<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/878 E. , 2025/5915 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/878<br>Karar No : 2025/5915 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı binanın 6 numaralı bağımsız bölümünde yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı olarak salon ve yatak odası arasındaki duvarın kaldırılması, yatak odasına bitişik olan balkonun bağımsız bölüme katılarak salonla irtibatlı açık mutfak yapılması, projesinde mutfak olarak görülen mahalin odaya çevrilmesi, mutfağa bitişik balkonun kapatılarak bağımsız bölüme dahil edilmesi ve WC'nin de büyütülmesi şeklinde inşai faaliyet yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesi uyarınca söz konusu izinsiz inşai faaliyetlerin yıkımına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ...-... sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 118.818,18 TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...-... sayılı kararının ve bu kararın bildirimine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işleminin iptali talep edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda özetle; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan izinsiz imalatlar nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; yıkıma ilişkin encümen kararına dair istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, bu kısım yönünden yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, İdare Mahkemesinin para cezasına ilişkin kararı yönünden ise; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, davacının dava konusu taşınmazı konut kredisi kullanmak suretiyle satın aldığı ve bu kredi kullanımına ilişkin olarak hazırlanan 28/05/2012 tarihli ekspertiz raporunun içeriğinden, dava konusu aykırılıkların davacının taşınmazı satın aldığı tarihte de mevcut olduğunun anlaşıldığı, bu konuda davacı hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa Aykırılık ve İmar Kirliliğine Neden Olmak suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No: ..., K:... sayılı kararıyla, davacının üzerine atılı suçları işlemediği ve imara aykırılıkların taşınmazın önceki maliği olan ... tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varılarak davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, bu durumda, dava konusu taşınmazda yer alan ve yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların davacı tarafından yapıldığı kesin ve net delillerle ortaya konulamadığından, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği de dava konusu imar para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı ile bu kararın davacıya bildirimine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile, bu kısımlar yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, para cezasına ilişkin encümen kararının ve bu kararın bildirimine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu yapı hakkında 1975 yılında iskan alındığı, bu tarihten sonrada herhangi bir değişiklik yapılmadığı, dava konusu faaliyetlerin basit bir tadilat projesi ile giderilebileceği, bu nedenle yıkım kararının ölçüsüz olduğu, kaldı ki tadilatların ruhsatta gerektirmediği iddia edilerek, temyize konu kararın yıkıma ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından ise; yapı ruhsatı ve projesine aykırı imalatın sabit olduğu, bu nedenle verilen para cezasının da hukuka uygun olarak hesapladığı iddia edilerek, temyize konu kararın para cezası verilmesine dair encümen kararına ve bu kararın bildirimine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı tarafından temyiz dilekçesinde; davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından savunma verilmemiş, davalı yanında müdahil tarafından ise; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle, davacının temyiz isteminin reddine karar verilerek, temyize konu kararın yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden onanması, davalının temyiz isteminin ise kabulüne karar verilerek, temyize konu kararın para cezasına dair encümen kararına ve bu kararın bildirimine ilişkin işleme dair kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Davacının temyiz istemi yönünden; <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın yıkıma ilişkin encümen kararına dair kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Davalının temyiz istemine gelince;<br>Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır.<br> 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmüne, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..." hükmüne, 12. maddesinde ise; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." hükmüne yer verilmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve 22/07/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, düzenlemelerine yer verilmiş, anılan Kanunun 42. