<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/976 E.  ,  2023/3196 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/976<br>Karar No:2023/3196<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Taahhüt ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 21/07/2020 tarih ve 31192 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek fiil ve davranışında bulunulduğundan bahisle anılan Kanun'un 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 05/09/2016 tarihinde gerçekleştirilen "Sultanbeyli Mecidiye Köprüsü ile Pendik Formula Bağlantı Yolu Arası Tem Yan Yollar Düzenleme İnşaatı Yapım İşi" ihalesinin davacı şirket üzerinde kaldığı, 05/12/2016 tarihinde sözleşme imzalandığı ve 09/12/2016 tarihinde davacıya yer teslimi yapıldığı, işin bitim tarihinin teslim tarihinden itibaren 370 gün olduğu, anılan Belediyece Kamu İhale Kurumu'ndan söz konusu işin tasfiye edilip edilemeyeceği konusunda görüş istenildiği, Kurum tarafından Kamu İhale Genel Tebliği'nin 25.3. maddesinde yer alan mücbir sebep hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığının bildirildiği, 28/10/2019 tarihli yazı ile işin 2. ve 3. etap çalışmalarına başlanılması, aksi takdirde fesih işlemlerine başlanılacağının davacıya bildirildiği, işin devamı sırasında süre uzatım kararları ile 7 kez süre uzatımı verilerek toplamda 742 gün süre ile nihai bitiş tarihinin 25/12/2019 olarak tespit edildiği ve %60,99 oranında işin bitirildiği, sürenin bitiminde 09/01/2020 tarihinde çalışma mahallinde yapılan incelemelerde imalâta yönelik bir çalışma görülmediği gibi, mevcut şantiyelerin söküldüğünün tespit edilerek tutanak altına alındığı, davacıya, işin 13/09/2020 tarihine kadar tamamlanması aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, ihtar süresinin bitiminde kontrol ekibi tarafından 14/09/2020 tarihinde şantiye alanında gerekli incelemelerin yapıldığı, işin geçici kabule hazır olmadığının görüldüğü, … tarih ve … sayılı işlem ile sözleşmenin feshedilerek davacının 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanması üzerine bakılan davanın açıldığı, <br> İhalede davacı şirketin istemi üzerine çeşitli nedenlerle 7 kez süre uzatımı verildiği ve işin nihai bitim tarihinin 25/12/2019 tarihi olarak belirlendiği, davacının 30/09/2019 tarihli dilekçesi ile, Karayolları Genel Müdürlüğü'nce onayda bekleyen projeler ile çalışmalara engel teşkil eden çiftliğin boşaltılmaması ve kamulaştırmasının yapılmaması nedeniyle herhangi bir çalışma yapılamadığı belirtilerek sözleşmenin tasfiyesi talebinde bulunulduğu, Belediye tarafından 28/10/2019 tarihli yazı ile, iş kapsamında onaylı projeler doğrultusunda çalışma yapılmasına engel bulunmayan yerlerin firmaya bildirildiği ve taahhütleri altında bulunan yerlerin ivedilikle tamamlanması, aksi takdirde fesih işlemlerinin başlatılacağının bildirildiği, yazılı ihtara rağmen davacının süre sonu olan 25/12/2019 tarihine kadar imalâtlara yönelik inşai faaliyette bulunmaması üzerine 25/12/2019 tarihli yazı ile, imalât yapılmasına engel bulunmayan yerlerde 10 gün içinde imalâtlara başlanması aksi takdirde sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri doğrultusunda iş ve işlem yapılacağının davacıya bildirildiği, davacı tarafından 03/01/2020 tarihli dilekçe ile, şantiye tesislerinin kurulumunun tamamlandığı, ekip ve ekipmanların şantiye mahallinde bekletildiği belirtilerek 8. kez süre uzatım talebinde bulunulduğu, kontrol ekiplerince 09/01/2020 tarihinde ihale kapsamında gösterilen çalışma alanına gidildiği, imalâta yönelik hiçbir çalışmanın, şantiye kurulumu ile ekip ve ekipmana ait bir durumun bulunmadığının tespit edildiği,<br>İşin devamı sırasında süre uzatım kararları ile 7 kez süre uzatımı verilerek toplamda 742 gün süre ile nihai bitiş tarihi 25/12/2019 olarak tespit edilen ihaleye konu işte, davacının verilen 10 gün süreye ve ihtara rağmen gösterilen yerde işe başlamadığı ve işi süresinde bitirmediği anlaşıldığından, davacının ihalelerden yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan davacı tarafından, 7. süre uzatımında 144 gün süre verildiği hâlde 61 gün olarak süreden faydalandırıldığı ve bu şekilde 02/04/2020 tarih ve 31087 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile tanınan sözleşmenin tasfiyesi imkânından faydalandırılmadığı iddia edilmiş ise de, 7. Süre Uzatımına Esas İmalat Yapılabilecek İşlerin Keşif Cetvelinde imalât yapılabilecek işlere ait tutarın 4.826.320,59-TL ve bu tutara denk gelen sürenin 86 gün olduğu ve hesaplamaya esas alınan 14 nolu hakediş tarihi olan 30/09/2019 ile hâlihazır süre sonu olan 25/10/2019 tarihleri arasındaki 25 günün düşülmesi sonrasında verilmesi gereken süre uzatımı 61 gün olarak tespit edildiğinden, davacının bu iddiasının yerinde bulunmadığı belirtilmiştir. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 05/12/2016 tarihinde sözleşme imzalanarak 09/12/2016 tarihinde davacıya yer teslimi yapıldığı, işin bitim süresinin, iş yeri teslim tarihinden itibaren 370 gün olarak belirlendiği, yer tesliminin ardından davacı tarafından şantiye kurulumu tamamlanarak işe başlandığı esnada Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile idareleri arasında protokol imzalanmadan söz konusu alanda çalışma yapılamayacağı belirtildiğinden çalışmaların durdurulduğu ve davacı tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında protokolün imzalanmasının beklenildiği, protokolün imzalanmasının ardından yeniden çalışmalara başlandığı ve bu nedenle davacıya 109 gün ek süre verildiği, çalışmalar devam ederken davacı şirket tarafından güney yan yolda bulunan çiftliğin kamulaştırılmadığı, ayrıca yapılacak yan yollardan birinin başka bir köprünün bağlantı yolu ile kesişmesi nedeniyle projenin revize edilmesi gerektiği gerekçesiyle ek süre talebinde bulunulduğu, aynı zamanda proje kapsamında saha çalışmalarının ardından tespit edilen birtakım sorunların davalı idareye bildirildiği ve toplam 19 başlıktaki sorunların bir kısmının çalışmanın yapılmasına engel teşkil ettiğinin ifade edildiği, başvuru neticesinde, davacı şirkete altı defa daha ek süre verilerek toplamda işin süresinin 742 gün uzatıldığı, <br>Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Alt Yapı Hizmetleri Müdürlüğü'nün 29/12/2019 tarihli yazısı ile revize projelerin henüz Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmamış olması ve güney yan yolda bulunan çiftliğin boşaltılamaması nedeniyle iş akışının yavaşladığı ve firma hakkında alacaklı haciz ihbarnamelerinin bulunduğu belirtilerek Kamu İhale Kurumu'ndan 4735 sayılı Kanun'un 10/e maddesi kapsamında söz konusu işin tasfiye edilip edilemeyeceği konusunda görüş istenildiği, Kurum tarafından gönderilen cevabi yazıda, konunun Kamu İhale Kurulu'nda değerlendirildiği ve Kurul'un 12/02/2020 tarih ve 2020/DK.D-28 sayılı kararıyla, 4735 sayılı Kanun'da sözleşmenin anlaşarak feshi konusunda bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sözleşmenin Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında feshedilip edilemeyeceğine karar verme yetkisinin idarede olduğunun, açıklanan hususların ise 4735 sayılı Kanun'un 10/e maddesi kapsamında mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, <br>Bunun üzerine, davacı şirkete, Alt Yapı Hizmetleri Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, işin 2. ve 3. etap çalışmalarına başlanması, aksi takdirde fesih işlemlerine başlanılacağınnın bildirildiği, 09/01/2020 tarihinde çalışma mahallinde yapılan incelemelerde imalâta yönelik bir çalışma görülmediği gibi, mevcut şantiyelerin söküldüğü tespit edilerek bu durumun tutanak altına alındığı ve işin 13/09/2020 tarihine kadar tamamlanması, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtar yazısı gönderildiği, ihtar süresinin bitiminde kontrol ekibi tarafından 14/09/2020 tarihinde şantiye alanında gerekli incelemeler yapılarak işin geçici kabule hazır olmadığının tespit edildiği, 06/03/2020 tarihli işlem ile sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra işin %60,99 oranında bitirildiğinin idarece tespit edildiği, <br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 29/12/2019 tarihli yazısı ile revize projelerin henüz Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmamış olması ve güney yan yolda bulunan çiftliğin boşaltılamaması nedeniyle iş akışının yavaşladığı ve firma hakkında alacaklı haciz ihbarnamelerinin bulunduğu belirtilerek Kurum'dan 4735 sayılı Kanun'un 10/e maddesi kapsamında söz konusu işin tasfiye edilip edilemeyeceği konusunda görüş istenildiği dikkate alındığında, iş akışının yavaşlamasında idareden kaynaklanan sebeplerin söz konusu olduğunun idarece kabullenildiği,<br>Davacı tarafından yüklenilen yapım işi için gerekli izin, proje ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmaksızın söz konusu iş ihale edildiğinden, işin aksamasında idareden kaynaklanan nedenlerin bulunduğu, öte yandan, işin sözleşmede öngörülenden çok daha uzun sürelere ulaşması neticesinde firmanın asgari düzeyde makine, ekipman ve işçilik maliyetleri nedeniyle maddi olarak zor durumda kaldığı, <br>Öte yandan, projenin seyrini etkileyebilecek ve güvenlik risklerine sebep olabilecek birtakım hatalar bulunduğu ileri sürülerek davacı tarafından ek süre talebinde bulunulduğu, bu talepler üzerine ise aksi bir tespit yapılmaksızın idarece her defasında ek süre talepleri olumlu karşılanarak bir bakıma söz konusu tespitlerin doğru olduğunun idarece de benimsendiği,<br>Davacı tarafından, projeye yönelik olarak yapılan tespitlerin haklı olduğunun kabulüyle, davacıdan işin icrasına devam etmesini beklemenin makûl olmayacağı göz önüne alındığında, projenin hazırlanması safhasında bulunan birtakım eksiklikler sebebiyle belli bir kısmının devam etmesi mümkün görünmeyen bir iş için davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğinin açık olduğu, <br>Her ne kadar davacı tarafından ihale konusu iş zamanında bitirilememiş ise de, davacının projelerin onaylanmaması, kamulaştırılması gereken taşınmazın kamulaştırılmaması ve projede tespit edilen aksaklıkların giderilememesi nedenleriyle süre uzatımlarına hak kazandığı ve bu süre uzatımlarına rağmen bahsi geçen eksikliklerin idarece giderilemediği dikkate alındığında, idarece olayın oluş şekli ve niteliği ile bunun yaptırımı hususunda hakkaniyet ilkesine uygun işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle kamu ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, servis yolu asfaltı ile ilgili herhangi bir süre uzatımı verilmediği, davacının yüklenici servis yolu asfaltı imalâtı tamamlansa dahi 2. ve 3. etap çalışmalarını mali durumunun kötü olmasından dolayı yapamayacağını şifai olarak bildirdiği, 144 gün yerine keyfi olarak 61 gün süre verildiği iddiası gerçeği yansıtmamakla birlikte, verilen 61 gün süreye davacının herhangi bir itirazda bulunmadığı, süre uzatımı süresince çalışılması istenen mahallerde herhangi bir çalışma yapılmadığının da tespit edildiği, 144 gün süre uzatımının tamamı verilmiş olsa dahi süre sonu tarihi 20/02/2020 olacağından sözleşmelerin tasfiyesine imkân veren 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinden faydalanılamayacağının açık olduğu, davacının tüm ikazlara rağmen mahallinde yapılan kontroller sonucu çalışmadığının tespit edildiği, davacının yüklü miktarda icra borcu bulunduğu, icra borçları nedeniyle imalât yapsa dahi hakedişlerden herhangi bir ödeme alamayacağının açık olduğu, Kamu İhale Kurumu'nca mücbir sebep hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, süre uzatımlarının işin yapılmasında toplam 2 yıllık bir gecikmeye sebep olduğu, sürenin sonunda işin ancak %60,99'unun tamamlanabildiği, fesih kararının kamu kaynaklarının daha fazla istismar edilmemesi adına keyfi olarak değil, mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, davacının gücünün yetmeyeceği ve çalışmaya engel alanlarda çalışma yapılmasına ilişkin hiçbir talimat verilmediği, dava konusu işlemin titizlikle, etraflıca değerlendirme yapılmak suretiyle ve mevzuata uygun şekilde tesis edildiği, hizmetin gerekleri ve kamu yararı ilkeleri bakımından hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma