<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2770 E. , 2025/5224 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2770<br>Karar No : 2025/5224 <br><br>TEMYİZ EDENLER :1- (DAVALI) ...Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada..., ... ve ... parsel sayılı ''II. Grup korunması gerekli kültür varlığıdır'' şerhi bulunan parsellerin maliki olan davacı tarafından, koruma alanında kalan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak verilen mimari projenin uygun bulunmasına ilişkin Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun...tarih ve ... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararın iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi neticesinde; Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı ''II. Grup korunması gerekli kültür varlığıdır'' şerhi bulunan parsele bitişik konumda yer alan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın koruma alanında yer aldığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, koruma alanlarının; korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların, korunması, görünümlerinin ve çevreyle uyumlarının muhafazası için belirlenmiş olduğu, dolayısıyla koruma alanlarında uygulanmak istenilen yapılaşmalarda da bu hususların gözetilmesi gerektiği, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza uygulanmak istenilen mimari projenin betonarme olması, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen şarap imalathanesi ve deposu ile arasında üç metre çekme mesafesi yer alması ve tescilli yapıdan yaklaşık üç metre daha yüksek olması hususları bir arada düşünüldüğünde, ilgili mimari projenin korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen şarap imalathanesi ve deposunun tarihsel ve kültürel nitelikteki siluetine aykırılık oluşturduğu açık olup, aksi yönde tesis edilen mimari projenin uygun bulunmasına ilişkin Kurul kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı ile davalı yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1-Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin 2863 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata göre tesis edildiği, hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare yanında müdahil tarafından ise; davanın süresinde açılmadığı, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, tescilli yapının anıt eser olarak nitelendirilemeyeceği, bilirkişiler arasında görüş birliği olmadığı, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA:<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY :<br> Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı ''2. Grup korunması gerekli kültür varlığıdır'' şerhi bulunan parsellerin maliki olan davacı tarafından, koruma alanında kalan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak verilen mimari projenin uygun bulunmasına ilişkin Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde; "Kültür varlıkları"; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar", "Tabiat varlıkları"; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerler" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur." hükmü, 8. maddesinde; "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapıllamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. ....Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmaları dikkate alınır. Bu hususlarla ilgili esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir” hükmü, 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır."; 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır."; 61. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. ..." hükümleri bulunmaktadır.<br> Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararında; “…Koruma alanı belirlenmemiş sit alanı dışındaki tescilli parsellerde, bu parsele komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerin koruma alanı olarak kabul edilmesine, bu alanlarda gelecekte yapılacak uygulamalarda aksaklıklara neden olunmaması için koruma kurulundan karar alınmadan herhangi bir uygulama yapılamayacağı…” 25/02/2016 tarih ve 536 sayılı ilke kararında ise; “2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli parsellerin korunma alanlarında kalan parseller ile korunma alanı belirlenmemiş tescilli parsellere komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerdeki yeni yapılanma taleplerine ilişkin projelerin kültür varlıklarını koruma bölge kurullarında değerlendirilmesi aşamasında; Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda imar mevzuatına uygunluğu açısından ilgili idarece incelenerek, idarenin uygun görüşleriyle birlikte koruma bölge kurulu müdürlüğüne gönderilen yeni yapılanma taleplerine ilişkin mimari projelerin, kültür varlıklarını koruma bölge kurullarınca, 2863 sayılı Kanun ve alt mevzuat hükümleri kapsamında kentsel doku ve sokak silueti göz önünde bulundurularak tescilli yapı/yapılarla olan cephe kütle, konum, gabari ilişkileri açısından değerlendirilmesine karar verildi” ifadesi yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden; Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsellerde yer alan, davacı adına kayıtlı, sit alanı dışında, tapu kaydında şarap mağazası vasıflı ve halen şarap imalathanesi ve deposu olarak kullanılan tescilli taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği, koruma grubunun II. grup olarak belirlendiği, ilgili Tapu Müdürlüğünce ..., ... ve ... parsellerin tapu kütüğü beyanlar hanesine "II. grup korunması gerekli kültür varlığıdır" şerhinin