<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/3892 E. , 2025/5570 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/3892<br>Karar No : 2025/5570 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...Turizm ve Yatırım Anonim Şirketi <br> VEKİLİ :Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ...-... sayılı 1.091.915,97 TL bedelli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararı üzerine <br>verilen ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesinin ve yapılan itiraz üzerine ecrimisil bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, "... İdare Mahkemesinin Danıştay bozma kararı üzerine verilen... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla dava konusu işlemin 534.440,04 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, fazlaya ilişkin 557.475,93 TL'lik kısmının iptaline karar verildiğinden", söz konusu ecrimisile dayanılarak tesis edilen dava konusu ödeme emrinin 557.475,93 TL'lik kısmında hukuka uyarlık, 534.440,04 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu 1.091.915,97 TL'lik ödeme emrinin 557.475,93 TL'lik kısmının iptaline, 534.440,04 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 18.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: İstinaf mahkemesince karar verilmesi gerekirken, mahkemesine gönderme kararı verildiği, söz konusu karar kesin olarak verildiğinden kanun yoluna başvurulamadığı, ecrimisil ödeme emrinin dayanağı ihbarnameye karşı açılan davada verilen kararın henüz kesinleşmediği, dayanak yargı kararının beklenmesi gerektiği, söz konusu davada alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, taşınmazda üst hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun düzenlendiği, yasaya aykırı olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olduğu anlaşılan kararın davacı lehine bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davacının temyiz istemi yönünden;<br> Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."<br>Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "aleyhe bozma yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde, "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanun'da olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, aleyhe bozma yasağı gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.<br>Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olacak şekilde bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir. <br>Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir. <br>Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkeme tarafından temyiz eden tarafın, bozulan karara göre daha da aleyhine olacak şekilde bir hüküm verilememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E.2018/2447, K.2018/4310 sayılı kararında da, "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir. <br>Buna göre, davacının temyiz talebi üzerine, davacı lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davacının önceki (bozulan) karara göre aleyhine olacak şekilde bir hüküm kurulamayacağı açıktır.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E...K:... sayılı kararıyla, dava konusu ödeme emrinin 630.247,05 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verildiği ve iptal edilen kısma ilişkin olarak davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı, mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda ise dava konusu işlemin 557.475,93 TL'lik kısmının iptaline karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davacının usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, Mahkemece bozma kararına uyularak verilen kararda davalı idarenin dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmına yönelik temyiz talebinin bulunmadığı, bozma kararının davacı şirketin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği hususu dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı aleyhine hükmedilecek toplam tutarın 461.668,92 TL’yi aşmaması gerekmektedir.<br>Bakılan davada, ... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin 630.247,05 TL'lık kısmının iptaline, 461.668,92 TL’lık kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği; Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının davacı tarafından temyiz edildiği, davalı idarenin ise temyiz taleplerinin bulunmadığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/05/2024 tarih ve E:2023/6060, K:2024/2828 sayılı kararı ile bozulması üzerine... İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine verilen kararda; dava konusu 1.091.915,97 TL'lik ödeme emrinin 557.475,93 TL'lik kısmının iptaline, 534.440,04 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine, yeniden karşılıklı olarak vekâlet ücretine karar verildiği görülmektedir.<br>Yukarıda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere; ... İdare Mahkemesi tarafından her ne kadar bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de, dava konusu ödeme emrinin iptal edilen 630.247,05 TL'lik kısmının davalı idare tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği hususu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, diğer bir ifadeyle, davacının önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde reddedilen 534.440,04 TL'lik kısmın 72.871,12 TL'lik kısmında aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilerek davacının usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, Mahkemesince bozma öncesi kısmen ret ve kısmen iptal kararı verilerek taraflar lehine karşılıklı olarak vekâlet ücretine hükmedildiği halde, yeniden karşılıklı olarak vekâlet ücretine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne, <br>2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Temyize konu kararın davanın reddi ile vekâlet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
iptal