<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1935 E.  ,  2025/56 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1935<br>Karar No : 2025/56 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2020/3817, K:2024/757 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 2019 yılında yapılan KPSS'ye girerek 82,04 puanıyla 362. sırada bulunan davacı tarafından, 02/05/2020 tarihinde yayımlanan "Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu"nun iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2020/3817, K:2024/757 sayılı kararıyla;<br> 14/09/2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına; 03/05/2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin 11. ve Geçici 11. maddelerine; 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, 12. maddesinin birinci fıkrasına ve 15. maddesinin birinci fıkrasına; 02/05/2020 tarihinde yayınlanan Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "Başvuru Şartları" başlıklı A maddesinin 6. bendine; "Sözlü Sınav" başlıklı F. maddesinin birinci bendine yer verilmiş,<br>Davalı idare tarafından, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının kendisine verdiği yetki uyarınca, yaygın ve örgün eğitim kurumlarındaki öğretmen açığını kapatmak amacıyla, 2018 ve 2019 KPSS sınavından en az 50 puan alanlar için, 60 alanda olmak üzere toplam 19.910 pozisyona sözleşmeli öğretmen alımı gerçekleştirmek için 02/05/2020 tarihinde yayınlanan Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu ile ilana çıkıldığı ve bu kapsamda başvuruların 01/06/2020 – 12/06/2020 tarihleri arasında alındığı,<br>Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik incelendiğinde, 15/08/2018 yılında yapılan bir değişiklikle öğretmen adayları için KPSS sınav puanlarının geçerliliğinin 1 yıl olduğu düzenlemesinin kaldırıldığı, öğretmen adaylarının da Yönetmeliğin KPSS sonuçlarının 2 yıl geçerli olmasına ilişkin genel hüküm kapsamına dahil edildiği, daha sonra Yönetmelik’te 06/11/2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, öğretmen adayları için KPSS’den elde edilecek puanın geçerlilik süresinin 1 yıla indirildiği; ancak, anılan Yönetmeliğin Geçici 11. maddesi ile öğretmen adaylarının 2018- 2019 yıllarında elde ettikleri KPSS sonuçları hakkında önceki hükmün uygulanmasına devam edileceği düzenlemesine yer verildiğinden, KPSS sonuçlarının 2 yıl geçerliliğini koruduğu,<br> 2018 KPSS’nin 31/08/2018 tarihinde sonuçlandırıldığı ve 2020 Haziran (kararda sehven Ocak yazılmış) Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama başvurularının ise 01/06/2020 – 12/06/2020 (kararda sehven 12/01/2020 yazılmış) tarihleri arasında alındığı gözetildiğinde; yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca geçerlilik süresini koruduğu ve davalı idarenin 2018 KPSS ve 2019 KPSS sonuçları ile yapılan başvuruları kabul etme yasal zorunluluğu altında olduğu,<br>Öte yandan, sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin mevzuat incelendiğinde, sözleşmeli öğretmen adaylarının KPSS puanı uyarınca sözlü sınava çağrıldığı, atamada nihai belirleyicinin sözlü sınav puanı olduğu, atamaların sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre gerçekleştirildiği, yazılı sınav puanlarının adayların doğrudan atanmasını sağlayan bir puan olmadığı,<br>Davacının; 2018 KPSS ile 2019 KPSS sonuçlarının her ikisinin birlikte kabulünün, 2018 KPSS girişliler için avantaja, 2019 KPSS girişliler için dezavantaja sebep olacağı, kadroları 2018 KPSS girişlilerin dolduracağı itirazına gelince; 2018 KPSS ve 2019 KPSS'de yer alan soruların ortalama güçlük düzeylerinin farklı olmadığı, her iki sınavın ortalama puanlarının ve standart sapma değerlerinin birbirine yakın olduğu, her sınav için aynı hesaplama yönteminin kullanıldığı, adayların sıralama değil puan üstünlüğüne göre sözlü sınava çağrıldığı; ayrıca KPSS A grubu adayları için yıllardan beri uygulanan sisteme benzer bir sistemin öğretmen adayları için de uygulanmasının eşitliğe aykırı olduğundan ve anılan sınavdan herhangi birine avantaj ya da dezavantaj getireceğinden bahsedilemeyeceği; kaldı ki, 