<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2054 E. , 2025/5348 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/2054<br>Karar No : 2025/5348 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av....<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla ili, Seydikemer ilçesi, ...Mahallesi'nde Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işlemi ile davacıya ait olan toplulaştırma öncesinde eski ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara karşılık toplulaştırma işlemi sonrasında yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan dikili tarım arazisinin toplulaştırma işlemi sonucunda sınırlarının değişmemesine yönelik yapılan başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parsellere yönelik toplulaştırma işlemine ilişkin olarak kamu yatırım payı kesintisi miktarının yasal sınırın altında yapıldığı, yeni verilen parselin şeklinin düzgün geometrik kenarlı olduğu, 21/4/2016 tarihli ve 05/10/2016 tarihli eski uydu görüntülerinde su kuyusunun bulunmadığı, 30/07/2019 tarihli uydu görüntüsünde ise su kuyusunun görüldüğü ancak ilgili Yönetmeliğin 6/7. maddesinde, arazi toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yayımlanmasını müteakip mahallinde ilanında yapılacak olan sabit tesisler arazi toplulaştırmasında dikkate alınmayacağı düzenlemesi bulunduğundan, söz konusu kuyunun sabit tesis olarak nitelendirilerek buna dayalı olarak sınır düzenlemesi yapılması mümkün bulunmadığı dolayısıyla dava konusu ... ada, ... parsel yönünden yapılan arazi toplulaştırması sonucunda belirlenen parselin sınırının düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından, toplulaştırma işlemi sonucunda kendi taşınmazı içerisinde kaldığı iddia edilen su kuyusunun Belediyeye tahsis edilen taşınmaz içerisinde kalması sebebiyle sınır düzeltimi yapılmasına yönelik başvurusunun reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı dolayısıyla bu toplulaştırma iptal edilmediği sürece tarafların başvurusu üzerine sınırların kamu yararı gerekçesiyle düzeltilebileceği yönünde bir düzenlemeye de yer verilmediği, davacıya toplulaştırma sonucunda tahsis yapılırken hata yapılmadığının tespit edildiği gözetildiğinde davacının taşınmaz sınırları içerisinde bulunduğunu belirttiği su kaynağının başka bir taşınmazda bırakılmasının kamu yararına aykırı olduğu iddiasına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçe ile istinafa konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun anılan açıklamayla reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazlar toplulaştırma öncesinde ... ada ... ve ... sayılı parseller iken, aynı yerde toplulaştırma işlemi sonucunda ... ada ... parselin oluşturulduğu dolayısıyla sözü edilen parselde dikili ceviz bahçesini sulamada kullandığı su kuyusunu kendisine verilen parselin dışında bırakan yeni sınır belirlemesi işleminin toplulaştırma uygulaması sonucunda ortaya çıktığı dolayısıyla ... ada ... parselin Kuzey-Doğu köşesinde yer alan ceviz bahçesini sulamak için kullandığı açık çukurun işlem sonrasında kendi parselinden çıkarıldığı ve belediye adına oluşturulan ... ada ... parsel içerisinde bırakıldığı, sınır düzenlemesi talebinde bulunduğu ancak talebinin reddedildiği, yapılan bu işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı zira ceviz bahçesinin su olmadan hayatiyetini sürdürmesinin mümkün olmadığı dolayısıyla temyize konu kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br>Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, dava konusu parsellere yönelik toplulaştırma işlemine ilişkin olarak kamu yatırım payı kesintisi miktarının yasal sınırın altında yapıldığı, yeni verilen parselin şeklinin düzgün geometrik kenarlı olduğu, 21/4/2016 tarihli ve 05/10/2016 tarihli eski uydu görüntülerinde su kuyusunun bulunmadığı, 30/07/2019 tarihli uydu görüntüsünde ise su kuyusunun görüldüğü ancak ilgili Yönetmeliğin 6/7. maddesinde, Arazi Toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yayımlanmasını müteakip mahallinde ilanında yapılacak olan sabit tesisler arazi toplulaştırmasında dikkate alınmayacağı düzenlemesi bulunduğundan, söz konusu kuyunun sabit tesis olarak nitelendirilerek buna dayalı olarak sınır düzenlemesi yapılması mümkün bulunmadığından davacıya ait olan ... ada, ... parsel yönünden yapılan arazi toplulaştırması sonucunda belirlenen parselin sınırının düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemi üzerine temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın anılan parselin sınır düzeltimi isteminin reddinin iptali olduğu dolayısıyla bu toplulaştırma iptal edilmediği sürece tarafların başvurusu üzerine sınırların kamu yararı gerekçesiyle düzeltilebileceği yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği ayrıca davacıya toplulaştırma sonucunda tahsis yapılırken maddi hata yapılmadığının tespit edildiği gözetildiğinde davacının taşınmaz sınırları içerisinde bulunduğunu belirttiği su kaynağının başka bir taşınmazda bırakılmasının kamu yararına aykırı olduğu iddiasına itibar edilemeyeceği belirtilerek bu açıklama ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Toplulaştırma ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınması zorunluluğu olmamakla beraber, bu ilkenin ilandan sonra yapılan sabit tesislerin hiçbir şekilde dikkate alınmayacağı şeklinde yorumlanamayacağı, genellikle arazi toplulaştırma ilanından uzun yıllar sonra işlemlerin tamamlanabildiği, bu durumda taşınmaz maliklerinin uzun yıllar mülkiyet hakkının kısıtlandığı, ilandan sonra tesis edilmiş olsa dahi, mümkünse sabit tesislerin dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı durumların söz konusu olabileceği, toplulaştırmada diğer bir ilkenin parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması ilkesi olduğu, görülmekte olan davada davalı idarenin, dava konusu parselin yerini kaydırmış olmasına rağmen, önceki parselin şeklinin de mevzuata aykırılık oluşturacak ve tarımsal faaliyetin ekonomik ve verimli yapılabilmesini engelleyecek kadar bozuk olmadığı gözetildiğinde, parselin bu şekilde planlanmasının zorunlu olduğunu, teknik hukuki ve fiili gerekçesini ortaya koyamadığı, somut olayda dikili ceviz bahçesinin korunabilmesinin tek yolunun suya erişiminin sağlanması olduğu, aksi durumda meyve bahçesinin suya erişiminin de sağlanamadığı taşınmazlarda ekonomik değeri olan varlıkların korunamayacağı kaldı ki ceviz ağaçlarının hangi tarihte dikildiği ve kuyunun ne zaman açıldığı hususunda net bir tespit de yapılmadığı zira kuyunun Bakanlar Kurulunun arazi toplulaştırması kararının ilanından sonra yapıldığı hususunda delil olarak gösterilen 2016 tarihli fotoğrafların da bu durumu net olarak ortaya koyamadığı, davacı tarafından 1970 yılından beri kuyunun kullanıldığı beyanını çürüten net bir belge ve bilgiye rastlanmadığı hususu gözetildiğinde, dava konusu arazi toplulaştırması işleminde, dava konusu parsel yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı ayrıca dava konusu uyuşmazlığın, arazi toplulaştırması uygulaması ile dava konusu parselin sınır değişikliğine itiraz olsa da sonuç olarak bu işlemin yapılan arazi toplulaştırması ile belirlenen yeni parsel yönünden toplulaştırma işlemi kısmının iptali istemine yönelik olduğu açık olduğundan temyize konu İdare Dava Dairesi açıklamalı istinaf isteminin reddi kararında bu yönden de isabet görülmemiştir.<br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin belirtilen açıklamayla reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal