<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/135 E. , 2025/108 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2024/135<br>Karar No : 2025/108<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Derneği <br> 2- ... Derneği <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Huk. Müş. ..., Huk. Müş. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/4181, K:2023/2578 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentlerinin, aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünün tümünün, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/4181, K:2023/2578 sayılı kararıyla; <br> Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br> 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılması; 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin dava konusu edilen kısımlarının da, 09/03/2022 tarih ve 234 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle işbu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,<br>Dava, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden incelendiğinde;<br> Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümleriyle ilgili olarak, Dairelerinin E:2020/2173 sayılı dosyasında görülmekte olan benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta, 31/05/2022 tarih ve K:2022/3156 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, aynı veya benzer mahiyetteki diğer davaların da ret ile sonuçlandığı göz önüne alındığında; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğunun yargı kararı ile saptandığı hususunda duraksama bulunmadığı,<br> Bu durumda; yargı yerince hukuki incelemesi yapılarak hukuka uygunluğu tespit edilen; ancak, daha sonra yürürlükten kaldırılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin iptali istemine ilişkin işbu davada, davalı idarenin haksızlığından ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği gerekçesiyle,<br> Dava konusu düzenleyici işlemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 646,90-TL yargılama giderleri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun'un ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle söz konusu düzenlemelerin de hukuka aykırı olduğunun ortaya çıktığı, davalı Bakanlığın düzenlemeleri yürürlükten kaldırdıktan sonra Yönetmelik yönünden yapmış olduğu düzenlemede kendileri tarafından yapılan itirazların dikkate alınarak yeni düzenlemenin yapılmış olmasının davada haklı olduklarının bir kanıtı olduğu, nitekim yapılan yeni düzenleme ile HAKUK katsayısının artırılarak 2,78'den 3'e çıkarıldığı ve uzmanlık dalları arasındaki hakkaniyete aykırı, fahiş katsayı farkının kaldırıldığı, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin Girişimsel İşlemler Listesinin ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin ise yeni Yönerge'de de korunduğu, bu nedenle bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, ayrıca, davada haksız çıkan tarafın kendileri olduğu gerekçesi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin üzerlerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlemler yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ise Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br> Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/04/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuştur.<br>Anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ıı) bendine istinaden Sağlık Bakanı onayı ile 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi yürürlüğe konulmuş, Yönerge'nin ekinde de Girişimsel İşlemler Listesi'ne yer verilmiştir.<br> Davacı Dernekler tarafından; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentlerinin; aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünün tümünün; 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.<br>Öte yandan, işbu dava açıldıktan sonra, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle, dava konusu Yönetmelik hükümleri; Sağlık Bakanının onayı ile yürürlüğe konulan 09/03/2022 tarih ve 234 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin 6. maddesiyle de, dava konusu Yönerge hükümleri bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır.<br>Dairece, temyize konu karar ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplam 646,90-TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde;<br> "Yargılama giderleri şunlardır:<br> a) Celse, karar ve ilam harçları.<br> b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.<br> ...<br> ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti.<br> h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler." ;<br> "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde; <br> "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.<br> (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.<br> ..." hükümlerine yer verilmiştir.<br> 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Daire kararının dava konusu düzenleyici işlemler yönünden verilen karar verilmesine yer olmasına ilişkin kısmı yönünden:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Daire kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden:<br> Dava konusu uyuşmazlıkta, Daire tarafından yapılan yargılamanın sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve toplam 646,90-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.<br> 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı düzenlenmiştir.<br>Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.<br>Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları için hizmet alanı - kadro unvan katsayısının "2,78" olarak belirlendiği, bunun üzerine davacılar tarafından (I) 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentlerinin, (II) Aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünün tümünün, (III) 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle bakılan davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.<br> Dairece, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin dava konusu edilen kısımlarının da, 09/03/2022 tarih ve 234 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin 6. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, bu hususun, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı; zira, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümleriyle ilgili olarak, Dairelerinin E:2020/2173 sayılı dosyasında görülmekte olan benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta, 31/05/2022 tarih ve K:2022/3156 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, aynı veya benzer mahiyetteki diğer davaların da ret ile sonuçlandığı göz önüne alındığında; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğunun yargı kararı ile saptandığı hususunda duraksama bulunmadığı, sonuç olarak, yargı yerince hukuki incelemesi yapılarak hukuka uygunluğu tespit edilen; ancak, daha sonra yürürlükten kaldırılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin iptali istemine ilişkin işbu davada, davalı idarenin haksızlığından ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği bu sebeple yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakıldığı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.