<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4899 E. , 2023/4205 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2020/4899<br>Karar No : 2023/4205 <br><br>DAVACI : … Belediye Başkanlığı/… <br>VEKİLİ : Av…<br>DAVALI : … Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>DAVANIN KONUSU :<br> 11.03.2020 tarih ve 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Davacı tarafından, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3.maddesinde tanımlanan entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı yapı olan seraların, kanun ve yönetmelikler ile belirlenmiş fen, sanat ve sağlık kurallarına, standart inşaat katsayılarına, koruma amaçlı kanunlarda belirlenen kısıtlamalara, yörenin coğrafi durumu, iklim yapısı ve toprak niteliğine; kalkınma planı, bölge planı ve çevre düzeni planlarında öngörülen gelişme düzenine denetimli bir şekilde yapılaşmasının esas olduğu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19.maddesine eklenen fıkra ile artık 3194 sayılı İmar Kanununun 3.maddesine aykırı olarak planlı alanlarda da sera yapılabileceği, bu hususta muvakkat yapı izni verilebileceği, bu halde söz konusu değişikliğin 3194 sayılı imar Kanununun 3.maddesine açıkça aykırı olduğu, davaya konu edilen yönetmelik değişikliği ile imar Kanununun 33.maddesinin uygulama alanının genişletildiği, İl Tarım Müdürlüğünden uygun görüş alınması ve yapı ruhsatı müracaatında bulunulması halinde yıkılması şartıyla planlı alanlarda da dahil tüm alanlarda yapılan seralarda muvakkat yapı izninin verilmesinin sağlandığı, bu halde davaya konusu yönetmelik hükmünün 3194 sayılı İmar Kanununun 33.maddesine aykırı olduğu, belediye sınırları dahilinde ana/bütünlüklü imar planının yapım tarihi olan 1988 yılından itibaren, tarım amaçlı kullanılabilecek alanlar ile tarım dışı yerleşme alanlarının tespiti ve planlamasının yapıldığı, pek çok alanda parselasyon işlemlerinin gerçekleştirildiği, imar planı kapsamında kalan ve 3194 sayılı kanun 18.madde uygulaması yapılmayan, 15 ve 16.madde uygulamaları ile yapılaşan alanların da bulunduğu, bu alanların, fiziki olarak yerleşim bölgesi niteliği kazandığından ve seraların neden olduğu yapay iklimlendirmenin olası olumsuz yan etkileri ile kent yapılanmasına aykırı estetiği ile sera yapılmasına uygun olmadığı, ayrıca, Anamur İlçesinin doğal ve kültürel açıdan barındırdığı yüksek turizm potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, çevre düzeni planı ve imar planları ile turizm kullanımına rezerv edilmiş alanların, ilgisiz ve hatta karşıtı olan farklı bir kullanım ile işgal edilmesinin yatırımların ertelenmesi ya da iptal edilmesi gibi sonuçlar doğuracağı, uygulama alanı belirlenmeyen ve tüm bölgeleri kapsayan söz konusu değişikliğin ilçe ve bölge yararına, dolayısıyla kamu yararına uygun olmadığı, dolayısıyla amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, söz konusu değişiklik imar planlarını yapan ve uygulayan, bulunduğu bölgenin şartlarını ve yapısını en iyi bilen ve buraya yerel hizmette bulunan idareyi adeta iş yapamaz konuma getirmekte olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> Davalı tarafından, söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere imar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan ve planda umumi hizmete ayrılan yerlerde taşınmaz sahiplerinin talepleri üzerine imar planı uygulaması yapılıncaya kadar yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün görülenlerinden en fazla 10 yıllık süre için muvakkat yapı ruhsatı düzenlenebileceği, diğer yandan imar planında belirlenen kullanım amacına aykırı olmamak kaydıyla herhangi bir parselde yapı yapılabilmesinin, imar planı ile parselasyon planının yapılıp belediye encümenince kabul edilen parsellerde anılan fıkra hükmündeki koşullar sağlanmak ve ilgili idaresince muvakkat inşaat ruhsatı tanzim edilmek kaydıyla sera amaçlı ruhsatlandırma yapılması istisnasının getirilmek istendiği, her ne kadar verilecek ruhsat muvakkat olsa da bu hüküm kapsam bakımından umumi hizmete ayrılan yerler haricinde olduğu, bu yönüyle anılan Kanunun 33.maddesinden farklılık arz ettiği, dava konusu Yönetmeliğin 19.maddesine eklenen söz konusu istisna ile; imar planı yapılmış olmasına rağmen henüz imar uygulaması yapılmamış İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce tarımsal nitelik arz ettiği ifade edilen ve üzerinde hiçbir yapılaşma bulunmayan imar adalarında yer alan inşai faaliyete konu edilmemiş parsellerin; entegre tesis niteliğinde olmamak ve planda belirtilen kullanım fonksiyonuna uygun olarak yapılaşma için ilgili idaresine yapı ruhsatı müracaatında bulunulduğunda tasfiye edilmek şartıyla, taşınmaz sahibince talep edilmesi halinde parselin atıl durumda kalması yerine geçici süreli de olsa ekonomiye kazandırılmasına ve kamu yararına yönelik ihtiyaç duyulan tarım ürünlerinin yetiştirilmesinin sağlanmasına imkan tanındığı, ayrıca planlı alanlar içerisinde yer alan ve herhangi bir yapılaşmanın olmadığı imar adaları ‘içerisindeki parsellerde yapılacak tarımsal amaçlı seraların uygulanmasında; söz konusu alanlar için yapılan ruhsat taleplerine ilişkin bahse konu seralann, anılan Kanunun 33.maddesindeki "umumi hizmetlere aynlması" kapsamından farklı olarak, ancak 3194 sayılı Kanunun 3.maddesine aykırılık oluşturmamak üzere parselin kullanım amacına uygun şekilde yapı yapılmak istenmesi halinde yıkılarak tasfiye edilmek ve muvakkat olmak kaydıyla yapılmasına izin verileceği hususları değerlendirildiğinde; normlar hiyerarşisi doğrultusunda öncelikle Anayasa, kanun, tüzük, plan, plan notları, yönetmelik ve ilgili hiyerarşik mevzuat hükümlerine uyularak planda belirtilen kullanım fonksiyonuna uygun yapılaşma sağlanacağından, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerinden, uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılaşabilmek için taşınmazın imar parseli olması gerektiği görülmektedir. Bir taşınmazın imar parseli olabilmesi için de, taşınmazın bulunduğu alanda uygulama imar planı bulunması ve parselasyon işlemi (imar uygulaması) yapılması zorunludur. 3194 sayılı İmar Kanununun 33.maddesindeki istisnai durum dışında parselasyon yapılmamış bir alanda yapı ruhsatı alıp inşaat yapma imkanı bulunmamaktadır.<br> Buna göre, parselasyon işlemi sonucunda yapılaşılabilir imar parselleri (konut, ticaret, vd) ile umumi hizmet alanları (yol, yeşil alan, park, vd) oluşmaktadır. İmar Kanunun 33.maddesine göre, plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18.madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen alanlarda, başka bir ifadeyle umumi hizmet alanlarında geçici yapı ruhsatı düzenlenebilmektedir. <br> Öte yandan, imar planı bulunan ancak henüz parselasyon yapılmamış bir alandaki kadastral parsellerde tarım faaliyetinde bulunulabileceği tabidir. Dahası, parselasyon yapılmış bir alandaki imar parsellerinde herhangi bir yapı inşa edilmeksizin tarım faaliyetinde bulunulması da mümkündür. Ancak uyuşmazlığa konu düzenlemede geçici (muvakkat) yapı ruhsatına tabi sera amaçlı yapılara izin veren düzenleme ile imar parsellerinde imar planındaki fonksiyonuna aykırı yapılaşmaya imkan tanınmaktadır. <br> Halbuki, İmar Kanununun 3. maddesi uyarınca herhangi bir alanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağından, herhangi bir imar parselinin imar planındaki fonksiyonu dışında yapılaşabilmesi için geçici yapı ruhsatı düzenlenmesine imkan tanıyan dava konusu yönetmelik hükmünde mevzuata uyarlık görülmemiştir.<br> Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : <br> Dava, 11/03/2020 günlü, 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Dava konusu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları" başlıklı 19. maddesine 2. fıkra eklenerek, “Herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı imar adalarında yer alan parsellerde, kullanım fonksiyonuna uygun bir yapı ruhsatı müracaatı aşamasında yıkılarak tasfiye edilmek ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşü alınmak kaydı ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralara, 61 inci madde uyarınca muvakkat yapı izni verilebilir. Bu yapılarda, 61 inci maddenin on altıncı fıkrasında belirtilen 250 m2’den fazla olmama koşulu aranmaz.” hükmü getirilmiştir.<br> Anayasa'nın 124. maddesinde "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler" hükmü yer almıştır.