<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/89 E. , 2025/62 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/89<br>Karar No : 2025/62 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vakfı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/9824, K:2023/2914 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 31/05/2019 tarih ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişik 65. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 68. maddesinin, 69. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresinin ve “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki 3. fıkrası ile geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/9824, K:2023/2914 sayılı kararıyla;<br>Anayasa’nın 56. maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1., 2., 3. ve 9. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. ve 508. maddelerine atıfta bulunularak,<br>Yönetmeliğin 65. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 68. maddesi yönünden;<br>Yönetmeliğin 68. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, özel hastane ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının birleşmesine, (b) bendinde, özel hastanenin diğer bir özel hastane ile birleşmesine yönelik kuralların düzenlendiği, başka illerdeki özel sağlık kuruluşlarının birleşme işlemlerinin Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabileceğinin kurala bağlandığı ve aynı fıkranın (c) bendinde de, taşınmak isteyen özel hastanelerin Bakanlığa başvurması gerektiğinin belirtildiği,<br>Anılan fıkranın (b) bendinin, "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilmesi" ve "birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilmesi" yönündeki düzenlemesinin, kapasitesi küçük olan hastanelerin birleşerek büyümesini, bu suretle de sağlık hizmeti sektöründe var olmalarını teşvik etmek amacını taşıdığı, bahse konu düzenlemelerin mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama yetkisi çerçevesinde ve bu yetkinin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yapıldığının anlaşıldığı,<br>Daha önce Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (o) ve (p) bentlerinde yer alan birleşme ve taşınma işlemlerine yönelik kuralların, dava konusu düzenlemenin 2. ve 4. fıkralarına aynı şekilde aktarıldığı; birleşerek taşınma işleminin Yönetmeliğin 65. maddesinin 4. fıkrasındaki süreler içinde tamamlanması gerektiğine yönelik Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (o) bendi hükmünün atıf yaptığı fıkrada yer alan kuralın da dava konusu düzenlemenin 3. fıkrasına birleşme ve/veya taşınma başvurularına uyarlanarak aktarıldığı; bu yapılırken 65. maddenin 4. fıkrasının (b) bendindeki kuralın, 68. maddeye atıf yapar şekilde koşutlaştırılarak düzenlendiği, Yönetmelikte farklı maddelere dağılmış durumda olan birleşme ve taşınma başvurularına yönelik düzenlemelerin aynı maddede toplandığı anlaşılmakla anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmediği,<br>Dava konusu düzenlemenin 5. fıkrasındaki, birleşme veya taşınma talebinde bulunan özel sağlık kuruluşlarının bu işlemler tamamlanmadan yeni bir birleşme veya taşınma talebinde bulunamayacaklarına ilişkin hükmün, özel sağlık kuruluşu için köklü bir değişiklik mahiyetinde olan birleşme ve taşınma işlemlerinin takibinin sağlanabilmesine yönelik olduğu ve birleşme ve/veya taşınma işlemlerinin niteliğinden kaynaklandığı; 6. fıkrasında yer alan, bu madde kapsamındaki ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ön izne esas adreste değişiklik yapılmak istenmesi halinde ek süre verilmeksizin ön izin adres değişikliğine Bakanlıkça izin verilebileceği yolundaki hükmün ise iki yıllık ön izin süresinin adreste değişiklik talebiyle uzatılmasının, bu suretle birleşme ve taşınma işlemlerinin sürüncemede bırakılmasının engellenmesine, Yönetmelikte yer alan süreler içerisinde birleşme ve/veya taşınma işlemlerinin gerçekleştirilmesinin sağlanmasına yönelik olduğu, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,<br> Yönetmeliğin 69. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;” ibaresi ile aynı maddenin “Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir.” şeklindeki üçüncü fıkrası yönünden;<br>Daha önce, sadece aktif olarak faaliyet gösteren özel hastaneler devre konu edilebilirken, dava konusu değişiklik ile bu kısıtlamaya son verildiği ve ruhsatı askıda olan özel hastanelere askı süresince bir kez devredilebilme imkanının tanındığı,<br>Aktif olarak faaliyet göstermeyen veya ruhsatı askıda olan özel hastanelerin sağlık sistemine kazandırılması ve bu kuruluşlara ihtiyacı olan maddi imkanın sağlanması amacıyla davalı idareye tanınan planlama yetkisi çerçevesinde yapıldığı anlaşılan dava konusu değişikliklerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 4. fıkrası yönünden,<br>Daha önce ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara bir kereye mahsus olmak üzere, ruhsat işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebileceği yolundaki dava konusu düzenlemenin, sağlık hizmet sunucularının kamu sağlığını doğrudan ilgilendiren sistemdeki varlıklarını korumaları ve mevcut yatırımlarını tamamlamaları amacını taşıdığı, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Vakfın iktisadi işletmesi tarafından işletilen ... Hastanesine, sağlık bölge planlaması uygulaması sebep gösterilerek, talep ettiği yatak, kadro ve cihaz ruhsatının verilmediği, durum böyle iken, dava konusu düzenlemeler ile ruhsatı askıda olan ya da iptal edilen hastanelere yeniden süre verilerek haksız yere hasta yatağı ve hekim kadrosu imkanı sağlandığı, ruhsatı askıda olan, aktif olarak faaliyet göstermeyen, birleşen ve taşınan özel hastanelerin, hasta yatağı, yoğun bakım yatak sayıları ve hekim kadrosuna sahip olarak ya da bu sayıları arttırarak planlamaya etki edeceğinden, kendi hastaneleri gibi özel hastanelerin yatak ve kadro sayısı artış taleplerinin kabulünün mümkün olmayacağı, yıllardır kadro ve yatak artışı bekleyen hastanelere haksızlık olduğu, dava konusu düzenlemelerin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/05/2023 tarih ve E:2019/9824, K:2023/2914 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 20/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
kadro