<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4413 E. , 2025/5442 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/4413<br>Karar No : 2025/5442 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br> 2- ... Valiliği / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen patlamada yakınları ...'ın hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, Ankara Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonunun 12/11/2019 tarih ve 06/01/2019/13 sayılı işleminin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık çocukları ..., ..., ..., ... ve eşi ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL (miktar artırımı ile eşi ... için 492.764,42 TL) maddi tazminatın ve 100.000,00 TL (miktar artırımı ile eşi ... için 400.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; terör eylemi niteliğindeki olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, maddi tazminat yönünden; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile, eşi ... için 492.764,42 TL, çocukları ... için 17.585,27 TL, ... için 10.304,87 TL, ... için 31.192,27 TL maddi tazminatın davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, eşi ... için 50.000,00 TL, küçük çocukları ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, diğer çocukları ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının isabetli olmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmı ile eşin manevi tazminat istemine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 48.460,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, takdiren çocukları ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olay nedeniyle meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu,olayın terör olayı niteliğinde olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı Ankara Valiliği tarafından, idarelerinin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör olayı niteliğinde olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediğinden davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, olay nedeniyle meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı Ankara Valiliği tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen patlamada yakınları ...'ın hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, Ankara Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; ...'ın Maddi, ..., ..., ..., ...'ın Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br> Temyize konu kararın hüküm kısmında, İdare Mahkemesi kararının, ...'ın maddi, ..., ..., ..., ...'ın maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmının kaldırıldığından açıkça bahsedilmemiş ise de; kararın gerekçe kısmında bu kısımlarda hukuki isabet bulunmadığının belirtildiği ve hüküm kısmında bu kısımlar için yeniden hüküm kurulduğu görüldüğünden, hüküm kısmında açıkça kaldırma hususuna değinilmemesi bozmayı gerektirecek bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.<br> B. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; ...'ın Maddi, ..., ..., ..., ...'ın Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Faize İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:<br>Bakılan uyuşmazlıkta; davacıların, dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, Mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına faiz işletilmesi taleple bağlılık ilkesine dolayısıyla usul kurallarına aykırılık oluşturmaktadır.<br>Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararında kabul edilen tazminat tutarlarına yasal faiz işletilmesi yönünden hukuki isabet görülmemiştir.<br> C. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; ...'ın Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe kısmında eş ... için İdare Mahkemesince hükmedilen 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın hukuka uygun olduğu belirtildikten sonra kararın hüküm kısmında, İdare Mahkemesi kararının ...'ın manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının ...'ın manevi tazminat istemine ilişkin kısmında gerekçe ve hüküm kısımları arasında uyumsuzluk bulunduğundan, hukuki isabet görülmemiştir.<br> D. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Dava Konusu İşlemin İptali İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Davacılar tarafından dava dilekçesinde Ankara Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptalinin istenildiği, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm kısmında, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının kaldırıldığı görülmektedir. Ancak davacılar tarafından İdare Mahkemesi kararının bu kısmına karşı istinaf yoluna başvurulmadığı görülmektedir. <br> Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesini aşarak belirtilen kısım hakkında hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; <br> A. ...'ın maddi, ..., ..., ..., ...'ın maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına ilişkin kısımlarının ONANMASINA,<br> B. ...'ın maddi, ..., ..., ..., ...'ın maddi ve manevi tazminat istemlerinin faize ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,<br> C. ...'ın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br> D. Dava konusu işlemin iptali istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
iptal