<br> Anayasa'nın anılan hükmü uyarınca bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin görev alanlarını ilgilendiren kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile öngörülmeyen bir konuda yönetmelik çıkarılamayacağı, bu konudaki yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde ve üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 2. maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hükme bağlanmış, tanımlar başlıklı 5. maddesinde, yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler olarak tanımlanmıştır. Kanunun planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, tarım arazilerinin, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamayacağı, planlanamayacağı, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemeyeceği; imar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmeyeceği; 21. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu; 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için, bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması, plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olmasının şart olduğu; köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar başlıklı 27. maddesine 1/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 10. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında, belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışındaki iskan dışı alanlarda yapılacak tarımsal amaçlı seraların, entegre tesis niteliğinde olmamak ve ilgili il tarım ve orman müdürlüğünden uygun görüş alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmadan yapılabileceği hükme bağlanmış, umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar başlıklı 33. maddesinde de, İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.<br> Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.<br><br> Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur." hükmüne yer verilmiştir.<br> Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin onikinci fıkrasında, "Bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip tapuya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemez." hükmü yer almış, muvakkat yapı" başlıklı 61. maddesinde de, imar kanununun 33. maddesi hükmüne paralel bir düzenleme getirilerek muvakkat yapılara ilişkin uygulama hükümleri öngörülmüştür.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır. Kanunda seralar tarımsal amaçlı yapılar arasında sayılmış, kanunun tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında, tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisinin valilik izni ile kullanılacağı; maddeye 28/10/2020 tarihinde eklenen 4. fıkrada, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerlerin, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamayacağı ve planlanamayacağı, ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmayacağı hükme bağlanmıştır.<br> İmar Kanununun yukarıda yer verilen hükümlerine göre anılan yasa kapsamında bulunan bütün alanların, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı ve yasa kapsamına giren bütün yapılar için yasada belirtilen istisnalar dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda tarımsal amaçlı yapılardan olan seraların da yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi gerektiği açıktır. <br> Yine yasa hükümlerine göre bir alanda yapı yapılabilmesi için taşınmazın imar parseli niteliğinde olması, yani uygulama imar planına uygun olarak parselasyon işleminin tamamlanmasıyla taşınmazın üzerinde yapı yapılmaya uygun parsel durumuna gelmiş olması gerekmekte olup, bu koşul yerine getirilmeksizin herhangi bir parsele geçici de olsa yapı ruhsatı verilmesine olanak bulunmamaktadır.<br> Diğer taraftan, İmar Kanununun 27. maddesinin 2. fıkra hükmü ile belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışındaki iskan dışı alanlarda(her ölçekteki imar planı sınırı, yerleşik alan sınırı, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan köy ve mezraların yerleşik alanı ve civarı ile kırsal yerleşik alan ve civarlarının dışında kalan alanlar) yapılacak tarımsal amaçlı seraların yapı ruhsatı aranmadan yapılabileceği belirtilmiş, 33. maddesi hükmü ile de uygulama imar planı kapsamında, kapanması gereken yol veya çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkuller ve parselasyon yapılmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dahil olmayan taşınmazlar için, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanana kadar maddede belirtilen koşullarla en fazla 10 yıllık süre için geçici yapı izni verilmesi öngörülerek umumi hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazların maliklerine geçici olarak bir hak tanınmıştır.