işlendiği, koruma alanında kalan ... ada ..., ...,...,..., ...,..., ... ve ... parsellerin tapu kütüğü beyanlar hanesine "koruma alanında kalmaktadır" şerhinin işlendiği, davalı idare yanında müdahil tarafından tescilli parsel komşuluğunda bulunan ... ada, ... parsele ilişkin mimari proje sunulduğu ve Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararıyla; ...tarih ve ... sayılı Kurul kararı gereği hazırlanan mimari projenin Koruma Yüksek Kurulu'nun 25/02/2016 tarih ve 536 sayılı ilke kararı doğrultusunda uygun bulunduğu, davacı tarafından bu karara itiraz edildiği ve ... tarih ve ... sayılı karar ile önerilen yeni yapılanmanın tescilli yapı ile olan mesafesi ve yüksekliği dikkate alındığında tescilli yapıyı olumsuz etkilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta; dava konusu ... ada, ... parsel üzerinde yapılmak istenilen yapının tescilli yapıya etkilerinin tespiti amacıyla Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök bilirkişi raporunda; ''...ancak tescilli anıtsal yapının bitişik parselinde planlanan betonarme yapının uygunluğu yönünde verilecek kararın diğer parsellerdeki yüksek yapılaşmanın artmasına neden olacağı gibi planlama ve şehircilik ilkelerine ve bu kapsamda 2863 sayılı Kanun ile Koruma Yüksek Kurulu ilke kararlarına da aykırılık teşkil edeceği, yapının bölgenin kültürel geçmişini yansıtacak biçimde yaklaşık 300 yıldır geleneksel yöntemlerle şarap üretimine devam eden anıt niteliğinde olduğu, sonuç olarak 2863 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen amaç ve ilkelere uyarlı şekilde bölgenin kültürel kimliğini yansıtması açısından önem arz ettiği, bu bağlamda yaşayan müze özelliğindeki bu yapının arka cephesinde yükselecek betonarme bir yapılaşmanın, tescilli yapının tarihsel siluetine aykırılık oluşturacağı...'' aynı raporun mimar bilirkişisine ait muhalefet şerhinde ise; "...Bir parselin koruma alanı olarak belirlenmesi o parseldeki imar planından doğan hakların kullanılmaması veya kurul tarafından engellenmesi gerektiği sonucunu doğurmamaktadır, yani Kurul o imar hakkının tescilli yapıya en az etki edecek veya tescilli yapı ile belirli bir uyum içinde olabilecek şekilde tasarlanması için bir değerlendirme makamı olarak çalışmaktadır. Dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerden ve keşif esnasında tarafların beyanlarından dava konusu inşaata ilişkin ilk projede binanın bir kat daha yüksek olarak tasarlandığını ancak Kurulun bir katını azalttığı anlaşılmaktadır. (Dava dosyasındaki dava konusu inşaata ilişkin mimari projede 10/08/2021 tarihli 7762 sayılı Kurul kararı ile revize edilen denilmektedir.) Bunun yanında tescilli yapının "anıt eser" özelliği göstermesi durumunda korunma alanındaki parsellerin üzerilerindeki taşınmazlarla birlikte istimlak edilmesi imkanı da bulunmaktadır. Zira yukarıda da belirtildiği üzere salt korunma alanında kalmak parselde tanımlı yapılaşma haklarının kullanılamaması anlamına gelmemektedir." şeklinde görüş bildirdiği, raporun içerik ve sonuç kısmındaki çelişkilerin (mimar bilirkişinin dava konusu taşınmaza ilişkin olarak hazırlanan ve Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla uygun bulunan yeni yapılanma talebine ilişkin mimari projenin, tescilli Şarap İmalathanesi ve deposuna cephe, kütle, konum ve gabari açısından olumsuz etkisi bulunduğu görüşünü içeren bilirkişi raporuna gerekçe ve/veya sonuç bakımından azınlıkta kalıp kalmadığının açık ve net olmadığı, bir başka deyişle, bilirkişi raporundaki gerekçe ve sonuca oybirliği ile mi ulaşıldığı, yoksa yüksek mimar bilirkişinin azınlıkta mı kaldığının belli olmadığı hususu) giderilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alındığı, ek bilirkişi raporunda ise; ''..06/02/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Kök Raporuna Bilirkişi Heyetinden mimar bilirkişisinin, raporun sonuç bölümünde yapılan gerekçeli değerlendirmelere katılmadığı ve raporu muhalefet şerhli olarak imzaladığı, imzasının altına "X" işareti konularak ve söz konusu "X" işaretinin altına da "Muhalefet şerhli olarak imzalıyorum. Şerh gerekçem aşağıda sunulmaktadır." denildiği, imzaların altında "muhalefet şerhidir" başlığı altında kök raporda diğer iki bilirkişi tarafından yapılan gerekçeli değerlendirmelere neden muhalefet edildiği de yine gerekçeli değerlendirmelerle birlikte sunulmuştur." şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir.<br> Bu durumda; yüksek mimar, sanat tarihçisi ve arkeolog bilirkişilerinden oluşan heyetin kök ve raporların incelenmesi neticesinde; kök raporda görüş birliği bulunmadığı gibi raporun oyçokluğuyla mı yoksa mimar bilirkişisinin muhalefetiyle mi kabul edildiği hususunun açık olmadığı, bu durumun giderilmesi için düzenlenen ek raporda da anılan çelişkilerin giderilemediği, raporların dava konusu ihtilafı çözmek konusunda yeterli bilgi ve belge içermediği, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak verilen mimari projenin, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı ''II. Grup korunması gerekli kültür varlığıdır'' şerhi bulunan parsellere olan etkisinin net bir şekilde ortaya koyulması ve temyiz dilekçelerindeki ihtilafların da giderilmesi amacıyla mimar, sanat tarihçisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler ile gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanacak raporun incelenip değerlendirilmesi suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. <br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal