<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/2924 E.  ,  2025/5289 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/2924<br>Karar No : 2025/5289 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2-...<br> 3- ...<br> 4-...<br> 5-...<br> 6- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde vefatında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, tazminat istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eşi ... için 500,00 TL (miktar artırımı ile 233.933,00 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL (miktar artırımı ile ... için 50.722,00 TL, ... için 6.114,00 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi; kardeşi ... için 50.000,00 TL manevi; annesi ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; terör eylemi niteliğindeki olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, ön kararın iptali istemi yönünden; ön kararların iptal davasına konu edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle iptal isteminin incelenmeksizin reddine, maddi tazminat yönünden; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile ... için 233.933,00 TL, ... için 50.722,00 TL, ... için 6.114,00 TL tutarındaki maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine (Kararda sehven davacıların istinaf başvurusunun reddine denilmiştir.), davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmadığı ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının isabetli olmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 31.085,95 TL (Maddi tazminata ilişkin gerekçenin 4. paragrafında sehven 29.079,40 TL denilmiştir.) maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara veraset ilamındaki paylarına göre ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, takdiren eş ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ..., ayrı ayrı 40.000,00 TL, annesi ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, müteveffanın kardeşi ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, kararda başka dosyaya ait açıklamalara yer verildiği, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, olay nedeniyle uğranılan zararlar dolayısıyla sorumluklarının bulunmadığı, olayın terör olayı olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediğinden davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, talep edilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, yakınları ...'ın ... tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde vefatında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, tazminat istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.<br> Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Ön Karar ile ..., ..., ...'ın Maddi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısmı İle ..., ..., ..., ..., ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ...'ün Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacı ...'ün müteveffa ...'ın babası olduğu belirtilerek davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de, ...'ün müteveffanın babası değil kardeşi olduğu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının ise yüksek olduğu görülmektedir.<br> Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ...'ün manevi tazminat istemine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br>Aynı olaya ilişkin dosyaların incelenmesinden, Dairemizin 15/12/2020 tarih ve E:2020/12519, K:2020/6263 sayılı dosyasında kardeş için belirlenen 15.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarının onandığı, yine temyize konu kararın istinaf edenler bölümüne ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiş olmasına rağmen ...'ün adının yazılmadığı görülmüş olup, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine verilecek kararda bu hususların da göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.<br> C. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ..., ..., ... Lehine Hükmedilen Maddi Tazminatın Yasal Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmı İle ..., ..., ..., ..., ... Lehine Hükmedilen Manevi Tazminatın Yasal Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:<br> Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (idareye başvuru yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle) 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır. <br>İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından dava dilekçesinde başlangıç tarihine ilişkin bir belirleme yapılmaksızın sadece hükmedilecek tazminat tutarlarına yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat tutarlarına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, dava dilekçesinde başlangıç tarihine ilişkin bir belirleme yapılmadan sadece yasal faiz isteminde bulunulduğundan davacılar lehine hükmedilen tazminat tutarlarına davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Öte yandan temyize konu kararın hukuki değerlendirme kısmının giriş bölümünde başka bir dosyaya ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ise de; hukuki değerlendirme kısmının devamı ile kararın hüküm kısmından değerlendirmenin bakılan davanın davacıları yönünden yapıldığı açıkça anlaşıldığından bu husus bozmayı gerektirecek bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının;<br> A. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Ön Karar ile ..., ..., ...'ın Maddi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısmı İle ..., ..., ..., ..., ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısımlarının ONANMASINA,<br> B. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ...'ün Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının BOZULMASINA,<br> C. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ..., ..., ... Lehine Hükmedilen Maddi Tazminatın Yasal Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmı İle ..., ..., ..., ..., ... Lehine Hükmedilen Manevi Tazminatın Yasal Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısımlarının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

iptal