<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6361 E. , 2025/1760 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/6361<br>Karar No : 2025/1760 <br><br>DAVACI : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli, E-... sayılı ve "Yer Değiştirme Ücretleri Hk" konulu işleminin iptali istenilmiştir. <br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Kocaeli Liman Başkanlığının iskeleler arası shifting (yer değiştirme) hareketlerinden kaynaklı römorkör ücretlerinin sisteme girilmediğinden bahisle yazılı açıklama istediği, iskeleler arası shifting hareketlerine ilişkin uygulama hakkındaki açıklamanın Kocaeli Liman Başkanlığına iletildiği, akabinde idare tarafından Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün davaya konu yazısının tebliğ edildiği, tüm shifting işlemleri için kamu payı ödenmesine ilişkin kararın yasal dayanaktan yoksun olduğu, şirketlerinin tarife belirleme serbestisine sahip olduğu, bu çerçevede 01/08/2003 tarihli Liman Ücret Tarifelerinde açıklanan hizmet bedelleri esas alınarak tarifelerinin oluşturulduğu, İzmit Rafinerisi iskeleleri ve rıhtımına yanaşan gemilere şirketlerinden kaynaklanan emniyet ve operasyonel sebeplerle yer değiştirme/shifting hizmeti sunulması durumlarında sadece birinci işlem için ücretlendirme yapıldığı, herhangi bir kusuru bulunmaksızın tekrar shifting hizmeti alan tarafın sonraki işlemlerinden römorkörcülük ve palamar bağlama hizmeti ücreti alınmadığı, bu uygulamaya dair Tarife değişikliğinin 2019 yılından bu yana Bakanlığın ve hizmetten faydalananların bilgisine sunulduğu, tesislerde alınan liman ücret kalemlerinin bildirilmesi üzerine Denizcilik Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile hizmet kalemleri listesinin onaylandığı, şirketlerinden veya hava durumu gibi doğal/çevresel unsurlardan kaynaklanan sebeplerden dolayı tesislere aynı seferde birden çok defa ayrılan/yanaşan gemilere tekrar kılavuzluk/römorkörcülük ücreti ve buna bağlı olarak alınmayan bir ücretten dolayı kamu payı tahakkuk ettirilmemesinin ticaretin doğasına da uygun olduğu, buna karşın gemiden kaynaklanan birden çok yanaşma ayrılma yaptırıldığında ücret alındığı ve kamu payının ödendiği, belirli bir hizmet sahasında yetkilendirilen kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatlarından farklı olarak, kendileri gibi sanayi tesislerinin, bu hizmetleri, kar elde etme amacıyla değil sadece kendi tesislerine yanaşan tedarikçilerinin ve müşterilerinin gemilerine temel sanayi faaliyetinin bütünleyicisi olarak sunmakta olduğu, ayrıca kamu payı ile ilgili yükümlülüğün elde edilen hasılata yönelik olduğu, elde edilmemiş bir gelirden kamu payı ödenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, şirketlerinden kaynaklanan emniyet ve operasyonel sebeplerle tesislere yanaşan gemilere birden çok defa yer değiştirme/shifting hizmeti sunulması durumlarında ücret alınmamasına rağmen, bu işlemler için kamu payı ödenmesinin talep edilmesine ve tarife belirleme serbestisinin kısıtlanmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak bildirici mahiyetteki dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Limanlar Kanunu ve Limanlar Yönetmeliği hükümleri gereği idarelerinin düzenleme yapma hususunda görevli ve yetkili olduğu, Liman Yönetim Bilgi Sisteminde veri girişlerinin kontrol edilmesine yönelik talimatlar neticesinde özellikle yer değiştirme ücretlerine esas kamu payının yatırılması hususunun tereddütlere neden olduğu, bu nedenle dava konusu bilgilendirme yazısının liman başkanlıklarına gönderildiği, işlemin davacının tarifeleriyle bir ilgisinin bulunmadığı, Limanlar Yönetmeliğine göre tüm yer değiştirmelerin ordino ile yapılması gerektiği, yer değiştirmenin sebebinin önemli olmadığı, Liman Hizmet Tarifelerinde bir rıhtımdan bir rıhtıma yer değiştirme halinde %50 indirimli ücret alınacağının düzenlendiği, şirketlerin arzu ettiğinde kampanya yapıp hiçbir ücret almaması halinde kamu payı ödemekten kaçınabilecekleri, dava konusu işlemin konusunun yalnızca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemleri olduğu, ordino sayesinde hangi geminin hangi rıhtımda hangi hizmeti aldığının takip edilebildiği, Limanlar Yönetmeliği’nin 26. maddesi gereği gemi hiçbir kılavuzluk/römorkörcülük hizmeti almayıp liman dışında yükleme boşaltma yapsa dahi kamu payının yatırılması gerektiği, mevzuatın kamu yararını koruduğu, davacının ise hizmet verdiği halde ücret alınmadığı iddiasıyla kamu payını yatırmaktan imtina ettiği, kılavuzluk/römorkörcülük hizmetlerinden alınacak kamu payına ilişkin düzenlemenin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yer aldığı ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacı ... Anonim Şirketi vekili Av. ... tarafından, "Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiğine, ilgili liman tesis veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılmasına" ilişkin Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br> 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (Başlığı ile birlikte değişik:RG-17/1/2020-31011-CK-56/6 md.) 478. maddesinin 1. fıkrasında, Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:<br>.........<br>g) Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek,olduğu hükmü yer almaktadır. <br>Aynı 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesinde, Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:<br>......<br>''b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden oluşur.<br>(3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır. (Ek cümle:RG-7/4/2022-31802-CK-98/10 md.) Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinden, Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret alınması veya ücret alınmaması hâlinde dahi kamuya ödenecek pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak payın %30’a kadar artırılmasına veya %5’e kadar indirilmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir. ''hükmü yer almaktadır.<br>31/10/2012 tarih ve 28453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Limanlar Yönetmeliği'nin 4.maddesinin 1.fıkrasının (u) bendinde, ordino'nun''Gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesi ''olduğu kurala bağlanmış olup, aynı yönetmeliğin 20. Maddesinin 1. fıkrasının (u) bendinde ise,'' aynı iskele veya rıhtım üzerinde yer değiştiren gemiler hariç olmak üzere rıhtımlar ve iskeleler arasında yapılan tüm yer değiştirme işlemleri ordino ile yapılır.'' hükmü yer almaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, Denizcilik Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve E... sayılı yazısı doğrultusunda, ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu paylarının tahsil edilmesinin gerektiği ve ücret alınmaması halinde dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiği hususlarının bildirilmesi mahiyetinde düzenlenen genel yazı sonucu Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca işin işleyişinden kaynaklanan ücretsiz "yer değiştirme" işlemlerinin de sisteme girilmesi ve karşılığı ücretlerdeki kamu payının alınması yolunda uygulama yapılmasını zorunlu kılındığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesi'nin 1.fıkrasının (b) bendinde, Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden oluşuşacağı hükme bağlanmış olup ,bir takım özel sebeplerle kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti karşılığı ücret alınmaması halinde bu ücrete (hasılata) bağlı olan devlet payının da tahakkuk etmeyeceği açık olup söz konusu hasılata bağlı olan devlet payının gerçekleşmemiş bir kazançtan alınması mümkün bulunmamaktadır.<br>Dava konusu Genel Yazıdan sonra 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490.maddesi'nin 3. Fıkrasına 7/4/2022 tarih ve 31802 sayılı Resmi Gazete ile son cümle eklenmiş ise de ,bu düzenleme hukuka aykırı olan dava konusu işlemi hukuka uygun hale getirmez.<br>Açıklanan sebeplerle, "Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiğine, ilgili liman tesis veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılmasına" ilişkin Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve E-... sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli, E-... sayılı ve "Yer Değiştirme Ücretleri Hk" konulu dava konusu işlemi ile; liman başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesi gerektiği, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiği belirtilerek, liman idari sahasında bulunan liman tesisleri ile görev yapan kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşlarına bu konuda gerekli bildirimin yapılması hususunda liman başkanlıkları talimatlandırılmıştır.<br>Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı ileri sürülmüştür.<br>İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır.<br>Başka bir ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu işlem ile yer değiştirme işlemleri sırasında verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin kamu payının yatırılması hususunda liman tesisleri ile kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşları nezdinde tereddütler olduğu gerekçesiyle liman başkanlıklarınca yapılacak işlemlere ilişkin esasların belirlenerek uygulamada izlenmesi gereken ilke ve kurallar konusunda liman başkanlıklarının talimatlandırıldığı, bu yönüyle işlemin, başka bir işleme ya da onaya ihtiyaç duyulmaksızın ilgililerin hukukunu tek başına ve doğrudan etkilediği, kesin ve yürütülmesi zorunlu, ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem mahiyetinde olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Bu nedenle, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.<br> <br> ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kuruluş ve görevlerinin düzenlendiği Onyedinci Bölümünde yer alan "Denizcilik Genel Müdürlüğü" başlıklı 478. maddesinde,<br>"(1) Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:<br>a) Deniz ve içsular ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak,<br>b) Deniz ve içsular ulaştırması alanında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek,...<br>g) Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek, ";<br>İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle ''Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı'' başlıklı 490. maddesinin 2. fıkrasında,<br>"Döner sermaye işletmesinin gelirleri;<br>a) Birinci fıkrada sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerden,<br>b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden,<br>c) Bağış, yardım ve diğer gelirlerden,<br>oluşur.<br>(3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır." hükümleri yer almaktadır.<br>31/10/2012 tarih ve 28453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Limanlar Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde,<br>"(1) Bu Yönetmelikte geçen; ...<br>u) Ordino: Gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesini,<br>ifade eder.";<br>"Genel kurallar" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Gemi, deniz aracı ve kıyı tesisi ilgilileri aşağıdaki esaslara uyar.<br>...