<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/14425 E. , 2025/14764 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/14425<br>Karar No : 2025/14764<br><br>DAVACI : ...<br>DAVALI : ... Kurulu / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yapmakta iken, ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle ihlal edildiği iddia olunan anayasal haklarına yönelik 5.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Savunmasında ileri sürdüğü usule ve esasa ilişkin iddialar hakkında dava konusu işlemde bir değerlendirmede bulunulmadığı, lehine olan delillerin toplanmadığı, kararın siyasi saikle ve keyfi verildiği, soruşturma konusu kararlarının hukuka uygun olarak verildiği, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacıya isnat olunan ve sübuta erdiği kanaat ve sonucuna varılan eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni yitirir nitelikte olduğu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince ''meslekten çıkarma'' cezasını gerektirdiği, bu nedenle dava konusu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca ayrıca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle ihlal edildiği iddia olunan anayasal haklarına yönelik 5.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Danıştay 5. Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/1215, K:2023/6864 sayılı kararıyla; " ceza yargılaması neticesinde davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi durumunda (altı aydan fazla hapis cezası olması halinde) 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işlem tesis edilebileceği gözetilmeden, doğrudan, davacının söz konusu eylemlerinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası kapsamında değerlendirilmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline, davacıya isnat edilen eylemlerle ilgili olarak yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi mümkün olduğundan manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından, manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/03/2025 tarih ve E:2024/569, K:2025/707 sayılı kararıyla; 2802 Kanun'un 69. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında ceza mahkumiyeti durumlarında meslekten çıkarma cezasının şartları belirtilmiş olup, son fıkrasında ise bunlardan bağımsız bir şekilde kişinin eylemi "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" görüldüğü takdirde, eylemin suç teşkil edip etmediğine, kişinin hüküm giyip giymediğine bakılmadan meslekten çıkarma cezası verileceği hükmüne yer verilmiş olup, disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren eylem, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde, eylemin aynı zamanda suç teşkil edip etmediği hakkında değerlendirme yapılmasına gerek kalmadan veya ceza mahkemesinde verilecek karar beklenmeden 69. maddenin son fıkrası kapsamında değerlendirilerek işlem tesis edilebileceğinden, davacıya isnat edilen eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olup olmadığı yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu inceleme yapılmadan, ceza yargılaması neticesinde davacının mahkumiyetine karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi durumunda 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.<br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ... İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda; "15/05/2016 Pazar günü yapılacağı iddia edilen ... Büyük Kurultayının yasa dışı bir şekilde tertip edilmesini hedeflediği ve ... Kongresine PDY'nin (Paralel Devlet Yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü) amaçlarına uygun bir müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiği düşüncesine neden olduğu" iddialarının soruşturulduğu ve soruşturma raporunda belirtilen fiillerin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yeniden inceleme talebinin reddi üzerine yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde; yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında örgüt amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik şekilde yürütülen organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik biçimde kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sabit olduğu görülerek 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br>Nitekim, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği ve mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olduğu da tespit edilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen 24/05/2023 tarih ve E:2021/1215, K:2023/6864 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/03/2025 tarih ve E:2024/569 K:2025/707 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:<br><br>A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacının, ... İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı hakkında 21/02/2017 tarihli Bakan oluru ile soruşturma başlatıldığı, söz konusu soruşturma raporunda özetle;<br>A) ...nin Büyük Kurultayının Tüzük Değişikliği gündemiyle Olağanüstü Toplantıya davet edilmesine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, 08.04.2016 tarihinde 4721 sayılı TMK'nın 75/2 maddesi gereğince üç kişilik Çağrı Heyeti görevlendirilmesine karar verilip, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz edilmesi ve henüz karar kesinleşmeden, 6100 sayılı HMK'nın 367/2 maddesi uyarınca "kişiler hukuku" kapsamındaki hükmün kesinleşmeden uygulanması mümkün olmadığı, dolayısıyla Çağrı Heyeti yasal olarak yetkili hale gelmeden 15 Mayıs 2016 tarihinin belirlenerek ... Büyük Kurultayı Tüzük Değişikliği gündemiyle Olağanüstü Toplantıya çağrılması üzerine davet gönderilen üst kurul delegelerinden bir kısmının 4721 sayılı TMK'nın 24 ve 25. maddeleri uyarınca kendi ikâmetgahlarındaki asliye hukuk mahkemelerine