<br>Bu duruma göre, idarenin düzenlemeleri yürürlükten kaldırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen işbu davada, dava konusu edilen 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentleri ile aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünde yer alan bir kısım kadrolar için verilen ve kesinleşen ret kararları bulunuyor olması sebebiyle bu kısımlar yönünden davacıların haksız çıktığı kabul edilerek yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması tabii olmakla birlikte, Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümde özellikle fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları için "2,78" olarak belirlenen hizmet alanı - kadro unvan katsayısı yönünden ve Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan fiziksel tedavi ve rehabilitasyon için belirlenen ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemeler yönünden esasa girilerek verilen ve kesinleşen bir ret kararı bulunmadığı anlaşıldığından, yürürlükten kaldırılan dava konusu düzenleme yönünden işbu dosyada hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmadan, diğer branşlar bakımından belirlenen hizmet alanı - kadro unvan katsayılarına karşı açılan davalarda davanın reddi yolunda verilen kararlara atıfla davacıların haksız çıktığı kabul edilerek bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. <br> Bu itibarla, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentleri, aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünün tümü, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemeye karşı dava açan davacılar, tek başına davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin tamamının davacılara yüklenmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1.Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br> 2.Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/05/2023 tarih ve E:2021/4181, K:2023/2578 sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının ONANMASINA,<br> 3.Anılan kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, <br> 4.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br> 5.Kesin olarak, 27/01/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br>X- Dava,04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (l), (n) ve (t) bentlerinin, aynı Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda yer alan "Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar - HAKUK" başlıklı bölümünün tümünün, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Tıbbi İşlemler Yönergesi eki Girişimsel İşlemler Listesinde yer alan ... - ... arasındaki işlem kodları ile ... ve ... işlem kodlarının "0" olarak belirlenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2021/4181, K:2023/2578 sayılı kararıyla;<br>Dava konusu düzenlemelerin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, başka davalarda benzer uyuşmazlıklarda verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik ve Yönerge hükümleri yönünden davalı idare davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. <br> Temyize konu Daire kararının yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz istemi incelendiğinde; <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.<br>Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde yarar görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.<br>Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.<br>Temyizen bakılan uyuşmazlıkta Dairece, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, 02/04/2020 tarih ve 269 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin dava konusu edilen kısımlarının da, 09/03/2022 tarih ve 234 sayılı Tıbbi İşlemler Yönergesi'nin 6. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, bu hususun, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı; zira, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümleriyle ilgili olarak, Dairelerinin E:2020/2173 sayılı dosyasında görülmekte olan benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta, 31/05/2022 tarih ve K:2022/3156 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, aynı veya benzer mahiyetteki diğer davaların da ret ile sonuçlandığı göz önüne alındığında; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğunun yargı kararı ile saptandığı hususunda duraksama bulunmadığı, sonuç olarak, yargı yerince hukuki incelemesi yapılarak hukuka uygunluğu tespit edilen; ancak, daha sonra yürürlükten kaldırılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin iptali istemine ilişkin işbu davada, davalı idarenin haksızlığından ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği bu sebeple yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakıldığı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.<br>İdarenin düzenlemeyi yürürlükten kaldırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalarda, "başka bir davada" aynı düzenleme yönünden esasa girilerek verilen ve kesinleşen bir ret kararı bulunduğundan ve bu nedenle artık idarenin haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda değerlendirilmesi gereken temel nokta, ret kararlarının kesin hüküm niteliğidir. <br>Gerek kabul şartları, gerekse esastan ret kararlarının meydana getirdiği kesin hüküm nisbi kuvvettedir. Kararların etkisi sadece taraflara yöneliktir. (Çağlayan, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", A.Ü Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:III, Sayı 1, s.138) Üçüncü kişiler aynı işlem aynı sebep yönünden yeni bir dava açabilirler. (Gözübüyük, Yönetsel Yargı, s. 214) Çünkü bu redde dair kararlarda, reddin sebebi davacının ileri sürdüğü delillerin ve gerekçelerin yeterli olmamasıdır. (Telli, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", İdare Hukuku ve İdari Yargı ile ilgili incelemeler III. Ankara 1980, s. 103.)<br> Bu itibarla, aynı düzenlemeler yönünden davanın reddi yönünde verilen yargı kararının, iptal kararları gibi kesin hüküm etkisinin mutlak olmadığı zira, farklı iddialarla açılacak başka bir davada daha evvel hukuka uygun görülen aynı düzenleme bakımından iptal yönünde bir karar verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, yürürlükten kaldırılan dava konusu düzenlemeler yönünden işbu dosyada hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmadan, başka dosyada davanın reddi yolunda verilen karara atıfla davacının haksız çıktığı kabul edilerek bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemez.<br>Bu durumda, davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve dava konusu düzenlemeleri tesis eden ancak sonradan yürürlükten kaldıran davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin kabulüyle, temyiz başvurusuna konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>
kadro