<br>d) Aynı iskele veya rıhtım üzerinde yer değiştiren gemiler hariç olmak üzere rıhtımlar ve iskeleler arasında yapılan tüm yer değiştirme işlemleri ordino ile yapılır." düzenlemeleri yer almaktadır.<br>Öte yandan, dava konusu işlemden sonra, 09/07/2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7519 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle Limanlar Kanunu'na eklenen ek 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Türkiye deniz yetki alanlarında, suyollarında ve içsularda verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülür. Bakanlık bu hizmetleri, bu maddede belirtilen usul ve esaslar dâhilinde gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilir veya devredebilir."; 4. fıkrasında, "Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerin, kılavuzluk ve römorkörcülük ile bunlarla bağlantılı palamar ve yer değiştirme gibi hizmetlerden elde ettiği gelirlerden oluşan aylık gayrisafi hasılattan, ... oranında pay alınır. ... Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti verenlerin, verdikleri hizmetten Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret almaları veya ücret almamaları hâlinde dahi ödeyecekleri pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir." hükmü yer almaktadır. <br>Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:<br> Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. <br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.<br> Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br>Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idarenin, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek; ayrıca kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan alınacak pay hususlarında düzenleme yapabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir.<br>Kılavuzluk hizmeti, kılavuz kaptan tarafından bir geminin emniyetli bir şekilde limana veya suyollarına giriş veya çıkışını veya liman içinde ya da iç sularda emniyetli bir şekilde seyrini sağlamak amacıyla verilen danışmanlık hizmetini; römorkörcülük hizmeti ise, geminin manevralarına yardım sağlanarak limana, suyollarına emniyetli bir şekilde giriş veya çıkışını veya liman içinde, suyollarında ya da iç sularda emniyetli bir şekilde seyrini sağlamak amacıyla römorkör vasıtasıyla verilen hizmeti ifade etmekte olup; her iki hizmetin de amacı, denizde can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır.<br>Bu amaç doğrultusunda aynı iskele veya rıhtım üzerindeki yer değişiklikleri hariç ordino (gemilerin ve deniz araçlarının, kıyı tesisleri ile demirleme sahalarına kabulü amacıyla liman başkanlığınca düzenlenen yanaşma veya demirleme sahasını belirten izin belgesi) ile yapılan rıhtımlar ve iskeleler arasındaki tüm yer değişikliği işlemlerinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti alınması gerektiği açıktır. <br> İşlem tarihi itibariyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’si Bakanlık Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının gelirleri arasında sayılmıştır. <br>Buna göre, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk ve/veya römorkörcülük kuruluşunun, 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya hiç ücret almaması, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti vermediği anlamına gelmemekte olup, bu husus, kılavuzluk/römorkörcülük hizmeti alan gemi ile bu hizmeti veren kuruluş arasındaki özel hukuk ilişkisine ilişkin bulunmaktadır. Dolayısıyla, kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun ücret hakkından feragat etmesinin bu hizmete ilişkin kamu payını ortadan kaldırmayacağına ve bu durumda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine yönelik dava konusu işlemin, söz konusu kamu payının eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi nedeniyle kamunun zarara uğratılmasına sebebiyet verilmesinin engellenmesine yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığı sonucuna varıldığından, işlemde amaç unsuru yönüyle de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir.<br>Dava konusu işlemin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Limanlar Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda, yer değiştirme işlemlerine ilişkin kamu payının yatırılması hususunda liman tesisleri ile kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşları nezdinde oluşan tereddütlerin giderilmesi, yani mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulamaya yön verilmesi amacıyla yürürlüğe konulması karşısında, hukuki ve maddi gerekçelerinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir.<br>İptali istenilen işlemin konusunu, ilgili liman tesisi veya kılavuzluk/römorkörcülük kuruluşunun 01/08/2003 tarihinden itibaren geçerli Liman Hizmet Tarifelerinde belirtilen ücretten daha düşük bir ücret alması veya ücret almaması durumunda dahi kamuya ödenecek payın tarife üzerinden hesap edilerek ödenmesi gerektiğine ilişkin usul ve esaslar oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Öte yandan, dava konusu işlemin yalnızca Liman Başkanlıklarınca ordino düzenlenerek yapılan yer değiştirme işlemlerinde kamu payının tahsil edilmesine yönelik olduğu, ordino düzenlenmeden gerçekleştirilen yer değiştirme işlemlerinin sisteme girilmesi veya kamu payının tahsil edilmesi yolunda herhangi bir uygulama yapılmasının ise söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, dava konusu düzenlemenin bir bütün olarak incelenmesinden; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Limanlar Yönetmeliğinin verdiği yetki doğrultusunda hazırlandığı, hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
izin