<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15752 E. , 2025/3923 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/15752<br>Karar No : 2025/3923<br><br>KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :<br>1- DAVALI : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>2- DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Artvin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında çeşitli suçlardan başlatılan ceza soruşturması kapsamında evinde yapılan aramada, gümrük sahası dışına çıkarılması yasak olan mührün, orijinal çok sayıda kimliğin ve yurt dışı çıkış harç pulu ile giriş-çıkış işlem formunun bulunduğu açık ise de, söz konusu mühür ve belgenin Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi anlamında suç oluşturacak şekilde kullanılıp kullanılmadığına yönelik herhangi bir tespitte bulunulmadığı, suçun sübuta erdiği iddiasının yalnızca söz konusu mühür ve belgelerin evde bulunması olayına dayandırıldığı, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ise, yalnızca söz konusu belgelerin evde bulunmasına dayanılarak resmi belgede sahtecilik suçundan söz edilemeyeceği, durumun diğer disiplin hükümleri yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu durumda, yapılan soruşturma sonucunda "sahtecilik" suçunu işlediğinin, her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulmayan davacı hakkında tesis edilen "meslekten çıkarma" cezasında hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından dava konusu işlem nedeniyle parasal hak isteminde bulunulmakta ise de, hakkında yürütülen diğer soruşturmalar nedeniyle üç ayrı meslekten çıkarma cezasının daha bulunduğu ve söz konusu disiplin cezalarına karşı açtığı davaların Mahkemece reddedildiği anlaşıldığından, bu aşamada parasal hak talebinin kabulü mümkün bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline, parasal hak talebi yönünden ise davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava konusu disiplin cezasının, davacı tarafından, gümrük sahası dışına çıkarılması yasak olan mührün, orijinal çok sayıda kimliğin ve yurt dışı çıkış harç pulu ile giriş-çıkış işlem formunun yapılan arama sonucunda davacının evinde bulunması nedeniyle verildiği görülmekte ise de, davacının daha önce yine bu fiil de dayanak alınarak, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-o maddesi gereğince "Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiilini işlediğinden bahisle İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacının anılan işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve istinaf incelemesi neticesinde de ... Bölge İdare Mahkemesinin ...İdari Dava Dairesince ... günlü E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddedildiği, davacıya daha önce, gümrük sahası dışına çıkarılması yasak olan mührün, orijinal çok sayıda kimliğin ve yurt dışı çıkış harç pulu ile giriş-çıkış işlem formunun yapılan arama sonucunda davacının evinde bulunmasına yönelik eylemleri de dayanak alınarak "Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiili kapsamında meslekten çıkarma cezası verilmiş olduğu dikkate alındığında, aynı fiil nedeniyle bu kez "sahtecilik" fiili kapsamında verilen davaya konu meslekten çıkarma cezasının, mükerrer ceza niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından dava konusu işlem nedeniyle uğradığı parasal kayıpların tazmini isteminde de bulunulmuş ise de; yukarıda belirtildiği üzere davacının daha önce de İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu işleme karşı açtığı davanın reddi üzerine yaptığı istinaf başvurusunun da reddedildiğinin anlaşılması karşısında, bu aşamada parasal hak talebinin kabulü mümkün bulunmamakta olup, istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davalı idare tarafından; tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davacı tarafından; yoksun kaldığı parasal haklara ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN CEVAPLARI : <br>Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Artvin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, (...) kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. <br> 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, anılan Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br> <br> Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesiyle, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.<br> 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Dava dosyasının incelenmesinden; Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında, Artvin İl Emniyet Müdürlüğü, Sarp Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğü emrinde görevli polis memuru davacının, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak, Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak, 5607 sayılı Kanuna muhalefet, Göçmen Kaçakçılığı, İnsan Ticareti, Parada Sahtecilik, Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından hakkında adli işlem başlatılarak tutuklanması üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda özetle; "Sarp Kara Hudut Kapısında görevli iken bulunduğu pasaport kontrol peronundan 25/08/2016 günü (görevli memura pasaport verilip bir müddet sonra pasaportun alınarak Türkiye istikametine ilerleyerek) ülkeye giriş yapan cezaevi firarisi İ.A. ile kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek şahsın ülkemize giriş yapan yolcuları gösterir listede giriş kayıtlarının bulunmadığının tespit edildiği, davacının 22/12/2017 tarihinde H.A. isimli şahsın organize ettiği göçmen kaçakçılığı konusu ile ilgili Türkiye'den deport edilen ve giriş yasağı bulunan P.A. isimli şahıstan önce H.A. isimli şahsın giriş işlemini yaptığı, hemen arkasından giriş işlemi için görevli olduğu kontuara gelen P.A'nın evraklarını alarak işlem yapıyormuş gibi göstererek sisteme giriş kaydını yapmadan kaçak yollarla ülkeye soktuğu, soruşturmaya konu suç örgütü yöneticileri K.