<br> Bu durumda, tarımsal amaçlı yapı niteliğindeki seraların imar kanununun 27. madde hükmü uyarınca imar planı bulunmayan iskan dışı alanlarda ruhsat alınmaksızın, yasanın 33. madde hükmüne göre de umumi hizmet alanlarında koşulları bulunmak şartıyla muvakkat yapı iznine bağlı olarak yapılabileceği, bu alanlar dışında imar planı kapsamında bulunan alanlarda plan fonksiyonlarına uygun olarak yapı ruhsatı alınarak yapılması gerektiği, imar parsellerinin kullanım fonksiyonlarına aykırı olarak geçici yapı izni ile inşa edilmesine ise olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Davalı idare tarafından, herhangi bir sahanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı yolundaki imar kanununun 3. maddesi hükmünün amir hüküm olduğu, tarımsal faaliyetlerin ise kanunun 4. maddesi uyarınca ilgili özel mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirildiği, seralar için verilecek ruhsat geçici olsa da düzenlemenin kapsam bakımından umumi hizmete ayrılan yerler haricine yönelik olup, kanunun 33. maddesinden farklılık arz ettiği ileri sürülmekte ise de, 5403 sayılı yasada imar planı bulunan alanlarda tarımsal amaçlı sera yapıları yönünden özel bir düzenleme bulunmadığı gibi, gerek 5403 sayılı Yasada gerekse 3194 sayılı Yasada planlı alanlarda umumi hizmet alanına ayrılan yerler dışında kalan yapılaşmamış parsellere yönelik olarak geçici yapı izni ile sera yapılmasına olanak tanıyan açık bir düzenleme yer almadığından, iddia yerinde görülmemiştir. <br> Belirtilen nedenlerle, herhangi bir imar parselinin hangi amaç ve nedenle olursa olsun imar planında belirlenen fonksiyonu dışında kullanılabilmesine yasal olanak bulunmamasına karşın, yapılaşma bulunmayan imar parselleri üzerinde imar planı ile ayrıldığı amaca aykırı olarak muvakkat yapı izni ile sera yapılmasına izin verilebileceğine ilişkin dava konusu yönetmelik hükmünde imar kanununa ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu 11/03/2020 günlü, 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY: <br> 11.03.2020 tarih ve 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.maddesi ile Yönetmeliğin 19.maddesine “Herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı imar adalarında yer alan parsellerde, kullanım fonksiyonuna uygun bir yapı ruhsatı müracaatı aşamasında yıkılarak tasfiye edilmek ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşü alınmak kaydı ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralara, 61 inci madde uyarınca muvakkat yapı izni verilebilir. Bu yapılarda, 61 inci maddenin on altıncı fıkrasında belirtilen 250 m2’den fazla olmama koşulu aranmaz.” hükmü eklenmiştir. <br> Davacı tarafından bu düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>3194 sayılı İmar Kanunu'nun; <br> "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.";<br> "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.";<br> "Genel esas" başlıklı 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.<br>"; <br> "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.", "Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.", "Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.";<br> "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ilk iki cümlesinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.";<br> "İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.";<br> "Parselasyon planlarının hazırlanması" başlıklı 18. maddesinin onuncu fıkrasında, "Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.";<br> "Yapı" başlıklı 20. maddesinde, "Yapı:<br> a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,<br> b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,<br> İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.";<br> "Yapı ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.";<br> "Geliştirme alanlarında yapı ruhsatı" başlıklı 23. maddesinde, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;<br> a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,<br> b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması şarttır."