<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/6975 E.  ,  2023/6829 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/6975<br>Karar No : 2023/6829 <br><br>KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN<br>(DAVACILAR) : 1- … 2- …<br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 22/03/2022 tarih ve E:2021/7798, K:2022/3419 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mersin ili, Akdeniz ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında tahsis edildiği yeşil alan kullanımından çıkarıltılarak taşınmaz üzerindeki kısıtlılığın kaldırılması, bunun mümkün olmaması halinde kamulaştırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 07/10/2019 tarih ve E:2015/11769, K:2019/8654 sayılı bozma kararına uyularak, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu imar planında "yeşil alan" olarak düzenlenen taşınmazın bu kısıtlılık halinden çıkarılmasına ilişkin davacı istemi incelendiğinde; dava konusu park alanının 385 m² olduğu dikkate alındığında alanın alt ölçekli yeşil alanlar kategorisine girdiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında yerleşme alanlarının genel hatları ile belirlendiği, alt ölçekli açık yeşil alanların ise plan dili ve tekniği açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında gösterilmesinin zorunlu olmayan, plan dili ve tekniği açısından 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesi gereken alanlar olduğu, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 385 m² olduğu dikkate alındığında park alanı kullanımının 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olmadığı, taşınmaz üzerinde öngörülen park alanının en temel işlevinin güneyinde yer alan ibadet alanına ve yakın çevredeki konut alanlarına açık yeşil alan olarak servis sağladığı, planlama bölgesinde kurgulanan yeşil ağ sisteminin bir parçası olacak şekilde planlanması, yakın çevresindeki kullanımlara hizmet vermesi, kullanışlı bir kamusal mekan sağlayarak yaya erişilebilirliğini ve ibadet alanının mekansal algısını güçlendirecek nitelikte olması bakımından şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uygun bir karar olduğu bu nedenle hukuka aykırı bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmın değerlendirilmesinde; davacının mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlılığın devam ettiği ve davacının da bu kısıtlılığın giderilmesi amacıyla görülmekte olan davayı açtığı, 3194 sayılı İmar Kanunun umumi hizmetlerin görülmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazları elde edebilmesi için idareye çeşitli alternatifler sunduğu (kamulaştırma, imar uygulaması veya trampa), idarelerin şartların gereklerine göre bu alternatifler arasından seçim yapabileceği, ancak davacının taşınmazındaki kısıtlılık halinin, yukarıda izahı yapılan uygulama araçları ile de davalı idarece çözüm getirilerek ortadan kaldırılmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin taşınmazın kamulaştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmının iptaline, davanın imar planında "park alanı" olarak düzenlenen taşınmazın bu kısıtlılık halinden çıkarılmasına yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Dava konusu imar planında "yeşil alan" olarak düzenlenen taşınmazın bu kısıtlılık halinden çıkarılmasına ilişkin yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığı gerekçesiyle onanmasına; kamu yararı ve kamu hizmeti gereklerinin bulunması halinde kamulaştırma yapmak ya da İmar Kanununda belirtilen diğer yolları kullanmak konusunda takdir yetkisi bulunan idareyi, kamulaştırma yapmaya yargı kararıyla zorlama imkanı olmadığı açık olup aksi yönde verilen mahkeme kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının dava konusu parselin kamulaştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmınının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br>6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 22/03/2022 tarih ve E:2021/7798, K:2022/3419 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY: <br> Mülkiyeti davacılara ait Mersin ili, Akdeniz ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parselin … tarih ve … sayılı Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanı olarak, Toroslar Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise bir kısmının yeşil alan olarak ayrıldığı, davacılar vekilinin taşınmazın yeşil alandan çıkarılması, bunun mümkün olmaması halinde ise kamulaştırılması istemiyle Toroslar Belediye Başkanlığına yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 3194 sayılı İmar Kanununun 4.7.2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 7. maddesiyle değişik, "İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler" başlıklı 13. maddesinde; "Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;<br>a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,<br>b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, <br>ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.