<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2145 E.  ,  2025/5701 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2145<br>Karar No : 2025/5701<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Adana Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca ''devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile tecziye edilmesine dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... (kararda sehven ... yazılmıştır) günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında bulunan 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ...'nin ellerinin ve ağzının bağlı olduğu, bir şahsın sırtına ayağı ile bastırmak suretiyle yatağa yatırıldığı, şortunun yarıya kadar indirildiği ve anüsünde bir cismin olduğu halde yüzüstü yatar vaziyette iken bir şahsın ayağı ile mağdurun sırtına bastırdığı, mağdurun sırtına basan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, 01/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile ...'nin telefonunda kayıtlı fotoğraf ve video kaydındaki kişilerin ... ile davacının oldukları, davacı hakkındaki nitelikli yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma fiili yönünden; ...'nin ... tarafından ikametinde ... ve davacı gelene kadar alıkonulması, bunun üzerine gelen davacı ve ... tarafından mağdurun gitmesinin engellenmesi, hareket etmesini engellemek amacıyla ellerinin bağlanması, mağdurun bagaja kapatılması, başka yere götürülmesi, burada ... tarafından alıkonulması, mağdurun kaçmaya çalıştığı esnada fark edilerek sanıklar tarafından engellenmesi ve bu tüm aşamalarda mağdurun darp edilmesi, mağdurun üzerine birden fazla kez kaynar su dökülmesi, sopa ve yumruk ile vurulmak sureti ile darp edilmesi, ellerinin bağlanarak aracın bagajına kapatılması, götürüldüğü yerde tekrar tekrar darp edilmesi ve olayın meydana geliş süreci ve şekli itibarıyla eylemin canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme suçuna teşebbüs suçunu oluşturacağı; cinsel saldırı fiili yönünden ise, ... ile davacının mağduru evde darp ettikleri sırada ...'yi elleri ve ağzı bağlı şekilde kanepede ters çevirip diz çöktürerek yatırdıkları, ...'nin mağdurun sırtına ayağı ile bastırdığı ve pantolonunu indirip anüsünde bir cismin sokulu olduğu, ... ve davacının mağdur ...'yi, ...'nin yanına götürdüklerinde ...'in "bu iş böyle olmaz ben bir oğlancı getireceğim" diyerek davacı ile diğerlerini mağdur ile beklemelerini istediği, bir süre sonra yanında kimliği tespit edilemeyen kişi ile gelerek kulübede mağdurun kafasına tüfek dayanarak mağdura karşı sanık ...'in cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, bu esnada davacı ile ...'in kapıda beklediğinin mağdur ...'nin beyanı ile anlaşıldığı, bu suretle davacı ve diğerlerinin cinsel saldırı eylemine iştirak ettiklerinin anlaşıldığı yönünde tespitlere yer verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı eylemlerin sabit olduğu değerlendirilerek; "nitelikli öldürmeye teşebbüs" suçundan 15 yıl, "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçundan 12 yıl, "cinsel saldırı suçundan" 30 yıl olmak üzere toplam 57 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, davacıya isnat edilen eylemlerin disiplin hukuku yönünden sübuta erdiğinin anlaşıldığı, buna göre 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde düzenlenen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin gerçekleştiği anlaşıldığından davacının eylemine karşılık mevzuatta öngörülen devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; ilk derece mahkemesince belirtilen değerlendirme ve gerekçe ile verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf incelemesinde bozulduğu ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında bahse konu olayla ilgili yargılamaya halen devam edildiği, dolayısıyla kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan işbu yargılamadaki bilgi ve belgelere dayanılarak davacı hakkında meslekten çıkarma cezası verilmesinin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:..., K:... sayılı kararında özetle ''... sanıklar ile katılan arasında öldürme kastı oluşturacak derin bir husumet bulunmaması, katılanın aldığı yaranın niteliği, hedef alınan vücut bölgeleri darbelerinin sayısı ve şiddeti, engel bir neden bulunmadığı halde eyleme son verilmesi nazara alındığında sanıklar ... ve ...'nin eylemleri ile ortaya çıkan yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması,... Sanık ... hakkında cebir veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 15/04/2020 günlü, 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5277 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, kanuna ve usule aykırı olduğundan hükümlerin bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Sanıklar ..., ... ve ...'in üzerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olgu ve delillerin bulunmasına göre tutuklama tedbirinin ölçülü olması, kaçma şüphesinin bulunması ve adli kontrol uygulamasının bu aşamada yetersiz kalacak olması dikkate alınarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamına" karar verildiği, söz konusu kararda, davacıya verilen disiplin cezasındaki atılı eylemin niteliğini değiştiren bir yönün olmadığı, sadece hükmedilecek cezaya yönelik hafifletici veya ağırlaştırıcı unsurlar yönünden etki edeceğinin açık olduğu, ayrıca atılı suçun niteliği bakımından davacının tutukluluğunun da devam ettiği göz önüne alındığında davacı vekilinin bu iddiasına itibar edilmediği, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde idarece tesis edilen dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının "kasten yaralama" suçundan 7 yıl 21 ay hapis cezası, "nitelikli cinsel saldırı" suçundan 21 yıl hapis cezası, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde; nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı, bu suretle anılan suçlara ilişkin mahkumiyet hükümlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda yer alan açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

iptal