<br> "Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar" başlıklı 33. maddesinde, "İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.<br> Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.<br> Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur.",<br> hükümleri yer almaktadır.<br> 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin;<br> "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin onikinci fıkrasında, "Bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip tapuya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemez.";<br> "Muvakkat yapı" başlılı 61. maddesinde, "(1) Uygulama imar planlarına göre tamamı veya bir kısmı umumi hizmetlere rastlayan yerler ile Kanunun 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanıncaya kadar muvakkat yapı izni verilebilir.<br> (2) İmar planlarında bulunup da, plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkullere, müracaat gününde 5 yıllık imar programına dâhil olmayan yerlerde muvakkat yapı izni verilebilir.<br> (3) İmar yoluna mahreci bulunmayan ve komşu parsellerin yapılaşmış olması nedeniyle tevhit imkânı kalmayan parsellerde irtifakla imar yoluna geçiş hakkı bulunması şartıyla; muvakkat yapı yapılabilir. Ancak, bitişiğinde bu parselle tevhidi mümkün olan yapılaşmamış parseller bulunuyor ise bu parsel diğer parsellerden herhangi biri ile tevhit edilerek yola cephe kazandırılmadıkça diğer parsellere de izin verilmez.<br> (4) Muvakkat yapı izni, ilgili idare encümeni kararıyla verilir.<br> (5) Yapı tamamlandığında geçici yapı kullanma izin belgesi alınarak kullanılır.<br> (6) Muvakkat yapı izinleri en fazla 10 yıllık süre için verilir. Uygulama imar planının tatbik olunmaması durumunda bu süre, plan tatbik oluncaya kadar kendiliğinden uzar.<br> (7) Muvakkat yapıların, imar planına ve bulunduğu bölgenin özelliklerine göre hangi maksatla kullanılabileceği ilgili idare encümenince tayin ve tespit olunur.<br> (8) Yapı izni verilmeden önce; ilgili idare encümeni kararının tarih ve sayısı, muvakkatlık süresi, kullanım amacı ve gerekli yapılaşma bilgileri ile birlikte, tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık süresi, tapu kaydına şerh verildiği günden itibaren başlar.<br> (9) Yapı sahibince, muvakkat yapıyı, süresi sonunda veya imar planı tatbik olunduğunda ilgili idaresince tebliğ edildiği tarihten bir ay içerisinde yıkacağı ve maksadının dışında kullanmayacağı, hiçbir hak talebinde bulunmayacağı hususlarını içeren noter onaylı taahhütnamenin ilgili idaresine verilmeden muvakkat yapı izni düzenlenmez.<br> 10) Yasal süresi içinde yapı sahibince yıkılıp kaldırılmayan muvakkat yapılar ilgili idaresince yıkılarak kaldırılır. Yıkım masrafı % 20 fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir.<br> (11) İmar planı ile kapanan yollarda, Kanunun ilgili hükümleri uygulanamadığı ve yapı yapılmasına müsait bir durum elde edilemediği takdirde, kamulaştırılıncaya kadar sahiplerince olduğu gibi kullanılmaya devam olunur.<br> (12) Muvakkat yapıların mümkün mertebe sökülebilir malzemeden ve buna uygun bir sistemle inşa edilmesi esastır.<br> (13) Muvakkat yapılar tabii zeminden kotlandırılır.<br> (14) Muvakkat yapılarda bodrum kat düzenlenemez.<br> 15) İmar planlarıyla veya afet nedeniyle yapı yapılması yasaklanan alanlarda muvakkat yapı yapılmasına izin verilmez.<br> (16) Muvakkat yapıların toplam yapı inşaat alanı 250 m2’den, kat adedi 2’den ve bina yüksekliği 7.50 metreden fazla olamaz.<br> (17) Kamulaştırılması gerektiği halde kamulaştırma kararı alınmayan, uygulama imar planına göre üzerinde yapı yapılması mümkün olan taşınmazlarda, malikinin talebi üzerine ilgili yatırımcı kamu kuruluşunun izni ve projeler hakkında uygunluk görüşü alınarak özel tesis olarak işletilmek üzere yürürlükteki imar planının yapılaşma ve kullanım kararlarına uygun yapı inşa edilebilir. Planda idari tesis alanı, resmi kurum, resmi bina veya tesisler alanı olarak belirlenen alanlarda, büro ve hizmet binası yapılabilir. Bu durumda bu maddedeki azami ölçülere uyulma zorunluluğu aranmaz. Ancak, bu yapılarda kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilemez. Bu alanlar kamulaştırılırken üzerindeki yapılarla birlikte kamulaştırılarak hizmetin kesintisiz sürdürülmesi sağlanır.",<br> düzenlemelerine yer verilmiştir.