<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/1823 E.  ,  2025/288 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/1823<br>Karar No : 2025/288 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : <br>1- (DAVALI) ... Üniversitesi<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 29/12/2021 tarih ve 31704 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ... Bölümü ... Ana Bilim Dalı için ilan edilen 2 adet öğretim görevlisi kadro ilanının, ilana bağlı olarak 01/02/2022 tarihinde gerçekleştirilen giriş sınavının ve bu sınav sonucunda yapılan atama işlemlerinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu kadro ilanında belirtilen "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" şartına ilanda yer verilip verilmeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, Mahkemenin 21/02/2023 tarihli Ara Kararı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından öğretim görevlisi kadro ilanlarında, "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" şeklinde özel şart konulup konulamayacağının sorulduğu, Ara Kararı gereği sunulan ... tarih ve ... sayılı cevabi yazıda, ilan özel şartı olarak kişiyi tanımlamasa bile ilanlara başvuran aday sayısını azaltıcı mahiyette bir şart olduğu, bu sebeple ilan özel şartında yer alan koşulun akademik kadro ilanında yer almaması gerektiği..." değerlendirilmelerine yer verildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının cevabi yazısında, anılan şartın ilanda yer almaması yönünde görüş bildirilmiş ise de; üniversitelerin eğitim kalitesinin en önemli belirleyicisinin akademik kadrolar olduğu, alanında uzman, nitelikli ve tecrübeli akademik personel alımı için kadro ilanlarında birtakım özel şartlara yer verilebileceği, kaldı ki dava konusu 2 adet öğretim görevlisi alım ilanına 12 adayın başvuruda bulunduğu, özel şartın tecrübeli öğretim görevlisi alım maksadıyla ilana konulduğu, söz konusu özel şartın herhangi bir kişiyi tanımlayan bir şart olmadığı, birçok üniversitenin kadro ilanlarında benzer özel şartlara yer verdiği, dava konusu kadro ilanının kamu yararı ve ilgili mevzuata uygun özel şart içeren bir ilan olduğu, kadro ilanına bağlı olarak giriş sınavının usulüne uygun olarak yapıldığı ve başarılı olan adayların kadroya atamalarının yapıldığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu akademik kadro ilanında yer alan "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" özel şartının aday sayısını azaltıcı nitelikte olması nedeniyle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br> Davalı idare tarafından; Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ... Bölümü için ilan edilen öğretim görevlisi kadrosuna ilişkin iş ve işlemlerin hukuka uygun yürütüldüğü, ilanda yer alan; "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" koşulunun hizmet gerekleri doğrultusunda hazırlandığı, zira; öğretim görevlilerinin ders vermek üzere istihdam edildiği, temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> Müdahiller tarafından; ilan edilen kadro üzerine yapılan bilim sınavı ve sınav sonuçları uyarınca yapılan atama işlemlerinin hukuka uygun olduğu, davacının özel şartı sağlayamadığı için başvurusunun incelenmediği, idarenin ilan edilen kadroya başvuranlar arasından uygun gördüğü adayları atamakta takdir yetkisinin olduğu, temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2547 sayılı Kanun kapsamında üniversitelerde istihdam edilecek akademik personelin atanma sürecinde; idare, ilan edilen kadroya başvuran adaylar arasından, söz konusu kadro için en uygun adayın belirlenmesi konusunda, yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde takdir yetkisine sahiptir. <br> Anılan takdir yetkisinin, öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir.<br>Uyuşmazlıkta, davacı tarafından; 09/11/2021; 23/11/2021; 30/12/2021 ve 12/03/2022 tarihli Cimer başvuruları ile Kamu Denetçiliği Kurumu'na yaptığı 24/11/2021; 30/11/2021; 18/01/2022; 24/01/2022 ve 16/03/2022 tarihli başvurularının içeriğinde özetle; kadroların, öncesinde belirlenen kişilerin atanması için ilan edildiği, idarenin süreci tarafsız ve objektif yürütmediği, atanması istenilen isimlerin önündeki engellerin idarece kaldırılmaya çalışıldığı, ilanda yer alan şart ile başvuran aday sayısının azaltılmaya çalışıldığı, idarenin kamu gücünü belirli kişi ya da kişiler lehine hukuka aykırı kullandığı ileri sürülerek, henüz atama işlemleri tesis edilmeden atanan adayların isimlerine yer verildiği görülmektedir. <br> Akademik personelin alımına yönelik ilan edilen kadronun ve kadro için aranan şartların kişiyi tarif eder nitelikte olmaması, alım sürecinin rekabetçi bir ortamda yarışma usulünün eşit koşullarda uygulanması suretiyle tamamllanarak sınav ve veya değerlendirme süreçlerinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, bilimsel ilkeler ışığında ve akademik gereklilik saikiyle yürütülmesi gerektiği açık olup; anılan şikayet başvuruları ile sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; uyuşmazlığa konu kadro ilanı ve bu ilana bağlı gerçekleştirilen sınav ve atama sürecinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, bilimsel ilkeler ışığında ve akademik gereklilik çerçevesinde yürütülmediği kanaatine ulaşıldığından dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı yanında müdahil ...'nın duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br> Konya Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ... Bölümü ... Ana Bilim Dalı için 2 adet öğretim görevlisi alımına ilişkin kadro ilanının 29/12/2021 tarih ve 31704 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacının kadro ilanında yer alan; "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" şartını sağlayamaması nedeniyle başvuru yapamaması üzerine, anılan 2 adet öğretim görevlisi kadro ilanının, bu kadro ilanına bağlı olarak 01/02/2022 tarihinde gerçekleştirilen giriş sınavının ve sınav sonucunda yapılan atama işlemlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesinin (n) bendinde; Öğretim Görevlisi: Yükseköğretim kurumlarında okutulan dersleri vermek, uygulama yapmak veya yaptırmakla yüküm olan öğretim elemanıdır." hükmü ve "Öğretim görevlileri" başlıklı 31. maddesinde; Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tananmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler.(Ek cümle: 15.04.2020 - 7243/3. md.) Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına başvuracak olanlar hariç olmak üzere öğretim görevlisi kadrosuna başvuracak adaylarda en az tezli yüksek lisans derecesine sahip olmak şartı aranır. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir. hükmü yer almaktadır. <br> 09/11/2018 tarih ve 30590 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına yapılacak atamalarda uygulanacak merkezi sınav ve giriş sınavlarına ilişkin usul ve esaslarla bu sınavlara girecek adaylarda aranacak şartları belirlemektir." hükmü; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Yönetmelik, devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak atamaları kapsar." hükmü; "Genel şartlar" başlıklı 6. maddesinin beşinci fıkrasında; "Yükseköğretim kurumları, bu Yönetmeliğe tabi öğretim elemanı kadro ilanlarında lisans veya lisansüstü mezuniyet alanları ile ilan edilen alana ait bilimsel, nesnel ve denetlenebilir koşullar dışında belirli bir adayı tanımlayan özel şartlar koyamazlar." hükmü ve aynı maddenin altıncı fıkrasında; "İlanlarda, alanında tecrübe sahibi olmak şartının, hangi öğrenim düzeyinden sonrasına ait olduğu, belirli bir adayı tanımlamayacak şekilde belirtilir." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmelerini amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır.<br> Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabi sonucudur.<br> Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. <br> İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğunun belirtilmemesi halinde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. <br>Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin, takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği açıktır. <br>Anılan takdir yetkisinin, öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda, objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle hukuka uygun olarak -yargısal denetimine imkân verecek şekilde- kullanılması gerekmektedir. <br>Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereği, yükseköğretim kurumları tarafından, kadro ilanlarında belirli bir adayı tanımlayacak şekilde, "alanında tecrübe sahibi olmak şartının" aranmasının mümkün olduğu, özel şartın ilan edilen alana ait bilimsel, nesnel ve denetlenebilir nitelik taşıması gerektiği anlaşılmıştır. <br> Uyuşmazlığın çözümü için, dava konusu ilanda yer alan; "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" şartının, bilimsel kaliteyi artırmak amacı taşıyıp taşımadığı, objektif ve denetlenebilir nitelikte olup olmadığının açıklığa kavuşturulması önem arz etmektedir. <br> Öğretim görevlilerinin, yükseköğretim kurumlarında okutulan dersleri vermek, uygulama yapmak veya yaptırmakla yükümlü akademik personel olduğu dikkate alındığında; davalı idarece, kadronun ilan edildiği İnşaat Bölümü alanında en az iki dönem teorik ders verme tecrübesinin aranmasının hizmet gereği olduğu, akademik ve bilimsel kaliteyi artırma, öğrencilere sunulan eğitim hizmetinin niteliğini geliştirme amacı taşıdığı, şartın, kişiyi tarif eder niteliği haiz olmadığı anlaşılmıştır. Zira; ilan edilen kadroya ilişkin alanda aranan asgari tecrübe şartını sağlayan ve bunu belgeleyen her adayın başvuru yapabileceği, diğer koşulların da sağlanması halinde değerlendirmeye alınabileceği açıktır. <br> Her ne kadar, Mahkemenin Ara Kararına cevaben sunulan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısında; uyuşmazlığa konu akademik kadro ilanında yer alan "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" özel şartı kişiyi tanımlamasa bile ilana başvuran aday sayısını azaltıcı mahiyette bir şart olduğu, bu sebeple akademik kadro ilanında yer almaması gerektiği belirtilmiş ise de; dava konusu 2 adet öğretim görevlisi alım ilanına 12 adayın başvuruda bulunduğu, getirilen şartın rekabeti engelleyici nitelikte olmadığı anlaşıldığından, bu değerlendirmeye itibar edilmemiştir. <br> Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; "Yükseköğretim Kurumlarında alanında en az iki dönem teorik ders vermiş olmak" şartının, kamu yararı ve hizmet gereği doğrultusunda belirlendiği, bilimsel kaliteyi artırma amacına yönelik olduğu, objektif ve denetlenebilir nitelik taşıdığı anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu akademik kadro ilanında, bu ilan üzerine usulüne uygun olarak yapılan giriş sınavında ve gerçekleştirilen atamalarda hukuka aykırılık, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Nitekim; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, Başkanlığın talimatı ile Yükseköğretim Denetleme Kurulunca uyuşmazlığa konu ilan ve atama sürecine dair inceleme yapıldığı, inceleme neticesinde hazırlanan ... sayılı inceleme raporunda; ilan edilen kadro için yapılan ön değerlendirme, sınav ve nihai değerlendirme ile atama işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği, sürecin Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun yürütüldüğünün tespit edildiği ifade edilmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan ... TL'nin yürütmeyi durdurma harçlarının istemleri hâlinde davalı yanında müdahil ... ve ...'ya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 30/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>

kadro