<br>Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.<br>İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.<br>Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.<br>Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.<br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.<br>" düzenlemesi yer almaktadır.<br>3194 sayılı İmar Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla, adı geçen Kanunun 7. ve 8. maddesiyle belirli nüfus kriterini aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde de: "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek kamu kuruluşlarının bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmüne yer verilmek suretiyle belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içerisinde imar programını hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmeti için ayrılan özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma zorunluluğu yüklenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Davacıların maliki bulundukları parselin 15.06.2000 yılından itibaren, imar planlarında ayrıldığı umumi hizmet alanları kapsamındaki kullanımlardan olan "yeşil alan" kullanım kararının devam ettirilmesine karşısında; gerek temyize konu mahkeme kararında, gerek dava dilekçesinde yer verilen hukuksal açıklamalarda da ifade edildiği şekilde, parselin mülkiyetinin davacıların üzerinde bırakılması/kalması nedeniyle, davacıların mülkiyet hakkının özüne dokunulduğu, parselin süregelen şekilde kullanılamaması sonucunda demokratik toplum düzeninin gerekleriyle uyuşmayacak şekilde bu hakkın sınırlandırıldığı görülmektedir.<br> İmar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının davaya konu taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemi bakımından;<br> Dairemizce idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması nedeniyle İdare Mahkemesi kararının bu kısmının onanmasına karar verilmiştir. <br><br> İmar planında değişiklik yapılmadığı takdirde, taşınmazların kamulaştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem bakımından;<br> İmar planlarında kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerde kalan parselin üzerinde maliklerin tasarruf hakları kısıtlamakta, bu yerler kamulaştırma işlemine konu teşkil edeceğinden satış değerleri düşmekte, rayiç değerinden satılamamakta, ancak kamulaştırma bedeli alınmak suretiyle yarar sağlanabilmektedir. Kamulaştırma yapılmadığı takdirde, kişilerin temel haklarından biri olan mülkiyet hakkı süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanmakta ve bu durum mülkiyet hakkının özünün zedelemesine neden olmaktadır.<br> Yukarıda yer verilen İmar Kanununun 10. maddesi hükmüyle, belediyelere imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde imar programını hazırlama, yatırımcı kuruluşlara imar planlarında kamu hizmetine ayrılan arsaları imar programı süresi içerisinde kamulaştırma, yine yetkili idari makamlara kamulaştırmaya ilişkin ödeneği yatırımcı kuruluşun bütçesine koyma mükellefiyeti yüklenmek suretiyle kanun koyucu tarafından kamu yararı adına fedakarlığa katlanmak durumunda kalan taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğuracak şekilde uzun süre parsellerin imar programlarına alınmadan bekletilmesi uygun görülmemiş ve idareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmaksızın bağlayıcı sürelerle gerekli işlemleri yapma görevi yüklenmiştir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda ise parselin 15.06.2000 tarihli uygulama imar planında “yeşil alan” olarak planlandığı, planın yürürlüğe girmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ilgili belediyece kamulaştırma yapılmadığı, davacıların imar planı değişikliği talebinin reddedilip mahkemece bu işlemin hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakta olup bu nedenlerle, davacıların mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığı açıktır.<br> Bu durumda, mülkiyet hakkının özünü zedeleyen uygulamaların İmar Kanununun 10. maddesine açıkça aykırı olduğu hususu gözönüne alındığında, davacıların yeşil alanda kalan parselinin, anılan Kanunun 13. maddesi uyarıca, yeşil alan gibi düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda kalan alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, alanda parselasyon ya da trampa yapılmak veyahut satın alınmak suretiyle kamu mülkiyetine geçirilmesi zorunlu olduğundan parselasyon ya da trampaya konu edilmeyen parselin kamulaştırılması gerekirken başvurunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Kamulaştırma isteminin reddine ilişkin işlem bakımından 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, davanın bu kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca ONANMASINA,<br>2. İmar planı değişikliği isteminin reddine ilişkin işlem ile uygulama imar planı bakımından 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunmayan davacının temyiz isteminin reddine, davanın bu kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

kamulaştırma