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır. <br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, bu nedenle, para cezasının miktarının belirlenebilmesi için öncelikle; bu hususların yapı tatil tutanağı ile tespitinin yapılması gerekmektedir. Bunun için de, para cezasına esas alınan yapı tatil tutanağında, ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın nasıl belirlendiğinin ortaya konulması, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı imalatın hangi yapı grubu ve sınıfına girdiğinin tespit edilmesi ve buna göre yapının sınıfı ve cinsi esas alınarak temel ceza miktarının hesaplanması, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen artırım sebeplerinin varlığı halinde artırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam para cezasının bulunması ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. <br> Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca ise; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı binanın 6 numaralı bağımsız bölümünde yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı olarak salon ve yatak odası arasındaki duvarın kaldırılması, yatak odasına bitişik olan balkonun bağımsız bölüme katılarak salonla irtibatlı açık mutfak yapılması, projesinde mutfak olarak görülen mahalin odaya çevrilmesi, mutfağa bitişik balkonun kapatılarak bağımsız bölüme dahil edilmesi ve WC'nin de büyütülmesi şeklinde toplam 30,55 m² izinsiz inşai faaliyet yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca 1.899,60 TL temel para cezası ve aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 5., 7. ve 10. alt bentleri uyarınca 3.229,32 TL ve anılan fıkranın (ç) bendi uyarınca 113.689,26 TL olmak üzere dava konusu encümen kararı ile davacıya toplam 118.818,18 TL para cezası verildiği anlaşılmıştır.<br> Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; dava konusu aykırılıklar ile keşif esnasında görülen mevcut durumun birbiri ile uyumlu olduğu ve bunların ruhsat gerektirdiği, toplam aykırılığın 30,90 m² olduğu (idarenin tespiti 30,55 m²), temel para cezasına uygulanan arttırımlar ile 42/ç bendi uyarınca verilen para cezasının yerinde olduğu, keşif esnasında taşınmazın deniz tarafındaki cephesindeki doğramaların, mutfaktaki mutfak dolabı ve tezgahı gibi sabit mobilyaların, arka odadaki banyo/tuvalet mahallinde kullanılan malzemelerin durumu dikkate alındığında, en fazla 5 yıllık imalat olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.<br> Temyize konu kararda iptal gerekçesi olarak "davacının dava konusu taşınmazı konut kredisi kullanmak suretiyle satın aldığı ve bu kredi kullanımına ilişkin olarak hazırlanan 28/05/2012 tarihli ekspertiz raporunun içeriğinden, dava konusu aykırılıkların davacının taşınmazı satın aldığı tarihte de mevcut olduğu, bu konuda davacı hakkında açılan adli soruşturmada, davacının imar kirliliğine sebep olmak suçunu işlemediği, imara aykırılıkların taşınmazın önceki maliki tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varılarak davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, bu durumda, dava konusu taşınmazda yer alan ve yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların davacı tarafından yapıldığı kesin ve net delillerle ortaya konulamadığından, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği de dava konusu imar para cezası verilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" görüşlerine yer verilmiş, buna karşın, davacının komşusu (davalı yanında müdahil) tarafından davacı aleyhine açılan davada verilen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, (davacıya ait) ... numaralı daire içinde proje tadilatları ve buna bağlı proje piyesi yer değiştirmelerinin yapılmış olduğu, bu tadilatların; salonun hemen bitişiğinde bulunan yatak odasının kaldırıldığı, bu alana salonla irtibatlı açık mutfak yapıldığı, bu açık mutfağın yapımında özellikle temiz ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına yönelik yeni sıhhi tesisat işlerinin yapıldığı, böylelikle mutfakta temiz su kullanılmaya başlanıldığı, kullanılan temiz sular pis su pvc boruları ile yapıda bir müddet yatay taşındıktan sonra düşey inişlere bağlandığı, tasdikli projesinde açık balkon olan yatak odasının balkonu kapatılarak mutfağa katıldığı, binada tasdikli projesinde yan yana durmakta olan iki yatak odasının yanında ve köşede bulunan açık balkonun kapatıldığı, alt katta bulunan komşunun (müdahilin) evinde yapılan inceleme sonucu 2018 yılında düzenlenen sigorta ekspertiz raporunda ise; üst katta bulunan ...numaralı dairede yapılan tadilatlar neticesinde su basmasından kaynaklı bir takım zararların oluştuğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.<br> Dava konusu taşınmazın davacı tarafından 30/05/2012 tarihinde banka kredisi ile satın alındığı, kredi kullanımına ilişkin olarak hazırlanan 28/05/2012 tarihli ekspertiz raporunun ise dava konusu taşınmazın iç bölümündeki tadilatlara ilişkin yeterli bilgi barındırmadığı anlaşılmıştır.<br> Yukarıda anlatılanlar ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacı tarafından 30/05/2012 tarihinde satın alınan taşınmazda, 2018 yılında bir takım tadilatlar yapılmaya başlanıldığı, idare tarafından ise bu izinsiz imalatların 25/10/2021 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, doğru hesaplandığı anlaşılan ve usulüne uygun düzenlenen yapı tatil tutanağına dayanılarak, dava konusu izinsiz imalatları yaptığı anlaşılan davacıya verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda; para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı ile bu kararın bildirimine ilişkin işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki temyize konu İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yıkıma dair encümen kararına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, para cezasına dair encümen kararına ve bu kararın bildirimine ilişkin kısmının ise üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dava konusu para cezasına ilişkin encümen kararının iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal