<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/4793 E. , 2025/147 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4793<br>Karar No : 2025/147 <br><br> TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir İli, Kemalpaşa Belediyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli programcı olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihi itibarıyla sona eren hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesi üzerine yaptığı 08/01/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin Kemalpaşa Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı sözleşme ücretlerinin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 10/09/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden, davacı hakkında yapılan tüm görevlendirmelerin (başlangıç ve bitiş tarihleri açıklanmak suretiyle) , hangi birimde hangi işleri yaptığının, sözleşmesinin yenilenmemesi sonrasında, belediye bünyesinde programcı kadrosunun yaptığı görevlerin hangi personel/ personellerce (unvan belirtilmek suretiyle) ifa edildiğinin sorulmasına, bu hususlara ilişkin tüm görevlendirme v.s. bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verildiği, davalı idarece verilen cevapta özetle, davacının sözleşme süresi bittikten sonra yerine yeni bir personel görevlendirilmediği ve mevcut personelle hizmetin yerine getirildiğinin belirtildiği; bu durumda, her ne kadar davacı 2017 yılından itibaren her sene yenilenen sözleşmeler uyarınca davalı idare bünyesinde programcı kadrosunda görev yapmış ise de, sözleşmesinin 31/12/2019 tarihi itibarıyla sona erdiği ve davacının yerine getirdiği hizmetlerin davalı idare bünyesinde bulunan personel tarafından yerine getirildiği, yeni personel temini yoluna gidilmediği dikkate alındığında, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/02/2023 tarih ve E:2021/5343, K:2023/573 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu olayda, davacının davalı idarede sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı, 31/12/2019 tarihi itibarıyla biten sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması gerekçesiyle yenilenmediği, ancak davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması, başarısız/yetersiz olduğuna veya hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik idarece yapılmış hukuken geçerli ve itibar edilebilir somut bir tespit veya tutanak bulunmadığının anlaşıldığı; bu durumda, dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık uyarlık görülmediği; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanmış dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihi olan 31/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının işe başlaması ve kurumdan ayrılmasının yasal düzenlemelere ve çalışma pozisyonunun esasına uygun olduğu, davacı ile yapılan sözleşmenin bir yıllık süre ile sınırlı olarak yapıldığı, ihtiyacın kalmaması halinde idarenin sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yürüttüğü programcı kadrosunun halen boş olduğu, belediyenin kendi şirketi üzerinden aldığı işçilerle bu hizmeti yürüttüğü, bu durumun hakkın kötüye kullanılması olduğu ileri sürülerek, temyizi istenen Mahkeme kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesinin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 31/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına gelince; <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. <br>Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.<br>Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, Bölge İdare Mahkemesince, davacının iptal edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 31/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak yasal faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.<br>Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 31/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 31/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
kadro