<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6662 E.  ,  2025/195 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6662<br>Karar No : 2025/195<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem: Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında ... olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle davacının, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca 5 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan "dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına" dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. <br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen kararın, davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında, davacının hukuki durumuna ciddi etkileri olabileceğinin açık olduğu, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, disiplin cezasını gerektirecek fiilin sübuta erip ermediği konusunda değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati de belirtilerek tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de fiilin nitelendirmesinin yapılmasının zorunluluk arzettiği, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması yönünde verilecek kararlarda, zamanaşımı tespiti yapılarak fiilin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın ve işin esasına girilmeksizin karar verilmesi gerektiği, Danıştay içtihatlarının da bu doğrultuda olduğu, dava konusu işlemin durumunu etkilemediği yolundaki iddianın doğru olmadığı, zira bu karar uyarınca, 01/02/2012 tarihinden bu yana görev yaptığı MİT Müsteşarlığında hakkında idari inceleme ve soruşturma başlatıldığı, teknik takip konusunda ilgili şubelerin dinleme taleplerini yetkili mahkemeye intikal ettirme dışında bir görevinin bulunmadığı, gerek talep formları hazırlanırken gerekse de mahkeme kararları alındıktan sonraki süreçte, teknik şubeden sorumlu daire ...nın ve TEKOP şubenin ilgili mevzuata göre herhangi bir yetkisi, görevi ve sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Dava dosyasının incelenmesinden; iletişimin dinlenmesine ilişkin alınan hakim kararlarına dayanak teşkil eden M.M., M.Ç., C.S.E., B.A., A.D. isimli şahıslarla ilgili ... günlü, ... sayılı; M.M., M.Ç. ve B.A. isimli şahıslarla ilgili ... günlü, ... sayılı; Z.T. isimli şahısla ilgili olarak ise ... günlü, ... sayılı hakim karar talep üst yazılarında, iletişime müdahale talep yazılarında, gerekçe raporlarında, bilgi notlarında ve diğer belgelerde, usulsüz dinleme yapılmasına sebebiyet verilmek suretiyle görevin kötüye kullanıldığı iddiası üzerine bir kısım emniyet personeli hakkında soruşturma başlatıldığı; soruşturma sonucunda, eylem tarihi itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, ..., ..., ...., ... ve .... isimli şahısların Türk İntikam Birliği Teşkilatı örgütü kapsamında iletişimlerinin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasını gerektirecek makul karinelerin bulunmaması, ayrıca iletişimlerinin dinlenmesine esas faaliyetlerle/örgütlerle irtibat ve iltisakları olmamasına rağmen, bu şahısları dinleme kastı ile hakim kararına esas bilgi/gerekçe notu, iletişime müdahale talep yazısı hazırlamak suretiyle gerçek dışı rapor/tutanak düzenleyerek, adı geçen şahısları gerçekçi bir sebebe dayanmadan bu faaliyetlerle/örgütlerle irtibatlandırılarak usulsüz dinleme yapılmasına ve adı geçenlerin özel hayatlarının gizliliği ile haberleşme hürriyetlerinin ihlaline sebebiyet verildiği, davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta erdiği, bu itibarla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca 5 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan "dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına", İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla karar verilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;<br>a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,<br>b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br>Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.<br> Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br>08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin düzenlendiği 8/(6). maddesinin (h) bendinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek", "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (Anayasa Mahkemesinin 09/03/2023 günlü, E:2023/5, K:2023/45 sayılı kararıyla bu fıkra iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra -20/03/2024- yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümleri bulunmaktadır. <br>04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.<br>Bu personelin, Devlet Personel Başkanlığınca 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde atama teklifleri yapılır. Bunlardan müdür ve üstü kadrolarda olanlar araştırmacı unvanlı kadrolara, diğerleri ise Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadrolara atanırlar. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır. <br>Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin kadrolar; atama teklifi gerçekleştirilen kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan memur kadroları, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler, en geç on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.<br>Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir. <br>Somut uyuşmazlıkta; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun geçici 28. maddesi hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de fiilin nitelendirmesinin yapılmasının zorunluluk arzettiği, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş ise de; davacının, ..., ..., ...., ... ve .... isimli şahısların usulsüz dinlendiği iddialarına yönelik fiilleri hakkında, işin esasına girilmek suretiyle herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. <br>Bu itibarla, Mahkemece; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmekte iken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/01/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : <br> 7068 sayılı Kanun’un "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. ... " hükmüne yer verilmiştir.<br>Aktarılan mevzuat uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan personele, bu Kanun’dan önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağı; söz konusu disiplin cezalarının iptali istemiyle açılan davaların, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.<br>3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.” hükmü yer almış; 29. maddesinde de, zamanaşımına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.<br> 7068 sayılı Kanun özelinde; soruşturma yapılması için, fiilin disiplin amirince herhangi bir şekilde öğrenilmesi ve olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmesi gerekir. Bu aşamada verilecek kararın, şikayet edilen yönünden "lekelenmeme hakkı"; şikayetçi yönünden "şikayet hakkı"; disiplin amiri yönünden ise "görevin yerine getirilmesi" gibi hususlar açısından sonuçlar doğuracağı açıktır. <br> Anılan Kanun'da sayılan fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma ve eylemden itibaren ceza zamanaşımı süreleri işlemeye başlamaktadır. Soruşturmacı olayı araştırmak ve değerlendirmek, yetkili kılınan birim de karar vermek durumundadır. Soruşturmanın tamamlanmamasını öngören yasal bir kural bulunmamakta; soruşturmanın açılmasını engelleyen durum ise, "soruşturma zamanaşımı" olmaktadır. Ceza zamanaşımının idarenin ceza verme yetkisini kaldırdığı, soruşturmayı yapma, sürdürme açısından etkisinin olmadığını, zira soruşturma zamanaşımının başka bir müessese olduğunu da vurgulamak gerekir.<br>Öte yandan; "Masumiyet karinesi", kişilere soruşturma yapılmamasını isteme yönünde bir güvence sağlamamaktadır. Soruşturma açılması (soruşturma açılmasının hak kaybı yarattığı haller dışında) ilgilinin aklanmasını da içerdiğinden, tek başına lekelenmeme hakkını ihlal etmemekte, ilgili aleyhine kullanılan dil ve suç isnadı yapılıp, yapılmadığı önem kazanmaktadır.<br>Zamanaşımı, eylemin oluştuğu durumda devreye girdiğinden, eylemin sübut bulmadığının saptanması halinde, zamanaşımı değerlendirmesi yapılamayacağından, soruşturmada; fiilin sübuta erip ermediği soruşturulmadan, zamanaşımına uğranıldığının tespitinin yapılması ve soruşturmanın açılmaması veya sürdürülmemesi mevzuata uygun olmayacaktır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, "ceza zamanaşımı"na ilişkin gerekçesi yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum. <br> <br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :<br>Daire kararında "Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir." gerekçesine yer verilmiştir.<br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.<br>657 sayılı Yasa'nın 127. maddesinde getirilen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.<br>Öte yandan, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk aleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.<br>Belirttiğim bu gerekçelerle yalnızca disiplin cezası dışında ayrıca bir yaptırım öngörülmesi halinde değil zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik tüm işlemlerin yargısal denetiminde fiilin sübuta erip ermediğinin ortaya konulması gerektiği görüşü ve oyuyla kararın yukarıdaki paragrafına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

kadro