2020 Haziran (kararda sehven Mayıs yazılmış) Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun "Başvuru" başlıklı B. maddesinin 8.2. maddesinde (kararda sehven 2. maddesinin 4.1 bendi olarak yazılmış) yer alan "birden fazla sınava (2018 ve 2019) katılan adayların, yüksek olan KPSS puanı başvuru formuna otomatik olarak yansıtılacaktır" düzenlemesi ile Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmeliğin Geçici 11. maddesinin son fıkrasındaki 2018 - 2019 yıllarında elde ettikleri KPSS sonuçları kullanabiliyor olmalarının tüm adaylara eşit şekilde bir imkan tanıdığı,<br>Bu sebeple, kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almak ve bu kapsamda ilk defa Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanması amacına yönelik "Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik" kapsamında sözleşmeli öğretmen atamak üzere yapılacak başvurular ile ilgili olarak başvuruların nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair hususlara ilişkin usul ve kriterleri belirleyerek, kurala bağlama, başvurucuların haklarını koruma ve gözetme, buna göre planlar yaparak genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, bu yetkisine uygun şekilde hazırlamış olduğu uyuşmazlık konusu "Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu"nda üst hukuk normlarına, hak ve adalet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle,<br>davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sınav geçerlilik süresinin yeniden 1 yıla düşürülmesinin 2018 yılında sınava giren adayları etkilemesi ve kazanılmış haklarının ortadan kaldırılması söz konusu olamayacağından Yönetmelik değişikliğine eklenen bir geçici madde ile 2018 ve 2019 yıllarında elde edilen puanlar hakkında eski düzenleme yükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığı; 2019 yılında yapılacak atamaya 2018 yılında sınava giren adayların da dahil olmasına bir itirazı olmadığı ama eşitsizliğin bu atamada da doğacağı ve bunun yetkili kamu idarelerince bir şekilde giderilmesi gerektiği; 2018 yılı adaylarının kazanılmış haklarının korunması gerekliliği davalı idareye liyakatsiz atamalarla kamu zararına sebep olma ve kişileri menfaat ihlaline uğratma hakkı vermediği; KPSS'nin yılın ilk aylarında ilan edilen sınav kılavuzundaki ilke ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirildiği; atamaların da, yıl sonunda ilan edilen “atama duyurusu”na dayalı olarak yapıldığı; 2018 yılında sınava giren adaylar ile 2019 yılında sınava giren adayların aynı atama döneminde tercih yapabiliyor olmasının iki sınav arasında standart sapma, ortalama, soru sayısı, sınav süresi, aday sayısı ve performansı gibi etkenlerin farklı olması sebebiyle eşitsizliğe yol açtığı; dava konusu atama duyurusunda bulunulmadan önce puan dönüştürme vb. mağduriyeti giderici önlemler alınarak bu geçiş dönemindeki mağduriyet de önlenebilecekken hiçbir önlem alınmadan dava konusu atama duyurusuna çıkıldığı ve hak kaybına neden olunduğu; davanın açılmasının üzerinden 4 yıl geçtiği, dosyada bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın ve söz konusu uzman görüşündeki tespitler karşılanmaksızın, ayrıca hiçbir inceleme-araştırma talebi yerine getirilmeksizin salt davalı idarenin muğlak savunmalarına itibar edilerek karar verildiği; Dairenin kararında yer alan, atamalarda nihai belirleyicinin sözlü sınav puanı olduğuna dair değerlendirmenin mevzuatla uyumlu olmadığı, uygulanan yuvarlama usulü nedeniyle adaylara KPSS puanıyla aynı sözlü sınav puanı olarak verildiği, atamalarda asıl ve tek belirleyici unsurun KPSS puanı olduğu; uyuşmazlıkla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; "her iki sınava da girenlerin yüksek olan puanlarını kullanabilecekleri" şeklinde mutlak bir çözümden uzak ve herkesi kapsamayan koşulların, dava konusu düzenlemenin hukuka uygunluk gerekçesi olarak ileri sürülmesinin kabul edilebilir olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2020/3817, K:2024/757 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Kesin olarak, 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

kadro