<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12616 E. , 2023/5177 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/12616<br>Karar No : 2023/5177 <br><br>TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): <br>1- … <br>2- … <br>3- … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): <br>1- … Bakanlığı <br>VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri <br><br>2- … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLLERİ: Av. … - …, Hukuk Müşaviri <br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Tunceli İli, Hozat, Pertek ve Çemişgezek İlçeleri sınırlarında DSİ Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Cevizlidere Barajı ve Sulaması ile Malzeme Ocakları, Kırma - Eleme Tesisi, Yıkama - Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bir baraj projesinin, ilk olarak baraj projesinin hazırlanması, daha sonra projenin Devlet Su İşleri Müdürlüğünce projeyi gerçekleştirmek isteyen şirketlerin başvuru yapabilmeleri için yayımlanması, bunun üzerine projeyi gerçekleştirmek isteyen şirketlerden en yüksek teklifi verene projenin ihale edilmesi, ihaleyi kazanan şirket tarafından proje ile ilgili ÇED Olumlu ya da ÇED Gerekli Değildir kararının alınması ve DSİ Genel Müdürlüğü ile "Su Kullanım Hakkı Anlaşması" imzalanması ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından üretim lisansı verilmesi aşamalarından oluştuğu dikkate alındığında, dava konusu projenin bu sürecin işletilmesi bakımından hukuka uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılması gerekmekte olup; ÇED süreci, projenin sonraki aşamasını oluşturmaktadır. <br>Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler bu kapsamda tetkik edildiğinde; dava konusu projenin 08/11/2012 tarihinde ihale edildiği, projenin planlanması için ihaleyi alan firma ile 13/12/2012 tarihinde sözleşme akdedildiği, 21/12/2012 tarihinde iş yerinin teslim edildiği, 04/08/2014 tarihinde etüt raporunun hazırlandığı, 16/12/2014 tarihinde 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği'ne göre proje tanıtım dosyası hazırlanması, ÇED raporunun hazırlanması, ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışma yapmak gibi iş ve işlemleri yerine getirmek üzere idare tarafından Aktif Çevre Uluslararası Çevre Yatırımları Mühendislik ve Danışmanlık Limited Şirketi'nin yetkili kılındığı, bu doğrultuda, yetkilendirilen firma tarafından ÇED süreci için 17/12/2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvurulduğu, 09/01/2015 tarihinde halkın katılımı toplantısı yapılacağının duyurulduğu ve 27/01/2015 tarihinde yapılması planlanan toplantıda halkın tepkisi nedeniyle bilgilendirme yapılamadığının tutanaklara geçirildiği, söz konusu projeyle ilgili bir sakınca olup olmadığına dair Tunceli İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Tunceli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Çevre ve Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı, Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve Nato Pol Tesisleri İşletme Başkanlığı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, BOTAŞ ve Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden görüş alındığı, ardından dava konusu proje için 31/12/2015 tarihinde ÇED Olumlu kararının verildiği, 05/09/2016 tarihinde ise proje planlama raporunun tamamlandığı görülmüştür.<br>Buna göre, baraj ve sulama, malzeme ocakları ile kırma-eleme-yıkama ve hazır beton santrali projesinin ihaleye çıkılması aşamasından başlayarak planlanması ve planlama raporunun onaylanmasına dair sürecin usulüne uygun olarak yürütüldüğü sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu proje hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, projenin gerçekleştirilmesi halinde meralar ile tarihi ve kültürel alanların, tarım ve hayvancılığın, çevre ve halk sağlığının olumsuz etkileneceği, dolayısıyla bu hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılması gerektiği, böyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeyle verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesine karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesinin bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, daha önce dosyaya sunulan dilekçelerde yer alan maddi ve hukuki sebepler ile Mahkeme kararında belirtilen hususlar karşısında, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektiren bir yönün bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. ve 48. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br> Tunceli İli, Hozat, Pertek ve Çemişgezek İlçeleri sınırlarında DSİ Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğü tarafından "Tunceli-Çemişgezek Projesi Cevizlidere Barajı ve Sulaması Malzeme Ocakları, Kırma - Eleme Tesisi, Yıkama - Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesinin yapılması planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulmuş, söz konusu projeyle ilgili … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmiştir.<br>Davacılar tarafından, ÇED sürecinin hukuka uygun yürütülmediği, halkın bilgilendirilmediği, ilgili kurumlardan gerekli izinlerin alınmadığı, proje alanının mera vasfında olduğu, bu bölgede yapılacak projenin tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyeceği, nitekim projenin yapılması ile birlikte arıcılık faaliyetinin sona ereceği, ayrıca proje alanında tarihi ve kültürel değerlerin de bulunduğu, bunların da projeden olumsuz etkileneceği belirtilerek söz konusu "projenin" iptaline karar verilmesi istemiyle 31/12/2020 tarihinde Elazığ DSİ 9. Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru, iptali istenilen projenin sulama amaçlı olduğu, dolayısıyla proje ile bölgede halkın ekonomik değeri yüksek ürünler yetiştirmesine olanak sağlanmasının ve dışarıya göçlerin azalmasına katkıda bulunmasının amaçlandığı, ÇED sürecinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülerek sonuçlandırıldığı, bu süreçte halkın katılım toplantısının yapıldığı, ÇED raporunda yer alan taahhütler yerine getirilerek yasal izinlerin alınacağı, ihale süreci ile ilgili DSİ Genel Müdürlüğüne başvurulması gerektiği gerekçeleriyle ... tarih ve … sayılı işlemle reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, söz konusu projenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan; "2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı maddenin 2. fıkrasının (g) bendinde; "Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiş, "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararların kesin olduğu hükme bağlanmış, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarının, b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davaların, c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarının, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarının, e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davalarının f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davaların, g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davaların, h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davaların, ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davaların, i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davaların, m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davaların temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmüne, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi olmayan davalar bakımından istinaf yoluna başvurulmasından sonra bölge idare mahkemelerinin temyiz incelemesine tabi kararlarının aynı Kanunun 46. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı, dolayısıyla temyize konu olabilecek davalar arasında sayılmayan davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz isteminin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, dava konusunun; "Tunceli-Çemişgezek Projesi Cevizlidere Barajı ve Sulaması Malzeme Ocakları, Kırma - Eleme Tesisi, Yıkama - Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesiyle ilgili verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemi olmayıp, projenin çevresel etkilerine yönelik iddialarla söz konusu "projenin" iptaline karar verilmesi istemi olduğu, bu istemin ise 2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde düzenlenen çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar kapsamında olmadığı gibi, aynı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen temyiz edilebilir davalar kapsamında da olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu öngörülmeyen kararla ilgili kanunla öngörülmeyen temyiz incelemesi yapılması hakkı kazandırmayacağından, davacıların temyiz istemlerinin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
kamulaştırma