Ç. ve A.Ö. ile irtibatlı olduğu, FETÖ/PDY mensuplarının yurt dışına çıkarılması konusunda örgütün hiyerarşisi içinde hareket ettikleri, S.Ç.'nin ülkeye girişi yasak olan şahısların kaçak yollardan girişini sağladığı, ayrıca sınırda görevli davacının da söz konusu suç örgütü ile iltisakının olduğu ve H.A. ile irtibat kurduğu" hususları değerlendirilmek suretiyle davacı hakkında, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararıyla, "suç örgütü ile iltisaklı olduğu, böylelikle 'suç örgütü üyesi olma' suçunu işlediği" sonucuna varılarak, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-o maddesi gereğince "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiili nedeniyle "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü,... sayılı kararıyla, "H.A. isimli şahsın organize ettiği Göçmen Kaçakçılığı konusu ile ilgili Türkiye'den deport edilen ve giriş yasağı bulunan P.A. isimli kişinin ve cezaevi firarisi İ.A. ile kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek şahsın kaçak yollarla ülkeye girişini sağlamak" fiilleri nedeniyle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi gereğince "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili kapsamında 2 kez "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ve "gümrük sahası dışına çıkarılması yasak mührün evindeki aramada ele geçirildiği ve orijinal olan çok sayıda kimlik bulunduğu, yurtdışı çıkış harç pulu ile giriş-çıkış işlem formunun bulunduğu, ele geçirilen kimliklerden K.T. ve O.Ö. ile ilgili tespit bulunduğuna" yönelik eylemi nedeniyle "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince ''meslekten çıkarma" ile tecziyesine karar verildiği görülmektedir.<br>İncelenmekte olan davanın konusunu; gümrük sahası dışına çıkarılması yasak olan mührün ve orijinal olan çok sayıda kimliğin yapılan arama sonucunda davacının evinde bulunması nedeniyle verilen disiplin cezası oluşturmaktadır.<br>İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararıyla verilen meslekten çıkarma cezası ise; davacının, suç örgütü mensubu olan çok sayıda kişinin yurt dışına çıkarılmasına ilişkin örgüt talimatını örgüt hiyerarşisi içinde başka kişiler ile birlikte yerine getirmesi ve göçmen kaçakçılığı yapan kişilerle ilişki kurması sebebiyle "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiili kapsamında verilmiştir.<br>Davacıya, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma cezasına esas alınan "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiilinin örgütlü suç olarak değerlendirilmek suretiyle ceza davasına konu olduğu ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ise davacının "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak", "göçmen kaçakçılığı" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından yargılandığı görülmektedir.<br>Özetle, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma cezasına esas alınan "kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiilinin örgütlü suç olarak değerlendirildiği ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezasının, örgüt faaliyeti ve amaçları doğrultusunda çok sayıda şahsın farklı tarihlerde yurda girişi ve yurt dışına çıkışının sağlanması eylemine ilişkin olduğu; incelenmekte olan uyuşmazlık konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca verilen disiplin cezasının ise; davacı hakkında çeşitli suçlardan başlatılan ceza soruşturması kapsamında evinde yapılan aramada, gümrük sahası dışına çıkarılması yasak olan mührün ve orijinal çok sayıda kimliğin bulunmasına ilişkin olduğu dikkate alındığında, bu fiillerin mahiyetinin birden fazla disiplin cezasını gerektirdiği verilen disiplin cezaları yönünden mükerrerlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Diğer yandan, temyizen incelenen kararda, davacının parasal haklarının ödenmesi talebine ilişkin olarak; davacının başka bir uyuşmazlık konusu olan meslekten çıkarma cezasına karşı açtığı davada, davanın reddi yolunda verilen kararın Dairelerince reddedildiği gerekçesiyle, davacının parasal hak talebinin kabulü mümkün bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, bu gerekçeye esas alınan Bölge İdare Mahkemesi kararı Dairemizin 24/09/2025 günlü, E:2021/10392, K:2025/3920 sayılı kararı ile bozulmuştur.<br>Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacıya mükerrer ceza verildiği gerekçesine dayalı olarak verilen iptal kararında isabet bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dava, polis memuru olan davacının "sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.<br> <br>İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> <br>Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.<br><br><br> (XX) KARŞI OY :<br><br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. <br> Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Tüzük'ün dayanağı olan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında 23 Ocak 2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddelerinde; bu maddelerin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu düzenlemeler uyarınca verilmiş addolunacağı kuralı getirilmiştir.