başvurup yasal olmayan kongre davetine karşı hukuki koruma talep etmeleri ve başvuruları kapsamında ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından, ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmeden uygulanması mümkün olmayan kararlardan olması nedeniyle, kesinleşmeden uygulanamayacağı tespit edilerek, Yargıtay denetimi sonuna kadar infazının ve ayrıca Çağrı Heyeti tarafından 15 Mayıs 2016 tarihinde ... Büyük Kurultayının toplanmasına ilişkin işlemlerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesi ve söz konusu tedbir kararlarının Ankara ... İcra Müdürlüğü aracılığıyla 06 Mayıs 2016 tarihinde uygulamaya konulmasının hemen sonrasında, henüz ortada açılmış bir dava ya da şikâyet bulunmazken icra müdür yardımcısından dosyaların fotokopilerini istediği gibi, durum kendisine avukatlar aracılığıyla sorulduğunda, bir dava açılırsa hazırlıklı olmak için istediğini ifade ettiği,<br>B) ... tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanılan ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... tarihli, ... esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının muhatabı olan ...'ın başvuruda bulunarak icra müdürlüğü işlemini şikâyet etmesi üzerine, ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayısına kayden görülen bütün Türkiye'nin gündeminde bulunan davada, müşteki ... tarafından re'sen dosyaya sunulan cevap dilekçesinde bir kısmı yer alan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin kararları ile onlarca Yüksek Mahkeme kararında açık şekilde ihtiyati tedbir kararının infazına ilişkin icra müdürlüğü işlemlerine ilişkin şikâyetleri inceleme görevi ihtiyati tedbir kararını veren mahkemede olduğunun belirtilmesi ve dolayısıyla Ankara ... İcra Müdürlüğünün ihtiyati tedbir kararının infazına ilişkin iş ve işlemler konusunda yetkili ve görevli olmamasına rağmen duruşma açmadan ve ihtiyati tedbir kararını yerine getiren icra müdürünü dinleme gereğini dahi duymadan, evrak üzerinden inceleme yapmakla yetinerek, müşteki ... tarafından re'sen dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, söz konusu ihtiyati tedbir kararlarının infazına ilişkin icra dosyalarında karşı tarafa gönderilen herhangi bir icra emri bulunmadığı belirtildiği halde icra müdürlüğüne bu durumu dahi sorma gereği hissetmeden ve icra emri çıkarılıp çıkarılmadığını araştırmadan gerçek dışı bir ifadeyle icra emri düzenlendiğini, devam eden iş ve işlemlerin bu takip üzerinden yapıldığını iddia ederek, ihtiyati tedbir kararıyla durdurulan ... Büyük Kurultayının yapılacağı iddia edilen 15.05.2016 Pazar gününden önceki son Cuma günü mesainin bitimine sayılı dakikalar kala çelişkili ve ilginç ifadelerle, maksatlı ve yasa dışı şekilde ihtiyati tedbirin uygulanmasına ilişkin takibin ve bütün işlemlerin iptaline karar verdiği ve bu suretle müştekide, ideolojik bir tavır içerisinde hareket ettiği, ... Büyük Kurultayının yasa dışı bir şekilde tertip edilmesini hedeflediği ve ... Kongresine PDY'nin (Paralel Devlet Yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü) amaçlarına uygun bir müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiği düşüncesine neden olduğu,<br>C) ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının ... tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğünde işleme konulmasından sonra Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayısına kayden HMK'nın 393. maddesi uyarınca bir haftalık süreden sonra başlatılan tedbir talepli icra takibinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına dair karar verilmesi ve söz konusu icra müdürlüğünün kararına karşı ihtiyati tedbire karar veren ... Asliye Hukuk Mahkemesine şikâyet yoluna başvurulması üzerine 13.05.2016 tarihinde "... Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... sayılı kararında ise bu sürenin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Mahkememiz dosyasında davacının mahkeme kararını 29.04.2016 tarihinde tebellüğ ettiği, İcra Müdürlüğünün ... tarihli kararında görüleceği üzere davacının ... tarihinde kararın uygulanmasını talep ettiği ve 1 haftalık süre içerisinde talepte bulunulduğu görülemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir talebinin uygulanmasını isteyen davacının İcra Müdürlüğüne başvurusu süresindedir, bu kararın uygulanması ile ilgili icra müdürünün görevi infaz memurluğu niteliğinde olduğundan icra memurunun ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkıp kalkmadığını denetleme yetkisi ve buna istinaden karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında verilmiş olunan 10.05.2016 tarihli kararının açıkça kanuna aykırı olması nedeni ile ... vekilinin şikâyet taleplerinin kabulü ile Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında vermiş olduğu ... tarihli icra takibinin durdurulmasına dair kararının iptaline karar verilmiştir. Kararın infazında sakınca bulunmamaktadır." şeklinde icra takibinin durdurulmasına ilişkin kararın iptaline ve tedbir kararının devamına karar verildiği ve yine ... Asliye Hukuk Mahkemesince ... tarihinde tedbir kararının devam ettiği bildirildiği dolayısıyla Yargıtay kararlarına göre görevli ve yetkili mahkemece verilen karar bulunduğu halde ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayısına kayden yetkisiz ve görevsiz olmasına rağmen kasten takibin ve tüm işlemlerin iptaline karar verdiği ve bu suretle müştekide, ideolojik bir tavır içerisinde hareket ettiği, ... Büyük Kurultayının yasa dışı bir şekilde tertip edilmesini hedeflediği ve ... Kongresine PDY'nin (Paralel Devlet Yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü) amaçlarına uygun bir müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiği düşüncesine neden olduğu, iddiaları soruşturulmuş ve davacının belirtilen fiillerinin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve kovuşturma yapılması teklif edilmiştir. <br> Davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, itiraz talebi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.