<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6919 E. , 2023/7332 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/6919 <br>Karar No : 2023/7332 <br> <br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>DAVALI : ...Genel Müdürlüğü <br> <br>DAVANIN KONUSU : Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında, karar eki harita ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (Dava dilekçesinin "Konu" ve "Netice-i Talep" bölümlerinde sehven "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi", "Açıklamalar" bölümünde ise "Cumhurbaşkanı Kararı" olarak nitelendirilmiştir.) ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği ileri sürülen diğer idari işlemlerin iptali ve söz konusu işlemlerin iptali mümkün değil ise, İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel, ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazların güncel fiyatları üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplanacak zararının tazmini istenilmektedir. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3 ve 5. maddelerine uygun olmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin; (d) bendinde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmış; aynı Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde ise, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... b) Acele kamulaştırma işlemleri. ..." hükmüne yer verilmiştir. <br>Bununla birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanununun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu Bakanlar Kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, Bakanlar Kurulu kararlarına karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları <br>Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı davalar arasında sayılmış; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakacağı hükme bağlanmıştır. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen hükümlerden, dava dilekçelerinde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği ve her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılmasının esas olduğu, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı ayrı ayrı dava açılabileceği gibi, tek bir dilekçe ile de dava açılabileceği anlaşılmaktadır. <br> Davacı tarafından sunulan ve 14/09/2023 tarihinde Danıştay kaydına giren dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" ve "Netice-i Talep" bölümlerinde, Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Projesi kapsamında, karar eki harita ile listede güzergahı, bulunduğu yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (Söz konusu karar, dava dilekçesinin çeşitli bölümlerinde sehven "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi", "Cumhurbaşkanı Kararı" olarak adlandırılmıştır.) ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemlerin iptalinin ve davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmininin istenildiği; dilekçenin "Açıklamalar" bölümünde de, anılan Bakanlar Kurulu Kararının 2942 sayılı Kanuna aykırı olduğu, davacıya ait İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel, ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların ifraz edilerek 3, 5 ve hatta 0,18 m2 gibi kullanıma uygun olmayan büyüklükteki parsellere ayrıldığı, söz konusu hukuka aykırı işlemler nedeniyle davacının taşınmazlarını kullanamayacak duruma geldiği, ardından, acele kamulaştırma ve acele el koyma kararlarıyla taşınmazların mülkiyetinin davalı idareye geçirildiği ileri sürülerek, anılan taşınmazları içeren bölgenin acele kamulaştırılmasına ilişkin 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemlerin iptalinin; bu mümkün değil ise, söz konusu taşınmazların güncel değerlerine göre hesaplanacak tazminat tutarının davacıya ödenmesine karar verilmesinin istenildiği görülmüştür. <br> Dava dilekçesinde yer verilen "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemlerin iptali" istemi açısından; öncelikle, İdari Yargılama Usulü Kanununun yukarıda yer verilen 3. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde iptali istenilen, bir diğer deyişle bakılan davanın konusunu oluşturan bütün idari işlemlerin, işlemin tarihi, sayısı, konusu vb. unsurları belirtilmek suretiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde netleştirilmesi gerekirken, anılan hükme aykırı olarak, bakılan davada iptali istenilen "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemleri sırasında gerçekleştirilen hukuka aykırı işlemler" açısından böyle bir netleştirmenin yapılmadığı görülmüştür. Dava dilekçesinin bütünü incelendiğinde, söz konusu ifadeden, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, kamulaştırma işlemleri kapsamında gerçekleştirilen bütün idari işlemlerin mi yoksa sadece dava dilekçesinin "Açıklamalar" bölümünde bahsedilen, dava konusu taşınmazların ifrazına ilişkin işlemlerin mi kastedildiği dahi anlaşılamamıştır. Bu itibarla, anılan istem yönünden dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna ulaşılmıştır. <br> Yine aynı istemle ilgili olarak; yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanunun 5 ve 20/A maddeleri, 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrası ve 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının değerlendirilmesinden, ivedi yargılama usülüne tabi acele kamulaştırmaya ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile gerek bu karar kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan, ivedi yargılama usulüne tabi olmayan kamulaştırma işlemleri ve gerekse yine ivedi yargılama usulüne tabi olmayan ifraz işlemleri arasında, 2577 sayılı Kanunun aradığı tarzda bir maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle birlikte dava konusu edilmeleri mümkün olmayan söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılması gerektiği ve anılan işlemlerden sadece acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği anlaşıldığından; dava dilekçesinin, belirtilen istem yönünden, 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine de uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Tazminat istemi yönünden ise; 2577 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın belirtilmesi gerekirken, anılan maddeye aykırı olarak, dava dilekçesinde istenilen tazminatın miktarının rakamsal olarak belirtilmediği görülmüştür. Öte yandan, dilekçenin "Açıklamalar" bölümü incelendiğinde, söz konusu tazminata karar verilmesinin, dava dilekçesinde bahsedilen idari işlemlerin iptaline karar verilmemesi halinde istenildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı Kanununun 3. maddesi ile davacının isteminin yeterli açıklığa kavuşturulmasının sağlanması amaçlanmış ve anılan Kanunda terditli, yani biri olmazsa öteki istemin incelenmesine imkan veren çok seçenekli dava müessesesine yer verilmemiştir. Dolayısıyla dava dilekçesinin, tazminat istemi açısından, hem tazminat miktarının rakamsal olarak belirtilmemiş olması ve hem de terditli olarak istemde bulunulmuş olması yönleriyle, 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, tazminat isteminin, ancak 11/10/2016 tarihli, 2016/9373 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından kaynaklanan bir zararın bulunduğu iddia edilebiliyor ise ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebileceği de açıktır. <br> Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. <br> Dava dilekçesinin yenilenmesi halinde, yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davanın konusu açıkça ortaya konulmalı; bunun için de, iptali istenilen işlem/işlemler, işlemin tarihi, sayısı, konusu vb. unsurları belirtilmek suretiyle netleştirilmeli; (uğranıldığı iddia edilen zararın yalnızca ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da dava konusu edilebilecek olan Bakanlar Kurulu kararından kaynaklandığı iddia edilebiliyor ise tazminat isteminde bulunabileceği dikkate alınarak) tazminat talebinde bulunulacak ise, (gerekli görülmesi halinde fazlaya ilişkin haklar da saklı tutulmak suretiyle) talep edilen tazminat miktarı rakamsal olarak gösterilmeli ve dilekçede terditli isteme yer verilmemelidir. <br> <br> KARAR SONUCU : <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmüne uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmak üzere REDDİNE, <br> 2.Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, <br> 3. Süresi içerisinde davanın yenilenmesi halinde, yenilenen dava dilekçesinde tazminat isteminde bulunulmuş ise yalnızca bu isteme yönelik olarak harcın tamamlattırılmasına, tazminat isteminde bulunulmamış ise davacıdan yeniden harç alınmamasına; süresi içinde yenilenmemesi halinde ise, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4. Davanın yenilenmemesi halinde varsa artan posta ücreti avansı ile (davanın yenilenmemesi ya da yenilenen davada yürütmenin durdurulması isteminde bulunulmaması halinde) kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının davacıya iade edilmesine, dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya iadesine, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br> <br></font></p></body></html>
kamulaştırma