<br> 23 Ocak 2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, bu düzenlemelerin 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br> <br> Yapılan düzenlemeler sonucu, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde sayılan ve genel olarak katalog suç olarak da ifade edilen eylemler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" maddesi kapsamına alınmıştır. Disiplin cezası işlemleri tesis edilirken lehe hüküm uygulamasının da ayrıca dikkate alınacağı açıktır.<br> Diğer yandan, 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br> 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası düzenlendiğinden, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirmektedir. Yargı; bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan davalarda, hangi eylemin disiplin cezasını gerektirdiği ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunu belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülmesine imkân vererek, kanunilik ilkesini sağlamak durumundadır.<br> Aksi halde; "memuriyetle bağdaşmayacak eylem ve davranışlarda bulunma hâlini oluşturan durumların objektif bir değerlendirme yapmaya imkân vermeyecek, keyfî uygulamalara yol açabilecek şekilde sınırlarının belirsizliğinin söz konusu olabilecek ( Anayasa Mahkemesi 22/4/2025 tarihli, E: 2024/234, K: 2025/99)" zamana, yere ve kişiye göre değişebilen sübjektif takdire elverişli ölçütlere göre; aynı eylemin, disiplin yönünden değerlendirilmesi sonucunda, aynı yargı yerinin farklı kurulları dahi farklı sonuçlara ulaşabilecektir.<br> Bu duruma göre, 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan hareket için " yüz kızartıcı ve utanç verici" lik çerçevesi çizildiğinden, uyuşmazlıkta; "yüz kızartıcı"lık kavramını somutlaştırılması bakımından durum incelenmelidir.<br>Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında “... gibi yüz kızartıcı suçlardan…” ibaresine yer verilmiş, fıkrada sayılan suçlar dışında yüz kızartıcı suçların belirlenmesi konusunda kanun koyucuya düzenleme yapma imkânı tanınmış, idare veya yargı makamlarına takdir yetkisi bırakmamıştır (Anayasa Mahkemesi 8/10/2025 tarihli, E:2025/136, K2025/200 ). Anayasa'da, cezai suç kavramı olarak yer almış ve diğer suçlara göre daha ağır olan katalog suçları belirlemek için kullanılan, "yüz kızartıcı" lık nitelemesi, yasa koyucu tarafından yapılmıştır.<br>Cezai müeyyideler toplum düzeninin korunmasına yönelik iken, disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.<br> Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden; ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir. <br>Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğu (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.<br>Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almakta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ülkemiz kabul edilmiş bulunmaktadır. "Cezai suç isnadı" kavramının, üye Devletlerin ulusal hukuk sistemlerinde kullanılan sınıflandırmalardan ayrı, "özerk" bir anlama sahip olduğu görülmektedir.<br> İç hukukumuzda suç; Türk Ceza Kanunu'nda veya ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlenen hukuka aykırı ve cezai yaptırıma bağlanmış eylemler olarak belirlemekte, disipline konu hareketin, aynı zamanda cezai suç teşkil etmesi halinde; Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6. ve 7. maddeleri) ortak koruma alanına giren, suç isnadı sayılan yaptırımlar yönünden, güvencelerin ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi bulunmaktadır.<br>Anayasa Mahkemesi ise;"... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) " belirtmiştir.<br>Disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden, ceza hukukuna ilişkin ilkeler ve sonuçlar belirleyici olmaktadır.<br> Bu itibarla; yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir kural yok ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde kapsamında bulunana ve cezai suç olarak belirlenen eylemler yönünden, "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Eylem tarihinden önce de yürürlükte bulunan, T.C. Anayasası'nın 76. maddesine göre "sahtecilik" yüz kızartıcı sayıldığından, davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir. <br> Uyuşmazlıkta, davacının, dava konusu disiplin cezasına neden eylemi de kapsayacak şekilde "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak; bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlama; Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama; Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından dolayı yargılamasının Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin E:2018/111 sayılı dosyasında devam ettiği görülmektedir. <br><br><br> Bu bakımdan, davacının eylemlerinin devam etmekte olan ceza yargılamasında nasıl değerlendirileceğinin disiplin cezası yönünden önem arz edecek olması nedeniyle, öncelikle disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği ve bu eylemlerin hangi suç kapsamında vasıflandırıldığı hususlarının açıklığa kavuşturulmasının akabinde davacı hakkında tesis edilen disiplin cezalarının mükerrerlik arz edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda; öncelikle davacı hakkında tesis edilen disiplin cezalarının yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mükerrerlik arz edip etmediği hususunun değerlendirilmesi, mükerrerlik arz etmediği durumda ise davacı tarafından, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği ve bu eylemlerin hangi suç kapsamında vasıflandırıldığı hususlarının açıklığa kavuşturulması için adli yargı yerince verilen kararın dikkate alınmak suretiyle, dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminin bu çerçevede yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulması gerektiğinden Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal