<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1129 E. , 2023/5944 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ALTINCI DAİRE<br>Esas No : 2023/1129<br>Karar No : 2023/5944<br><br>KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN<br>(DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av…<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…<br>VEKİLİ : Av…<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/3610, K:2022/10032 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı davacıya ait taşınmazın imar planında otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 500,00 TL maddi ve 1.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:…. sayılı kararında; Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2016/8274, K:2017/2336 sayılı bozma kararına uyularak; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon neticesinde davacının hissesinden %5,66 (9m2) düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra 150,00 m2 olan konut alanında kalan taşınmazın tam hisse olarak tahsis edildiği, bu kapsamda onaylı ıslah imar planına göre yapılan ıslah imar uygulaması ile davacıya müstakil parsel tahsis edilmiş olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği, davacının maddi ve manevi tazminat istemine gelince, hukuka uygun bulunan parselasyon nedeniyle maddi ve manevi zararın varlığından söz etmeye olanak bulunmadığından tazminat istemlerinin reddi gerektiği, diğer taraftan; mevcut davanın konusunun uygulama imar planı kararları olmaması nedeni ile davacının taşınmazının iş bu imar planları ile dere güzergahı ve yaya yolunda kalması nedeni ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesi uyarınca her zaman ilgili idarelere başvuruda bulunup kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle tazminat isteyebileceğinin de tartışmasız olduğu sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 1986 tarihinde kabul edilen parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin uygulama imar planının iptalinin istenilmesine rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir hüküm kurulmadığı, mülkiyet hakkının 40 yıldır belirsiz süreli kısıtlanmasının mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ….'İN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 23/11/2022 tarih ve E:2020/3610, K:2022/10032 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>… İli, … İlçesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, 1986 onay tarihli ıslah imar planında konut alanında kalmakta iken 1987 tarihli revizyon uygulama imar planıyla otopark ve yol alanı olarak belirlendiği, 1997 tarihli revizyon uygulama imar planında da dere güzergahı ve yol alanı olarak ayrıldığı, davacının başvurusu üzerine 25/11/1991 tarihli imar durumu belgesi düzenlenerek 29/11/1991 tarihinde imza karşılığında kendisine teslim edildiği, aradan geçen süre zarfında davacı, taşınmazının otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 19/10/2007 tarihli başvuru ile, 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin işlemin (imar planının) iptali ile uğradığı, maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br>Dairemizin 05/04/2017 tarih ve E:2016/8274, K:2017/2336 sayılı bozma kararında, 30/05/2013 tarihli karar düzeltme dilekçesinde adli yardım talebinde bulunulduğu, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/09/2013 tarihli kararı ile adli yardım talebinin kabul edildiği, adli yardım talebinin kabulü halinde keşif avansının Hazineden istenmesi gerektiği, İdare Mahkemesince, keşif avansının davacıdan istenmesi üzerine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/08/2015 tarihli dilekçeyle davacının ödeme güçlüğü içinde olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığının belirtildiği, keşif avansı da yatırılmadığından mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi suretiyle hüküm kurulduğu, davacının taşınmazının imar planında otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali ile uğradığı, maddi ve manevi zararın tazmininin istenildiği, 30/11/2016 tarihli ara kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın dere güzergahında olduğu belirtildiğinden, taşınmazın dere güzergahında ya da dere koruma bandında kalıp kalmadığının, dere güzergahı ya da dere koruma bandında olması nedeniyle planlama sırasında kurum görüşü alınıp alınmadığının, alındı ise konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine veya kurumca yapılan analiz ve çalışma bulunup bulunmadığının sorulmasına ilişkin ara karar cevabında, taşınmazın 1/1000 uygulama imar planında dere yatağında ve yolda kaldığı, İZSU'dan kurum görüşü alındığı ve görüş doğrultusunda dere güzergahının her iki yanından beşer metre servis yolu bırakıldığının beyan edildiği ancak plan paftalarında dere güzergahındaki diğer taşınmazların üzerinde yapıların bulunduğu görüldüğünden, davacıya ait taşınmazın bulunduğu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, keşif ve bilirkişi ücreti avansının davacı tarafından yatırılmaması üzerine keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda isabet görülmediği belirtilmiştir.<br>Temyize konu Mahkeme kararında ise yukarıda anılan bozma kararımız doğrultusunda dava konusu taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali istemine yönelik bir inceleme yapılmadan karar verildiği sonucuna varılmıştır.<br>Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu ve istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.<br>Bu durumda; davacı tarafından iptali istenilen uygulama imar planında dava konusu taşınmaza getirilen kullanım kararları ile ilgili olarak İdare Mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararda isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,13/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
kamulaştırma