<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3751 E. , 2023/647 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3751<br>Karar No : 2023/647 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-… Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. … <br> 2-… Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması davalı idarelerce istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mahallesi, … Sokak adresinde, tapunun … ada, … sayılı parselinde kayıtlı bulunan 138 m² alanlı taşınmazın, 775 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan arsa tahsisi sonrasında, idarelerin hizmet kusurları nedeniyle istimlak edilerek tapusunun verilmemesi ve aynı yeri sahiplerinden satın almak zorunda kalındığından bahisle 110.000,00-TL satış bedeli, 3.526,25-TL tapu harcı, 100,00-TL defterdarlık kira bedeli ile 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 163.626,25-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla;<br>775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 5., 27. maddeleri ile 31. maddesinin kamulaştırma işlemine başlanıldığı tarihteki haline yer verilerek, <br>Dosyanın incelenmesinden; İzmir ili, Buca ilçesi, ... mahallesinde bulunan davaya konu parselin de aralarında bulunduğu belediye, Hazine ve şahıs mülkiyetindeki bir kısım taşınmazların gecekondu önleme bölgesinde kalması nedeniyle … tarih ve … sayılı Olur ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından kamulaştırmasına karar verildiği, davacıya 144 m2 alanlı … ada … parsel (ilk tapu kaydında … ada … parselin- son kayıt … ada, … sayılı parsel 138 m2 alanlı) tahsis edilerek bedelinin 432,00-TL olarak belirlendiği ve davacıdan taksitler halinde Buca Belediyesi tarafından tahsil edildiği; 775 sayılı Kanun'un 27/2 madesi uyarınca davacı tarafından 3 yıl içinde mecburi şart olması nedeniyle inşaatın tamamlandığı, yapı kullanım izni ve numarataj belgesi verildiği, anılan bölgede bulunan ve kamulaştırılması tamamlanan bir kısım taşınmazların, kamulaştırma masrafları üzerinden 01/03/1971 tarihinde 775 sayılı Kanun'un 5. ve 31. maddeleri uyarınca Buca Belediyesine devredildiği, davacıya ait parselin ise belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazın maliki olan 5 şahıs adına hisseleri oranında ... Bankası A.O. İzmir Şubesinde bloke edildiği; sonrasında davacıya tahsisi yapılan taşınmaza ilişkin taşınmaz sahiplerine tebligatların yapılamaması, hissedarlara ulaşılamaması gibi nedenlerle tebligatların tamamlanamadığı, bu nedenle 5 hissedardan ikisinin hissesinin kamulaştırılmasına rağmen 3 hissedarın hissesinin kamulaştırılamadığı, açılan tescil davasının ise dosyanın müracaata kalması nedeniyle takip edilemeyerek işlemden kaldırıldığı; İzmir Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün Bayındırlık ve İskan Bakanlığına gönderdiği … tarih ve ... sayılı yazısında özetle; "… ada, … no'lu parselin kamulaştırılmasına 1967 yılında 6830 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre başlanıldığı, kamulaştırma işlemlerinin tekamül ettirilip cebri tescil davası açılması gerekirken, bu işlemlerin yapılmadığı, işlemlerin halen yürürlükte olan 2942 ve 4650 sayılı Kamulaştırma Yasası kapsamında yapılması gerekeceği, ayrıca bölgenin 1971-1975 yılları arasında Buca Belediyesine devir edildiği ve sınırlarının İzmir Büyükşehir Meclisi kararı ile kaldırıldığı, parseller üzerinde (… no'lu parsel hariç) bina bulunması ve Buca Belediyesinin yazısında parsellerin kamulaştırılmasının düşünülmediği ve kamulaştırma şerhlerinin kaldırılmasında belediyece bir sakıncanın bulunmadığının belirtildiği, ayrıca günün rayiçlerine göre yapılacak kamulaştırma maliyetlerinin yüksek olacağı gibi faktörler dikkate alındığında … ada …, …, …, …, …, …, …, … ve … no'lu parsellerin kamulaştırılmasında herhangi bir fayda mütalaa olunmamaktadır" denildiği, sonrasında ise kamulaştırma işleminden vazgeçildiği; davacıya tahsisi yapılan parselin tapuda maliki olarak kayıtlı şahısların, davacıdan arsa payı bedelini kendilerine ödenmesini istemeleri üzerine davacının istenilen bedeli ödediği ve davalı idarelere başvurarak zararının tazminini istemesi sonrasında verilen ret cevabı üzerine 110.000,00-TL satış bedeli, 3.526,25-TL tapu harcı, 100,00-TL defterdarlık kira bedeli ile 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 163.626,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek tarafına ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, <br>Bakılan davada, davacıya arsa tahsisi yapıldığı, bedelinin Buca Belediyesi tarafından tahsil edildiği, ancak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanamayarak kamulaştırmadan vazgeçildiği, davacıya yapılan tahsis işleminde ödenen bedele ilişkin olarak herhangi bir iade yapılmadığı, <br>Bu durumda dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, ara karar cevapları, davalı idarelerin savunmaları ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; tahsis işlemlerinin davalı Buca Belediyesi tarafından yapıldığı, kamulaştırma işleminin Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca başlatıldığı, 775 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile bu yetkinin Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verildiği ve Geçici 9. maddesi ile anılan Bakanlığın iş ve işlemleri sebebiyle açılacak davalarda TOKİ'nin kendiliğinden taraf sıfatını kazanacağının belirtildiği; tahsis öncesinde ödenen bedelin Buca Belediyesine yapıldığı, idarelerce kamulaştırma işleminin tamamlanarak davacıya tahsis edilen arsanın davacı üzerine tescilinin tamamlanması gerekirken, kamulaştırmadan vazgeçildiği anlaşılmakla, davacının önce idareye ve sonrasında zorunlu olarak arsa maliklerine satış bedeli ödemek zorunda bırakıldığı anlaşılmakla her iki idarenin eşit oranda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmış olup, davacının zararının davalı idareler tarafından eşit oranda ödenmesi gerektiği, <br>Maddi tazminat talebi yönünden;<br> Mahkemelerince yapılan ara kararına Buca Tapu Müdürlüğü tarafından verilen cevapta belirtilen tapu işlemlerinde yazılı olan satış bedeline itibar edildiği ve 110.000,00-TL tutarındaki satış bedelinin davalı idareler tarafından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, <br>Satış işlemlerinde davacı tarafından talep edilen ve ödendiği iddia edilen harçlara ilişkin olarak ise ödenen harç bedelinin bir kısmının satıcı tarafından ödenmesi gerektiği anlaşılmakla davacı tarafından ödenmesi gereken miktar olan 1.650,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, kalan (226,25-TL+1.650,00-TL=) 1.876,25-TL'lik kısmın ise satıcı tarafından ödenecek miktar olması nedeniyle bu miktar açısından davanın reddi gerektiği,<br>Davacı tarafından ödendiği ileri sürülen defterdarlık kira bedeli talebinin incelenmesinden; Mahkemeleri tarafından yapılan ara kararına İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından verilen cevapta; "01/01/2000 tarihi itibarıyla halen işlemde olan ve Milli Emlak Otomasyon Sistemi (MEOP) üzerinden yapılan taramalarda anılan taşınmaza rastlanmadığı, otomasyon sistemine geçmeden önce işlemi biterek arşive kaldırılmış dosyaların ise sel basması nedeniyle kullanılamaz hale geldiği"nin belirtilmiş olması nedeniyle, açıkça ortaya konulamayan davacının 100,00-TL defterdarlık kira bedeli talebinin reddine karar vermek gerektiği, <br>Manevi tazminat talebi yönünden; <br>Davalı idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan hukuksal sorumluluğu nedeniyle davacı yönünden zenginleşme nedeni olmaması, davacının olay sırasında ve sonrasında yaşadığı acı, üzüntü, korku ve endişenin giderilmesi için davalı idarelerin hizmet kusurunun ağırlığını da ortaya koyacak tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve bakılan davada, davacının uzun yıllar önce parasını ödediği halde açıklandığı üzere evinin arsasının tapu kaydını üzerine alamadığı, sürekli olarak oturduğu evini kaybetme tehdidi ile yaşamak zorunda kaldığı dikkate alındığında davacıya 25.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından eşit oranda dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, <br>Davacının, 111.650,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulü ile dava tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, maddi ve manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. <br> Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2019/16218, K:2022/2513 sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta öncelikle, oluştuğu iddia edilen zarara yol açan eylemin açıklığa kavuşturulması gerektiği, zarara sebebiyet veren eylemin davalı idareye yapılan ödemeye rağmen taşınmazın mülkiyetini devralamamaktan mı yoksa üçüncü şahıslara yapılan ödeme nedeniyle davacının malvarlığında oluşan eksiklikten mi kaynaklandığının Mahkemece açıkça ortaya konulması gerektiği, böylece zararın hangi tarihte ortaya çıktığının da tespit edilebileceği ve bu tespit doğrultusunda zararın hesaplanmasında daha doğru sonuca ulaşılacağı, <br>Bu durumda; taşınmazın bulunduğu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyetle, tazminat istemine neden olan eylemin ve bu eylem sonucunda tazminata konu zararın doğru bir şekilde tespit edilmesi, dava konusu olayda kusuru bulunanların araştırılarak, kusur oranlarının belirlenmesi ve tazminat miktarının kusur oranları nispetinde davalı idarelere ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, hesaplanan maddi zararlar ile takdir edilen manevi zararların tazmin yükümlülüğünün davalı idarelere eşit oranda yüklenerek verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; somut olayda, kabulüne hükmedilen maddi tazminatı oluşturan unsurların neler olduğunun belgeleriyle birlikte dosyada yer aldığından, herhangi bir belirsizlik taşımayan maddi tazminat talebinin tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli görülmediği; yine tarafların sorumluluk oranlarının tespitinin teknik bir inceleme gerektirmeyen, dosyada yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde, ihtilafa ilişkin süreç de göz önüne alınarak hukuki değerlendirmeyle çözüme kavuşturulacak bir husus olduğu; bu sebeple, özel ve teknik bilgi gerektirmeyen, hukuki değerlendirmeyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, davacıya tahsis edilen taşınmazın, kamulaştırması tamamlanarak Buca Belediye Başkanlığına devir edilerek üçüncü kişilere devir ve tahsise uygun hale gelmiş bir taşınmaz olmadığı, davalı Buca Belediye Başkanlığının kendisine devri yapılmamış bir taşınmazı üçüncü kişilere tahsis etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu; Belediyenin ağır hizmet kusurunun davacının zararları ile İmar ve İskan Bakanlığı arasındaki illiyet bağını kestiğinin açık olduğu; idarelerinin bilmediği ve öngöremediği ve hukuken yapılmamış olması gereken bir işlemden kaynaklanan sonuçtan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceği; taşınmaz bedelinin belediyece tahsil edildiği, oluştuğu ileri sürülen zararın belediyenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı, idarelerinin tazminat ödenmesine neden olan bir kusur ve ihmalinin olmadığı; Buca Belediyesi tarafından, Belediyelerinin kamulaştırma işlemlerinin yarım bırakılması ve sonrasında kamulaştırmadan vazgeçilmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığı, zira kamulaştırmayı yapan ve vazgeçenin Belediyeleri olmadığı, Belediyelerinin 775 sayılı Kanun düzenlemelerine uygun olarak, bakanlık tarafından kendisine devredilen ve tahsis yapması istenen taşınmazları vatandaşlara tahsis ve tahsis bedellerinin alınmasına aracılık ettiği, tahsis bedellerini gelir olarak bütçesine katmadığı, paranın yatırıldığı fon hesaplarının tamamen Bakanlık kontrolünde ve bakanlık izni ile gecekondulaşmayı önleme alanında yapılacak çalışmalar için kullanıldığı; dolayısıyla konuya ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yetkili olduğu ve oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zarara neden olabilecek kusurlarının bulunmadığı, yapılacak bilirkişi incelemesi ile tüm sorumluluğun diğer davalıda olduğu ortaya konulabilecekken eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davanın kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığına iadesine,<br>4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY <br>X-Dava, İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mahallesi, … Sokak adresinde, tapunun … ada, … sayılı parselinde kayıtlı bulunan 138 m² alanlı taşınmazın, 775 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan arsa tahsisi sonrasında, idarelerin hizmet kusurları nedeniyle istimlak edilerek tapusunun verilmemesi ve aynı yeri sahiplerinden satın almak zorunda kalındığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın temelinin 3.716,00m2 yüzölçümlü kadastral … ada … parsele uzandığı, bu parselin ve bölgedeki çok sayıda parselin 1967 yılında mülga İmar ve İskan Bakanlığınca kamulaştırılmasına başlandığı, aynı tarihlerde, kamulaştırması tamamlanarak Maliye Hazinesi adına tescil ettirilen yerlerin Buca Belediyesine kamulaştırma bedeli karşılığında satılması ve Buca Belediyesince şahıslara arsa tahsislerinin yapılmasına yönelik yazışmalar yapıldığı ve kararlar alındığı görülmektedir. <br>Davacıya tahsisi yapılan taşınmazın ise, taşınmaz sahiplerine tebligatların yapılamaması, hissedarlara ulaşılamaması gibi nedenlerle tebligatların tamamlanamadığı, bu nedenle beş hissedardan ikisinin hissesi kamulaştırılmasına, üç hissedarın hissesi kamulaştırılamamasına rağmen Buca Belediyesince, "… ada … parselin kamulaştırmasının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın" … ada … parselin tamamının 775 sayılı Kanun kapsamında şahıslara tahsis edildiği ve tahsis bedellerinin de Buca Belediyesine ödendiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, davacıya tahsis edilen taşınmazın kamulaştırması tamamlanarak Buca Belediye Başkanlığınca üçüncü kişilere devir ve tahsise uygun hale gelen bir taşınmaz olmadığı açık olup, davalı Buca Belediye Başkanlığının bu nitelikteki bir taşınmazı davacıya tahsis ederek bedelini tahsil etmiş olması nedeniyle zararın oluşmasında sorumlu idare olduğu sonucuna varıldığından, oluşan zararın Buca Belediyesi tarafından ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, her iki idarenin eşit oranda hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının zararının davalı idareler tarafından eşit oranda ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br> <br><br>KARŞI OY<br> XX- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyize konu kısmının Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2019/16218, K:2022/2513 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.</font></p></body></html>
kamulaştırma