce Kuruma başvurulmasının veya başvurulmamasının mahkemenin vereceği kararı nasıl etkileyeceği gibi konularda bir düzenleme yapılmamış olmasının da bu sonucu doğruladığı, <br> 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) bendinde, itirazen şikâyet başvuru bedelinin, Kamu İhale Kurumu'nun gelirleri arasında sayıldığı, 7421 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeden önceki hâliyle Kanunda bu bedelin geri verilmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi talebiyle açılan davalarda idarî yargı mercilerince davanın reddi yönünde kararlar verilirken, Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla önüne gelen bir uyuşmazlıkta, Kamu İhale Kurumu'na yaptığı itirazen şikâyet başvurusu haklı bulunan bir başvurucunun başvuru sırasında ödediği bedelin kendisine iade edilmemesinin mülkiyet hakkının ihlâli olduğuna karar verdiği (Bireysel Başvuru No: 2017/33177). <br> Yeni getirilen düzenleme ile iade için başvurucunun bütün şikâyet konularında haklı bulunması şartının getirildiği ve başvuru tarihinden itibaren iade için öngörülen 30 günlük sürenin sonuna kadar faiz ödenmeyeceğinin kurala bağlandığı, bu düzenlemelerin, kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış bulunan davalara da uygulanması hâlinde aynı tarihlerde ve aynı hukukî durum mevcutken açılmış olan davalar arasında sonuç bakımından büyük farklılıkların ortaya çıkacağı ve bu durumun eşitlik, hakkaniyet ve hukukî güvenlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı,<br>Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacı şirkete nihai olarak haklı çıkmasına rağmen itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesi suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin davacı şirketin menfaatlerinin dikkate alınmaması nedeniyle ölçüsüz olduğu, bir diğer ifadeyle kamu yararı ile davacının mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil dengenin davacı şirket aleyhine bozulduğu, davacı şirketin söz konusu başvuru bedelini doğrudan yatırdığı Kamu İhale Kurumu'ndan almak yerine ayrı bir dava açmaya zorlanmasının davacı aleyhine külfet yükleyeceği, davalı kurum tarafından söz konusu bedele ilişkin olarak ilgili idareye rücu edilebileceği hususları bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda Kamu İhale Kurumu'na yapılan itirazen şikâyet başvurusu sırasında 'başvuru bedeli' olarak ödenen 24.571,00-TL'nin davalı idarece davacı şirkete ödenmesi gerekirken, başvurunun, "iddialarının tamamında haklı bulunması koşulunun gerçekleşmediğinden" bahisle reddine ilişkin Kurul'un 05/01/2023 tarih ve 2023/YK-152 sayılı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş (15) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi açısından başvurucuların, iddialarının tamamında haklı çıkmasının gerektiği, başvuru esnasında ileri sürülen iddiaların bir kısmında haklı çıkılmasının mevzuat gereği bedel iade şartlarının sağlanmadığı sonucunu doğurduğu, dolayısıyla davacının Kuruma yaptığı başvurusunda iddialarının tamamında haklı bulunmadığından bedel iadesi başvurusunun reddedildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne iadesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USUL YÖNÜNDEN: <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinde, dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği; tarafların, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebileceği kurala bağlanmıştır.<br> Aynı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (d) bendinde, savunma süresinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olduğu, savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosyanın tekemmül etmiş sayılacağı; (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.<br> Dava dosyasının incelenmesinden, Karayolları 6 . Bölge Müdürlüğü'nce açık ihale usulü ile gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "Hacılar Develi İl Yolu (Hacılar-Hisarcık Ayrımı) Km:0+000-8+16457 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü İşleri ve Üstyapı (Bsk) Yapım İşi" ihalesine ilişkin olarak ihaleye istekli olarak katılan davacı tarafından diğer isteklilere yönelik yapılan şikâyet başvurusunun reddedilmesi üzerine, Kamu İhale Kurumu'na itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvuru üzerine Kurul'un 02/12/2020 tarih ve 2022/UY.II-1976 sayılı kararı ile 4734 sayılı Kanun uyarınca düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği, mezkur Kurul kararına karşı … İdare Mahkemesi'nde açılan davada … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile anılan Kurul kararının iptaline hükmedildiği, bu kararın gereğini yerine getirmek üzere 17/03/2021 tarih ve E:2021/MK-110 sayılı Kurul kararı ile, "1- Kamu İhale Kurulu'nun 02/12/2020 tarih ve 2020/UY.I-1976 sayılı kararının (B) bölümünde yer alan … Yol. Yap. San. ve Tic. A.Ş.- Ka Tas. İnş. ve Taah. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığına yönelik değerlendirmelerin iptaline, 2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, idarece davacının T.C. kimlik numarasına ilişkin eksikliğin bilgi eksikliği kapsamında tamamlatılması yönünde 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin on birinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine" karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından, itirazen şikâyet başvurusu kapsamında yatırılan 24.571,00-TL tutarındaki başvuru ücretinin iadesi talebiyle 20/12/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurulduğu, söz konusu başvurunun, "iddialarının tamamında haklı bulunması koşulunun gerçekleşmediğinden" bahisle reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. <br> Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile ihale sürecinde sözleşme öncesi işlemlerin ihale işlemi, dolayısıyla idari işlem olmaları nedeniyle idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmiş ve bu yöndeki kararlar istikrar kazanmış bulunmaktadır.<br> Öte yandan, ihale işlemlerine ilişkin idari usulü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanunî tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte idarece tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesinin gerekçesinde, "İdari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idari davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması hâlinde, hukukî belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır. Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idari yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.<br> Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, sınırlı sayıdaki dava türü ivedi yargılama usulüne tâbidir. Nitekim gerekçede ihaleyle bağlantılı tüm işlemlerin değil, yargısal sürecin süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale uyuşmazlıklarının bu yargılama usûlüne tâbi kılındığı vurgulanmıştır.<br> 4734 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bir işlemin tesis edilmesi, bu işlemin yargısal denetiminin salt bu sebeple ivedi yargılama usûlüne tâbi olduğu anlamına gelmemektedir. "İhale" kavramına ilişkin olarak kanunlarda yer alan tanımlar da dikkate alındığında, ivedi bir uyuşmazlıktan bahsedebilmek için "başlamış bir ihale sürecinin" mevcut olması gerektiği, ihaleye çıkma kararı ile başlayıp, sözleşme imzalanıncaya kadar olan ihale sürecine ilişkin işlemlerin ivedi yargılama usulü kapsamında bulunduğu, aksi kabulün Kanun'un gerekçesinde ifade edilen yargısal sürecin süratle sonuçlandırılmasında özel önem taşıyan uyuşmazlıklar şeklinde ifade edilen ve ivedi yargılama usûlüne tâbi uyuşmazlıkların mahiyetini belirleyen ilkeye aykırılık teşkil edeceği açıktır.<br> Uyuşmazlığın, somut bir ihale sürecine ilişkin olmayan, Kamu İhale Kurumu'na yapılan başvuru esnasında yatırılan başvuru bedelinin iadesi amacıyla yapılan başvuru üzerine alınan Kurul kararının iptali isteminden kaynaklandığı, bu nedenle bakılan davada ivedi yargılama usûlü uygulanmak suretiyle inceleme yapılamayacağı açıktır. <br> Bu itibarla, somut bir ihale sürecine ilişkin olmayan, Kamu İhale Kurumu'na yapılan başvuru esnasında yatırılan başvuru bedelinin iadesi amacıyla yapılan başvuru üzerine alınan Kurul kararının iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlığın, öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmadığından, ivedi yargılama usûlü uygulanmak suretiyle ve 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesine uygun olarak dosya tekemmül ettirilmeden verilen kararda usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br> 3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,<br> 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 14/09/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br> (X) KARŞI OY :<br>Mahkemece, ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu değerlendirilerek verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin (g) bendi uyarınca temyiz isteminin incelenip incelenemeyeceğine ilişkin olarak öncelikle uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü kapsamında olup olmadığına bakılması ve bu konuda bir karar verilmesi gerekmektedir. <br> İvedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır. <br> Bu durumda, Danıştay tarafından bir kararın istinaf incelemesinden geçmeden doğrudan temyizen incelenerek karar verilebilmesi için öncelikle ortada ivedi yargılama usulü kapsamında bir uyuşmazlık bulunması gerekmektedir.<br> İvedi yargılama usulü kapsamında yer almayan bir uyuşmazlığa ilişkin kararın istinaf aşaması (uyuşmazlığın Mahkemece ivedi yargılama usulü kapsamında bir uyuşmazlık olarak değerlendirilmesi nedeniyle) atlanmak suretiyle temyiz incelemesinin yapılması İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlenen iki ve/veya üç aşamalı yargılama sistemine aykırılık oluşturur.<br> Danıştay tarafından, Mahkemece doğrudan temyiz incelemesine tâbi olduğu değerlendirilen uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü kapsamında yer almadığına karar verilmesi hâlinde, Mahkemece yapılan değerlendirmeyle bağlı olunmaksızın, olması gerekenden hareketle istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.<br> Dava konusu uyuşmazlığın, ivedi yargılama usulüne tâbi olmadığı açıktır.<br> Bu itibarla, temyiz isteminin görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren Ankara 3. İdare Mahkemesi'ne iadesine karar verilmesi gerektiği oyuyla, bozma yönünde verilen karara katılmıyorum.</font></p></body></html>

kamulaştırma