<br>Öte yandan; davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise yine aynı Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı karar ile reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Dairemizin 24/05/2023 tarih ve E:2016/57111, K:2023/6863 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2023 tarih ve E:2016/2490, K:2023/2719 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.<br> Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının 21/09/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br><br>B) İLGİLİ MEVZUAT:<br>2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>C) İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.<br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br>Bakılan uyuşmazlıkta, ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının, dava konusu kararın dayanağı eylemleri ile ilgili olarak; "... Sanığın açıklanan örgütsel faaliyetlerinin ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yargı yapılanması kapsamındaki faaliyetlerinin 2016 yılı içerisinde devam ettiğine yönelik olarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesinin ... tarih ... Esas, ... Karar sayılı kurul müfettişi görevlendirilmesine yönelik kararının ve bu kararda yer verilen iddiaların da dikkat çekici olduğu, bu kapsamda ...nin Büyük Kurultayının tüzük değişikliği gündemi ile olağanüstü toplantıya davet edilmesine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 08.04.2016 tarihinde 4721 sayılı TMK'nun 75/2 maddesi gereğince üç kişilik çağrı heyeti görevlendirilmesi karar verildiği, kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz edildiği, henüz karar kesinleşmeden 6100 sayılı HMK'nun 367/2 maddesi uyarınca kişiler hukuku kapsamındaki hükümlerin kesinleşmeden uygulanması mümkün olmadığı, dolayısıyla çağrı heyeti yasal olarak yetkili hale gelmeden 15.05.2016 tarihi belirlenerek ... Büyük Kurultayı tüzük değişikliği gündemiyle olağanüstü toplantıya çağrılan üst kurul delegelerinin bir kısmının 4721 sayılı TMK'nın 24 ve 25 inci maddeleri uyarınca kendi ikametgahları asliye hukuk mahkemelerine başvurarak hukuki koruma talep etmeleri üzerine ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmeden uygulanması mümkün olmayan kararlardan olduğu gerekçesi ile Yargıtay denetimi sonuna kadar infazının ve çağrı heyeti tarafından 15.05.2016 tarihinde ... Büyük Kurultayının toplanmasına ilişkin işlemlerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği, bu kararın ... tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğünde uygulamaya konulmasının hemen sonrasında sanık tarafından yapılan icra takibine yönelik olarak açılan bir dava ya da şikayet olmaksızın icra müdür yardımcısından dosyaların fotokopisini istendiği, bu durumun yargısal faaliyetler ile teamüllere aykırı olduğu, zira yasal olarak görev yaptığı mahkemeye usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmaksızın bir hakimin resen harekete geçerek işlem yapma hazırlığı içerisine girmesinin sanığın örgütsel bağı dışında açıklanamayacağı, hakim olarak görev yapan sanığın mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması gerektiği, bunun yanında önündeki veya önüne gelme ihtimali olan bir dava hakkında, bilerek ve isteyerek, davanın sonucunu etkilemesi veya sürecin aşikâr adillik vasfını zayıflatması beklenebilecek hiçbir yorumda bulunmaması, kamuya açık olsun veya olmasın, herhangi bir şahıs ya da mesele konusunda adil yargılamayı etkileyebilecek herhangi bir yorum da yapmaması, bu yönde bir davranış da gerçekleştirmemesi gerekirken bu yönde hareket etmediği, sanığın bu husus kendisine sorulduğunda ise bir dava açılırsa hazırlıklı olmak için bu evrakları istediğini beyanda bulunduğu, sanığın meslek hayatı içerisinde az önce yer verilen ve örgütün amaçlarına hizmet eden hakim ve savcı denetimleri sırasında yaptığı işlemler nazara alındığında başka her hangi bir dava, dosya ya da teftiş incelemesi sırasında bu şekilde titiz hareket etmediği de gözetildiğinde değinilen türden faaliyetlerinin örgütsel olduğunda şüphe olmadığı, ..." tespitlerine yer verilmiştir.<br>Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ceza yargılamasında belirtilen tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının, dava konusu karara konu ihtiyati tedbir kararlarının uygulamaya konulmasının hemen sonrasında, henüz ortada açılmış bir dava ya da şikâyet bulunmazken yargısal faaliyetler ile teamüllere aykırı olarak icra müdür yardımcısından dosyaların fotokopilerini istediği, yargılama yetkisini açık yasa hükümlerine aykırı olarak kararlar vermek şeklinde keyfi kullandığı, görev yaptığı mahkemeye usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmaksızın resen harekete geçerek işlem yapma hazırlığı içerisine girmesinin davacının örgütsel bağı dışında açıklanamayacağı, bu kapsamda davacının eylemlerinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu ve kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının uğradığını iddia ettiği zararına karşılık olarak 5.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU: <br> Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulmasına,<br> 1. DAVANIN REDDİNE,<br> 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, <br> 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, <br> 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, <br> 5. Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ....TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal