<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/291 E. , 2023/638 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/291<br>Karar No : 2023/638 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-… temsilen … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-… <br> 2-…<br> 3-…<br> 4-…<br> 5-…<br> 6-…<br> 7-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/6470, K:2022/11367 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya ili, Battalgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede mahallesi ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların bölgede yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 31/10/2018 tarih ve 30581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/10/2018 tarih ve 260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2021/6470, K:2022/11367 sayılı kararıyla; <br>Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacıların 22/04/2021 tarihinde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığının anılan taşınmaz üzerindeki yapının tahliyesi ve yıkımına ilişkin 15/04/2022 tarihli işlem ile dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararından haberdar oldukları ve öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,<br> 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda, acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde, Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, <br>Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerektiği, <br>5393 sayılı Belediye Kanunu'nda, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğu belirtildiğinden anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Kanun 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için ise yukarıda da açıklandığı üzere acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerektiğinin kuşkusuz olduğu, <br>Bu açıklamalar çerçevesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesini uygulayacak olan idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşememesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde anılan madde uyarınca acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde Cumhurbaşkanınca 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca aceleliğine karar verilmiş olan taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesinin gerektiği, <br>Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisi adına kayıtlı bulunan ve davacılar tarafından uygulama imar planında park alanı kullanımında kaldığı ileri sürülen taşınmazın üzerindeki muhdesatın Malatya Büyükşehir Belediye Meclisinin 10/09/2007 tarih ve 148 sayılı kararıyla sınırları belirlenen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında kaldığı, alanda anlaşma sağlanamayan hak sahiplerinin taşınmazları için Asliye Hukuk Mahkemesinde davaların yoğunluğu nedeniyle bürokratik sürecin uzun süreceği gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı alındığı, bakılan dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesat için ... Asliye Hukuk Mahkemesi … D.İş sayılı dosya ile 07/04/2021 tarihinde acele el koyma kararı verildiği, anılan taşınmaz için ayrıca ... İdare Mahkemesi E:… sayılı dosyada davacılar tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığı, anılan davanın derdest olması nedeniyle Kamulaştırma Kanunu 10. madde gereğince bedel tespiti ve tescil davasının Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından açılmadığı, davalı idareler tarafından dosyaya Dairelerinin 21/09/2021 tarih ve E:2021/6470 sayılı ara kararı ile istenen bilgi ve belgelerinin tamamının sunulmadığının görüldüğü, <br>Bu durumda, bir bölgenin 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesinin söz konusu bölgede bulunan taşınmazların kamulaştırılması için yeterli olmadığı dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, <br>dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı; dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 220 hektarlık alanı kapsadığı, alanda bulunan yapıların tamamına yakınının ruhsatsız, niteliksiz göç alanı, gecekondu, kaçak yapı şeklinde yapıldığı, mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek, çağdaş özelliklere sahip, modern standartlarda yaşam kalitesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasının hedeflendiği, davaya konu bölgede Toplu Konut İdaresi ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılan protokol kapsamında hak sahipleri ile görüşmelerin yapıldığı, belirli oranda anlaşma yapıldığı ancak alanın tamamında anlaşma ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan projenin uygulamaya geçemeyeceği ve Malatya ilinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemelerinin dava yoğunluğu ve proje alanında bulunan bazı taşınmazların malik sayısının çok fazla olması sebebi ile bürokratik sürecin en az 2 yıl süreceği bu nedenle kentsel dönüşüm projesine bir an önce başlanabilmesi için acele kamulaştırma kararı alındığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 14/12/2022 tarih ve E:2021/6470, K:2022/11367 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 03/04/2023 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X- 2942 sayılı Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br>Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br>Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br>Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br>Buna göre, acele kamulaştırma usulünde, satın alma usulü denenmeden ve tescil hükmünün kurulması da beklenilmeden, tek şart olarak taşınmaz malın Mahkemece tespit edilen değerinin, malik adına depo edilmesi sonrasında, ancak yine Mahkeme kararıyla, idareye taşınmaza el koyma izni verilebilmektedir.<br> Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, dayandığı plan/projenin hayata geçirilmesini ivedilikle temin etme amacıyla, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.<br> Bu haliyle, acele kamulaştırmaya ilişkin usul, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte ve olağan kamulaştırmaya göre ölçüsüz/orantısız bir müdahale getirmemektedir.<br> Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Kamu Yararı" ölçütü yönünden incelenmesinden;<br> Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Malatya Belediye Meclisinin 10/09/2007 tarih ve 148 sayılı kararı ile kentsel dönüşüm alanı ilan edilen 220 hektar alanda Malatya Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ işbirliği ile yürütülen Kemek, Yamaç ve Beydağı mevkilerini kapsayan ve 4 etaba ayrılan kentsel yenileme (gecekondu dönüşüm) projesinin 150 hektarlık alandaki 3. ve 4. etaplarında uygulama yapılabilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.