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun;<br> "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, "Tarımsal amaçlı yapılar: Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisleri... ifade eder.";<br> "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.",<br> hükümleri yer almaktadır.<br> 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin;<br> "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde; "sera" iklim ve diğer dış etkilerin olumsuzluklarının kaldırılması veya azaltılması için cam, naylon veya benzeri malzeme kullanılarak oluşturulan örtüler altında, ilgili idarece ruhsatlandırılan ve ileri tarım teknikleri kullanılarak üretim yapılan tarım arazisi" olarak tanımlanmış,<br> "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında, "Tarımsal amaçlı yapılarla ilgili olarak yapılan arazi kullanımına ilişkin başvurular il müdürlüğüne intikal ettirilir. İl müdürlüğü tarafından bu talepler incelenir ve bu tesislerin tarımsal amaçlı yapılardan olması ve toprak koruma projesine uyulması şartı ile arazi niteliklerine ve sınıfına bakılmaksızın projede öngörülen miktarda alana valilikçe kullanım izni verilebilir. Tarımsal amaçlı yapılara ilişkin arazi kullanım taleplerinde, amacı dışında kullanılmayacağına dair noter onaylı taahhütname alınır.",<br> Aynı maddenin sekizinci fıkrasında ise, "Arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, izin tarihinden itibaren iki yıl içerisinde, tarım dışı amaçlı kullanımlarda planların onaylanmaması, tarımsal amaçlı yapılarda ise ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edilir. Verilen izinler amacı dışında kullanılamaz. Amacı dışında kullanımın tespit edilmesi halinde, Kanunun 20 ve 21 inci maddelerine göre işlemler yapılır.",<br> kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre; gerek planlı (uygulama imar planı bulunan) alanlarda gerekse de plansız (imar planı bulunmayan) alanlardaki yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmalara ilişkin kurallar 3194 sayılı İmar Kanunu ile belirlenmekte olup; anılan Kanun'un 21. maddesinde, bu Kanun'un kapsamına giren bütün yapıların, yine bu Kanun'da belirtilen istisnalar haricinde, yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Tarımsal amaçlı yapılardan olan seralar da, yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi gerekli yapılar arasında yer almaktadır.<br> Düzenli, sağlıklı ve kontrollü yerleşmenin ve yapılaşmanın gerçekleştirilmesini amaçlayan imar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanan hukuki metinler olup; imar planları ile arazi kullanım kararları ile bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşulları belirlenmektedir.<br><br> Belirtilen amaçların gerçekleştirilebilmesi için, 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hüküm altına alınmak suretiyle de; planlı bir alanda, imar planlarının hayata geçirilmesini (gerçekleştirilmesini) engelleyecek ya da imkansız kılacak uygulamalar yapılması yasaklanmıştır. Dolayısıyla, ilgili idarelerce, planlı alanlarda uygulamalar yapılırken, imar planlarının bu alanlar için kurguladığı yerleşim ve yapılaşma öngörüsünün gerçekleştirilmesine mani olacak iş ve işlemlerden kaçınılması yasal bir zorunluluktur. <br> Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları" başlıklı 19. maddesine eklenen ikinci fıkra ile; herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı imar adalarında yer alan parsellerde, kullanım fonksiyonuna uygun bir yapı ruhsatı müracaatı aşamasında yıkılarak tasfiye edilmek ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşü alınmak kaydı ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralara Yönetmeliğin 61. maddesi uyarınca muvakkat yapı izni verilebileceği ve bu yapılarda 61. maddenin onaltıncı fıkrasında belirtilen 250 m2’den fazla olmama koşulunun aranmayacağına yönelik düzenleme getirildiği görülmektedir. <br> İtiraza konu Daire kararında, 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki düzenlemeden bahisle, herhangi bir imar parselinin imar planındaki fonksiyonu dışında yapılaşabilmesi için geçici yapı ruhsatı düzenlenmesine imkan tanıyan dava konusu Yönetmelik hükmünde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş ise de; dava konusu Yönetmelik hükmü çerçevesinde verilebileceği belirtilen geçici yapı ruhsatının (muvakkat yapı izni), herhangi bir imar parselinin, imar planının bu taşınmaz için kurguladığı yerleşim ve yapılaşma öngörüsünün gerçekleştirilmesine mani olacak şekilde, imar planındaki fonksiyonu dışında yapılaşması sonucunu doğurup doğurmayacağının, mevzuatta yer alan diğer düzenlemeler, hükmün getiriliş amacı ve içerdiği şartlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği açıktır.<br> Genel olarak muvakkat yapıların hukuki statüsü, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 33. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 61. maddesinde düzenlenmektedir.<br> Anılan mevzuat düzenlemelerinde, uygulama imar planı kapsamında umumi hizmetlere rastlayan yerlere, kapanması gereken yol veya çıkmaz sokak üzerinde bulunan gayrimenkullere ve parselasyon yapılmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen umumi hizmetlere ayrılan ve müracaat gününde 5 yıllık imar programına dahil olmayan taşınmazlara, taşınmazın kamu eline geçişi sağlanana kadar ilgili idare encümeni kararıyla muvakkat yapı izni verilebileceği; izin verilen bu türden yapıların geçici yapı kullanma izin belgesi alınarak kullanılacağı; muvakkat yapı izinlerinin en fazla 10 yıllık süre için verileceği; muvakkatlık süresi, kullanım amacı ve gerekli yapılaşma bilgileri vs. hususların tapu kaydına şerh verileceği; muvakkat yapının, yapı sahibince süresi sonunda veya imar planı tatbik olunduğunda, idaresince tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde yıkılacağı ve maksadı dışında kullanılamayacağı, bu hususların noter onaylı taahhütname ile bir taahhüde bağlanacağı; yasal süresi içerisinde muvakkat yapı yıkılıp kaldırılmazsa ilgili idaresince yıkılıp kaldırılacağı, bu durumda yıkım masraflarının %20 fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edileceği; muvakkat yapıların mümkün mertebe sökülebilir malzemeden ve buna uygun bir sistemle inşa edilmesinin esas olduğu; yapı yasaklı alanlarda muvakkat yapı yapılamayacağı hususları hükme bağlanmıştır. <br> Dava konusu düzenlemede ise, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 33. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 61. maddesindeki düzenlemelere ek olarak, imar planı kapsamındaki umumi hizmet alanları haricindeki imar parsellerinde (yani imar planında konut alanı, ticaret alanı gibi yapılaşmayı mümkün kılan kullanımlara ayrılan parsellerde) muvakkat yapı izni ile tarımsal amaçlı sera yapımına müsaade edilebilmesi; ancak geçici izin verilen bu seraların, imar planındaki kullanım fonksiyonuna uygun bir yapı ruhsatı müracaatı aşamasında yıkılarak tasfiye edilmesi kaydıyla mümkün kılınmıştır. Getirilen bu şartın, imar planı kapsamında olmasına rağmen tarımsal amaçlı sera olarak kullanılmasına geçici olarak müsaade edilen bir imar parselinin, ilanihaye imar planındaki amacı dışında kullanılmasını engelleyici nitelikte olduğu açıktır.<br> Dolayısıyla, imar planlarında kurgulanan yerleşim ve yapılaşma öngörüsünün gerçekleştirilmesine mani olacak nitelik taşımadığı, planın tatbikini sağlamaya yönelik hükümler içerdiği anlaşılan ve tarımsal amaçlı seralara muvakkat yapı izni verilmesini sıkı şartlara bağlayan dava konusu düzenlemenin, 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesinde hükme bağlanan genel esasa aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan 3194 sayılı Kanun'un öngördüğü sistematik çerçevesinde, planlı alanlarda yerleşme ve yapılaşmanın gerçekleştirilmesi, oldukça uzun bir süreci ifade etmektedir. <br> İmar planlarının onayından itibaren 3 aylık süre içerisinde beş yıllık imar programını hazırlamakla ve imar planını tatbik etmekle yükümlü olan idarelerin, bu yükümlülüklerini anılan süre içerisinde yerine getirdikleri kabul edilse dahi, mevzuatta öngörülen beş yıllık süre, tarımsal niteliği bulunan ve bu amaçla kullanılması mümkün taşınmazlardan uzun bir süre faydalanılamaması sonucunu doğurmaktadır ki pratikte hukuki ve/veya fiili sebeplerden ötürü beş yıllık sürenin çoğu zaman aşıldığı da bilinen bir vakıadır.<br> Bu çerçevede, uygulama imar planının onaylanması ile başlayan ve parselasyon işleminin yapılarak taşınmazın yapılaşabilir hale gelmesine kadar olan süreçte, taşınmaz sahibince talep edilmesi halinde, parselin atıl durumda kalması yerine, geçici süreli de olsa ekonomiye kazandırılması ve kamunun ihtiyaç duyacağı tarım ürünlerinin yetiştirilmesine imkan tanınması amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemenin, bu haliyle kamu yararına olduğu da açıktır.<br> Bu durumda, herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı imar adalarında yer alan parsellerde; taşınmaz sahibince talepte bulunulması halinde, parselin atıl durumda kalması yerine geçici süreli de olsa ekonomiye kazandırılması ve kamu yararına yönelik ihtiyaç duyulan tarım ürünlerinin yetiştirilmesinin sağlanmasına imkan tanınması amacıyla, 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesine aykırılık oluşturmayacak şekilde, söz konusu parselde uygulama imar planındaki kullanım amacına uygun yapı yapılmak istenilmesi halinde yıkılarak tasfiye edilmek ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uygun görüşü alınmış olmak kaydıyla, entegre nitelikte olmayan tarımsal amaçlı seralara, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 61. maddesinde yer alan 250 m2’den fazla olmama haricindeki diğer şartların da varlığı halinde, muvakkat yapı izni verilebileceğine yönelik dava konusu düzenlemede, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 11.03.2020 tarih ve 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesine yönelik olarak DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> (X) KARŞI OY :Dava, 11.03.2020 tarih ve 31065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. <br> 3194 sayılı İmar Kanunun 3.maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.<br>" hükmüne, 33.maddesin de, "İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.<br>Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.<br>Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur." hükmüne yer verilmiştir. <br> 3194 sayılı İmar Kanununun 23.maddesinde ise, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için; <br>a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması, <br>b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması şarttır." hükmü yer almaktadır.<br>Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 12. fıkrasında "bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip Tapu'ya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemeyeceği" düzenlemesi yer almaktadır. <br>Yukarıya alıntılanan mevzuat hükümlerinden, uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılaşabilmek için taşınmazın imar parseli olması gerektiği görülmektedir. Bir taşınmazın imar parseli olabilmesi için de, taşınmazın bulunduğu alanda uygulama imar planı bulunması ve parselasyon işlemi (imar uygulaması) yapılması zorunludur. 3194 sayılı İmar Kanununun 33.maddesindeki istisnai durum dışında parselasyon yapılmamış bir alanda yapı ruhsatı alıp inşaat yapma imkanı bulunmamaktadır.<br> Buna göre, parselasyon işlemi sonucunda yapılaşılabilir imar parselleri (konut, ticaret, vd) ile umumi hizmet alanları (yol, yeşil alan, park, vd) oluşmaktadır. İmar Kanunun 33.maddesine göre, plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18.madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen alanlarda, başka bir ifadeyle umumi hizmet alanlarında geçici yapı ruhsatı düzenlenebilmektedir. <br> Öte yandan, imar planı bulunan ancak henüz parselasyon yapılmamış bir alandaki kadastral parsellerde tarım faaliyetinde bulunulabileceği tabidir. Dahası, parselasyon yapılmış bir alandaki imar parsellerinde herhangi bir yapı inşa edilmeksizin tarım faaliyetinde bulunulması da mümkündür. Ancak uyuşmazlığa konu düzenlemede geçici (muvakkat) yapı ruhsatına tabi sera amaçlı yapılara izin veren düzenleme ile imar parsellerinde imar planındaki fonksiyonuna aykırı yapılaşmaya imkan tanınmaktadır. <br> Halbuki, İmar Kanununun 3.maddesi uyarınca herhangi bir alanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağından, herhangi bir imar parselinin imar planındaki fonksiyonu dışında yapılaşabilmesi için geçici yapı ruhsatı düzenlenmesine imkan tanıyan dava konusu yönetmelik hükmünde mevzuata uyarlık görülmemiştir. <br> Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2.maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
kamulaştırma