<br> 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca, Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği bu kapsamda, uyuşmazlık konusu olayda, kentsel yenileme projesi ile mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek çağdaş özelliklere sahip modern standartlarda refah seviyesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasında ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır.<br> Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının "Acelelik Hali" ölçütü yönünden incelenmesinden;<br> Uyuşmazlıkta davacıların murisi adına kayıtlı bulunan ve davacılar tarafından uygulama imar planında park alanı kullanımında kaldığı ileri sürülen taşınmazın üzerindeki muhdesatın Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla sınırları belirlenen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında kaldığı, alanda anlaşma sağlanamayan hak sahiplerinin taşınmazları için Asliye Hukuk Mahkemesinde davaların yoğunluğu nedeniyle bürokratik sürecin uzun süreceği gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı alındığı, ancak acele kamulaştırma yoluna gidilmezse kamunun uğraması muhtemel zararlarının neler olduğunun açıkça ortaya konmadığı, başka bir anlatımla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali" gerçekleşmediğinden, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanı Kararı'nın dava konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, acele kamulaştırmaya yönelik Cumhurbaşkanı Kararının dava konusu parsele ilişkin kısmının iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum. <br><br><br>KARŞI OY<br> XX- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir. <br>Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.<br> İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasanın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur. <br>Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır. <br> İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınmıştır. <br>Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır. <br>Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. <br>Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır. <br>Somut uyuşmazlıkta; acele kamulaştırma kararının, Malatya Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kentsel dönüşüm alanı ilan edilen 220 hektar alanda Malatya Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ işbirliği ile yürütülen Kemek, Yamaç ve Beydağı mevkilerini kapsayan ve 4 etaba ayrılan kentsel yenileme (gecekondu dönüşüm) projesinin 150 hektarlık alandaki 3. ve 4. etaplarında uygulama yapılabilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.<br> 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca, Belediyelerin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği ve uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanda bulunan yapıların tamamına yakınının ruhsatsız, niteliksiz göç alanı, gecekondu, kaçak yapı şeklinde yapıldığı, mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek, çağdaş özelliklere sahip, modern standartlarda yaşam kalitesi yüksek kentsel bir alan oluşturulması amacıyla Malatya Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 220 hektarlık alanın kentsel dönüşüm alanı ilan edildiği, kentsel yenileme projesi ile mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek çağdaş özelliklere sahip modern standartlarda refah seviyesi yüksek kentsel bir alan oluşturulmasının amaçlandığı, kentsel yenileme ilanına ilişkin işlemin ayakta olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kentsel dönüşüm projesiyle hedeflenen amaçlara ulaşılması ve belirtilen olumsuzluk ve risklerin bertaraf edilmesini temin edecek projelere bir an evvel başlanılmasında "acelelik hali" bulunduğu açık olup, bu doğrultuda tesis olunan dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki Daire kararında ise hukuki isabet bulunmadığından temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br>KARŞI OY<br>XXX- Davacıların murisi adına kayıtlı bulunan ve davacılar tarafından uygulama imar planında park alanı kullanımında kaldığı ileri sürülen taşınmazın üzerindeki muhdesatın Malatya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile sınırları belirlenen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında kaldığı, alanda anlaşma sağlanamayan hak sahiplerinin taşınmazları için acele kamulaştırma kararı alındığı, bakılan dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesat için ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosya ile 07/04/2021 tarihinde acele el koyma kararı verildiği, anılan taşınmaz için ayrıca ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacılar tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı idarelerden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından … İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, "kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanının büyüklüğü ve yapı yoğunluğunun fazla olmasından dolayı bütün alanı boşaltıp arazi üzerindeki yapıların temizlenerek inşaata hazır hale getirilmesi uzun süreç alacağından, bölge içerisinde konut yapımına en uygun alan seçilerek öncelikle inşaatların bu alandan başlatılması hususunun TOKİ ile Belediye arasında yapılan görüşmeler neticesinde karara bağlandığı, bu inşaat alanı belirlenmesinin nedeninin ise Çevre ve Şehircilik Bakanının inşaat alanı dışında kalan yerlerin imar uygulamasının yapılması bilahare bölgenin planlanması konusundaki talimatı olduğu, verilen talimat nedeniyle dava konusu yer dahil olmak üzere birçok yerin kentsel dönüşüm alanı dışında kalacağı, ilgili parselin de bulunduğu alanda imar uygulaması yapılacağından kamulaştırma işlemleri başlatılmayacağı gibi kentsel dönüşüm projesinin de işlevsiz kalacağı" yolunda beyanda bulunulduğu ve davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda Malatya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile imar uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, dava konusu taşınmazın söz konusu imar uygulaması sonrasındaki durumunun ara karar ile sorularak, gelecek cevabın incelenmesinden sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. </font></p></body></html>
kamulaştırma